Test Sürüşü: Ford C-Max

®
Çok Okunanlar

Automechanika Istanbul Türkiye’nin Gücünü Dünyaya Taşıyor

Türk otomotiv sektörü, 41,5 milyar doları aşan ihracat performansıyla küresel pazardaki gücünü artırırken, sektörün dönüşümünde dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odaklı...

Stellantis’te Üst Düzey Atama: Roberta Zerbi’ye Yeni Görev

Stellantis Grubu, Avrupa operasyonlarında önemli bir atamaya imza atarak Roberta Zerbi’yi “Customer Journey Excellence and Network Development” biriminin başına...

Tırmanma Sezonu Eskişehir’de Sarıcakaya ile Başlıyor

AVIS Türkiye Tırmanma Şampiyonası 2026 sezonu, Eskişehir’de düzenlenecek Sarıcakaya Tırmanma Yarışı ile start alıyor. Sezonun ilk ayağı, 16–17 Mayıs...

Porsche’ten İstanbul’da Teknoloji Atağı

Porsche, tamamen elektrikli Cayenne modeli için geliştirdiği artırılmış gerçeklik deneyimini ilk kez İstanbul’da otomobil tutkunlarıyla buluşturdu. Etiler’de kısa süre...

Nissan Türkiye’de Üst Düzey Atama: Yiğit Boztürk Genel Müdür Yardımcısı Oldu

Nissan Türkiye organizasyonunda önemli bir üst düzey atama gerçekleşti. 2016 yılından bu yana şirket bünyesinde farklı görevlerde bulunan ve...

Toyota’dan Genç Yeteneklere Büyük Destek

Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye’nin (TMMT) Sakarya ve çevre illerdeki öğrenciler için düzenlediği “Teknik Proje Yarışması”nda kazanan projeler belli oldu....

MXGP Türkiye 2026 İçin Geri Sayım Başladı

Dünya Motokros Şampiyonası MXGP Türkiye, bu yıl dokuzuncu kez Afyonkarahisar’da motor sporları tutkunlarıyla buluşacak. Dünyanın en prestijli motokros organizasyonlarından...
Aslında, Ford C-Max’ın test yazısına, kompakt sınıf minivanların kısa tarihçesi ile başlamayı düşünüyordum, ancak annemin ilk tepkileri ile başlamak çok daha iyi olacak sanırım. Otomobillerden hiç anlamayan birinin yapacağı yorumların teste eğlence ve biraz daha objektiflik katacağını düşündüğüm için; zaman zaman annemi de alırım test aracına. Bugüne dek kendi sahip olduğum otomobillerden rahmetli babamın otomobillerine, eşin dostunkilere derken; epey bir marka ve modelle tanışıklığı vardır annemin, hangisinin ne marka ya da model olduğunu bilmese de. Ancak, dün ilk kez Ford C-Max’in içine girip yola çıktığımızda öyle bir tepki verdi ki, bugüne dek böyle bir şey görmemiştim. C-Max’in yüksek oturma pozisyonu, fütüristik kokpitin genel görünümü, çok ileri uzanan ön cam nedeniyle hemen önümüzde uzanan geniş “güverte”, cam tavan ve açık renk döşeme ile tamamlanan ferahlık hissi annemin yüzünde istemsiz bir gülümsemeye yol açtı ve hemen sordu: “Ne marka bu? Kaç liradır? Ayy çok güzel bu, şuna bak gemide gider gibi”. Bu yoruma itiraz edecek birileri çıkacağını sanmıyorum, gerçekten de ön koltuklarda oturanlar, adeta Titanik’in burnunda -tabi ayakta değil- yolculuk yapıyormuş gibi hissediyor. Yüksek oturma pozisyonuna ek olarak; kalın A sütunları (her ne kadar görüşü olumsuz etkilese de), ön cam içindeki derinlik, otomobilin genel sessizliği ve orta sert süspansiyonun birleşimi, insana kendini dış dünyadaki her türlü tehlikeden tamamen soyutlanmış hissettiriyor. Bir Ford klasiği olarak, sınıf standartlarını belirleyen sürüş özelliklerine daha sonra değineceğim.

