Küresel korona salgınının üstesinden geleceğiz

®
Çok Okunanlar

Bursa Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilen ve dünyaya ihraç edilen Yeni Clio

Türkiye’nin Satış Lideri Clio, Nesiller Boyu Hayatımızda Bugüne kadar dünya çapında 17 milyon, Türkiye’de ise 600 binden fazla satılan Renault...

Ocak’ta ikinci el araç fiyatları yüzde 1,1 artış gösterdi

Türkiye’nin önde gelen online ikinci el araç platformlarından VavaCars’ın, kamuya açık verileri yapay zeka ile analiz ederek hazırladığı VavaAI...

Petlas, Marketing Türkiye “The One Awards Bütünleşik Pazarlama Ödülleri

OTOMOTİV LASTİĞİ SEKTÖRÜNÜN EN İTİBARLI MARKASI HALK OYLAMASIYLA PETLAS SEÇİLDİ! Türkiye’nin lider lastik üreticisi Petlas, Marketing Türkiye “The One Awards...

Novamer Otomotiv’de Üst Düzey Atama

Türkiye otomotiv perakendeciliğinin deneyimli isimlerinden Rikardo Aliberti, Mahmut Özgener ve Enrico Aliberti’nin kuruculuğunu üstlendiği Novamer Otomotiv İzmir, kurumsal kadrosunu...

Alfa Romeo Modellerinde Şubat’a Özel Avantajlı Kredi

Tarzın ve tutkunun markası Alfa Romeo, yeni yılda Junior sahibi olmak isteyen müşterilerine cazip kredi avantajları ve takas fırsatları...

Opel Modellerinde Şubat Ayına Özel Finansman…

Opel, şubat ayında da binek ve SUV modellerinde müşterilerine avantajlı kredi olanaklarının yanı sıra çok yönlü hafif ticari araç...

Türkiye Otomotiv Sektörü Yapay Zekayla Yeni Bir Döneme Girdi

Yapay zekâ, otomotiv sektöründe artık yalnızca sürüş destek sistemlerinin değil; üretimden satışa, şarj altyapısından satış sonrası hizmetleri süreçlerine kadar...

Motor yağı ve katkısı uzmanı Alman şirketi LIQUI MOLY’nin Genel Müdürü Ernst Prost, çalışanlara yönelik sirkülerinde, korona krizinden çıkış yollarına işaret ediyor.

Ernst Prost bu sirkülerinde, “varsayımlar, yarı gerçekler, kişisel görüşler ve çelişkili hareket tarzlarını” ve bunların şu anda neden hiç yapıcı olmadığı konusunu ele alıyor.

Ernst Prost bu sirkülerinde, bu küresel salgının etkilerine karşı neden savaş söylemlerinin değil ancak uzmanlık bilgisinin ve sıkı çalışmanın işe yarayacağını anlatıyor.

Ernst Prost bu sirkülerinde, “insanın yaratıcılık gücünün ve bunun için gereken buluş yapma ruhunun” şimdiye kadar sadece “rakamlara” yaslanan yaklaşımlar nedeniyle haksız yere ihmal edildiğini anlatıyor.

“Korku ruhu kemirir / her kafadan ayrı ses çıkması korkuya yol
açar”

