Yaşasın elektrik!

®
Çok Okunanlar

Bora Duran: “İlk Yarıyı Güçlü ve Dengeli Bir Performansla Tamamladık”

Citroën, 2026'nın İlk Yarısında Türkiye Otomotiv Pazarında Güçlü Büyümesini Sürdürdü... Citroën Türkiye, 2026 yılının ilk altı ayında hem toplam otomotiv...

Stellantis, 2026’nın İkinci Çeyreğinde Sevkiyatlarını Yüzde 10 Artırdı

Kuzey Amerika ve Avrupa'daki güçlü performans, Stellantis'in küresel büyümesine yön verdi Dünyanın en büyük mobilite şirketlerinden Stellantis N.V., 2026 yılının...

Škoda En Hızlı Fabia’yı Türkiye’de Satışa Sundu…

Škoda, Türkiye’deki ürün gamına heyecan verici yeni bir model daha kattı. Fabia ürün gamının en hızlısı olan ve markanın...

Türkiye Tırmanma Şampiyonası 18-19 Temmuz tarihlerinde

Türkiye Tırmanma Şampiyonası 18-19 Temmuz tarihlerinde Şahintepe Tırmanma Yarışı ile devam ediyor. Ulusal ve mahalli klasmanlarda, 5 ayrı kategoride...

MG GO!: 2027’de Yollara Çıkacak Elektrikli Hatchback’in Ön Gösterimi

MG, Goodwood Festival of Speed 2026'da İki Yeni Elektrikli Konsept Otomobilini Tanıttı... MG GO! ve MG Cyber Concept, markanın elektrikli...

General Tire’dan Yeni Nesil Arazi Lastiği: Grabber AT3 Plus

Bir Continental markası olan General Tire, değişken hava ve yol koşullarında güvenli sürüş sunan yeni nesil arazi lastiği Grabber...

Özel Röportaj: Fuchs Lubricants Türkiye Genel Müdürü Ahmet Oral

1. Bugün FUCHS Lubricants Türkiye’nin liderliğini üstleniyorsunuz. Kariyer yolculuğunuza baktığınızda, sizi bu noktaya taşıyan en önemli dönüm noktaları neler...

Pek çok farklı ülkeden çok sayıda üreticinin en yeni modellerini test ettik. Temelde araçları 2 gruba ayırmak mümkün: Tam elektrikliler ve melezler (hibrid). Karbon yakıtlı araçlardan elektriklilere geçişte bir ara ürün olarak görebileceğimiz melez araçlar, dışarıdan bakıldığında geleneksel içten yanmalı motora sahip (benzinli ya da dizel) kardeşlerinden sadece üzerlerindeki “hibrid” yazıları ile ayrılırken, tam elektrikli otomobiller, kendilerine has bir tasarım dili geliştirmeye başlamışlar. Melezlerle tam elektrikliler arasındaki tasarım dili farkını oluşturan en temel etken, doğal olarak, depolanan “yakıt” ve enerjinin harekete çevrilmesindeki farklar. Oldukça ağır olan elektrik depolama birimleri, elektrikli araçların tabanı boyunca yer alırken, içten yanmalıların yakıt depoları genellikle arka koltuğun altında. Bu da araçların ağırlık dağılımlarında, buna bağlı olarak mühendislik hesaplamalarında ve en nihayetinde tasarımda farklılığa neden oluyor. İçten yanmalı motorlar yakıttan ürettikleri ısıyı harekete çeviren makineler oldukları için bu motorların kendileri de ısınıyor ve bu nedenle soğutulmaları gerek.

Elektrikli araçlardaysa böyle bir ihtiyaç yok ve bu nedenle yüzyılı aşkın süredir görmeye alıştığımız ve pek çok marka için “alamet-i farika” olan radyatör ızgaraları, elektrikli otomobillerde yok. Gerçi BMW gibi bazı markalar, marka geleneklerini sürdürmek adına hâlâ bu ızgaraları kullanıyor ama bunlar artık işlevi olmayan, sadece görsel geleneğin devamına yönelik tasarım detaylarından ibaret. İçten yanmalı motora sahip araçlardan aşina olduğumuz aktarma organları da elektriklilerle birlikte tarihe karışıyor; bu da araçların orantılarında değişimlerin habercisi. Tasarım ani ve dramatik şekilde değişirse, tüketicilerle ürün arasında yabancılaşma olacaktır; işte bu nedenle üreticiler en azından şimdilik -ve önümüzdeki bir kaç 10 yıl boyunca- otomobil tasarımlarında temel orantılara ve genel geçer silüete sadık kalacaktır diye düşünüyorum.

