Renault MAİS Genel Müdürü Berk Çağdaş


“Pazar tahminimizi geçen senenin biraz altında, 740 bin seviyelerinde tutuyoruz”

Renault MAİS Genel Müdürü Berk Çağdaş: 2021’in geçen yıl gibi salgın etkisinin hissedildiği bir döneme sahne olduğunu ifade ederek, yüksek döviz kurunun yanı sıra çip krizine bağlı olarak yaşanan araç bulunurluğu sorununun en önemli gündem maddelerinden olduğunu vurguladı.

Tüketicilerin çoğunun hem mobilite ihtiyacının hem de fiyatların daha da artacağına yönelik beklentisinin pazar trendini ağustos ayına kadar canlı tuttuğunu belirten Çağdaş, eylül, ekim ve kasım aylarında ise tüketici nezdinde talep olmasına rağmen çip krizine bağlı bulunabilirlik sorunundan ötürü pazarda ay bazında önemli düşüşler yaşandığını kaydetti.

Çağdaş, aralık ayında sektörün alışık olduğu yıl sonu trendinin bu yıl görülemeyeceğini belirterek, “Bu ay otomobil ve hafif ticari araç satışlarının toplam pazarda 60-70 bin adet arasında olmasını bekliyoruz. Bu doğrultuda pazar tahminimizi geçen yılın biraz altında, 740 bin seviyelerinde tutuyoruz.” dedi.

2022 yılı beklentilerini de paylaşan Çağdaş, şunları kaydetti:

“Önceleri kısa vadeli olacağını düşündüğümüz ve otomotiv sektörünün kapsamını öngörmekte zorlandığı çip krizinin, önümüzdeki kısa ve orta vadeyi de etkileyeceğini söyleyebiliriz. Birçok üretici, 2022 yılında da çip krizinin sektör gündeminin başında olmaya devam edeceğini ifade ediyor. Tedarik sorunu öngörülebilirlik anlamında işimizi zorlaştırsa da tüm iş ortaklarımız ile birlikte en iyi ve yeterli stok için mücadele ediyoruz. Öte yandan, döviz kurundaki volatilitenin seyrine göre bir taraftan temkinli, diğer taraftan iyimser duruşumuzu sürdürerek tüketicilerimizden gelen talepleri karşılamak için çalışmaya devam edeceğiz.”

“Büyüyen piyasadan toplanacak vergi geliri artışına yönelik bir düzenleme daha yerinde olacak”

Berk Çağdaş, gelecek dönemde hem ülke genelinde yatırım, ihracat ve istihdam yoluyla sürdürülebilir bir büyümenin sağlanmasının hem de otomotiv sektöründe hacim artışı için özellikle döviz kurlarında görülen volatilitenin asgari seviyeye indirilerek bir istikrar ortamı oluşturulmasının çok önemli olduğunu vurguladı.

Çağdaş, “Bu durum bir sonraki aşamada, tüketicinin daha makul taşıt finansman faizleriyle desteklenmesini de sağlayacaktır. Yeni yılda ÖTV matrah dilimlerinde yapılacak bir güncelleme, yükselen kurların getirdiği maliyet yükünün vergiyle birlikte tüketiciye yansımasının önüne geçecektir. Böylece sektör nefes alırken, yüzde 45 ve 50’lik ÖTV diliminde daha fazla modelin yer almasıyla tüketiciler için seçenekler artacak. Genel olarak birim araç başına artan vergi yerine, büyüyen piyasadan toplanacak vergi geliri artışına yönelik bir düzenlemenin daha yerinde olacağına inanıyoruz. Ayrıca, vergi sistemimiz, sürdürülebilirlik kriterleri açısından çevreye zararı daha az olan araçların vergi açısından da daha uygun olacağı bir yapıya dönüşmeli.” ifadelerini kullandı.