Sevgili çalışma arkadaşlarım,

“Korku Ruhu Kemirirler”. Rainer Werner Fassbinder’in 1974 yapımı
filminin adı buydu. Filmi izlemiş olmanız gerekmez. Ama kasten
yanlış dilbilgisiyle kurulmuş bu cümle, zihnime kazındı. Korku
duygusu hepimizde vardır. Kaybetme korkusu, ilişki korkusu,
başarısızlık korkusu, ölüm korkusu. Bize korku verebilecek şeylerin
listesi uzadıkça uzar. Asteriks’le Obeliks’teki Galyalılar sürekli olarak,
göğün tepelerine düşeceğinden korkarlardı. Evet, şimdi buna
gülüyoruz. Ancak korkuların hepsi aslında bir şekilde akıldışı,
gerçeküstü ve ürkütücü değil mi??? Kabuslarla ve temel korkularla
boğuştuğumuz bir uykudan ter içinde uyanmak. Açıkçası ben bunu
sık yaşıyorum. Bazen kafamdaki bulanık ve karanlık korku
hayaletlerini kovalayana kadar birkaç saat geçmesi gerekiyor. Korku
insanın iliklerine işler, bilincimizin derinliklerini etkiler. Ama olsun,
öyleyse korku da hayattaki, hoşumuza gitmeyen başka birçok şey
gibi gayet normal bir şey demektir.
Şu anda beni en çok korkutan şeyin ne olduğunu biliyor musunuz?
Şu her kafadan ayrı ses çıkması… Hükümetin ve eyaletlerin iktidar
merkezlerinden ve yetkili kurumlarından, uzman kuruluşlarından,
bilimin sırça köşklerinden, kanaat fabrikalarından ve TV’lerdeki
söyleşi programlarından vatandaşın kulağına çalınan “laf salatası”.
Uzmanın veya politikacının biri zamanından önce tehlike geçti işareti
verilmesinin tehlikelerine karşı uyarırken bir başkası gözündeki sağlık
bakanlığı gözlüğüyle tünelin sonundaki ışığın şimdiden göründüğünü
müjdeliyor. Aynı anda biri şöyle, biri böyle konuşuyor. Aralıksız olarak
korkutuluyoruz, düşüncelere boğuluyoruz, ikaz ediliyoruz,
heyecanlandırılıyoruz, bir şeylere zorlanıyoruz, itirazlarla
karşılaşıyoruz, sıkıştırılıyoruz… Elbette gayet ciddi tartışmalar da
dönüyor ve tabii ki tekrar tekrar başka uzmanlara ve politikacılara
danışılıyor. Bir taraftan bazı şeylere müsaade bile etmek istemiyorlar,
öbür taraftan kâh bazı şeylerin üstüne hesapsızca atlanıyor kâh
önlemeye çalışılıyor kâh tartışmaya açılsın deniyor.
Koruyucu maskeye evet mi hayır mı? Yoksa belki mi? “Bir tek kişi
bile işten çıkartılmayacak.” (Ekonomi Bakanı Altmaier). Saniye
geçmeden: “Kendimizi ciddi, derin ve uzun vadeli kesintilere
hazırlamalıyız.” (Ekonomi Bakanı Altmaier). “Yakında hepsi
geçecek.” “Paskalya veya Hamsin Yortusundan önce ekonominin
çabucak veya yavaş yavaş hızlandırılması da pek mümkün
gözükmüyor.” Korku, her şeyin belirsiz olduğu durumda ortaya çıkar.
Örneğin karanlıkta (veya körseniz… ya da körler tarafından
yönetiliyorsanız). Hiçbir şey bilmemelerine rağmen bilgiçlik
taslayanlara (örneğin yetkili mercilere) kulak verdiğinizde durum çok
daha dehşetengiz oluyor. Günler uzayıp insanların canı sıkıldıkça (ya
da seçimleri kazanmak istediklerinde) iyice saçmalamaya başlıyorlar.
E tabii ne de olsa vatandaşlara ve halka, korku ve kaygı içindeki
insanlara bir şeyler söylemeleri gerekiyor. Söylediklerinin de güçlü
ifadeler olması, kısmen de olsa olgulara dayanması gerekiyor. Ama
halkın temsilcilerinden biri kaygılı şekilde kırışmış alnıyla kameraya
dönüp krizi bir sürat yarışı gibi görmeyip daha ziyade maratona
benzediği konusunda uyarıyor. Buna karşılık başka bir bakanlığın
veya öteki partinin sözcüsü, yükseliş eğrisinin alçaldığını müjdeliyor…
Ama eskimiş verilerden hareketle.
İşte bütün bunlar korkuya yol açıyor ve “neler olduğunu ve ne
yapmamız gerektiğini bilen kimse yok mu” sorusunu doğuruyor. Diğer
bir soru da neden bu kadar çok sayıda yüksek makamın, politikacının
ve uzmanın bir şey biliyormuş, hatta derhal ve alternatifsiz olarak
yapılması gerekenleri biliyormuş gibi davrandıkları ve bunu bizlerle
paylaşmak istedikleri. Biz vatandaşlara, varsayımlar, yarı gerçekler,
kişisel görüşler ve çelişkili hareket tarzlarıyla açıklamalar yapılması
ve şu anda neler yapılması ve nelere izin verilmesi gerektiğinin
söylenmesi gerçekten saçma oluyor. İsterse mantıklı veya anlamlı
olsun. E tamam, Bavyera’daki Baumarkt koronadan dolayı
kapatıldıysa o zaman ben de Baden-Württemberg’dekine giderim.
Hayır, kimse kafa karışıklığı yaratmak niyetinde değil ama şu anda
gerçekleşen (daha doğrusu yapılan) tam da bu. Yalan söylüyorlar da
demiyorum. Bazı ifadeler tamamen üzüntüden (veya umuttan)
kaynaklanıyor, bazı sözlerse olgulara ve gerçeklere çelişkili
yaklaşımlardan kaynaklanıyor. Güven yaratmak böyle olmaz. Bu
şekilde ancak korkuları beslersiniz…