Dış tasarımda yavaş ama belirgin bir dönüşüm gerçekleşirken, özellikle gösterge panellerinde de işler çok değişiyor. 30 yıl öncesine kadar sadece ibreli yuvarlak göstergeler varken, elektroniğin gelişimiyle birlikte bu göstergelerin yanına dijital göstergeler katılmaya başladı. Daha sonra bu dijital göstergeler büyüdü ve daha fazla sayıda detay bilgisini dunar oldu. Tıpkı ilk zamanlar tek renkli ve çok basit olan cep telefonu ekranlarının yıllar içinde çok renkli olması, büyümesi ve en nihayetinde deokunmaya duyarlı bir ekranın telefonun tüm yüzeyini kaplaması gibi, teknoloji ilerledikçe araçların göstergelerinde de kabaca son 30 yılda büyük değişimler yaşandı. Kişiselleştirme seçenekleri dahilinde renkleri ve tarzları değiştirilebilen göstergeler, bugün artık tamamen bilgisayar oyunu görsellerine dönmüş durumda. Konsolun üst kısmında yer alan ve saat, dış ısı, çoklu-medya vb ekranı olarak kullanılan minik ekranlar da giderek büyüdü ve günümüz modern tasarım anlayışında hemen hemen tüm otomobillerin konsollarının üst kısmında bir “tablet” var. O tablet -bana göre çok çirkin bir şekilde- konsolun üst kısmına “asılmak” yerine, nihayet kokpit tasarımının içine dahil edilmeliydi. Ki şimdilerde yavaş yavaş bunun gerçekleştiğini görüyoruz. Hem teknolojinin ilerlemesi, hem de giderek ucuzlaması sayesinde artık gösterge panelinde, konsolda, hatta kimi araçlarda konsolun hiç beklenmedik kısımlarında bile dokunmatik renkli ekranlara rastlanıyor. Testte kullandığım araçlardan biri olan Jaguar IPace’in konsolu bu anlamda oldukça zengin örneklerden biriydi. Özetlersek, elektrikli araçlar -teknolojiyi de arkalarına alarak- gerek iç, gerekse dış tasarımda kendi dillerini oluşturmaya başlamış durumda. Benim tahminim, at arabasından “otomobil”e geçişteki kadar büyük farklara sahip olmasa da, elektrikli otomobillerin kendilerine has tasarım dillerinin yıllar içinde bugünkünden çok farklı yönlere evrileceği.

Araç bazında tek tek inceleme yerine, genele bakmak şu noktada bana daha sağlıklı görünüyor: Yeni otomobillerin hemen hepsinde süspansiyon ve direksiyon kaynaklı ortak bir his var. Daha doğrusu bir hissizlik. Testte Tesla’dan Jaguar’a, Honda’dan Citroen’e dek çok farklı markaları kullanırken, 2 marka hariç tüm otomobillerde aynı hissizliği yaşadım: Sanki yol ile aramda 50 santimlik bir kauçuk tabakası varmış ve araç bu tabakanın üzerinde yüzüyormuş gibi. Bunun bir devamı olarak, servo direksiyonları da -özellikle Tesla ve Jaguar’da- beklenmedik derecede ağırdı. Yüksek hız kullanımında bu kauçuk hissi, konfor olarak geri dönebilir, ancak, benim gibi araçla ve yolla bütünleşmeyi seven bir sürücü iseniz, bu kauçuk hissi, kullanım zevkini büyük oranda törpülüyor. Bu hissin aracın elektrikli olmasıyla bir ilgisi yok, tamamen süspansiyon ve direksiyon geometrisi ve ayarlarıyla ilgili. Bir otomobil, rakipleri kadar yüksek konfor sunmasına karşın, hiç de kauçuk üzerinde yüzer gibi olmaması, hafiflik ve netlik hissiyle öne çıktı benim için: DS7 Crossback. Eski bir Focus kullanıcısı olarak, biraz “ağır” bir direksiyonun sürücüyü zemin ve aracın anlık dengesi / yol tutuşu hakkında çok daha fazla bilgilendirdiğini ve kullanım zevkini de kesinlikle artırdığını iyi bilirim. DS7 testteki en hafif direksiyona sahipti, ama yolu en iyi hissettiren ve en net direksiyon hissi de ondaydı. Ve bu birinciliğin oldukça “açık ara” bir birincilik olduğunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Citroen’in lüks alt markası olarak ortaya çıkan DS, markanın Türkiye yetkililerinin bilgilendirmesine göre, an itibarıyla ana firmadan tamamen ayrılıp bağımsız bir üretici hâline gelmiş. 90’lara kadar, ürettiği hemen her modelin sıradışı teknolojisi, tasarımı ya da ilginç özelliklere sahip oluşuyla, her zaman çok özel bir üretici olan Citroen’in kanatları altında bu işe başlayan DS, çok emin adımlarla ilerliyor. Zaten çevrenize baktığınızda bunu rahatlıkla görebilirsiniz: Son 2-3 yıl içinde yollardaki DS sayısı farkedilir şekilde arttı. Test ettiğimiz DS melez bir araçtı, ancak tam elektrik için ülkemizin altyapı hazırlığının tam olmadığını ve tam elektriğe geçiş için 8-10 yıla ihtiyacımız olduğunu düşünürsek, bu süre zarfında melezlerin şansı ve işlevselliği bir süre daha yüksek kalacaktır diye düşünüyorum.

