spot_img

Mercedes-Benz 5 bin 500 çalışanla yollarını gönüllü ayrılık formülüyle ayırdı

Çok Okunanlar
Beş büyük Alman üreticide son durum
Alman otomotiv sektörünün en önemli aktörlerinden BMW, küresel ölçekte yaklaşık 154 bin kişiden oluşan iş gücünün yüzde 5’ine tekabül eden 8 bin idari ve AR-GE pozisyonunu 2027 sonuna kadar tasfiye edeceğini duyurdu. Şirketin ikinci çeyrek net karı ise yüzde 35 azalarak 1,2 milyar avroya geriledi.
Lüks spor otomobil markası Porsche, alınan tasarruf tedbirleri kapsamında Almanya’daki istihdamını 2035 yılına kadar 5 bin kişi azaltmayı, başka bir ifadeyle her 5 çalışandan 1’ini işten çıkarmayı planlıyor. Üreticinin küresel satışları, 2025’te yüzde 10 kayıpla 2020’den bu yana en düşük seviyeye indi.
İstihdam azaltma programının kapsamını iki katına çıkaran Volkswagen, 100 bin çalışanın işine son vermeyi ve Almanya’daki dört fabrikayı kapatmayı planladığını açıkladı. Benzer hacimde araç üreten Japon rakibi Toyota’dan yüzde 60 daha fazla çalışana sahip olan şirketin 2025 yılı faaliyet kâr marjı yüzde 2,8 gibi kritik bir seviyede kalmıştı.
Mercedes-Benz, 2027 yılına kadar 5 milyar avro tasarruf sağlamak amacıyla idari ve bilişim departmanlarından yaklaşık 5 bin 500 çalışanla yollarını gönüllü ayrılık formülüyle ayırdı. Çin pazarındaki sert rekabet sebebiyle 700 milyon avrodan fazla varlık silen şirketin çekirdek otomobil bölümünün faaliyet kârı yüzde 25 eriyerek 909 milyon avroya geriledi.
Daha önce 2029 yılı sonuna kadar idari ve AR-GE birimlerinden 7 bin 500 kişiyi işten çıkaracağını duyuran Audi’de ise krizin derinleşmesiyle fabrika kapatma senaryoları gündeme geldi. Üretim kapasitesi düşürülen Neckarsulm fabrikası, 2030 yılında kapatılması muhtemel tesisler listesine dahil edildi.
Yurt dışında üretim ve siyasi arayışlar
Alman otomotiv sanayisi üretim ağını uzun süredir küresel ölçekte organize ediyor. Günümüzde Alman markalı her 10 araçtan 7’sinden fazlası Almanya dışında üretiliyor. Bu durum pazarın olduğu yerde üretim yaparak lojistik maliyetlerini ve kur risklerini azaltmayı hedeflerken Almanya içindeki fabrikaların sadece marka imajına güvenmek yerine yüksek verimlilik odaklı çalışmasını zorunlu kılıyor. Alman Otomobilciler Birliği (VDA) verilerine göre, Almanya’da üretilen otomobil sayısı 2016 yılından bu yana yüzde 28 geriledi.
Kimya ve makineyle birlikte 19. yüzyıldan bu yana Alman mühendisliğinin üç temel direğinden biri olan otomotiv sektöründeki bu kötü gidişat, ekonomik sınırları aşıyor. Ülkenin küresel simgeleri olan Volkswagen, Mercedes-Benz ve BMW’nin içine düştüğü bu yapısal kriz, yalnızca binlerce çalışanın geçim kaynağını ve ülke ekonomisini sarsmakla kalmıyor, aynı zamanda Alman ulusal kimliğini, toplumsal huzuru ve kırılgan siyasi dengeleri de doğrudan etkiliyor.
Otomotiv sanayisindeki gerileme, Almanya’da aşırı sağcı siyasi hareketleri besleyerek toplumsal kırılganlığı artırıyor.
Sanayideki bu gerilemeye çözümler arayan Almanya Başbakanı Friedrich Merz, geçen hafta bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada, sektörel sorunları doğrudan Çin’e bağlayarak, Çin kaynaklı ithalat dalgasına karşı Avrupa’nın geri kalanıyla ortak hareket etme sözü verdi.
Merz, Fransız üreticilerin de benzer sorunlarla karşılaştığına dikkati çekerek “Otomotiv endüstrisini yeniden istikrara kavuşturmak için her şeyi yapıyoruz. Şu anda burası Almanya’daki en zordaki sektör.” ifadelerini kullandı.
spot_img

Maria Grazia Davino, Ekim Ayında Ford Avrupa’nın Satıştan Sorumlu Başkan Yardımcısı Olacak

Daha önce BYD Europe’da Bölge Direktörü olarak görev yapan ve Stellantis ile Lamborghini’de önemli üst düzey pozisyonlar üstlenen Maria...