Test Sürüşü: TESLA MODEL S…

®
Çok Okunanlar

1996 Ferrari F50 GT1 “En İyi Otomobil” ödülüne layık görüldü

Monterey Otomobil Haftası’nın en prestijli etkinliği; dünyanın önde gelen üreticileri ve butik tasarımcılarının imzasını taşıyan birçok özel lansmana, sayısız...

Hibrit SUV’da artış dikkat çekiyor

2015'te yalnızca 565 olan trafiğe kayıtlı elektrikli otomobil sayısı, haziranda 250 bin barajını aştı. Temmuz 2024'te 131 bin 217...

Türkiye Pist Şampiyonası İstanbul Park Yarışında Texaco Team AMS

15-16-17 Ağustos tarihlerinde gerçekleşen Türkiye Pist Şampiyonası 2 ayak yarışları Maksi ve Süper olmak üzere 2 farklı grupta gerçekleşti....

Opel’in Yeni Vizyonunu Yansıtan Konsept Otomobili

Opel, 8-14 Eylül tarihleri arasında Münih’te düzenlenecek olan IAA Mobility 2025’te tanıtımını gerçekleştireceği yeni konsept otomobiline ait ilk ön...

Hemen belirteyim, elektrikli otomobillerle ilgili çok da tarafsız yorum yapabilecek bir editör değilim, zira otomobilin herşeyine kendisi hükmetmeyi seven, bu nedenle otomatik vitesten bile hiç hoşlaşmayan bir sürücüyüm. Özellikle sürekli yavaşlayıp hızlanmak zorunda kalınan bol virajlı inişli çıkışlı dağ yollarında direksiyonla sürekli oynamaktan, hız ve yol durumuna göre vites büyütüp küçültmekten, bunu yaparken de her iki ayağımın sürekli hareket hâlinde olmasından büyük zevk duyan biri olarak, sırf bu yüzden İstanbul-Ankara yolculuklarımda Bolu Dağı rampasını da içeren eski yolu kullanırım.

Otobanda gazı kökleyip 180’le dümdüz gitmenin otomobil kullanmakla zerre ilgisi yok bence. Bu açıdan baktığımda; elektrikli otomobiller benim için otomobil kullanma zevkinin ölüm fermanı! Hem tıpkı otomatik vitesli araçlar gibi sadece gaz ve fren pedallarının olmasına, hem de hızlanmaya eşlik eden lezzetli bir motor sesinin eksikliğine bakıyorum; ben elektrikli otomobil üretsem, yalandan da olsa bir motor sesi eklerim, en azından kabindekilere duyuracak şekilde. Ha nedir; elektrik motorlarının karakteristik özelliği olan devirden bağımsız tork ve güç özellikleri sayesinde, gazı köklediğim an koltuğa yapıştıran ivmelenmeyi ölüm sessizliği içinde gerçekleştirmek de başka bir tatmin, onu da inkâr etmeyeyim. 5 saniye gibi bir sürede gerçekleşen 0-100 km/s hızlanmasının böylesi bir sessizlikle gerçekleşmesi, bir anlamda gelecekte yol aldığımızı ve teknolojinin hiç olmadığı kadar günlük hayatımızda olduğunu hissettiriyor. Neyse, gelelim testimizin “öncü” diyebileceğimiz kahramanı Tesla Model S’e. Öncelikle aracın tasarımı son derece dinamik, enerjik ve sportif. Çerçevesiz kapı camları, liftback diyebileceğimiz eğimli arka kısım, çok sayıda “yay”dan oluşan ve bu hâliyle bir parça Mazda’yı da anımsatan tasarım bence çok zekice.

Fazla zorlanmamış, olabildiğince basit ve sade tutulmuş hatlar, akıcı çizgiler ve araç üzerinde neredeyse tek bir “düz” çizginin olmaması, Model S’in teknoloji ve gelecekçilik iddiasına çok uygun. Aynı sadelik iç mekanda da devam ediyor, ancak ne yalan söyleyeyim, konsolu oluşturan, evde kullandığım 19 inçlik monitörle aşık atabilecek büyüklükteki ekran biraz tuhaf hissettirdi. Aslında çok mantıklı, zira, tıpkı akıllı telefonlardaki gibi, ihtiyaca göre tuşların ve grafiklerin belirdiği, her bir işlev için farklı ve pratik arayüzlerin yer aldığı büyük bir ekran bu. Yine de, çevirmeli bir dairesel düğmenin sağladığı pratiklikle hiç bir “tuş” yarışamaz. Araca biniş ve inişte hissettiğim ve açıkçası Tesla’da olmasını yadırgadığım şey – belki de test otomobilimize has münferit bir sıkıntıdır – kapıların kapanması sırasında duyduğum metal sesi ve çerçevesiz camların kapı gövdesi içinde bir kaç milim sallandıklarını düşündüren çarpma sesleri. Bu seviyede bir otomobilden, Alman otomobillerinden alışık olduğumuz o tok “plop” sesini beklerdim. Ancak dediğim gibi, bu durum hor kullanılmış test otomobiline özgü bir durum da olabilir.

