<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>TEKNOLOJİ-TEKNİK &#8211; Automobile Magazine</title>
	<atom:link href="https://automobilemagazine.com.tr/category/teknoloji-teknik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://automobilemagazine.com.tr</link>
	<description>1 Numaralı Otomobil Dergisi...!</description>
	<lastBuildDate>Sat, 30 May 2026 09:52:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2024/05/cropped-logo-automobile-magazine-png-32x32.png</url>
	<title>TEKNOLOJİ-TEKNİK &#8211; Automobile Magazine</title>
	<link>https://automobilemagazine.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Stellantis ve Applied Intuition Ortaklığında Yeni Aşama</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/stellantis-ve-applied-intuition-ortakliginda-yeni-asama</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 May 2026 09:52:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=120863</guid>

					<description><![CDATA[Stellantis, Applied Intuition ile yürüttüğü stratejik teknoloji iş birliğini genişleterek yeni nesil araç yazılımlarının geliştirilmesinde önemli bir adım attı. Ortaklık kapsamında STLA Brain platformunun geliştirilmesi hızlandırılırken, araç içi dijital deneyimin de yeni seviyeye taşınması hedefleniyor. Dünyanın önde gelen mobilite şirketlerinden Stellantis, yazılım odaklı dönüşüm stratejisi kapsamında teknoloji ortaklıklarını güçlendirmeye devam ediyor. Şirket, Applied Intuition ile [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><strong>Stellantis, Applied Intuition ile yürüttüğü stratejik teknoloji iş birliğini genişleterek yeni nesil araç yazılımlarının geliştirilmesinde önemli bir adım attı. Ortaklık kapsamında STLA Brain platformunun geliştirilmesi hızlandırılırken, araç içi dijital deneyimin de yeni seviyeye taşınması hedefleniyor.</strong></h6>
<h6>Dünyanın önde gelen mobilite şirketlerinden Stellantis, yazılım odaklı dönüşüm stratejisi kapsamında teknoloji ortaklıklarını güçlendirmeye devam ediyor. Şirket, Applied Intuition ile mevcut iş birliğini genişleterek yeni nesil STLA Brain platformunun geliştirilmesinde birlikte çalışacağını duyurdu.</h6>
<h6>Anlaşma, iki şirketin daha önce STLA SmartCockpit projesi kapsamında yürüttüğü ortak çalışmaların devamı niteliğini taşıyor. Yeni iş birliğiyle birlikte araç yazılımlarının geliştirilmesi, doğrulanması ve farklı platformlara entegrasyonu süreçlerinin daha hızlı ve verimli hale getirilmesi amaçlanıyor.</h6>
<h6><strong>STLA Brain Geliştirme Süreci Hızlanacak</strong></h6>
<h6>Genişletilen ortaklık kapsamında Applied Intuition’ın Vehicle OS, Cabin Intelligence ve otonom sürüş teknolojileri, Stellantis’in yeni nesil yazılım mimarisi STLA Brain’i destekleyecek.</h6>
<h6>STLA Brain platformu, araç sistemleri arasındaki entegrasyonu sadeleştirmek ve araçların kullanım ömrü boyunca yazılım güncellemeleriyle gelişimini sürdürmesini sağlamak amacıyla geliştiriliyor. Yeni iş birliği sayesinde yazılım geliştirme, simülasyon, doğrulama ve devreye alma süreçlerinin hızlandırılması hedefleniyor.</h6>
<h6><strong>Araç İçi Deneyimde Yeni Dönem</strong></h6>
<h6>Stellantis, ortaklık sayesinde müşterilerine yeni özellikleri daha hızlı sunmayı ve araç içi kullanıcı deneyimini geliştirmeyi planlıyor. Yazılım altyapısındaki iyileştirmelerin, sürücülere daha akıcı ve kişiselleştirilmiş bir dijital deneyim sağlaması bekleniyor.</h6>
<h6>Şirket ayrıca farklı marka ve araç platformlarında ortak yazılım mimarisinin kullanılmasını sağlayarak ölçeklenebilirliği artırmayı amaçlıyor.</h6>
<h6><strong>Yapay Zekâ Destekli Araçlara Geçiş Hızlanıyor</strong></h6>
