Volkswagen Financial Services AG (VWFS), 2026 yılının ilk yarısında yaklaşık 1,7 milyar euro operasyonel kâr elde etti. Böylece grubun finans birimi, Volkswagen çatısı altındaki tüm otomobil markalarından daha yüksek operasyonel kârlılık ortaya koydu.
Ancak güçlü finansal sonuca rağmen VWFS’nin operasyonel kârı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 7,6 geriledi. Bu düşüşün temel nedenlerinden biri, araçların gelecekteki ikinci el değerlerine ilişkin risklerin yükselmesi oldu. Manager Magazin‘in haberine göre söz konusu risk artışında özellikle elektrikli otomobiller önemli bir rol oynuyor.
VWFS’de Kapsamlı Dönüşüm Hazırlığı
Yılın başından bu yana VWFS’nin CEO’luğunu yürüten Anthony Bandmann, finans biriminde kapsamlı bir dönüşüm gerçekleştirmeyi hedefliyor.
Planın temel amacı, şirketin kârlılığını artırmak ve maliyetleri mümkün olduğunca düşük seviyede tutmak.
Habere göre VWFS, bu kapsamda yeni bir işletme modeli ve dönüşüm yol haritası hazırlanması için danışmanlık şirketleriyle çalışmaya başladı. Söz konusu çalışmanın şirketin gelecekteki operasyonel yapısının yeniden değerlendirilmesini kapsadığı belirtiliyor.
Artan İkinci El Değer Riski Endişe Yaratıyor
VWFS’nin finansal yapısı açısından en önemli risklerden biri, araçların gelecekteki ikinci el değerlerine ilişkin risklerin giderek artması.
Otomobillerin satın alınmak yerine leasing yöntemiyle kullanılmasının yaygınlaşması, finans biriminin bilançosundaki araç hacminin de büyümesine neden oldu.
Manager Magazin‘in aktardığı bilgilere göre finans biriminin bilançosundaki araçların toplam değeri 2024’ten 2025’e yaklaşık 1 milyar euro artarak 5,9 milyar euroya yaklaştı.
Söz konusu ikinci el değer risklerinin 2026 yılının ikinci çeyreğinin başından itibaren yeniden yükseldiği belirtiliyor.
Elektrikli Otomobillerde Risk Daha Yüksek
Özellikle elektrikli otomobiller, VWFS açısından önemli bir risk alanı oluşturuyor. Almanya’da Volkswagen’in elektrikli modellerinin yüzde 80’den fazlasının VWFS üzerinden finanse edildiği veya leasing yöntemiyle kullanıldığı belirtiliyor.
Yüksek leasing oranları finans kuruluşları açısından kârlı bir iş modeli oluşturabilse de, elektrikli otomobillerin ikinci el değerleri bu noktada önemli bir risk yaratıyor.
Sektör analistlerine göre elektrikli otomobillerin üç yıl sonraki ortalama ikinci el değeri, yeni araç fiyatının yaklaşık yüzde 50,9’u seviyesinde bulunuyor.
İçten yanmalı motorlu araçlarda da benzer bir baskı görülüyor. Haziran ayında benzinli otomobillerin ortalama ikinci el değerinin yüzde 59,6, dizel araçların ise yüzde 58,8 seviyesinde olduğu belirtiliyor. Her iki değer de 2021’den bu yana görülen en düşük seviyeler olarak dikkat çekiyor.
VWFS’de Genel Giderlerin Azaltılması Hedefleniyor
VWFS CEO’su Anthony Bandmann’a göre yürütülen dönüşüm projesinin şirket üzerinde “net bir ekonomik etki” oluşturması ve genel giderlerde “önemli” bir azaltım sağlaması hedefleniyor.
Proje kapsamında elde edilen sonuçların Kasım ayının sonunda VWFS Denetim Kurulu’na sunulması planlanıyor. Şirkete destek veren danışmanlık şirketlerinden nihai teklifin ise Ağustos ayının sonunda alınması bekleniyor.
Volkswagen Group genelinde genel giderlerin yaklaşık yüzde 20 oranında azaltılması ve çalışan sayısında da düzenlemeye gidilmesi hedeflenirken, VWFS bu planlardan şimdilik ayrışıyor.
Yaklaşık 10.400 çalışanı bulunan finans biriminin CEO’su Bandmann, habere göre işten çıkarma veya şirket bünyesindeki bazı birimlerin satılması gibi bir plan bulunmadığını açıkladı.
290 Milyar Euroluk Bilanço
VW Financial Services’ın toplam bilanço büyüklüğü yaklaşık 290 milyar euro seviyesinde. Şirketin finansal faaliyetlerini sürdürebilmesi için her yıl yaklaşık 115 milyar euroluk yeniden finansmana ihtiyaç duyduğu belirtiliyor.
Artan ikinci el değer riskleri nedeniyle yatırımcıların VWFS’nin durumunu yakından takip ettiği ifade ediliyor. Bununla birlikte Manager Magazin, piyasanın şu aşamada Volkswagen’in finans birimine yönelik güvenini genel olarak istikrarlı şekilde değerlendirdiğini aktarıyor.
VWFS açısından önümüzdeki dönemin en önemli gündem maddeleri ise artan ikinci el değer risklerinin yönetilmesi, özellikle elektrikli araç portföyündeki finansal risklerin azaltılması ve operasyonel verimliliğin artırılması olacak.