C-Max’in tasarımı kompakt sınıf minivanlara tipik bir örnek. Silüeti ve orantıları, tam da bu sınıftan beklendiği gibi. Far ve ön panjur tasarımı, yan gövde panellerinin kat izleri gibi detaylarda ise güncel Ford tasarım dili hemen kendini gösteriyor. Bu anlamda hem tipik bir minivan, hem de tipik bir Ford. Otomobile güçlü ve dinamik bir görünüm kazandıran detaylar, özellikle ön ve yan bölümlerde toplanmış, ne yazık ki C-Max’in arka tasarımı için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Kia’dan alınmış gibi duran stoplar yerine, S-Max ve Mondeo’dan tanıdığımız yassı beşgen stoplar bence hem daha dinamik olurdu, hem de tasarımdaki Ford kimliğini daha fazla vurgulardı. Yatık ön camın kaputun ortasında bitmesi nedeniyle, ön kapı camıyla A sütunu arasında da üçgen camlar kullanılmış, ancak kalın A ve B sütunları bu camları bir hayli işlevsiz kılıyor. Geniş açılan kapılar sayesinde kabine giriş çıkışlar rahat. Elektrikli bagaj kapağı da C-Max’in artılarından. 10 yıl öncesine kadar, otomobillerin kapılarında plastik koruma çıtaları olurdu. Ancak; tıpkı eskiden gövdeden ayrı ve çıkıntılı duran tamponların zaman içinde gövdeyle tamamen kaynaşması gibi, koruma çıtaları da yerlerini görsellikten öte bir işlevi olmayan kat izlerine bıraktı. C-Max de bu konuda bir istisna değil. Kapıların alt kısmında bir dönemin konsept otomobillerinde sıkça rastladığımız, günümüzdeyse otomobil tasarımının demirbaşlarından olan ütü izleri dikkat çekiyor. Yüzeylerin daha büyük oluşu ve C-Max’in kompakt sınıf bir aile otomobili olması nedeniyle, tasarımın geneli Focus ve Fiesta’ya nazaran daha sade.

C-max’in içine girdiğinizde de, tipik bir Ford kokpitiyle karşılaşıyorsunuz. Güncel binek Ford modellerinin tümünde gördüğümüz kokpit, C-Max’te de ufak tefek orantı ve detay değişiklikleriyle yer alıyor. Etkileyici ve güçlü görünen kokpit, kullanım konusunda da temiz. İlk kez kullandığım C-Max’te hiç bir butonu aramam gerekmedi. İlk nesil Focus’tan bu yana, kompakt sınıfta çok başarılı bir müzik sistemini standart olarak sunan Ford, C-Max’in ikinci neslinde de geleneği bozmamış. İki renkli (bej ve siyah) iç mekan, geniş cam yüzeylerin yanısıra, cam tavanın ve tüm kumaş döşemelerin açık renkli oluşunun da etkisiyle son derece ferah. Bu arada, kokpitteki havalandırma ızgaralarının ayar noblarının (nob: çevirmeli düğme) bile krom süslemelere sahip olması, C-Max’in işçilik konusunda da takdir toplamasını sağlıyor. Eskiden bu tür süslemeleri sadece orta üst ya da üst sınıf otomobillerde görürdük. Basit bir plastik butonu ya da nobu tek kalıpta üretmek mümkünken, krom süslemeler kullanıldığında hem kalıp sayısı artıyor hem de küçücük bir buton için bile ekstra montaj yapılması gerekiyor; bu da maliyet demek ve Ford bu maliyetten kaçmamış. Dinamik tasarımlı göstergeler, sportif hissettirirken, okunaklı olmalarıyla da göz dolduruyor. Anlık tüketim, ortalama tüketim, kalan yakıtla gidilebilecek mesafe, günlük sayaç, toplam sayaç gibi bilgiler, 2 büyük göstergenin (hız ve motor devir göstergeleri) arasında bulunan ekrandan sürekli takip edilebiliyor.
Gelelim sürüş özelliklerine. İlk nesil Focus’u yollara çıkardığında, kompakt sınıfta tasarımıyla (New Edge) olduğu kadar sürüş özellikleriyle de adeta devrim yaratan Ford, sonrasında tüm model gamıyla bunu devam ettirdi ve hemen hemen tüm Ford modelleri sürüş zevki ile birlikte anılır oldular. C-Max de bir istisna değil. Dizel motor ve 6 vites ikilisinin benim gibi sürücüleri sürekli düşük devir kullanmaya itmesine ve bu şekilde seyahat edildiğinde son derece huzurlu bir ortam sunmasına karşın, canınız biraz eğlenmek isterse C-Max buna da hazır. Focus kadar sert olmasa da, sert sayılabilecek süspansiyonu, konfordan da fazla feragat etmeden belirgin bir dinamizm ve denge kazandırıyor C-Max’e. Direksiyonu, Japon rakiplerininki gibi “tüy sıklet” değil, pedallar bir tık daha sert; ancak bunlar aracın dinamik süspansiyon sistemiyle birleştiğinde sınıfını aşan bir sürüş keyfi sunuluyor. Hangi viteste olursanız olun, gaza hafif basarak hızlanıyorsanız, motor devri 2000 d/d’yi bile görmeden vites büyütme uyarısı beliriyor gösterge panelinde, uyarı dikkate alıp vites büyüttüğünüz zaman motor sürekli düşük devirlerde kalıyor ki bu da hem yakıt ekonomisi hem de daha sessiz ve huzurlu bir sürüş demek. Günümüzün modern dizellerinin en sevdiğim yönü, aşırı besleme ve modern enjeksiyon sistemleri sayesinde çok düşük devirlerde yüksek güç ve tork üretebilmeleri. 6. viteste 100 km/h hızla giderken motor devrinin 1500 d/d civarında olması, benim hoşuma giden birşey. Ve tabi tüm modern dizeller gibi C-Max’in dizel motoru da benzinli kardeşlerine yakın bir yumuşaklık ve sessizlikle çalışıyor. Test aracımızın 1.6 litrelik Duratorq motorunun 115 Hp’lik gücü ve 270 Nm’lik torku kağıt üzerinde yetersiz görünebilir; ancak söz konusu otomobilin asıl işi performans değil, kalabalık bir aileyi mümkün olan en az yakıtla, güven içinde hedefe ulaştırmak ve bunu yaparken de sürücüye azami sürüş keyfini yaşatmak. Sürüş keyfi denince aklınıza sadece performans ve motor sesi geliyorsa yanlış adreste olduğunuz kesin; ancak direksiyon ve viteslerle oynamaktan zevk alıyorsanız -benim gibi- bu sınıfta tercihinizi C-Max’ten yana kullanmanızı tavsiye ederim.
İlk Ford Focus, Ford’un “New Edge” tasarımının ilk örneğiydi, sonrasında Focus II, Mondeo III ve ilk C-max’te gördüğümüz daha sade çizgiler için 2. faz dersek, C-Max’te karşılaştığımız genel tarz ve tasarım için New Edge’in ustalık dönemi demek yanlış olmaz.
Yazar-Gökçer Alp

