Yaşasın elektrik!

®
Çok Okunanlar

Efsane Geri Dönüyor: Elektrikli Citroën 2CV Resmen Açıklandı

Otomotiv dünyasının en ikonik modellerinden biri yeniden yollara çıkmaya hazırlanıyor. Citroën CEO’su Xavier Chardon, Detroit’te düzenlenen Stellantis strateji toplantısında...

Elon Musk’ın Hedefi 10 Milyon Abone

Tesla’nın Otonom Sürüş Yazılımına Avrupa’da Yeni Onay Tesla, Avrupa’daki otonom sürüş hedeflerinde önemli bir eşiği daha geçti. Şirketin “Full Self-Driving...

Pagani Utopia Roadster, Pirelli’nin Akıllı Lastik Teknolojisiyle Avrupa Turu Yaptı

Pagani Utopia Roadster, Pirelli’nin geliştirdiği Cyber Tyre teknolojisini test etmek amacıyla Avrupa’da 1.500 kilometreyi aşan özel bir yolculuğa çıktı....

Stellantis’ten Radikal Avrupa Planı: Elektrikli Dönüşümde Yeni Dönem

Stellantis, Avrupa operasyonlarında köklü bir strateji değişikliğine gidiyor. Grubun Başkanı John Elkann ve CEO’su Antonio Filosa tarafından açıklanan yeni...

İlk Model Yeni Peugeot 208 Olacak

Stellantis Platform Devrimine Gidiyor: Tüm Modeller Tek Altyapıda Buluşacak Stellantis, otomotiv dünyasında maliyetleri düşürüp geliştirme süreçlerini hızlandıracak büyük bir platform...

Stellantis ve Jaguar Land Rover’dan ABD Hamlesi: Stratejik Ortaklık Geliyor

Stellantis ile Jaguar Land Rover, ABD pazarına yönelik dikkat çekici bir iş birliğine hazırlanıyor. İki otomotiv devi, ürün geliştirme...

Hyundai’nin Robotu MobED’e Red Dot Tasarım Ödülü

Hyundai Motor Group tarafından geliştirilen mobil robot platformu MobED, 2026 Red Dot Tasarım Ödülleri’nde “Winner” ödülünün sahibi oldu. Hyundai...

Pek çok farklı ülkeden çok sayıda üreticinin en yeni modellerini test ettik. Temelde araçları 2 gruba ayırmak mümkün: Tam elektrikliler ve melezler (hibrid). Karbon yakıtlı araçlardan elektriklilere geçişte bir ara ürün olarak görebileceğimiz melez araçlar, dışarıdan bakıldığında geleneksel içten yanmalı motora sahip (benzinli ya da dizel) kardeşlerinden sadece üzerlerindeki “hibrid” yazıları ile ayrılırken, tam elektrikli otomobiller, kendilerine has bir tasarım dili geliştirmeye başlamışlar. Melezlerle tam elektrikliler arasındaki tasarım dili farkını oluşturan en temel etken, doğal olarak, depolanan “yakıt” ve enerjinin harekete çevrilmesindeki farklar. Oldukça ağır olan elektrik depolama birimleri, elektrikli araçların tabanı boyunca yer alırken, içten yanmalıların yakıt depoları genellikle arka koltuğun altında. Bu da araçların ağırlık dağılımlarında, buna bağlı olarak mühendislik hesaplamalarında ve en nihayetinde tasarımda farklılığa neden oluyor. İçten yanmalı motorlar yakıttan ürettikleri ısıyı harekete çeviren makineler oldukları için bu motorların kendileri de ısınıyor ve bu nedenle soğutulmaları gerek.

Elektrikli araçlardaysa böyle bir ihtiyaç yok ve bu nedenle yüzyılı aşkın süredir görmeye alıştığımız ve pek çok marka için “alamet-i farika” olan radyatör ızgaraları, elektrikli otomobillerde yok. Gerçi BMW gibi bazı markalar, marka geleneklerini sürdürmek adına hâlâ bu ızgaraları kullanıyor ama bunlar artık işlevi olmayan, sadece görsel geleneğin devamına yönelik tasarım detaylarından ibaret. İçten yanmalı motora sahip araçlardan aşina olduğumuz aktarma organları da elektriklilerle birlikte tarihe karışıyor; bu da araçların orantılarında değişimlerin habercisi. Tasarım ani ve dramatik şekilde değişirse, tüketicilerle ürün arasında yabancılaşma olacaktır; işte bu nedenle üreticiler en azından şimdilik -ve önümüzdeki bir kaç 10 yıl boyunca- otomobil tasarımlarında temel orantılara ve genel geçer silüete sadık kalacaktır diye düşünüyorum.