Elektrikli otomobillerin sürüş özellikleri, benzinli ya da dizellerden alışık olduğumuzdan çok da farklı değil aslında. Motor gücü ve torkunun ilk andan itibaren en yüksek seviyede olması dışında herşey aynı. Ancak bu farklılık da kullanımda hiç bir sorun ya da sıkıntı yaratmıyor. Hatta biraz eğlenmek isterseniz, kesinlikle harika. Aracın ilk hareketi geçtiği andan itibaren max tork ve Hp ayağınızın altında. Aracın 4 tekerden çekişli olması ve dengeli yapısı sayesinde, yola aktarılan gücün yüksekliğine ve abartılı ivmelenmeye rağmen en küçük bir huzursuzluk ya da kopma yok. Sürüşte dikkatimi çeken iki temel konudan biri, direksiyonun biraz fazla ağır oluşu; üstelik bu ağırlığına karşın yol yüzeyi hakkında çok da net bir bilgilendirme sağlamıyor. İkinci konu ise, ayak gazdan çekildiğinde aracın frene basılmış gibi yavaşlaması. Geleneksel araçlarda ayak gazdan çekildiğinde kompresyonun (motor freni) aracı yavaşlatmasına aşinayız, ancak Tesla’da bu yavaşlama alışık olduğumuzun çok çok üzerinde. Gaz predalından ayak çekildiği an elektrik motorları dinamo gibi çalışmaya başlayıp aracı şarj ediyor, bu da rotorun dönme yönünün aksi yönde bir manyetik kuvvet oluşturuyor, yavaşlamanın sebebi bu. Günlük kullanımda herhangi bir sorun ya da sıkıntı yaratmayan bu durum, ancak araç kullanırken çok detaycı olan ve aracı sürekli dinleyen / hisseden sürücüler için dikkat çekici olabilir. Elon Musk’ın en başarılı adımlarından biri diyebileceğimiz Model S için sonuç yorumum; elektrik teknolojisi ve çevreciliğin öncülerinden biri olan araçta, otomobil kullanma zevkinin ve sürüş dinamiklerinin biraz ihmal edilmiş olduğu. En azından benim kullandığım araçtan aldığım his oydu.

Yazar-Gökçer Alp

Diğer Haberler

1996 Ferrari F50 GT1 “En İyi Otomobil” ödülüne layık görüldü

Monterey Otomobil Haftası’nın en prestijli etkinliği; dünyanın önde gelen üreticileri ve butik tasarımcılarının imzasını taşıyan birçok özel lansmana, sayısız motor sporları efsanesine ve 200’ün...

Hibrit SUV’da artış dikkat çekiyor

2015'te yalnızca 565 olan trafiğe kayıtlı elektrikli otomobil sayısı, haziranda 250 bin barajını aştı. Temmuz 2024'te 131 bin 217 olan trafiğe kayıtlı elektrikli otomobil...

Türkiye Pist Şampiyonası İstanbul Park Yarışında Texaco Team AMS

15-16-17 Ağustos tarihlerinde gerçekleşen Türkiye Pist Şampiyonası 2 ayak yarışları Maksi ve Süper olmak üzere 2 farklı grupta gerçekleşti. Yarışlar sonunda Texaco Team AMS...

Opel’in Yeni Vizyonunu Yansıtan Konsept Otomobili

Opel, 8-14 Eylül tarihleri arasında Münih’te düzenlenecek olan IAA Mobility 2025’te tanıtımını gerçekleştireceği yeni konsept otomobiline ait ilk ön görselleri yayımladı. Konsept otomobilin paylaşılan...

30 Günde 1 Milyon Aktif Kullanıcıya Ulaştık….

Türk dijital medyasının ulusal ve resmi otomobil dergisi, otomotiv sektörünün açık ara lideri. 12.12.2012 tarihinde Automobile Magazine haber sitesinin yayına başladığı dijital dünyada sosyal...

CUPRA, Birleşik Krallık Hükümeti Elektrikli Otomobil Hibesi için uygun olan ilk elektrikli modellerin yanı sıra ürün yelpazesinde daha fazla teklife ek olarak onayladı

CUPRA, Born serisindeki modellerin Seviye 2 1.500 £ Birleşik Krallık Hükümeti'nin Elektrikli Otomobil Hibesi (EKG) indirimine hak kazanacağını doğruladı. Geçen ay duyurulan yeni plan,...

Volkswagen, Birleşik Krallık Hükümeti Elektrikli Otomobil Hibesi için uygun olan ilk elektrikli modelleri onayladı

Volkswagen, Birleşik Krallık Hükümeti'nin Elektrikli Otomobil Hibesi (ECG) indirimine hak kazanan tamamen elektrikli ID. serisindeki ilk modelleri onayladı. Geçen ay duyurulan yeni plan, müşterilerin...