Diğer Haberler

Afyonkarahisar’da 19 Mayıs Coşkusu Motokros Heyecanıyla Buluşuyor

Türkiye’nin en prestijli motor sporları tesislerinden biri olan Afyonkarahisar Motor Sporları Merkezi, 16–17 Mayıs tarihlerinde uluslararası motokros organizasyonlarına ev sahipliği yaparak 19 Mayıs Atatürk’ü...

Antalya Konyaaltı’nda Baja Olbia ile Offroad Heyecanı Başlıyor

2026 Türkiye Baja Şampiyonası 2. ayağı olan Baja Olbia, 15–17 Mayıs tarihleri arasında Antalya Konyaaltı’nda offroad tutkunlarını bir araya getiriyor. Organizasyon, Antalya Offroad ve...

Tırmanma Sezonu Eskişehir’de Sarıcakaya ile Başlıyor

AVIS Türkiye Tırmanma Şampiyonası 2026 sezonu, Eskişehir’de düzenlenecek Sarıcakaya Tırmanma Yarışı ile start alıyor. Sezonun ilk ayağı, 16–17 Mayıs tarihlerinde Eskişehir Otomobil Spor Kulübü...

Nissan Türkiye’de Üst Düzey Atama: Yiğit Boztürk Genel Müdür Yardımcısı Oldu

Nissan Türkiye organizasyonunda önemli bir üst düzey atama gerçekleşti. 2016 yılından bu yana şirket bünyesinde farklı görevlerde bulunan ve son olarak Satış Direktörü olarak...

SEAT Ateca Style Plus’ta Bayrama Özel SUV Fırsatı

SUV segmentinin öne çıkan modellerinden SEAT Ateca Style Plus, bayrama özel fiyat avantajı ile Türkiye’de satışa sunuldu. Modern tasarımı, geniş iç hacmi ve zengin...

Ayhancan Güven, Nürburgring 24 Saat’te Red Bull ve Manthey Racing ile Pistte

Dayanıklılık yarışlarının en zorlu sınavlarından biri olarak kabul edilen Nürburgring 24 Saat için geri sayım başladı. Ayhancan Güven, Almanya’da düzenlenecek dev organizasyonda Porsche fabrika...

OMODA & JAECOO’dan Akıllı Parkta Yeni Dönem

Akıllı mobilite teknolojilerine yaptığı yatırımlarla dikkat çeken OMODA & JAECOO, yeni nesil otomatik park sistemi SIVP (Super Intelligent Valet Parking) teknolojisini uluslararası basının karşısına...

Afyonkarahisar’da 19 Mayıs Coşkusu Motokros Heyecanıyla Buluşuyor

Türkiye’nin en prestijli motor sporları tesislerinden biri olan Afyonkarahisar Motor Sporları Merkezi, 16–17 Mayıs tarihlerinde...