BİZ kendimizden emin ve iyimser, korkusuz ve yapıcı yaklaşımımızı
kaybetmeyeceğiz!!

Saygılarımla
Ernst Prost
Genel Müdür

“Mücadele mi savaş mı?”
Hepinize günaydın! Yeni iş haftasına hoş geldiniz!
(Diğer ülkelerdeki çalışma arkadaşlarımızın bir çoğu bugün yine tüm
çalışkanlıklarıyla işlerinin başında).
“Musluğu her açtığımda su temiz ve duru bir şekilde akıyorsa yüce
tanrıma şükrediyorum.” 90 yaşındaki teyzemin bu cümlesi, musluğu
her açtığımda benim de aklıma geliveriyor. Bu dünyada ve
hayatımızda hiçbir şeyin garantisi yoktur. Şükretmek ve hayattan
zevk almak için o kadar çok sebebimiz var ki. Tanıdıklarım arasında
İkinci Dünya Savaşı’nın vahşetini görüp geçirmiş ve hâlâ hayatta olan
sadece bir avuç insan kaldı… Başka savaşlarda (Yugoslavya, Sudan,
Suriye, Yemen, Ukrayna) korkunç şeyler yaşamış ve halen
yaşamakta olan iki düzine insan da tanıyorum… Yiyecek ve temiz su
bulabilmek, tıbbi destek alabilmek, özgürlük ve demokrasinin
nimetlerinden faydalanabilmek ve hiç kimsenin namlusunun ucunda
olmamak bir lütuftur… Başınızın üzerinde bir çatının olması, üşümek
zorunda kalmamak ve barış içinde yaşayabilmek bir lütuftur.
Biz insanların üzerinde durduğu buz tabakasının ne kadar ince
olduğunu bu küresel salgında görüyoruz. Ancak bu bir savaş değil!
Hayır, bu bir mücadele! Burada amaç insanları öldürmek değil, onları
kurtarmak. Mücadele ile savaş arasındaki fark budur. Savaşta
hayatlar yok edilir, mücadelede ise hayat korumaya alınır. Dolayısıyla
mücadele yardım, kurtarma, fedakarlık ve sevgiyle ilgilidir.
O halde biz lütfen bu hafta da mücadele etmeye devam edelim! Bu,
adil ve bir o kadar da gerekli bir mücadele. Herkes kendi yerinde
elinden gelen gayreti gösterir, hatta elinden gelenden daha da
fazlasını yapar ve bir mücadeleyi kazanmak için önemli bir katkıda bulunursa ekip, kadro, tüm toplum veya bizim gibi bir şirket de
kazanacaktır. Burada kazanmaktan kasıt hayatta kalmak, istihdamı
korumak ve iyilik yapmaktır.
Bu nedenle ricamı tekrarlıyorum: Gelin tüm gücümüzle, beynimiz,
yüreğimiz ve ellerimizle mücadele edelim, kazanalım ve iyilik
yapalım. Hem müşterilerimiz, hem kendimiz, hem de birlikte
yaşadığımız tüm insanlar için.
Bu noktada bir başka musluğa da değinmek isterim; petrol
musluğuna. Her yerde okuduğumuz gibi OPEC, tabiri caizse
“dramatik” bir petrol tedarik kısıtlamasına gitmeye karar vermiş.
Petrol ihraç eden ülkeler Mayıs ve Haziran aylarında günde 10
milyon varil daha az petrol pompalayacakmış. Başta kulağa çokmuş
gibi geliyor. Peki, günlük tedarik miktarının ne kadar olduğunu biliyor
musunuz? Yaklaşık 100 milyon varil. Dolayısıyla kısılacak olan oran
sadece %10… Yani çok da heyecanlanacak bir durum yok ortada.
Özellikle de şu anda dünya petrol tüketiminin günde 100 milyon değil,
90 milyon bile değil, maksimum 70 milyon varil olduğu gerçeği göz
önünde bulundurulursa… Dünyanın petrole boğulması istenmiyorsa
beyefendiler birkaç kez daha kısma yoluna gitmek zorunda
kalacaktır. Ama bunu sadece antrparantez olarak belirtmiş olalım.
Şimdilik dünya çapındaki Liqui Moly / Meguin ailemiz için son derece
önemli işimizde hepimize iyi eğlenceler ve keyifli çalışmalar dilerim.
Saygılarımla