<h6>Stellantis Mühendislik ve Teknoloji Direktörü Ned Curic, hız, kalite ve ölçeklenebilirliğin yeni nesil araç teknolojilerinde kritik öneme sahip olduğunu vurgulayarak, iş birliğinin yazılım geliştirme süreçlerine önemli katkı sağlayacağını belirtti.</h6>
<h6>Applied Intuition CEO’su Qasar Younis ise genişletilen ortaklığın iki şirketi yapay zekâ tanımlı araç teknolojilerinin ön sıralarına taşıdığını ifade etti. Younis, Vehicle OS ve otonom sürüş sistemlerinin çok sayıda marka ve araç platformunda üretim ölçeğinde kullanılmaya başlanacağını söyledi.</h6>
<h6><strong>Yazılım Odaklı Mobilite Stratejisi</strong></h6>
<h6>Otomotiv sektöründe yazılımın giderek daha fazla önem kazandığı dönemde Stellantis ve Applied Intuition arasındaki iş birliği, geleceğin bağlantılı ve yapay zekâ destekli araçlarına yönelik önemli bir yatırım olarak değerlendiriliyor.</h6>
<h6>Genişletilen ortaklık, yeni nesil mobilite çözümlerinin geliştirilmesini hızlandırırken, kullanıcıların daha güvenli, akıllı ve sürekli güncellenebilen araç deneyimine ulaşmasına da katkı sağlayacak.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Stellantis ve Wayve’den Otonom Sürüşte Güç Birliği</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/stellantis-ve-wayveden-otonom-suruste-guc-birligi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 May 2026 09:44:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=120852</guid>

					<description><![CDATA[Stellantis, yapay zekâ destekli otonom sürüş teknolojilerinde yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Şirket, Wayve ile yaptığı stratejik iş birliği kapsamında geliştireceği yeni nesil sürüş sistemiyle, sürücülere daha doğal, güvenli ve sezgisel bir eller serbest sürüş deneyimi sunmayı hedefliyor. Dünyanın önde gelen mobilite şirketlerinden Stellantis, otonom sürüş teknolojilerine yönelik yatırımlarını hızlandırıyor. Şirket, yapay zekâ tabanlı sürüş [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><strong>Stellantis, yapay zekâ destekli otonom sürüş teknolojilerinde yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Şirket, Wayve ile yaptığı stratejik iş birliği kapsamında geliştireceği yeni nesil sürüş sistemiyle, sürücülere daha doğal, güvenli ve sezgisel bir eller serbest sürüş deneyimi sunmayı hedefliyor.</strong></h6>
<h6>Dünyanın önde gelen mobilite şirketlerinden Stellantis, otonom sürüş teknolojilerine yönelik yatırımlarını hızlandırıyor. Şirket, yapay zekâ tabanlı sürüş teknolojileri geliştiren Wayve ile gerçekleştirdiği stratejik ortaklık kapsamında, Wayve AI Driver teknolojisini STLA AutoDrive platformuna entegre edeceğini açıkladı.</h6>
<h6>Bu entegrasyon sayesinde şehir içi ve otoyol sürüşlerinde eller serbest, gözetimli Seviye 2++ otonom sürüş deneyiminin sunulması planlanıyor. İş birliği, Stellantis’in gelişmiş sürüş destek sistemlerinde yapay zekâ odaklı dönüşüm vizyonunun önemli adımlarından biri olarak değerlendiriliyor.</h6>
<h6><strong>İlk Hedef Seviye 2++ Otonom Sürüş</strong></h6>
<h6>Ortaklığın ilk aşamasında şehir içi ve otoyol kullanımını kapsayan kapıdan kapıya gözetimli otonom sürüş çözümlerine odaklanılacak. Wayve’in uçtan uca yapay zekâ teknolojisi, Stellantis’in STLA AutoDrive platformu ve küresel mühendislik altyapısıyla birleştirilecek.</h6>
<h6>Yeni sistemin, sürücünün sürekli kontrolünü koruduğu ancak birçok sürüş görevini otomatik olarak yerine getirebildiği gelişmiş bir sürüş deneyimi sunması hedefleniyor. Aynı zamanda altyapı, ilerleyen dönemde daha yüksek seviyedeki otonom sürüş özelliklerine geçişi destekleyecek şekilde geliştiriliyor.</h6>