Dış tasarımda yavaş ama belirgin bir dönüşüm gerçekleşirken, özellikle gösterge panellerinde de işler çok değişiyor. 30 yıl öncesine kadar sadece ibreli yuvarlak göstergeler varken, elektroniğin gelişimiyle birlikte bu göstergelerin yanına dijital göstergeler katılmaya başladı. Daha sonra bu dijital göstergeler büyüdü ve daha fazla sayıda detay bilgisini dunar oldu. Tıpkı ilk zamanlar tek renkli ve çok basit olan cep telefonu ekranlarının yıllar içinde çok renkli olması, büyümesi ve en nihayetinde deokunmaya duyarlı bir ekranın telefonun tüm yüzeyini kaplaması gibi, teknoloji ilerledikçe araçların göstergelerinde de kabaca son 30 yılda büyük değişimler yaşandı. Kişiselleştirme seçenekleri dahilinde renkleri ve tarzları değiştirilebilen göstergeler, bugün artık tamamen bilgisayar oyunu görsellerine dönmüş durumda. Konsolun üst kısmında yer alan ve saat, dış ısı, çoklu-medya vb ekranı olarak kullanılan minik ekranlar da giderek büyüdü ve günümüz modern tasarım anlayışında hemen hemen tüm otomobillerin konsollarının üst kısmında bir “tablet” var. O tablet -bana göre çok çirkin bir şekilde- konsolun üst kısmına “asılmak” yerine, nihayet kokpit tasarımının içine dahil edilmeliydi. Ki şimdilerde yavaş yavaş bunun gerçekleştiğini görüyoruz. Hem teknolojinin ilerlemesi, hem de giderek ucuzlaması sayesinde artık gösterge panelinde, konsolda, hatta kimi araçlarda konsolun hiç beklenmedik kısımlarında bile dokunmatik renkli ekranlara rastlanıyor. Testte kullandığım araçlardan biri olan Jaguar IPace’in konsolu bu anlamda oldukça zengin örneklerden biriydi. Özetlersek, elektrikli araçlar -teknolojiyi de arkalarına alarak- gerek iç, gerekse dış tasarımda kendi dillerini oluşturmaya başlamış durumda. Benim tahminim, at arabasından “otomobil”e geçişteki kadar büyük farklara sahip olmasa da, elektrikli otomobillerin kendilerine has tasarım dillerinin yıllar içinde bugünkünden çok farklı yönlere evrileceği.

Araç bazında tek tek inceleme yerine, genele bakmak şu noktada bana daha sağlıklı görünüyor: Yeni otomobillerin hemen hepsinde süspansiyon ve direksiyon kaynaklı ortak bir his var. Daha doğrusu bir hissizlik. Testte Tesla’dan Jaguar’a, Honda’dan Citroen’e dek çok farklı markaları kullanırken, 2 marka hariç tüm otomobillerde aynı hissizliği yaşadım: Sanki yol ile aramda 50 santimlik bir kauçuk tabakası varmış ve araç bu tabakanın üzerinde yüzüyormuş gibi. Bunun bir devamı olarak, servo direksiyonları da -özellikle Tesla ve Jaguar’da- beklenmedik derecede ağırdı. Yüksek hız kullanımında bu kauçuk hissi, konfor olarak geri dönebilir, ancak, benim gibi araçla ve yolla bütünleşmeyi seven bir sürücü iseniz, bu kauçuk hissi, kullanım zevkini büyük oranda törpülüyor. Bu hissin aracın elektrikli olmasıyla bir ilgisi yok, tamamen süspansiyon ve direksiyon geometrisi ve ayarlarıyla ilgili. Bir otomobil, rakipleri kadar yüksek konfor sunmasına karşın, hiç de kauçuk üzerinde yüzer gibi olmaması, hafiflik ve netlik hissiyle öne çıktı benim için: DS7 Crossback. Eski bir Focus kullanıcısı olarak, biraz “ağır” bir direksiyonun sürücüyü zemin ve aracın anlık dengesi / yol tutuşu hakkında çok daha fazla bilgilendirdiğini ve kullanım zevkini de kesinlikle artırdığını iyi bilirim. DS7 testteki en hafif direksiyona sahipti, ama yolu en iyi hissettiren ve en net direksiyon hissi de ondaydı. Ve bu birinciliğin oldukça “açık ara” bir birincilik olduğunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Citroen’in lüks alt markası olarak ortaya çıkan DS, markanın Türkiye yetkililerinin bilgilendirmesine göre, an itibarıyla ana firmadan tamamen ayrılıp bağımsız bir üretici hâline gelmiş. 90’lara kadar, ürettiği hemen her modelin sıradışı teknolojisi, tasarımı ya da ilginç özelliklere sahip oluşuyla, her zaman çok özel bir üretici olan Citroen’in kanatları altında bu işe başlayan DS, çok emin adımlarla ilerliyor. Zaten çevrenize baktığınızda bunu rahatlıkla görebilirsiniz: Son 2-3 yıl içinde yollardaki DS sayısı farkedilir şekilde arttı. Test ettiğimiz DS melez bir araçtı, ancak tam elektrik için ülkemizin altyapı hazırlığının tam olmadığını ve tam elektriğe geçiş için 8-10 yıla ihtiyacımız olduğunu düşünürsek, bu süre zarfında melezlerin şansı ve işlevselliği bir süre daha yüksek kalacaktır diye düşünüyorum.