Ernst Prost
Genel Müdür

“Bir çenenizi tutun! Sinir bozmaktan başka işe yaramıyorsunuz!”

Afiyet olsun, sevgili çalışma arkadaşlarım,
Ekonomistlerin, teorisyenlerin, kendini uzman ilan edenlerin,
politikacılarımızın ve işgüzarlık edip ille görüş belirtmekten kendini
alamayan başka herkesin ekonomimizin geleceği hakkında
söylediklerini dinlediğimde ve okuduğumda midem bulanıyor. “Büyük
İskender’den beri yaşanan en büyük kriz,” “hiç görülmemiş çöküş.”
Durumun bir anda düzelmeyeceğini ve büyük ihtimalle gayrisafi
yurtiçi hasılamızın da son yıllarda olduğundan daha kötüye
gideceğini görmek için müneccim olmak gerekmiyor. Ama toplam
milli üretimin gerilemesini ve işsizlik oranının virgülden sonra binde
birlik artışını önceden kesin rakamlarla ifade etmek, olsa olsa
şarlatanlıktır. Bu hanımlar ve beylerin kendilerinin de kesin bir şey
bildikleri yok! Aksi halde sürekli olarak farklı tahminler ve görüşler
öne sürüp durmazlardı. Onlarca yıldır söylüyorum: “Konjonktür,
kendiliğinden gelişen ve çok bilmişlerin kehanette bulunduğu bir şey
değil, şirketleri ve ekipleriyle ekonominin yaptığı bir şeydir.” Burada
vurgu, “kristal kürede görmek” değil, “yapmak” ifadesinde. Bu
ekonomik duraklama ve çöküş tahminleri gayet temelsiz ve yanlış
olabilmekle kalmıyor, hep insanları güvensizliğe ve korkuya itmek
gibi bir etkileri oluyor. Nasıl böyle bir şey yapabilirler? Bütün bunların
ne anlamı var?
En habersizimiz bile ekonominin psikolojiyle çok ilgisi olduğunu bilir
ve işgüzar birkaç “üst düzey uzman” Batı medeniyetinin tamamen
veya kısmen çökeceği kehanetinde bulunduğu takdirde insanların tüketimden vazgeçmesine ve şirketlerin yatırım yapmayı bırakmasına
hiç şaşmamak gerekir. Bunlar, ne yazık ki gerçek hayatta da bir
çöküş döngüsüne yol açan, “kendi kendini gerçekleştiren negatif
kehanetlerdir”. İnsanlar duruma pembe gözlüklerle baksın
demiyorum ama her şeyi kapkaranlık göstermenin de hiç yararı yok.
Bir de kıyamet beklentisi pompalayan ifadeler var. Baştan “sonumuz
yaklaştı” deyin bari! Bu hanımlar ve beyler adeta, birbirinden vahim
kehanetlerde bulunma konusunda birbirleriyle yarış içindeler…
Bir çenenizi tutun da bu hengamede şirketlerin, emekçilerin,
yatırımcıların, görevlilerin ve çalışanların ne yaptığını görün. Bu
tahminler normal zamanlarda bile tutmaz. Geri dönüp yıl sonuna bir
göz atarsanız, hep her tahminde bir şeylerin tutmadığını görürsünüz.
İnsanların zorunlu karantina döneminden sonra tüketime,
restoranlara, kafelere, sinemalara, yeni otomobillere ve tatile iki kat
istekle koşmayacağı ne belli? Bu krizden sonra yepyeni teknolojilerin,
yeni çalışma biçimlerinin, yeni pazarların ortaya çıkmayacağı,
ekonomiye yeni kan katmayacağı ve toplam milli üretimi aşağı
çekmek yerine canlandırmayacağı ne belli? “Rakamlara” yaslanan bu
yaklaşımlar, stabil ve güçlü bir ulusal ekonominin dinamik
bileşenlerini göz ardı ettikleri için de beş para etmez. Bunlar, insanın
yaratıcılık gücünü ve bunun için gereken buluş yapma ruhunu ihmal
eder. Sahiden, şimdiye kadarkiler arasında en büyük krize
düşeceğimizi duymanın kime ne yararı var? Aynen, hiç kimseye!
Bütün olay korku yaratmak… Lütfen sevgili enstitü temsilcileri, piyasa
araştırmacıları ve kurum yöneticileri, bir çenenizi tutun! Bırakın da biz
girişimciler, işçiler, çalışanlar, serbest meslek erbapları işimizi yapıp
huzur içinde çalışalım. Canınız istiyorsa birkaç ay sonra ekonomik
performansımız hakkında şimdi yaptığınız olumsuz kehanetlerin
neden yanlış olduğunu “açıklarsınız”. Ama şu anda artık lütfen ülkeye
her gün yeni kötü haberler haykırmayı kesin. Sinir bozmaktan başka
işe yaramıyor ve zarar veriyor!