<h6><strong>İlk Uygulama 2028’de Kuzey Amerika’da</strong></h6>
<h6>Stellantis ve Wayve tarafından geliştirilen sistemin ilk araç entegrasyonunun 2028 yılında Kuzey Amerika pazarında devreye alınması planlanıyor.</h6>
<h6>Şirketler, entegrasyon çalışmalarında önemli bir hız yakaladıklarını da vurguladı. Açıklanan bilgilere göre mühendislik ekipleri, Wayve AI Driver teknolojisini Stellantis araç platformlarına iki aydan kısa sürede entegre ederek çalışan bir prototip oluşturdu.</h6>
<h6><strong>Yapay Zekâ Destekli Mobilite Stratejisi</strong></h6>
<h6>STLA AutoDrive platformu, Stellantis’in farklı markalarında kullanılabilecek ortak ve ölçeklenebilir bir sürüş teknolojisi altyapısı sunuyor. Wayve’in yapay zekâ temelli yaklaşımı ise farklı araç segmentleri ve coğrafi koşullara uyum sağlayabilecek şekilde geliştiriliyor.</h6>
<h6>Bu yapı sayesinde sistemin gelecekte birden fazla pazarda ve farklı Stellantis markalarında kullanılmasının önü açılacak. İş birliği aynı zamanda otonom sürüş teknolojilerinin daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayacak önemli bir adım olarak öne çıkıyor.</h6>
<h6>Otonom Sürüşte Yeni Dönem</h6>
<h6>Stellantis’in Wayve ile kurduğu stratejik ortaklık, otomotiv sektöründe yapay zekâ destekli sürüş teknolojilerinin ticarileşme sürecini hızlandıracak gelişmeler arasında gösteriliyor. Şirket, bu iş birliğiyle sürüş güvenliğini artırmayı, kullanıcı deneyimini geliştirmeyi ve geleceğin otonom mobilite çözümlerine yönelik altyapısını güçlendirmeyi amaçlıyor.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Elon Musk’ın Hedefi 10 Milyon Abone</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/elon-muskin-hedefi-10-milyon-abone</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 May 2026 06:51:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=120076</guid>

					<description><![CDATA[Tesla’nın Otonom Sürüş Yazılımına Avrupa’da Yeni Onay Tesla, Avrupa’daki otonom sürüş hedeflerinde önemli bir eşiği daha geçti. Şirketin “Full Self-Driving Supervised (FSD)” isimli gelişmiş sürüş destek sistemi, Litvanya’da resmi onay aldı. Böylece Litvanya, Hollanda’nın ardından Tesla’nın FSD sistemine izin veren ikinci Avrupa ülkesi oldu. Tesla Avrupa’da Regülasyon Engelini Aşmaya Çalışıyor Elon Musk yönetimindeki Tesla, FSD [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><strong>Tesla’nın Otonom Sürüş Yazılımına Avrupa’da Yeni Onay</strong></h6>
<h6><strong>Tesla, Avrupa’daki otonom sürüş hedeflerinde önemli bir eşiği daha geçti. Şirketin “Full Self-Driving Supervised (FSD)” isimli gelişmiş sürüş destek sistemi, Litvanya’da resmi onay aldı.</strong></h6>
<h6>Böylece Litvanya, Hollanda’nın ardından Tesla’nın FSD sistemine izin veren ikinci Avrupa ülkesi oldu.</h6>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-medium wp-image-119725" src="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Le-logiciel-daide-a-la-conduite-de-Tesla-adopte-par-696x464.jpg" alt="Tesla FSD Supervised" width="696" height="464" srcset="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Le-logiciel-daide-a-la-conduite-de-Tesla-adopte-par-696x464.jpg 696w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Le-logiciel-daide-a-la-conduite-de-Tesla-adopte-par-825x550.jpg 825w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Le-logiciel-daide-a-la-conduite-de-Tesla-adopte-par-768x512.jpg 768w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Le-logiciel-daide-a-la-conduite-de-Tesla-adopte-par-1068x712.jpg 1068w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Le-logiciel-daide-a-la-conduite-de-Tesla-adopte-par-630x420.jpg 630w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Le-logiciel-daide-a-la-conduite-de-Tesla-adopte-par.jpg 1280w" sizes="(max-width: 696px) 100vw, 696px" /></p>
