Jaguar’ın yeni Type 00 dört kapılı GT sedanda somutlaşan radikal elektriğe dönüşü, hararetli tartışmalara yol açtı. Bir yandan İngiliz şirket, Bentley ve Rolls-Royce gibi markalara cesur bir projeyle meydan okuyarak ekstrem lüks segmentte kendisini yeniden konumlandırmayı hedefliyor. Beyan edilen 900-1.000 hp’nin üzerinde üç motor, süper GT performansı ve 700 km’ye yakın menzil. Öte yandan, yalnızca elektrikli bir platform uğruna tarihi model ve projeleri feda etme tercihi pek çok kişinin ağzında acı bir tat bıraktı. Jaguar’ın elektriğe yönelik stratejisi Özellikle Type 00, her ne kadar cesur ve yakışıklı olarak tanımlansa da geçmişe aşırı gönderme yaptığı için eleştirildi. Ama aynı zamanda Jaguarları onlarca yıldır diğerlerinden ayıran aerodinamik zarafeti de temsil etmemek. Eski tasarım direktörü Ian Callum’un açıklamaları yangını körükledi: yeni nesil XJ, makyajlı XF, yenilenen F-Pace ve hatta F-Type’ın halefi, strateji yeniden düşünülmeden önce geliştirme aşamasındaydı. Her ne kadar elektrikli olarak tasarlanmış olsa da XJ, aynı zamanda altı silindirli bir motoru da barındırabilirdi; bu da yönetimin, pazara bağlı olarak alternatif hibrit veya termal çözümlere kapıyı açtığının bir işaretiydi. Type 00’a yer açmak için fedakarlıklar Type 00’a yer açmak için bu tür umut verici projelerin iptal edilmesi pek çok kişi tarafından çok ciddi bir adım olarak görülüyor. İki kapılı spor coupé pazarının küçüldüğü bir dönemde, Callum’un son büyük Jaguarlardan biri olarak kabul ettiği F-Type’tan vazgeçmek, markanın kimliğinin ve duygusal mirasının kaybı gibi görünüyor. Stratejik açıdan bakıldığında Jaguar’ın hareketi anlaşılabilir: üst düzey elektrikli araçlara odaklanmak daha yüksek marjlara ve ayrıcalıklı bir konumlandırmaya olanak tanıyor. Ancak bu geçiş, markanın algılanması ve sportif DNA’sının aşınması açısından bir bedel ödüyor.




