Saygılarımla
Ernst Prost
Genel Müdür

 

 

Diğer Haberler

Citroen Şubat özel kredi koşulları ve fiyat teklifleriyle sunuyor

Citroën, üstün konforlu ve gelişmiş teknolojiye sahip modellerini şubat ayında da birbirinden özel kredi koşulları ve fiyat teklifleriyle sunuyor. Bu kapsamda; sıfır emisyonlu mobilitenin...

Chery, TAB Gıda ve Tıkla Gelsin İş Birliği

Dünyanın önde gelen otomotiv üreticilerinden Chery, kullanıcılarının hayatına dokunan çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda Chery, TAB Gıda ve Tıkla Gelsin, dijital ve fiziksel temas...

FIAT Professional’dan 1 Milyon TL’ye 0 Faizli Kredi

FIAT Professional, avantajlı finansman koşullarıyla ticari araç pazarındaki iddiasını güçlendiriyor. Şubat ayı sonuna kadar geçerli kampanya kapsamında; model bazlı 1 milyon TL’ye varan 0...

MG’den Şubat Ayına Özel Fiyat ve Finansman

Dünyanın en büyük otomotiv üreticilerinden SAIC Motor’un çatısı altında yer alan ve ülkemizde Doğan Trend Otomotiv tarafından temsil edilen MG, şubat ayına özel avantajlı...

Bursa Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilen ve dünyaya ihraç edilen Yeni Clio

Türkiye’nin Satış Lideri Clio, Nesiller Boyu Hayatımızda Bugüne kadar dünya çapında 17 milyon, Türkiye’de ise 600 binden fazla satılan Renault Clio; ilk neslinden bu yana...

Ford’un Sıra dışı F-150 Serisi, Yeni STX

Ford’un ikonik F-150 pick-up serisinin yeni üyesi STX, Türkiye’deki kullanıcılarıyla buluştu. Güç, dayanıklılık ve ileri teknolojiyi bir arada sunan F-150 pick-up ailesi, hem mevcut...

BMW X5 ve BMW X7 Türkiye Yollarına Geri Döndü…

BMW tutkunlarının uzun süredir beklediği BMW X5 ve BMW X7 modelleri yeniden Türkiye pazarında sunulmaya başlandı. Asfalt ve arazi sürüşünün lüks ikonları, ileri dijital...

Citroen Şubat özel kredi koşulları ve fiyat teklifleriyle sunuyor

Citroën, üstün konforlu ve gelişmiş teknolojiye sahip modellerini şubat ayında da birbirinden özel kredi koşulları...

Chery, TAB Gıda ve Tıkla Gelsin İş Birliği

Dünyanın önde gelen otomotiv üreticilerinden Chery, kullanıcılarının hayatına dokunan çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda Chery,...

FIAT Professional’dan 1 Milyon TL’ye 0 Faizli Kredi

FIAT Professional, avantajlı finansman koşullarıyla ticari araç pazarındaki iddiasını güçlendiriyor. Şubat ayı sonuna kadar geçerli...