<h6><strong>Tesla Avrupa’da Regülasyon Engelini Aşmaya Çalışıyor</strong></h6>
<h6>Elon Musk yönetimindeki Tesla, FSD teknolojisini tüm Avrupa’da kullanıma sunmak istiyor. Ancak Avrupa Birliği’nin katı otonom sürüş düzenlemeleri nedeniyle süreç beklenenden yavaş ilerliyor.</h6>
<h6>Bu nedenle şirket, AB genelinde toplu onay beklemek yerine ülke bazlı regülasyon süreçlerine yönelmiş durumda.</h6>
<h6>İlk büyük adım Nisan 2026’da Hollanda’dan gelmişti. Hollanda’nın araç güvenliği otoritesi RDW, uzun süren testlerin ardından Tesla’nın FSD Supervised sistemine kullanım izni vermişti. Şimdi ise Litvanya aynı yolu izledi.</h6>
<h6><strong>Elon Musk’ın Hedefi 10 Milyon Abone</strong></h6>
<h6>Tesla için FSD yalnızca teknolojik değil aynı zamanda büyük bir gelir modeli olarak görülüyor.</h6>
<h6>Reuters’a göre Elon Musk, 2035 yılına kadar dünya genelinde 10 milyon aktif FSD abonesine ulaşmayı hedefliyor. Şirketin bugün yaklaşık 1,3 milyon ücretli FSD kullanıcısı bulunuyor.</h6>
<h6>FSD sistemi tam otonom sürüşe yaklaşan gelişmiş bir teknoloji sunsa da sürücünün direksiyon başında dikkatli şekilde sistemi denetlemesi gerekiyor.</h6>
<h6><strong>Avrupa’da Yeni Onaylar Yolda</strong></h6>
<h6>Tesla’nın Avrupa’daki yayılımının önümüzdeki dönemde hızlanması bekleniyor.</h6>
<h6>Reuters’ın aktardığına göre Yunanistan Ulaştırma Bakanlığı, FSD kullanımına izin verecek yeni bir yasa hazırlığı yürütüyor. Belçika’nın da benzer bir homologasyon sürecine girmesi bekleniyor.</h6>
<h6>Bazı Avrupa ülkeleri ise Hollanda’nın verdiği sertifikayı doğrudan tanıyabiliyor. Bu durum Tesla’nın farklı pazarlarda daha hızlı ilerlemesinin önünü açabilir.</h6>
<h6><strong>Fransa’da Testler Sürüyor</strong></h6>
<h6>Fransa’da da bazı Tesla araçlarının FSD sistemiyle test sürüşleri yaptığı belirtiliyor. Ancak sistem henüz resmi olarak kullanıma açılmış değil.</h6>
<h6>Öte yandan Avrupa’da otonom sürüş teknolojilerindeki yavaş ilerleme son dönemde eleştiri konusu olmaya başladı. Avrupa Planlama Yüksek Komiserliği tarafından yayımlanan son raporda, kıtanın otonom araç yarışında ABD ve Çin’in gerisinde kaldığı uyarısı yapıldı.</h6>
<h6><strong>Tesla’nın FSD Sistemi Hangi Ülkelerde Kullanılıyor?</strong></h6>
<h6>Tesla’nın Full Self-Driving Supervised sistemi şu anda ABD başta olmak üzere birçok ülkede onay almış durumda.</h6>
<h6>Bu ülkeler arasında Australia, Canada, China, Mexico, New Zealand, South Korea ve United States yer alıyor.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Stellantis Yapay Zekaya Yatırımı Büyütüyor</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/stellantis-yapay-zekaya-yatirimi-buyutuyor</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 May 2026 06:42:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=120070</guid>

					<description><![CDATA[Stellantis’ten Yapay Zeka Hamlesi: Otonom Sürüşte Wayve Ortaklığı Stellantis, otonom sürüş teknolojilerindeki yarışta önemli bir adım attı. Otomotiv devi, yapay zeka tabanlı sürüş sistemleri geliştiren İngiliz girişimi Wayve ile stratejik ortaklık kurduğunu açıkladı. Yeni iş birliği kapsamında Wayve’in “AI Driver” isimli yapay zeka destekli sürüş sistemi, Stellantis’in otonom sürüş platformu STLA AutoDrive’a entegre edilecek. İlk [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><strong>Stellantis’ten Yapay Zeka Hamlesi: Otonom Sürüşte Wayve Ortaklığı</strong></h6>
