Stellantis, Avrupa operasyonlarında köklü bir strateji değişikliğine gidiyor. Grubun Başkanı John Elkann ve CEO’su Antonio Filosa tarafından açıklanan yeni yol haritası, şirketin artık küresel büyümeden çok bölgesel dayanıklılığa odaklanacağını ortaya koydu.
Detroit’te düzenlenen strateji gününde verilen mesaj netti: Avrupa artık yüksek kârlılık merkezi değil, elektrikli dönüşüm sürecinde korunması gereken kritik bir üretim üssü olacak.

Avrupa’da Kârlılık Hedefi Sert Şekilde Düşürüldü
Şirketin önceki yönetimi döneminde açıklanan “Dare Forward 2030” planında Avrupa için yüzde 10’un üzerinde operasyonel kâr marjı hedefleniyordu. Yeni yönetim ise bu beklentiyi yüzde 3 ila 5 seviyesine çekti.
Bu geri adım, Avrupa otomotiv pazarındaki zorlu gerçekliğin kabulü olarak değerlendiriliyor. Stellantis artık agresif büyüme yerine maliyet kontrolü, üretim optimizasyonu ve sanayi dayanıklılığına öncelik verecek.
Bu kapsamda Avrupa’daki üretim kapasitesi 800 bin adet azaltılacak. Fabrika kapatma planı bulunmasa da tesislerin kullanım oranı yüzde 60’tan yüzde 80’e çıkarılacak.

Çin Teknolojisi Avrupa’ya Daha Fazla Entegre Edilecek
Yeni stratejinin en dikkat çekici başlıklarından biri Çinli üreticilerle kurulan güçlü iş birlikleri oldu.
Leapmotor artık Stellantis’in Avrupa planında merkezi rol üstlenecek. Çinli marka, İspanya’nın Zaragoza kentinde araç üretimine başlayacak. Ayrıca Leapmotor teknolojileri, Opel için geliştirilecek yeni elektrikli SUV modellerinde kullanılacak.
Stellantis ile Leapmotor arasındaki ortak girişim olan Leapmotor International’ın Madrid fabrikasının sahibi olması da planlanıyor.

Öte yandan Dongfeng Motor Corporation ile de yeni bir sanayi ve ticaret anlaşması devreye alınıyor. Çinli üreticinin araçları Fransa’daki Rennes tesislerinde üretilecek. Buna karşılık Stellantis, Dongfeng’in premium markası Voyah için Avrupa satış ağının genişletilmesine destek verecek.
Poissy Fabrikası Otomobil Üretimini Bırakıyor
Fransa’daki Poissy fabrikası ise yeni ekonomik yaklaşımın sembolü olacak. Tesis, kademeli olarak otomobil montajından çıkıp ikinci el araç yenileme ve geri dönüşüm merkezine dönüştürülecek.
Bu adım, Stellantis’in Avrupa’da artık daha düşük maliyetli ve sürdürülebilir üretim modeline yöneldiğini gösteriyor.























