Test Sürüşü: NISSAN QASHQAI UEFA CHAMPIONS LEAGUE!

Yazar – Özgür SUNAY | Fotoğraf – Can AYDENİZ

2020 UEFA Champions League resmi sponsoru Nissan, QASHQAI UEFA Champions League Edition modelini son olarak test ettim. Tasarımında UEFA Champions League (UCL) ruhunu yansıtan dokunuşlar bulunan model, aracını kişiselleştirmek ve kendini özel hissetmek isteyen sürücülerin beğenisine geçtiğimiz ay sunuldu. Hayatına yenilik ve heyecan katmak isteyenler için özel olarak tasarlanan model, sınırlı sayıda olarak şu anda Türkiye’de satışta bayilerde yerini aldı. Ben de bir qashqai hayranı olarak doğrusu bu aracı merak ediyordum. Dünyanın en özel futbol organizasyonlarından biri olan UEFA Champions League’de yarışan takım oyuncularının, mühendislik gerektiren ileri oyunculuk teknikleriyle Nissan’ın “heyecan mühendisliği” kavramının kesişmesini yansıtan bir araç olmuş.

Platinum Premium versiyonda iç ve dış mekanlarda olmak üzere önemli ayrıntılar yer alıyor. İç mekânda ilave olarak aydınlatmalı kapı eşiği ve UEFA Champions League logolu ön konsol uygulaması yer almakta. Dış mekânda ise parlak siyah arka cam altı, arka tampon, yan kapı ve ön tampon alt çıtaları ile bagaj kapağı, yan çıtalar ve ön kapılarda UEFA Champions League logo uygulaması yer alıyor. Ayrıca 19” IBISCUS parlak siyah jantlar ve ambiyans aydınlatmaları da bu versiyonda. Performansıyla öne çıkan 1.3 DIG-T 160 HP turbo benzinli motor test aracımızda yer alırken, Nissan Qashqai’ye yakışan en iyi motorlardan biri olmuş bence. 2021 yılında piyasaya çıkacak olan ve geçtiğimiz günlerde kamuflajlı fotoğrafları yayınlanan yeni nesil Nissan Qashqai merakla beklenirken, yeni LED gündüz farları ve daha keskin yatay ve çıkıtınlı yan kısım, daha geniş ve büyük ön ızgara tampon yapısı dikkat çekti. Aracın arka stop lambalarında ise özellikle bir değişikliğin hakim olduğunu da söylemekte fayda var.

Tasarım çizgileri, sağlamlığı ve teknolojisi ile Türkiye pazarının vazgeçilmez SUV modeli Nissan Qashqai, sınıfının lideri olmayı sürdürüyor. 10 yılı aşkın süredir Türkiye’nin en çok tercih edilen SUV modeli olan Nissan Qashqai, otomobil pazarının toplam 76 bin 341 adet olarak gerçekleştiği Ekim ayında, 2 bin 31 adetlik Ekim satışı ile yeniden Türkiye’de SUV gövde tipinin en çok satıldığı C-SUV segmentinin lideri oldu. Nissan Qashqai, akıllı park asistanı, akıllı çarpışma önleme sistemi, akıllı arka çapraz trafik uyarı sistemi, akıllı yorgunluk algılama sistemi gibi birçok Nissan Intelligent Mobility özelliğiyle de güvenli ve konforlu bir sürüş deneyimi sunuyor.

Bu bakımdan da Qashqai modellerini ciddi anlamda önemli kılıyor. Özellikle test sürüşünü yapmış olduğum; Tasarımında UEFA Champions League (UCL) ruhunu yansıtan 1.3 DIG-T 160 HP turbo benzinli motor arazide off-road sürüşlerimde çok işe yaradı diyebilirim. Aracın bu anlamda ki sağlamlığını gerçekten kutlamak gerekiyor. Yeni 1.3 litre DIG-T benzinli yeni motor seçeneği, 160 beygir gücüne rağmen yüksek verimliliği ile dikkat çekiyor. Daha az yakıt tüketimi ve daha düşük karbondioksit emisyonuna sahip olan NISSAN QASHQAI 1.3 litre DIG-T benzinli motor seçeneği, Renault-Nissan-Mitsubihi ittifakı ve Daimler işbirliği ile geliştirildi. NISSAN, 1.3 litre DIG-T benzinli motoru ilk kez QASHQAI’de kullanırken, söz konusu model 6 vitesli manuel ve tamamen yeni geliştirilen 7 vitesli Çift Kavramalı Şanzıman (Dual Clutch Transmission – DCT) seçenekleri ile sunuluyor. Çift Kavramalı Şanzıman bir NISSAN modelinde ilk kez kullanılırken, sürücülere; sportif ve daha doğrudan dinamik deneyim, geliştirilmiş dur-kalk performansı ve yumuşak güç dağıtımı sağlıyor. Manuel vitesli versiyon 260 Nm torka sahipken, çift kavramalı otomatik vitesli versiyonu 270 Nm torka sahip. Bu geliştirilmiş benzin çekişli seri, NISSAN QASHQAI’de sürüş için yeni bir standart getiriyor. Sürücüler, daha fazla güç ve tork sayesinde gelişmiş tepki ve hızlanmayı, daha yumuşak ve doğrusal güç dağıtımını ve daha sessiz sürüş deneyimini kolayca fark edecekler.