<h6><strong>Stellantis, otonom sürüş teknolojilerindeki yarışta önemli bir adım attı. Otomotiv devi, yapay zeka tabanlı sürüş sistemleri geliştiren İngiliz girişimi Wayve ile stratejik ortaklık kurduğunu açıkladı.</strong></h6>
<h6>Yeni iş birliği kapsamında Wayve’in “AI Driver” isimli yapay zeka destekli sürüş sistemi, Stellantis’in otonom sürüş platformu STLA AutoDrive’a entegre edilecek. İlk uygulamanın 2028 itibarıyla Kuzey Amerika’da devreye alınması planlanıyor.</h6>
<h6><strong>Hedef: Seviye 2++ Otonom Sürüş</strong></h6>
<h6>Stellantis’in yeni nesil STLA AutoDrive platformu, daha gelişmiş otonom sürüş seviyelerine geçiş için esnek bir altyapı sunmayı amaçlıyor.</h6>
<p><img decoding="async" class="aligncenter size-medium wp-image-119754" src="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Stellantis-et-Wayve-sallient-pour-democratiser-la-conduite-automatisee-696x464.jpeg" alt="Stellantis Wayve conduite autonome" width="696" height="464" srcset="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Stellantis-et-Wayve-sallient-pour-democratiser-la-conduite-automatisee-696x464.jpeg 696w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Stellantis-et-Wayve-sallient-pour-democratiser-la-conduite-automatisee-825x550.jpeg 825w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Stellantis-et-Wayve-sallient-pour-democratiser-la-conduite-automatisee-768x512.jpeg 768w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Stellantis-et-Wayve-sallient-pour-democratiser-la-conduite-automatisee-1068x712.jpeg 1068w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Stellantis-et-Wayve-sallient-pour-democratiser-la-conduite-automatisee-630x420.jpeg 630w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Stellantis-et-Wayve-sallient-pour-democratiser-la-conduite-automatisee.jpeg 1280w" sizes="(max-width: 696px) 100vw, 696px" /></p>
<h6>Wayve’in uçtan uca yapay zeka destekli sürüş teknolojisi sayesinde sistemin “Seviye 2++” otonom sürüş kapasitesine ulaşması hedefleniyor. Bu teknoloji, sürücünün gözetimi devam ederken hem otoyol hem de şehir içi kullanımda gelişmiş yarı otonom sürüş deneyimi sağlayacak.</h6>
<h6>Şirket, gelecekte daha yüksek otonom sürüş seviyelerine geçişin ise yasal düzenlemeler ve kullanıcı beklentilerine bağlı olacağını belirtti.</h6>
<h6><strong>Prototip İki Ayda Hazırlandı</strong></h6>
<h6>Wayve CEO’su ve kurucu ortağı Alex Kendall, iki şirket arasındaki teknik uyumun beklenenden hızlı ilerlediğini söyledi.</h6>
<h6>Kendall, Wayve AI Driver sisteminin Stellantis araç platformlarına iki aydan kısa sürede entegre edilerek çalışan bir prototip oluşturulduğunu açıkladı.</h6>
<h6>Şirkete göre bu ortaklık, yapay zeka teknolojisinin küresel ölçekte seri üretim araçlara daha hızlı taşınmasının önünü açacak.</h6>
<h6>Stellantis Yapay Zekaya Yatırımı Büyütüyor</h6>
<h6>Yeni ortaklık, Stellantis’in daha önce Wayve’e yaptığı stratejik yatırımın devamı niteliğini taşıyor.</h6>
<h6>Stellantis Teknoloji ve Mühendislik Direktörü Ned Curic ise iş birliğinin güvenlik ve kullanıcı deneyimini merkeze alan küresel bir teknoloji dönüşümünü hızlandıracağını ifade etti.</h6>
<h6>Grup, özellikle Çinli ve Amerikalı rakiplerin agresif yatırımları karşısında yapay zeka destekli sürüş teknolojilerinde geri kalmamak için son dönemde otonom sistemlere yönelik çalışmalarını hızlandırmış durumda.</h6>
<h6>Şimdilik sistemin Avrupa’daki Fransız modellerde ne zaman kullanılacağına dair resmi bir tarih paylaşılmış değil.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hyundai’nin Robotu MobED’e Red Dot Tasarım Ödülü</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/hyundainin-robotu-mobede-red-dot-tasarim-odulu</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 May 2026 09:47:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=119629</guid>