Bu arada, konunun çok daha yakınında olmayan ama merak edenler için basit bir teknik açıklama da yapalım: Örneğin 1.6 benzinli bir aracınız var diyelim: Teknik özelliklerde aracınızın, örnek, 5000 d/d’de 125 HP olduğu yazılı. Bu değer sadece motor 5000 d/d’de iken geçerlidir, örneğin kalkışta araç rölantinin hemen üzerindeyken ya da vites büyüttüğümüz ortalama 2500-3000 d/d civarlarında bundan çok daha azdır motorun ürettiği güç. Motorun asıl yük çekme yeteneği olan tork ise bambaşka bir hikâyedir: Motorunuz en yükse gücünü 5000 d/d’de üretirken, en yüksek torkunu bambaşka bir devirde (örneğin 3000-3500 d/d’de) üretir. En yüksek tork devrinde motor güçsüzdür, tork devri aşıldığı an tork düşmeye beygir gücü yükselmeye başlar, en yüksek beygir gücü devrine ulaştığınızda tork iyice düşmüştür. Araçlarda “vites”ler motoru işte bu çok kısıtlı “verimli devir bandı”nda tutmak için vardır. Bu arada yine bir fizik kuralı olarak; motor ile tekerlek arasına ne kadar çok sayıda dişli, zincir, şaft vb koyarsanız, o kadar çok enerji kaybı yaşarsınız. Elektrik motorları bu anlamda emsalsizdir: Örneğin 100 kW’lık bir elektrik motoru, hangi devirde olursa olsun 100 kW güç üretir, torku da harekete geçtiği ilk andan en yüksek devrine kadar daima en yüksek seviyede sabittir. Bu nedenle elektrikli motorlar çok yüksek verime sahiptir. Bu verimlilik sayesinde vites kutusuna ihtiyaç kalmaz, bu anlamda da, aktarmadan kaynaklı enerji kayıpları en aza iner.

Hâlâ manuel vites kullanmaktan keyif alan, otomatik vitesten nefret eden ve hızlanmaya eşlik eden temiz ama biraz vahşi bir motor sesine bayılan bir sürücü olarak, elektrikli otomobillerde vites olmaması benim için büyük bir eksiklik. Ancak dünyanın geleceğini bırak, bugününü düşünüyorsak, karbon yakıtlardan bir an önce kurtulmak gerek. Evet yüksek torklu bir dizeli ya da seri bir benzinliyi manuel vitesle kullanmak büyük keyif ama, bu dizelleri ve benzinlileri kullanmaya devam edersek, araba kullanma zevki tadacağımız bir dünya kalmayacak! Yaşasın elektrik!

Yazar-Gökçer Alp

Stellantis ve Jaguar Land Rover’dan ABD Hamlesi: Stratejik Ortaklık Geliyor

Stellantis ile Jaguar Land Rover, ABD pazarına yönelik dikkat çekici bir iş birliğine hazırlanıyor. İki...
Peugeot 408, con il restyling si fa più audace

Stellantis’te Güç Dengesi Değişti: Peugeot ve Fiat Zirveye Yerleşti

Stellantis, kuruluşundan bu yana ilk kez markaları arasında resmi bir öncelik sıralaması yaptı. Uzun süredir...
Tesla-FSD-(Supervised)-Europe

Elon Musk’ın Hedefi 10 Milyon Abone

Tesla’nın Otonom Sürüş Yazılımına Avrupa’da Yeni Onay Tesla, Avrupa’daki otonom sürüş hedeflerinde önemli bir eşiği daha...
Nouvelle plateforme Stellantis STLA One : la future Peugeot 208 ouvrira le bal

İlk Model Yeni Peugeot 208 Olacak

Stellantis Platform Devrimine Gidiyor: Tüm Modeller Tek Altyapıda Buluşacak Stellantis, otomotiv dünyasında maliyetleri düşürüp geliştirme süreçlerini...

