Yaşasın elektrik!

®
Çok Okunanlar

Verstappen-Montoya Gerilimi Büyüdü: “Sürekli Saçmalıyor”

Formula 1 paddock’unda Max Verstappen ile eski F1 pilotu Juan Pablo Montoya arasında tansiyon yükseldi. Hollandalı şampiyonun sert sözlerine,...

Ferrari’nin Monaco Umudu: 588 Günlük Hasret Sona Erecek mi?

Formula 1 tarihinin en başarılı takımlarından biri olan Scuderia Ferrari, uzun süredir şampiyonluk özlemi çekiyor. İtalyan ekip, pilotlar klasmanındaki...

Porsche Cayenne Coupé Electric Tanıtıldı: 1.156 Beygirlik Elektrikli Canavar

Porsche, elektrikli model atağını yeni Cayenne Coupé Electric ile büyütüyor. Markanın tamamen elektrikli SUV-Coupé modeli, performans odaklı karakteriyle dikkat...

EN YAKIT’tan Bayrama Özel 7 Elektrikli Araç Rotası

Kurban Bayramı öncesi uzun yol hazırlıkları sürerken, EN YAKIT elektrikli araç kullanıcıları için Türkiye’nin farklı bölgelerini kapsayan özel seyahat...

Dynamic Racing Team Körfez’de Zirveyi Bırakmadı

Petrol Ofisi Grubu’nun ana sponsorluğunu üstlendiği Dynamic Racing Team, Türkiye Karting Şampiyonası’nın ikinci ayağında elde ettiği başarılı sonuçlarla takım...

Karsan Otonom e-ATAK İstanbul Havalimanı’nda Gerçek Trafiğe Çıktı

Karsan, otonom sürüş teknolojisini toplu ulaşımın ardından şimdi de havalimanı operasyonlarına taşıdı. Şirketin Seviye-4 sürücüsüz aracı Otonom e-ATAK, İGA...

Zorlu Batı Sahili Rotalarında Test Edildi

Nissan Qashqai e-POWER’dan Tek Depoyla 1300 Kilometreyi Aşan Performans... Nissan Qashqai e-POWER, Avustralya’nın zorlu yol koşullarında gerçekleştirilen uzun menzil testinde...

Pek çok farklı ülkeden çok sayıda üreticinin en yeni modellerini test ettik. Temelde araçları 2 gruba ayırmak mümkün: Tam elektrikliler ve melezler (hibrid). Karbon yakıtlı araçlardan elektriklilere geçişte bir ara ürün olarak görebileceğimiz melez araçlar, dışarıdan bakıldığında geleneksel içten yanmalı motora sahip (benzinli ya da dizel) kardeşlerinden sadece üzerlerindeki “hibrid” yazıları ile ayrılırken, tam elektrikli otomobiller, kendilerine has bir tasarım dili geliştirmeye başlamışlar. Melezlerle tam elektrikliler arasındaki tasarım dili farkını oluşturan en temel etken, doğal olarak, depolanan “yakıt” ve enerjinin harekete çevrilmesindeki farklar. Oldukça ağır olan elektrik depolama birimleri, elektrikli araçların tabanı boyunca yer alırken, içten yanmalıların yakıt depoları genellikle arka koltuğun altında. Bu da araçların ağırlık dağılımlarında, buna bağlı olarak mühendislik hesaplamalarında ve en nihayetinde tasarımda farklılığa neden oluyor. İçten yanmalı motorlar yakıttan ürettikleri ısıyı harekete çeviren makineler oldukları için bu motorların kendileri de ısınıyor ve bu nedenle soğutulmaları gerek.

Elektrikli araçlardaysa böyle bir ihtiyaç yok ve bu nedenle yüzyılı aşkın süredir görmeye alıştığımız ve pek çok marka için “alamet-i farika” olan radyatör ızgaraları, elektrikli otomobillerde yok. Gerçi BMW gibi bazı markalar, marka geleneklerini sürdürmek adına hâlâ bu ızgaraları kullanıyor ama bunlar artık işlevi olmayan, sadece görsel geleneğin devamına yönelik tasarım detaylarından ibaret. İçten yanmalı motora sahip araçlardan aşina olduğumuz aktarma organları da elektriklilerle birlikte tarihe karışıyor; bu da araçların orantılarında değişimlerin habercisi. Tasarım ani ve dramatik şekilde değişirse, tüketicilerle ürün arasında yabancılaşma olacaktır; işte bu nedenle üreticiler en azından şimdilik -ve önümüzdeki bir kaç 10 yıl boyunca- otomobil tasarımlarında temel orantılara ve genel geçer silüete sadık kalacaktır diye düşünüyorum.