Her zaman söylemişimdir; Ben bu işi yapıyorum ve çok fazla sürekli araç değiştirmek durumunda kalıyorum. Bu değişimler sırasında bazen çok pahalı üst seviyelerde araçları da kullandıktan hemen sonra farklı bir araca da geçmek durumunda kalıyorum. İşte o durumlarda her zaman bir Nissan Qashqai çok açık söylemeliyim ki benim kullanış ve konfor olarak kendimi en rahat bulduğum ve en sorunsuz hissettiğim araç olmuştur. Qashqai’nin direksiyonuna geçince bir rahatlama geldiği kesin. Bunun sebebini bende bilmiyorum. Burada reklam yaptığımı sananlar vardır. Olabilir. Fakat değil; sadece size gerçekleri yazmak istedim o kadar. Qashqai’nin bence reklama ihtiyacı mı var? En sorunsuz ve uzun yol dahil şu ana kadar kullandığım en rahat araç Qashqai ve X-Trail olmuştur diyebilirim. Çok pahalı lüks segmentte Suv’lar ve 4×4’ler ile de uzun yolculuklar yaptım evet. Onların zevki tartışılmaz ama güçlü motorlu hızlı Suv’ların özellikle uzun yol kullanımlarında daha sert olduklarını ve bu konuda da beni seri kullanımlar ile daha fazla yorduklarını da söyleyebilirim. Araç ne kadar sert konforlu ve hızlı ise inanın bana performans o kadar güç tüketirken sanki bizi de daha çok yoruyorlar gibi. Qashqai ile bu zamana kadar bunu hissetmedim. İstanbul’dan Antalya, Kemer, Finike taraflarına gidip ya da Muğla, Marmaris’e gidip ertesi gün uyku tutmadan döndüğüm ve araç kullandığım çok oldu. Bu durumlarda hep Qashqai ile o yolları aştım ve geldim.

Bu bakımdan Qashqai ve özellikle X-Trail’de rahat hissediyorum. En son test sürüşünü yapmış olduğum bu araç ile de yine Kartepe’ye ufak bir yolculuk ve test sürüşü yaptık. Fotoğraflarımı çeken arkadaşım ile beraber yola çıktık. Kartepe’ye her zaman dağ tali yoldan kar ile kapalı iken çıkardık. Şimdi ise ilk defa bu güzel sonbahar havalarında o yoldan gitmek istedik. İlk defa Qashqai ile Kartepe’yi kar olmadan görebildim. Bu benim için bir ilkti. Tali dağ yolundan çıktık yine. Fotoğrafları çekerek. Gayet iyi idi. Sonra her zaman maalesef ki yaptığım şeyi yine yaparak; Bu sefer dönüş yolunda Kartepe GreenPark otelin oradan ana yol’dan yani herkesin sürdüğü araç yolundan virajlar ile dolu eğim yokuş aşağı sert kavşakları ile ünlü Kartepe yolundan araç ile manuel şekilde ve biraz da zorlayarak inmeye başladık.

Bu yol aslında Tosfed (Türkiye Otomobil Sporları Federasyonunun) Ulusal Tırmanma yarışlarını yaptığı yol. Biz tırmanma yerine inişimizi o şekilde yaptık. Bu da yine uzun zamandır bu dönemde yapmadığımız bir aktivite idi. Değişik havası ile de doğa ortamında güzel bir gün geçirdik. Sonra Istanbul’a döner dönmez bu sefer aracı yine Tosfed’in Ulusal Ralli yarışlarını düzenlemiş olduğu Formula1 pistinin hemen arka bölgesinde yer alan sert bir araziye soktuk. Yine burada aracın fotoğraflarını da çekerken iyice çamura ve test parkurunun çokta sert olmayan hafif yumuşak yerlerinde bata çıka arazide iyice bulandık. Neye bulandığımızı ?… Sonra bu yetmedi. Aracın bu fotoğraflarını paylaşmak için oturabileceğimiz ve yorgunluk üzerine kahvemizi içmek üzere bir yere gittik. Özel olarak anında yapmış olduğumuz tasarım fotoğrafları arkadaşımın instagram hesabından paylaşmaya başladık. Ben beğenilere bakmaktan artık araç kullanamıyordum.
O derece…