Antalya Konyaaltı’nda Baja Olbia ile Offroad Heyecanı Başlıyor

2026 Türkiye Baja Şampiyonası 2. ayağı olan Baja Olbia, 15–17 Mayıs tarihleri arasında Antalya Konyaaltı’nda...

Tırmanma Sezonu Eskişehir’de Sarıcakaya ile Başlıyor

AVIS Türkiye Tırmanma Şampiyonası 2026 sezonu, Eskişehir’de düzenlenecek Sarıcakaya Tırmanma Yarışı ile start alıyor. Sezonun...

Nissan Türkiye’de Üst Düzey Atama: Yiğit Boztürk Genel Müdür Yardımcısı Oldu

Nissan Türkiye organizasyonunda önemli bir üst düzey atama gerçekleşti. 2016 yılından bu yana şirket bünyesinde...

SEAT Ateca Style Plus’ta Bayrama Özel SUV Fırsatı

SUV segmentinin öne çıkan modellerinden SEAT Ateca Style Plus, bayrama özel fiyat avantajı ile Türkiye’de...

Ayhancan Güven, Nürburgring 24 Saat’te Red Bull ve Manthey Racing ile Pistte

Dayanıklılık yarışlarının en zorlu sınavlarından biri olarak kabul edilen Nürburgring 24 Saat için geri sayım...

OMODA & JAECOO’dan Akıllı Parkta Yeni Dönem

Akıllı mobilite teknolojilerine yaptığı yatırımlarla dikkat çeken OMODA & JAECOO, yeni nesil otomatik park sistemi...

Citroën Racing Berlin’de Podyuma Çıktı

Motorsporlarında yükselişini sürdüren Citroën, ABB FIA Formula E Dünya Şampiyonası’nın Berlin ayağında önemli bir başarıya...

Stellantis’ten Fas’ta Stratejik Hamle: Araç Söküm Merkezi Açıldı

Dünyanın önde gelen mobilite şirketlerinden Stellantis, döngüsel ekonomi yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Şirket, Fas’ın...

Test Sürüşü: Dacia Bigster 1.2 TCe Eco-G 140

LPG Hibrit SUV ile 1.500 km’ye Varan Menzil... Dacia, Bigster ile SUV gamını yukarı taşıyarak Duster’ın...

Opel’den Wörthersee Çıkarması: Elektrikli GSE Modelleri Sahneye Çıktı

Opel, Avusturya’da düzenlenen XS CARNIGHT Wörthersee Edition etkinliğinde yüksek performanslı elektrikli modelleriyle dikkatleri üzerine çekti....

Maserati, Roma’da Tarih ve Performansı Buluşturdu

İtalyan lüks otomobil üreticisi Maserati, Roma’da ilk kez düzenlenen Anantara Concorso Roma 2026 etkinliğinde hem...

Maserati’den Çifte Kutlama: Trident ve İlk Yarış Zaferi 100 Yaşında

İtalyan lüks spor otomobil markası Maserati, 2026 yılında tarihindeki en önemli dönüm noktalarından ikisini aynı...

Volvo Cars’ta Satışlar Geriledi: Elektrikli Modeller Gücünü Koruyor

Volvo Cars, 2026 yılının Şubat–Nisan dönemine ilişkin küresel satış verilerini açıkladı. İsveçli üretici, söz konusu...

Stellantis’ten Peugeot’a Yeni Yönetici Ataması

Stellantis Grubu, Avrupa operasyonlarında önemli bir görevlendirmeye giderek Marta Navarro’yu Peugeot markasının “Enlarged Europe” sorumluluğuna...

Stellantis’te Üst Düzey Atama: Roberta Zerbi’ye Yeni Görev

Stellantis Grubu, Avrupa operasyonlarında önemli bir atamaya imza atarak Roberta Zerbi’yi “Customer Journey Excellence and...

Honda Europe’da Simone Mattogno’ya Çifte Görev

Honda Motor Europe, üst düzey yönetim kadrosunda önemli bir değişikliğe gitti. Honda Otomobil İtalya Genel...

Renault Group Italia’da Üst Düzey Atama

Renault Group Italia, enerji ve kamu ilişkileri alanında önemli bir atamaya imza attı. Gabriella Favuzza,...

Mercedes’te Serbest Yarış: Russell ve Antonelli İçin Wolff’un Planı

Mercedes cephesinde pilotlar George Russell ve Kimi Antonelli’nin pistteki rekabeti, sezonun en çok konuşulan başlıklarından...
Lewis Hamilton

Hamilton Emeklilik İddiası: Silverstone’da Veda mı Geliyor?

Formula 1 dünyasında Lewis Hamilton’ın geleceği yeniden tartışma konusu oldu. Yedi kez dünya şampiyonu olan...