Bu arada, konunun çok daha yakınında olmayan ama merak edenler için basit bir teknik açıklama da yapalım: Örneğin 1.6 benzinli bir aracınız var diyelim: Teknik özelliklerde aracınızın, örnek, 5000 d/d’de 125 HP olduğu yazılı. Bu değer sadece motor 5000 d/d’de iken geçerlidir, örneğin kalkışta araç rölantinin hemen üzerindeyken ya da vites büyüttüğümüz ortalama 2500-3000 d/d civarlarında bundan çok daha azdır motorun ürettiği güç. Motorun asıl yük çekme yeteneği olan tork ise bambaşka bir hikâyedir: Motorunuz en yükse gücünü 5000 d/d’de üretirken, en yüksek torkunu bambaşka bir devirde (örneğin 3000-3500 d/d’de) üretir. En yüksek tork devrinde motor güçsüzdür, tork devri aşıldığı an tork düşmeye beygir gücü yükselmeye başlar, en yüksek beygir gücü devrine ulaştığınızda tork iyice düşmüştür. Araçlarda “vites”ler motoru işte bu çok kısıtlı “verimli devir bandı”nda tutmak için vardır. Bu arada yine bir fizik kuralı olarak; motor ile tekerlek arasına ne kadar çok sayıda dişli, zincir, şaft vb koyarsanız, o kadar çok enerji kaybı yaşarsınız. Elektrik motorları bu anlamda emsalsizdir: Örneğin 100 kW’lık bir elektrik motoru, hangi devirde olursa olsun 100 kW güç üretir, torku da harekete geçtiği ilk andan en yüksek devrine kadar daima en yüksek seviyede sabittir. Bu nedenle elektrikli motorlar çok yüksek verime sahiptir. Bu verimlilik sayesinde vites kutusuna ihtiyaç kalmaz, bu anlamda da, aktarmadan kaynaklı enerji kayıpları en aza iner.

Hâlâ manuel vites kullanmaktan keyif alan, otomatik vitesten nefret eden ve hızlanmaya eşlik eden temiz ama biraz vahşi bir motor sesine bayılan bir sürücü olarak, elektrikli otomobillerde vites olmaması benim için büyük bir eksiklik. Ancak dünyanın geleceğini bırak, bugününü düşünüyorsak, karbon yakıtlardan bir an önce kurtulmak gerek. Evet yüksek torklu bir dizeli ya da seri bir benzinliyi manuel vitesle kullanmak büyük keyif ama, bu dizelleri ve benzinlileri kullanmaya devam edersek, araba kullanma zevki tadacağımız bir dünya kalmayacak! Yaşasın elektrik!

Yazar-Gökçer Alp

General Tire’dan Yeni Nesil Arazi Lastiği: Grabber AT3 Plus

Bir Continental markası olan General Tire, değişken hava ve yol koşullarında güvenli sürüş sunan yeni...

Škoda En Hızlı Fabia’yı Türkiye’de Satışa Sundu…

Škoda, Türkiye’deki ürün gamına heyecan verici yeni bir model daha kattı. Fabia ürün gamının en...

İstanbul’dan başlayıp Ankara’da sona erecek Anadolu Dostluk Rallisi

İstanbul’dan başlayıp Ankara’da sona erecek Anadolu Dostluk Rallisi, 11 şehri kapsayan rotasıyla kültürel keşif, sosyal...

Sınırlı Sayıda Fiat 500e Giorgio Armani Geldi….

FIAT, tasarımıyla olduğu kadar kullanışlı yapısı ve çoklu şarj seçenekleriyle şehir yaşamına mükemmel bir uyum...

Maserati’nin Yeni Üçlüsü Ekimde Türkiye’de…

Yeni Grecale, Yeni GranTurismo ve Yeni GranCabrio; yenilenen tasarımları, daha güçlü Nettuno motorları ve geliştirilen...