					<description><![CDATA[Hyundai Motor Group tarafından geliştirilen mobil robot platformu MobED, 2026 Red Dot Tasarım Ödülleri’nde “Winner” ödülünün sahibi oldu. Hyundai Robotics LAB imzasını taşıyan yeni nesil robot platformu, yenilikçi tasarımı ve gelişmiş hareket kabiliyetiyle dikkat çekti. “Mobile Eccentric Droid” adını taşıyan MobED, farklı zemin ve kullanım koşullarında dengeli hareket edebilmesi için geliştirildi. Platform, Hyundai’nin “Refined Edge” [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><strong>Hyundai Motor Group tarafından geliştirilen mobil robot platformu MobED, 2026 Red Dot Tasarım Ödülleri’nde “Winner” ödülünün sahibi oldu. Hyundai Robotics LAB imzasını taşıyan yeni nesil robot platformu, yenilikçi tasarımı ve gelişmiş hareket kabiliyetiyle dikkat çekti.</strong></h6>
<h6>“Mobile Eccentric Droid” adını taşıyan MobED, farklı zemin ve kullanım koşullarında dengeli hareket edebilmesi için geliştirildi. Platform, Hyundai’nin “Refined Edge” adı verilen insan odaklı tasarım yaklaşımını yansıtırken, robot teknolojilerinin günlük yaşama daha doğal şekilde entegre edilmesini hedefliyor.</h6>
<p><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-119631" src="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Hyundai-Robotu-MobEDe-Red-Dot-.jpg" alt="" width="696" height="435" srcset="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Hyundai-Robotu-MobEDe-Red-Dot-.jpg 696w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Hyundai-Robotu-MobEDe-Red-Dot--672x420.jpg 672w" sizes="(max-width: 696px) 100vw, 696px" /></p>
<h6>Hyundai Motor Group AVP Division Başkanı Minwoo Park, MobED’in başarısının yalnızca teknolojik yeterlilikle sınırlı olmadığını belirterek, fiziksel yapay zekânın gerçek yaşamda kullanılabilirliğini ortaya koyduklarını söyledi.</h6>
<h6>MobED’in öne çıkan özellikleri arasında Hyundai’nin geliştirdiği Drive and Lift teknolojisi ile Eccentric Wheel mekanizması yer alıyor. Bu sistem sayesinde robot; engebeli yollar, kaldırımlar ve eğimli yüzeylerde dahi stabil hareket edebiliyor. Yapay zekâ destekli kontrol sistemleriyle donatılan platform, lojistikten denetime, teslimat hizmetlerinden otonom mobilite çözümlerine kadar farklı alanlarda kullanılabiliyor.</h6>
<h6>İlk kez CES 2022 kapsamında tanıtılan MobED, daha sonra iREX 2025’te seri üretime hazır versiyonuyla teknoloji dünyasının karşısına çıktı.</h6>
<h6>Red Dot ödülüyle birlikte MobED, Hyundai’nin geleneksel otomotiv anlayışının ötesine geçen mobilite vizyonunun en güçlü örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>OMODA &#038; JAECOO’dan Akıllı Parkta Yeni Dönem</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/omoda-jaecoodan-akilli-parkta-yeni-donem</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2026 10:31:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=119157</guid>

					<description><![CDATA[Çinli otomotiv markaları OMODA ve JAECOO, yeni nesil akıllı sürüş teknolojileriyle park deneyimini bir üst seviyeye taşımaya hazırlanıyor. Markalar, gelişmiş otonom park sistemleriyle sürücülere daha güvenli, hızlı ve konforlu kullanım sunmayı hedefliyor. Yeni akıllı park teknolojisi; dar alanlarda otomatik manevra, çevresel algılama ve gelişmiş sensör destekli park özellikleriyle dikkat çekiyor. Sistem, sürücünün minimum müdahalesiyle paralel, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><strong>Çinli otomotiv markaları OMODA ve JAECOO, yeni nesil akıllı sürüş teknolojileriyle park deneyimini bir üst seviyeye taşımaya hazırlanıyor. Markalar, gelişmiş otonom park sistemleriyle sürücülere daha güvenli, hızlı ve konforlu kullanım sunmayı hedefliyor.</strong></h6>