Stellantis Yapay Zekaya Yatırımı Büyütüyor

Stellantis’ten Yapay Zeka Hamlesi: Otonom Sürüşte Wayve Ortaklığı Stellantis, otonom sürüş teknolojilerindeki yarışta önemli bir adım...
Citroën 2CV

Efsane Geri Dönüyor: Elektrikli Citroën 2CV Resmen Açıklandı

Otomotiv dünyasının en ikonik modellerinden biri yeniden yollara çıkmaya hazırlanıyor. Citroën CEO’su Xavier Chardon, Detroit’te...
Stellantis-Fastlane-2030

Stellantis’ten Radikal Avrupa Planı: Elektrikli Dönüşümde Yeni Dönem

Stellantis, Avrupa operasyonlarında köklü bir strateji değişikliğine gidiyor. Grubun Başkanı John Elkann ve CEO’su Antonio...
XPeng-P7+

XPeng’den Devrim: Çin’in İlk Seri Üretim Robotaksisi Yollara Çıkıyor

Çinli otomotiv devi XPeng, otonom sürüş teknolojilerinde yeni bir dönemin kapısını araladı. Şirket, Guangzhou’daki fabrikasında...

50. Yeşil Bursa Rallisi İçin Geri Sayım Başladı

Türkiye motor sporlarının en köklü organizasyonlarından Yeşil Bursa Rallisi, bu yıl 50’nci kez düzenlenmeye hazırlanıyor....

Opel Grandland’e Şirketlere Özel Leasing Desteği

Opel, premium SUV modeli Opel Grandland için kurumsal müşterilere yönelik avantajlı leasing kampanyasını devreye aldı....

Pagani Utopia Roadster, Pirelli’nin Akıllı Lastik Teknolojisiyle Avrupa Turu Yaptı

Pagani Utopia Roadster, Pirelli’nin geliştirdiği Cyber Tyre teknolojisini test etmek amacıyla Avrupa’da 1.500 kilometreyi aşan...

Dacia Logan 13 Yıl Sonra Türkiye’ye Geri Döndü

Dacia, yenilenen ürün gamını Türkiye’de genişletmeye devam ediyor. Markanın sedan modeli Dacia Logan, 13 yıl...

Hyundai’nin Robotu MobED’e Red Dot Tasarım Ödülü

Hyundai Motor Group tarafından geliştirilen mobil robot platformu MobED, 2026 Red Dot Tasarım Ödülleri’nde “Winner”...

Aksigorta’dan Hasar Süreçlerinde Hız ve Güven Odaklı Çözüm

Aksigorta, Akçözüm Avantajlı Servis Merkezleri ağıyla kasko müşterilerine hasar süreçlerinde hızlı, güvenilir ve avantajlı hizmet...

Klasik Motosikletler Erkek Sağlığı İçin Yollara Çıktı

Dünyanın en büyük temalı yardım sürüşlerinden biri olarak gösterilen The Distinguished Gentleman’s Ride, bu yıl...

Jan Özlem Sarıgül Işık: “100 yıllık gurur, dünya sahnesinde”

Kâmil Koç, UEFA Avrupa Ligi Finali’nde 100. Yılını Kutladı Türkiye’nin köklü seyahat markalarından Kâmil Koç, 100....

Chery’den TIGGO7 ve TIGGO8 İçin Mayıs Ayına Özel SUV Kampanyası

Chery, SUV segmentindeki modelleri TIGGO7 ve TIGGO8 için Mayıs ayına özel avantajlı satış kampanyasını duyurdu....

Automechanika Istanbul 2026 başladı

İstanbul,  Otomotiv satış sonrası sektörünün bölgedeki en büyük uluslararası buluşması Automechanika Istanbul, 25’inci yılında İstanbul...

Škoda’dan Elektrikli SUV Hamlesi: Yeni Epiq Sahneye Çıktı

Škoda, elektrikli otomobil atağını yeni kompakt SUV modeli Epiq ile güçlendirdi. Çek üreticinin tamamen elektrikli...

Otokar Yeni Yedek Parça Markası “Otokar Spectra”yı Automechanika’da

Bu sene 100. yılını kutlayan Koç Topluluğu bünyesinde yer alan Otokar, yeni yedek parça markası...