MG’den Şubat Ayına Özel Fiyat ve Finansman

Dünyanın en büyük otomotiv üreticilerinden SAIC Motor’un çatısı altında yer alan ve ülkemizde Doğan Trend...

Bursa Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilen ve dünyaya ihraç edilen Yeni Clio

Türkiye’nin Satış Lideri Clio, Nesiller Boyu Hayatımızda Bugüne kadar dünya çapında 17 milyon, Türkiye’de ise 600...

Ford’un Sıra dışı F-150 Serisi, Yeni STX

Ford’un ikonik F-150 pick-up serisinin yeni üyesi STX, Türkiye’deki kullanıcılarıyla buluştu. Güç, dayanıklılık ve ileri...

BMW X5 ve BMW X7 Türkiye Yollarına Geri Döndü…

BMW tutkunlarının uzun süredir beklediği BMW X5 ve BMW X7 modelleri yeniden Türkiye pazarında sunulmaya...

Ocak’ta ikinci el araç fiyatları yüzde 1,1 artış gösterdi

Türkiye’nin önde gelen online ikinci el araç platformlarından VavaCars’ın, kamuya açık verileri yapay zeka ile...

Borusan Cat, Agroexpo İzmir Tarım Fuarı’nda

Borusan Grup şirketlerinden Borusan Cat, 3–7 Şubat 2026 tarihleri arasında Fuar İzmir’de düzenlenen Agroexpo İzmir...

Alfa Romeo Modellerinde Şubat’a Özel Avantajlı Kredi

Tarzın ve tutkunun markası Alfa Romeo, yeni yılda Junior sahibi olmak isteyen müşterilerine cazip kredi...
Guida autonoma Stellantis

Stellantis’ten Batarya Tedarikinde Stratejik Hamle

Stellantis, NextStar Energy’nin Tamamının Mülkiyetini LG Energy Solution’a Devredecek! Dünyanın en büyük mobilite şirketlerinden Stellantis, NextStar...

Petlas, Marketing Türkiye “The One Awards Bütünleşik Pazarlama Ödülleri

OTOMOTİV LASTİĞİ SEKTÖRÜNÜN EN İTİBARLI MARKASI HALK OYLAMASIYLA PETLAS SEÇİLDİ! Türkiye’nin lider lastik üreticisi Petlas, Marketing...

Sınırlı Sayıdaki Citroën Ami “Dark Side” Özel Versiyonu

Mikro mobiliteyi konforla buluşturan Citroën Ami, sınırlı sayıdaki Ami Dark Side özel versiyonu ile yeni...

Novamer Otomotiv’de Üst Düzey Atama

Türkiye otomotiv perakendeciliğinin deneyimli isimlerinden Rikardo Aliberti, Mahmut Özgener ve Enrico Aliberti’nin kuruculuğunu üstlendiği Novamer...

Türkiye Otomotiv Sektörü Yapay Zekayla Yeni Bir Döneme Girdi

Yapay zekâ, otomotiv sektöründe artık yalnızca sürüş destek sistemlerinin değil; üretimden satışa, şarj altyapısından satış...

The ONE Awards “Yılın İtibarlı Araç Kiralama” Ödülü

Dünyanın en büyük araç kiralama şirketi Enterprise Rent-A-Car, pazarlama ve iletişim ekosisteminin en saygın ödül...

Opel Modellerinde Şubat Ayına Özel Finansman…

Opel, şubat ayında da binek ve SUV modellerinde müşterilerine avantajlı kredi olanaklarının yanı sıra çok...

Yerli Üretim SWM G01 Pro’lar Bayilerde…

SWM’nin Yerli SUV Modeli G01 Pro 1.999.000 TL’den Başlayan Fiyatıyla Showroom’larda! Aralık ayı itibarıyla Eskişehir’de seri...

Alfa Romeo ve Maserati, Ultimate Supercar Garage

Rétromobile’ın 50. edisyonu kapsamında Paris Expo Porte de Versailles’ta düzenlenen Ultimate Supercar Garage, BOTTEGAFUORISERIE dünyasını...

ZF ve BMW, Gelecek Odaklı Sürüş Teknolojileri

ZF Friedrichshafen AG ve BMW Group, binek otomobil sürüş sistemleri alanında uzun vadeli bir tedarik...