<h6>Yeni akıllı park teknolojisi; dar alanlarda otomatik manevra, çevresel algılama ve gelişmiş sensör destekli park özellikleriyle dikkat çekiyor. Sistem, sürücünün minimum müdahalesiyle paralel, dikey ve çapraz park işlemlerini gerçekleştirebiliyor.</h6>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-large wp-image-119161" src="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/OMODA-JAECOOdan-Akilli-Park-Teknolojisinde-Yeni-Donem-960x540.webp" alt="" width="696" height="392" srcset="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/OMODA-JAECOOdan-Akilli-Park-Teknolojisinde-Yeni-Donem-960x540.webp 960w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/OMODA-JAECOOdan-Akilli-Park-Teknolojisinde-Yeni-Donem-696x392.webp 696w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/OMODA-JAECOOdan-Akilli-Park-Teknolojisinde-Yeni-Donem-768x432.webp 768w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/OMODA-JAECOOdan-Akilli-Park-Teknolojisinde-Yeni-Donem-1068x601.webp 1068w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/OMODA-JAECOOdan-Akilli-Park-Teknolojisinde-Yeni-Donem-747x420.webp 747w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/OMODA-JAECOOdan-Akilli-Park-Teknolojisinde-Yeni-Donem.webp 1280w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></p>
<h6>OMODA &amp; JAECOO yetkilileri, özellikle yoğun şehir yaşamında park sorununu azaltmayı amaçlayan teknolojinin kullanıcı deneyimini önemli ölçüde iyileştireceğini belirtiyor. Yapay zekâ destekli sistem, çevredeki araçları ve engelleri anlık analiz ederek daha hassas manevra kabiliyeti sunuyor.</h6>
<h6>Markalar, akıllı sürüş destek sistemlerini geleceğin mobilite çözümlerinin önemli bir parçası olarak konumlandırırken, yeni teknolojilerin önümüzdeki dönemde farklı modellerde yaygınlaştırılması planlanıyor.</h6>
<h6>Gelişmiş park teknolojileriyle dikkat çeken OMODA &amp; JAECOO, kullanıcı odaklı inovasyon yaklaşımıyla rekabetin hızla arttığı otomotiv pazarında konumunu güçlendirmeyi sürdürüyor.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Porsche’ten İstanbul’da Teknoloji Atağı</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/porscheten-istanbulda-teknoloji-atagi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 May 2026 07:37:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=118912</guid>

					<description><![CDATA[Porsche, tamamen elektrikli Cayenne modeli için geliştirdiği artırılmış gerçeklik deneyimini ilk kez İstanbul’da otomobil tutkunlarıyla buluşturdu. Etiler’de kısa süre önce açılan Porsche Studio Istanbul, Apple Vision Pro destekli uygulamayla ziyaretçilere Cayenne Electric’i satışa çıkmadan önce dijital ortamda keşfetme imkânı sunuyor. Porsche AG ile Doğuş Otomotiv Porsche Türkiye iş birliğiyle hayata geçirilen deneyim alanı, markanın klasik [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6 data-start="45" data-end="382"><strong>Porsche, tamamen elektrikli Cayenne modeli için geliştirdiği artırılmış gerçeklik deneyimini ilk kez İstanbul’da otomobil tutkunlarıyla buluşturdu. Etiler’de kısa süre önce açılan Porsche Studio Istanbul, Apple Vision Pro destekli uygulamayla ziyaretçilere Cayenne Electric’i satışa çıkmadan önce dijital ortamda keşfetme imkânı sunuyor.</strong></h6>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-118914" src="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/porsche-istanbul-teknoloji-ataklari2.jpg" alt="" width="696" height="386" /></p>
