Yeni bir kimlik, McLaren’in yeni dönemini temsil ediyor ve Auckland’ın Remuera bölgesindeki benzin istasyonunun üzerinde bulunan tabeladan esinlenen yeni bir yazı karakteriyle kendini gösteriyor. Bruce McLaren’in pistteki ilk zaferini kazandığı otomobili burada geliştirdiği biliniyor. Markayı tanımlayan yeni logo, McLaren Racing ve McLaren Automotive’in ortak çalışmasının bir sonucu olarak ortaya çıktı. İki şirket, kendi arşivlerinden yararlanarak McLaren markasının yıllar içinde şekillenmesine katkıda bulunan sembolleri, hikâyeleri ve tasarım detaylarını inceledi.
McLaren’in en tanınmış sembollerinden biri olan Speedmark de marka açısından önemini korumaya devam ediyor. Speedmark, markanın zaman içindeki sürekliliğini temsil ediyor.
Benzer şekilde Papaya rengi de ayırt edici bir unsur olmayı sürdürüyor ve genişletilen renk paletinin içerisinde yer alıyor. Bu palette, Bruce McLaren’in Yeni Zelanda kökenlerine gönderme yapan Speedy Kiwi de korunuyor.
Yeni McLaren kimliğinin tanıtımı, M6GT’nin kutlanmasının ve McL 6GT’nin tanıtılmasının ardından geldi. Bu otomobil, McLaren’in tasarım ve performans alanındaki günümüzdeki hedeflerini ortaya koyuyor. Yeni kimliğin tanıtımı aynı zamanda McLaren Racing’in Formula 1’deki 1.000’inci Grand Prix’sini kutladığı ve Üçlü Taç’ı kazanma hedefiyle WEC Dünya Dayanıklılık Şampiyonası için hypercar programını açıkladığı yıla denk geliyor.
McLaren Automotive’in kısa süre önce Birleşik Krallık’taki üretim ve mühendislik kapasitesini genişletme planlarını doğruladığı bir dönemde, şirket 500 milyon sterlinin üzerinde bir yatırım programı yürütüyor.
McLaren Automotive Baş Tasarım Sorumlusu David Woodhouse, “McLaren benzersiz ve olağanüstü bir marka. Tarihimiz boyunca hiçbir zaman önceden belirlenmiş yolları takip etmekle yetinmedik. Görsel kimliğimizdeki bu değişim de tam olarak bu ruhu ifade ediyor.” dedi.