spot_img

Özel Röportaj: Fuchs Lubricants Türkiye Genel Müdürü Ahmet Oral

Çok Okunanlar
1. Bugün FUCHS Lubricants Türkiye’nin liderliğini üstleniyorsunuz. Kariyer yolculuğunuza baktığınızda, sizi bu noktaya taşıyan en önemli dönüm noktaları neler oldu? Sektöre ilk adım attığınız günden bugüne kadar edindiğiniz deneyimler, yönetim anlayışınızı ve liderlik yaklaşımınızı nasıl şekillendirdi?
Kariyerim boyunca farklı sorumluluklar üstlenme fırsatı buldum. Edindiğim deneyimler bana işimizin merkezinde her zaman insanın, güçlü ekiplerin ve sürdürülebilir büyümenin yer aldığını gösterdi.

Bugün FUCHS Lubricants Türkiye’nin liderliğini üstlenmek benim için hem büyük bir sorumluluk hem de önemli bir motivasyon kaynağı. Liderliğe bakış açım; güvene dayalı bir kurum kültürü oluşturmak, ekipleri ortak hedefler etrafında buluşturmak ve karar alırken uzun vadeli değer yaratmayı önceliklendirmek üzerine kurulu. Başarıya ancak birlikte gelişen, birbirine güvenen ve değişime açık ekiplerle ulaşılabileceğine inanıyorum.
2. FUCHS Lubricants Türkiye’deki görevinizde sizi en çok motive eden unsurlar neler? Hem şirketin geleceği hem de sektörün dönüşümü açısından önünüzde nasıl bir vizyon görüyorsunuz?
Beni en çok motive eden unsur, güçlü bir küresel markanın Türkiye’deki büyüme hikâyesine yön verme fırsatı. FUCHS’un teknoloji birikimini, Türkiye’deki üretim gücümüzü ve deneyimli ekibimizi bir araya getirerek müşterilerimize daha fazla değer sunabileceğimize inanıyorum.
Önümüzdeki dönemde sektörümüz; dijitalleşme, sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve yeni mobilite çözümleriyle önemli bir dönüşüm yaşayacak. Biz bu değişimi sadece takip eden değil, müşterilerine yenilikçi çözümler sunarak yön veren şirketlerden biri olmayı hedefliyoruz. Türkiye’nin bu dönüşümde önemli bir üretim, ihracat ve teknoloji merkezi olacağına inanıyorum.
3. FUCHS, dünyanın en büyük bağımsız madeni yağ üreticilerinden biri olarak öne çıkıyor. Bağımsız bir marka olmanın, ürün geliştirme, müşteri odaklılık ve karar alma süreçlerinde size ne gibi avantajlar sağladığını düşünüyorsunuz?
Bağımsız bir şirket olmak, tüm odağımızı yalnızca madeni yağlar ve ilgili özel ürün teknolojilerine vermemizi sağlıyor. Bu uzmanlaşma, Ar-Ge yatırımlarından ürün geliştirmeye, teknik danışmanlıktan müşteri çözümlerine kadar her alanda önemli bir avantaj oluşturuyor.
Aynı zamanda daha çevik karar alabilen, müşteri ihtiyaçlarına daha hızlı cevap verebilen bir yapıya sahibiz. Müşterilerimizin beklentilerini doğru analiz ederek onlara standart ürünler değil, ihtiyaçlarına uygun çözümler sunabiliyoruz. FUCHS’u farklılaştıran en önemli unsurun da bu uzmanlık ve müşteri odaklı yaklaşım olduğunu düşünüyorum.
4. FUCHS’un Almanya merkezli küresel yapılanması içinde Türkiye’nin nasıl bir stratejik önemi bulunuyor? Türkiye operasyonları, global büyüme hedeflerinde hangi rolü üstleniyor?
Türkiye, güçlü sanayi altyapısı, üretim kabiliyeti, yetişmiş insan kaynağı ve stratejik coğrafi konumuyla FUCHS Grubu açısından önemli ülkelerden biri.
Bugün yalnızca Türkiye pazarına hizmet veren bir organizasyon değiliz. Aynı zamanda birçok ülkeye ihracat gerçekleştiren, bölgesel büyümeye katkı sağlayan bir üretim merkezi konumundayız. Grubumuzun Türkiye’ye yaptığı yatırım da bu güvenin somut bir göstergesi. Önümüzdeki dönemde hem bölgesel sorumluluklarımızın hem de küresel organizasyon içindeki katkımızın daha da artacağına inanıyorum.
5. Elektrikli araçların yükselişiyle birlikte “motor yağı” kavramının geleceğini nasıl görüyorsunuz?
E-mobilite, sektörümüzün en önemli dönüşüm alanlarından biri. Elektrikli araç pazarı her geçen yıl büyüyor ve bu değişim, madeni yağ sektöründe de yeni ihtiyaçları beraberinde getiriyor. Ancak bu dönüşümü yalnızca motor yağı perspektifinden değerlendirmemek gerekiyor. Elektrikli araçlarda da e-drive sıvıları, termal yönetim çözümleri, şanzıman sıvıları ve özel gresler gibi yüksek teknolojiye sahip ürünlere ihtiyaç duyuluyor.
FUCHS olarak BlueEV ürün ailemizle elektrikli ve hibrit araçlara yönelik geniş bir çözüm portföyü sunuyoruz. İçten yanmalı motorlu araçların uzun yıllar kullanımda olmaya devam edeceğini de göz önünde bulundurduğumuzda, önümüzdeki dönemin farklı teknolojilerin bir arada var olacağı bir geçiş süreci olacağına inanıyoruz. Biz de Ar-Ge gücümüz ve uzmanlığımızla hem bugünün hem de geleceğin mobilite ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi çözümler geliştirmeyi sürdüreceğiz.
6. Önümüzdeki 10 yılda madeni yağ sektörü bugün bildiğimiz yapısından ne kadar farklı olacak?
Önümüzdeki on yıl sektörümüz açısından bugüne kadar yaşanan en büyük dönüşüm dönemlerinden biri olacak. Elektrifikasyon, dijitalleşme, sürdürülebilirlik hedefleri ve karbon emisyonlarının azaltılması, ürünlerden hizmet anlayışına kadar birçok alanı yeniden şekillendirecek.
Artık müşteriler yalnızca yüksek performanslı bir ürün değil; operasyonlarını daha verimli hale getirecek, enerji tasarrufu sağlayacak ve sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sunacak çözümler bekliyor. Dolayısıyla sektörümüz ürün odaklı olmaktan çıkıp çözüm ve teknoloji odaklı bir yapıya dönüşecek. FUCHS olarak biz de Ar-Ge gücümüz ve uzmanlığımızla bu dönüşümün öncü şirketlerinden biri olmayı hedefliyoruz.
Özel Röportaj: Özgür Sunay
Genel Yayın Yönetmeni
spot_img

Maria Grazia Davino, Ekim Ayında Ford Avrupa’nın Satıştan Sorumlu Başkan Yardımcısı Olacak

Daha önce BYD Europe’da Bölge Direktörü olarak görev yapan ve Stellantis ile Lamborghini’de önemli üst düzey pozisyonlar üstlenen Maria...