Dış tasarımda yavaş ama belirgin bir dönüşüm gerçekleşirken, özellikle gösterge panellerinde de işler çok değişiyor. 30 yıl öncesine kadar sadece ibreli yuvarlak göstergeler varken, elektroniğin gelişimiyle birlikte bu göstergelerin yanına dijital göstergeler katılmaya başladı. Daha sonra bu dijital göstergeler büyüdü ve daha fazla sayıda detay bilgisini dunar oldu. Tıpkı ilk zamanlar tek renkli ve çok basit olan cep telefonu ekranlarının yıllar içinde çok renkli olması, büyümesi ve en nihayetinde deokunmaya duyarlı bir ekranın telefonun tüm yüzeyini kaplaması gibi, teknoloji ilerledikçe araçların göstergelerinde de kabaca son 30 yılda büyük değişimler yaşandı. Kişiselleştirme seçenekleri dahilinde renkleri ve tarzları değiştirilebilen göstergeler, bugün artık tamamen bilgisayar oyunu görsellerine dönmüş durumda. Konsolun üst kısmında yer alan ve saat, dış ısı, çoklu-medya vb ekranı olarak kullanılan minik ekranlar da giderek büyüdü ve günümüz modern tasarım anlayışında hemen hemen tüm otomobillerin konsollarının üst kısmında bir “tablet” var. O tablet -bana göre çok çirkin bir şekilde- konsolun üst kısmına “asılmak” yerine, nihayet kokpit tasarımının içine dahil edilmeliydi. Ki şimdilerde yavaş yavaş bunun gerçekleştiğini görüyoruz. Hem teknolojinin ilerlemesi, hem de giderek ucuzlaması sayesinde artık gösterge panelinde, konsolda, hatta kimi araçlarda konsolun hiç beklenmedik kısımlarında bile dokunmatik renkli ekranlara rastlanıyor. Testte kullandığım araçlardan biri olan Jaguar IPace’in konsolu bu anlamda oldukça zengin örneklerden biriydi. Özetlersek, elektrikli araçlar -teknolojiyi de arkalarına alarak- gerek iç, gerekse dış tasarımda kendi dillerini oluşturmaya başlamış durumda. Benim tahminim, at arabasından “otomobil”e geçişteki kadar büyük farklara sahip olmasa da, elektrikli otomobillerin kendilerine has tasarım dillerinin yıllar içinde bugünkünden çok farklı yönlere evrileceği.

Araç bazında tek tek inceleme yerine, genele bakmak şu noktada bana daha sağlıklı görünüyor: Yeni otomobillerin hemen hepsinde süspansiyon ve direksiyon kaynaklı ortak bir his var. Daha doğrusu bir hissizlik. Testte Tesla’dan Jaguar’a, Honda’dan Citroen’e dek çok farklı markaları kullanırken, 2 marka hariç tüm otomobillerde aynı hissizliği yaşadım: Sanki yol ile aramda 50 santimlik bir kauçuk tabakası varmış ve araç bu tabakanın üzerinde yüzüyormuş gibi. Bunun bir devamı olarak, servo direksiyonları da -özellikle Tesla ve Jaguar’da- beklenmedik derecede ağırdı. Yüksek hız kullanımında bu kauçuk hissi, konfor olarak geri dönebilir, ancak, benim gibi araçla ve yolla bütünleşmeyi seven bir sürücü iseniz, bu kauçuk hissi, kullanım zevkini büyük oranda törpülüyor. Bu hissin aracın elektrikli olmasıyla bir ilgisi yok, tamamen süspansiyon ve direksiyon geometrisi ve ayarlarıyla ilgili. Bir otomobil, rakipleri kadar yüksek konfor sunmasına karşın, hiç de kauçuk üzerinde yüzer gibi olmaması, hafiflik ve netlik hissiyle öne çıktı benim için: DS7 Crossback. Eski bir Focus kullanıcısı olarak, biraz “ağır” bir direksiyonun sürücüyü zemin ve aracın anlık dengesi / yol tutuşu hakkında çok daha fazla bilgilendirdiğini ve kullanım zevkini de kesinlikle artırdığını iyi bilirim. DS7 testteki en hafif direksiyona sahipti, ama yolu en iyi hissettiren ve en net direksiyon hissi de ondaydı. Ve bu birinciliğin oldukça “açık ara” bir birincilik olduğunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Citroen’in lüks alt markası olarak ortaya çıkan DS, markanın Türkiye yetkililerinin bilgilendirmesine göre, an itibarıyla ana firmadan tamamen ayrılıp bağımsız bir üretici hâline gelmiş. 90’lara kadar, ürettiği hemen her modelin sıradışı teknolojisi, tasarımı ya da ilginç özelliklere sahip oluşuyla, her zaman çok özel bir üretici olan Citroen’in kanatları altında bu işe başlayan DS, çok emin adımlarla ilerliyor. Zaten çevrenize baktığınızda bunu rahatlıkla görebilirsiniz: Son 2-3 yıl içinde yollardaki DS sayısı farkedilir şekilde arttı. Test ettiğimiz DS melez bir araçtı, ancak tam elektrik için ülkemizin altyapı hazırlığının tam olmadığını ve tam elektriğe geçiş için 8-10 yıla ihtiyacımız olduğunu düşünürsek, bu süre zarfında melezlerin şansı ve işlevselliği bir süre daha yüksek kalacaktır diye düşünüyorum.