Türkiye Tırmanma Şampiyonası 18-19 Temmuz tarihlerinde

Türkiye Tırmanma Şampiyonası 18-19 Temmuz tarihlerinde Şahintepe Tırmanma Yarışı ile devam ediyor. Ulusal ve mahalli...

Robotaxi Filosu 100 Bin Saatten Fazla Test Edildi

Tripy Robotaxi Türkiye'ye Geliyor: Sürücüsüz Taksi Dönemi İçin Yol Testleri Başlıyor Tripy Mobility, tam otonom Robotaxi...

Stellantis, 2026’nın İkinci Çeyreğinde Sevkiyatlarını Yüzde 10 Artırdı

Kuzey Amerika ve Avrupa'daki güçlü performans, Stellantis'in küresel büyümesine yön verdi Dünyanın en büyük mobilite şirketlerinden...

Chery TIGGO7 Comfort Daha Geniş Bir Kitleye Hitap Ediyor

Chery, Yeni TIGGO7 Comfort'u Türkiye'de Satışa Sundu: İşte Fiyatı ve Öne Çıkan Özellikleri... Chery TIGGO7 Comfort,...

MG GO!: 2027’de Yollara Çıkacak Elektrikli Hatchback’in Ön Gösterimi

MG, Goodwood Festival of Speed 2026'da İki Yeni Elektrikli Konsept Otomobilini Tanıttı... MG GO! ve MG...

Bora Duran: “İlk Yarıyı Güçlü ve Dengeli Bir Performansla Tamamladık”

Citroën, 2026'nın İlk Yarısında Türkiye Otomotiv Pazarında Güçlü Büyümesini Sürdürdü... Citroën Türkiye, 2026 yılının ilk altı...

Özel Röportaj: Fuchs Lubricants Türkiye Genel Müdürü Ahmet Oral

1. Bugün FUCHS Lubricants Türkiye’nin liderliğini üstleniyorsunuz. Kariyer yolculuğunuza baktığınızda, sizi bu noktaya taşıyan en...
Audi, Goodwood Hillclimb'de Nuvolari prototipini çalıştırıyor

Audi, Goodwood Hillclimb’de Nuvolari prototipini çalıştırıyor

Üretime yakın bir prototipi halka açık bir yokuş tırmanışına koymak, Audi'nin Nuvolari'nin neredeyse hazır olduğuna...
Aidoptation ilk AB seviye 4 otoyol test iznini kazandı

Aidoptation ilk AB seviye 4 otoyol test iznini kazandı

Otonom araç geliştiricileri için, Aidoptation'ın Belçika onayı, AB'nin açılmasını bekledikleri düzenleyici kapıdır Aidoptation, Avrupa Birliği'nde...
Nio, premium SUV desteğini genişletmek için beş koltuklu ES8'i piyasaya sürdü

Nio, premium SUV desteğini genişletmek için beş koltuklu ES8’i piyasaya sürdü

Beş koltuklu ES8, Nio'nun şu ana kadar üç sıralı formata direnen premium alıcıları dönüştürme niyetinin...
Weichai dünyanın ilk Çin VI hidrojen motorunu onayladı

Weichai dünyanın ilk Çin VI hidrojen motorunu onayladı

Dizel ile %90 bileşen örtüşmesiyle WP15, hidrojen kamyonuyla taşıma için altyapı ve filo benimseme engellerini...
Mini Oxford Edition tesisin 25. yıl dönümünü kutluyor

Mini Oxford Edition tesisin 25. yıl dönümünü kutluyor

Mini'nin Oxford Sürümü, marka kimliğini doğrudan bir üretim sahasına bağlayarak üretim mirasını bir ürün hikayesi...
Pirelli, P Zero ailesini 300 OEM homologasyonuyla sunuyor

Pirelli, P Zero ailesini 300 OEM homologasyonuyla sunuyor

Üç yılda üç yüz homologasyon, birinci sınıf OEM pazarının varsayılan tercih olarak P Zero'ya karar...
D Shark, Birleşik Krallık'taki manyetiklere plug-in hibrit güç getiriyor

D Shark, Birleşik Krallık’taki manyetiklere plug-in hibrit güç getiriyor

D'nin ilk pikapı, 436 PS hibrit aktarma organı ile Avrupa hafif ticari segmentindeki dizel hakimiyetine...
ZF, daha akıllı otobüs durağı yaklaşımı için City Bus Assist'i sunuyor

ZF, daha akıllı otobüs durağı yaklaşımı için City Bus Assist’i sunuyor

Şehir İçi Otobüs Yardımı, ZF'nin otobüs operatörlerine tek tek bileşenler değil, entegre sistem zekası satma...