Bu arada, konunun çok daha yakınında olmayan ama merak edenler için basit bir teknik açıklama da yapalım: Örneğin 1.6 benzinli bir aracınız var diyelim: Teknik özelliklerde aracınızın, örnek, 5000 d/d’de 125 HP olduğu yazılı. Bu değer sadece motor 5000 d/d’de iken geçerlidir, örneğin kalkışta araç rölantinin hemen üzerindeyken ya da vites büyüttüğümüz ortalama 2500-3000 d/d civarlarında bundan çok daha azdır motorun ürettiği güç. Motorun asıl yük çekme yeteneği olan tork ise bambaşka bir hikâyedir: Motorunuz en yükse gücünü 5000 d/d’de üretirken, en yüksek torkunu bambaşka bir devirde (örneğin 3000-3500 d/d’de) üretir. En yüksek tork devrinde motor güçsüzdür, tork devri aşıldığı an tork düşmeye beygir gücü yükselmeye başlar, en yüksek beygir gücü devrine ulaştığınızda tork iyice düşmüştür. Araçlarda “vites”ler motoru işte bu çok kısıtlı “verimli devir bandı”nda tutmak için vardır. Bu arada yine bir fizik kuralı olarak; motor ile tekerlek arasına ne kadar çok sayıda dişli, zincir, şaft vb koyarsanız, o kadar çok enerji kaybı yaşarsınız. Elektrik motorları bu anlamda emsalsizdir: Örneğin 100 kW’lık bir elektrik motoru, hangi devirde olursa olsun 100 kW güç üretir, torku da harekete geçtiği ilk andan en yüksek devrine kadar daima en yüksek seviyede sabittir. Bu nedenle elektrikli motorlar çok yüksek verime sahiptir. Bu verimlilik sayesinde vites kutusuna ihtiyaç kalmaz, bu anlamda da, aktarmadan kaynaklı enerji kayıpları en aza iner.

Hâlâ manuel vites kullanmaktan keyif alan, otomatik vitesten nefret eden ve hızlanmaya eşlik eden temiz ama biraz vahşi bir motor sesine bayılan bir sürücü olarak, elektrikli otomobillerde vites olmaması benim için büyük bir eksiklik. Ancak dünyanın geleceğini bırak, bugününü düşünüyorsak, karbon yakıtlardan bir an önce kurtulmak gerek. Evet yüksek torklu bir dizeli ya da seri bir benzinliyi manuel vitesle kullanmak büyük keyif ama, bu dizelleri ve benzinlileri kullanmaya devam edersek, araba kullanma zevki tadacağımız bir dünya kalmayacak! Yaşasın elektrik!

Yazar-Gökçer Alp

Otomotiv Tedarik Sanayisi Kritik Gündemle Toplanıyor

TAYSAD Konferansında Jeopolitik Riskler ve Yeni Ticaret Dengeleri Masaya Yatırılacak Küresel ticarette dengelerin yeniden şekillendiği bir...

Otokar’dan Yeni Dönem: İlk Mercedes-Benz Conecto Üretildi

Otokar, Daimler Buses ve Mercedes-Benz Türk iş birliği kapsamında ürettiği ilk Mercedes-Benz Conecto şehir otobüsünü...

Fiat Doblo Yeniden Bursa’da Üretilecek

Fiat Doblo Yeniden Bursa’da Üretilecek: Efsane Hafif Ticari Üçüncü Çeyrekte Banttan İniyor Tofaş, hafif ticari araç...

Test Sürüşü: Audi Q5 Sportback E-Hybrid

Audi Q5 Sportback e-hybrid Test: 367 Beygir Güç, 100 Kilometre Elektrikli Menzil Audi, elektrikli mobilite stratejisini...

Çinli Otomobil Markalarının Avrupa Sınavı: İkinci El Değerleri Alarm Veriyor

Avrupa pazarında satışlarını hızla artıran Çinli otomobil üreticileri, ikinci el piyasasında ciddi bir sorunla karşı...

Almanya’da Elektrikli Otomobil Talebi Patladı: Devlet Teşviki Rekor Geçiş Getirdi

Almanya'da elektrikli otomobillere yönelik yeni devlet teşvikleri etkisini göstermeye başladı. 2026'nın ilk çeyreğinde benzinli ve...

Stellantis’ten Hibrit Hamlesi: 24 Yeni Full Hybrid Model Geliyor

Otomotiv devi Stellantis, hibrit araç pazarında önemli bir adım atmaya hazırlanıyor. Şirket, FaSTLAne 2030 stratejik...

Audi Q5 Sportback e-hybrid Testte: Performans ve Verimlilik Tek Gövdede Buluştu

Audi, elektrikli mobilite stratejisini yalnızca tamamen elektrikli modellerle değil, yeni nesil şarj edilebilir hibrit araçlarla...

Mercedes CLA Shooting Brake Sahneye Çıktı

Mercedes CLA Shooting Brake Sahneye Çıktı: 760 Kilometreyi Aşan Menziliyle Dikkat Çekiyor Mercedes-Benz, elektrikli mobilite atağını...

DS Automobiles’te Yönetim Değişikliği: Citroën CEO’su Sorumluluğu Devralıyor

Stellantis Grubu'nda Fransız markalar arasındaki yeniden yapılanma hız kazanırken, premium otomobil markası DS Automobiles’in yönetiminde...

Porsche Macan Turbo ile North Coast 500: İskoçya’nın Vahşi Kuzeyine Elektrikli Bir Yolculuk

Otomobil tutkunlarının zihninde bazı yollar vardır ki, yalnızca bir rota değil, birer efsanedir. Amerika'nın Route...

Zorlu Batı Sahili Rotalarında Test Edildi

Nissan Qashqai e-POWER’dan Tek Depoyla 1300 Kilometreyi Aşan Performans... Nissan Qashqai e-POWER, Avustralya’nın zorlu yol koşullarında...

Stellantis ve Applied Intuition Ortaklığında Yeni Aşama

Stellantis, Applied Intuition ile yürüttüğü stratejik teknoloji iş birliğini genişleterek yeni nesil araç yazılımlarının geliştirilmesinde...

OMODA | JAECOO’dan Her Yaşam Tarzına Uygun Mobilite Hamlesi

OMODA | JAECOO, Türkiye’de büyüyen ürün ailesiyle farklı kullanıcı beklentilerine hitap eden mobilite anlayışını güçlendiriyor....

Ferrari Purosangue’a Daha Sportif Kimlik: Handling Speciale Tanıtıldı

Ferrari, ilk dört kapılı modeli Purosangue için geliştirdiği yeni Handling Speciale paketini tanıttı. Yeniden ayarlanan...

Stellantis ve Wayve’den Otonom Sürüşte Güç Birliği

Stellantis, yapay zekâ destekli otonom sürüş teknolojilerinde yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Şirket, Wayve ile...

Petlas’tan Lastik Alana Mercedes Çekilişi

Türkiye'nin önde gelen lastik üreticilerinden Petlas, 50’nci kuruluş yılı kapsamında düzenlediği kampanyayla müşterilerine iki adet...

Renault’un Tarihi Uçağı Caudron Rafale C.460 Yıllar Sonra Yeniden Gökyüzünde

Renault, tarihine damga vuran havacılık mirasını yeniden canlandırdı. 1934 yapımı efsanevi Caudron Rafale C.460, yaklaşık...
Umberto Palermo svela concept car Malya per mobilità extraurbana

Malya Projesi: İtalya’dan Şehir İçi Mobilite İçin Yeni Elektrikli Konsept

Umberto Palermo liderliğindeki Umberto Palermo Design, şehir içi mobiliteye odaklanan yeni konsept araç Malya için...

Stellantis’ten Fransa’ya 1 Milyar Euroluk Elektrikli Araç Hamlesi

Stellantis, Avrupa’daki elektrikli araç üretim kapasitesini güçlendirmek amacıyla Fransa’da dev bir yatırım planını hayata geçiriyor....