<h6 data-start="384" data-end="786">Porsche AG ile Doğuş Otomotiv Porsche Türkiye iş birliğiyle hayata geçirilen deneyim alanı, markanın klasik showroom anlayışını teknoloji odaklı yeni nesil bir deneyime dönüştürüyor. Sınırlı süreyle sunulacak uygulama sayesinde kullanıcılar, Cayenne Electric’in tasarım detaylarından batarya sistemine, şarj performansından sürüş teknolojilerine kadar birçok özelliği üç boyutlu olarak inceleyebiliyor.</h6>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-118915" src="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/porsche-istanbul-teknoloji-ataklari3.jpg" alt="" width="696" height="357" /></p>
<h6 data-start="788" data-end="1125">Deneyimin öne çıkan bölümlerinden biri ise gerçek zamanlı şarj simülasyonu oldu. Kullanıcılar, aracın bataryasının yaklaşık 16 dakikada yüzde 10’dan yüzde 80 seviyesine ulaşan şarj sürecini dijital ortamda adım adım takip edebiliyor. Ayrıca batarya hücre yapısı, enerji yönetimi ve termal sistemler de detaylı şekilde görüntülenebiliyor.</h6>
<h6 data-start="1127" data-end="1432">Uygulamada Porsche’nin performans teknolojileri de dikkat çekiyor. Cayenne Turbo Electric modelinde kullanılan yağ soğutma sistemi üç boyutlu olarak sergilenirken, sanal sürüş alanında Porsche Active Ride ve PASM sistemlerinin farklı yol koşullarına verdiği tepkiler interaktif şekilde deneyimlenebiliyor.</h6>
<h6 data-start="1434" data-end="1580">Porsche Studio Istanbul, bu uygulamayla birlikte Cayenne Electric’e özel uzamsal bilişim deneyimini sunan dünyadaki ilk merkez olarak öne çıkıyor.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>OMODA-JAECOO VPD Teknolojisi</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/omoda-jaecoo-vpd-teknolojisi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 May 2026 13:03:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=118292</guid>

					<description><![CDATA[OMODA &#38; JAECOO VPD Teknolojisiyle Park Etme Sorununu Ortadan Kaldırıyor! Yenilikçi tasarım diline sahip modelleri ile kısa sürede dikkatleri üzerine çeken OMODA &#38; JAECOO, VPD (Valet Parking Driver) teknolojisini küresel sahneye taşıyarak park etme deneyimini yeniden tanımlıyor. Genç kullanıcıların günlük hayatta yaşadığı park zorluklarına çözüm sunan sistem, “El Salla Gitsin” ve “Çağır Gel” fonksiyonlarıyla öne [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><strong>OMODA &amp; JAECOO VPD Teknolojisiyle Park Etme Sorununu Ortadan Kaldırıyor!</strong></h6>
<h6>Yenilikçi tasarım diline sahip modelleri ile kısa sürede dikkatleri üzerine çeken OMODA &amp; JAECOO, VPD (Valet Parking Driver) teknolojisini küresel sahneye taşıyarak park etme deneyimini yeniden tanımlıyor. Genç kullanıcıların günlük hayatta yaşadığı park zorluklarına çözüm sunan sistem, “El Salla Gitsin” ve “Çağır Gel” fonksiyonlarıyla öne çıkıyor. Tek dokunuşla çalışan bu akıllı teknoloji, park sürecini zahmetli bir adım olmaktan çıkararak konforlu bir deneyime dönüştürüyor. Farklı iklim ve coğrafyalarda test edilen VPD, gerçek kullanım senaryolarına uygun olarak geliştirildi. Ağustos 2026 itibarıyla ilk olarak Orta Doğu’da devreye alınması planlanan sistem, ardından farklı pazarlarda yaygınlaşacak. OMODA &amp; JAECOO, bu teknolojiyle akıllı mobilite alanındaki iddiasını bir adım daha ileri taşıyor.</h6>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-118296" src="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/OMODA-JAECOO-park-etme-sorunu-teknoloji.jpg" alt="" width="696" height="392" /></p>
<h6>Günlük şehir yaşamında park etmek, özellikle genç kullanıcılar için çoğu zaman en yorucu ve zaman kaybettiren süreçlerden biri olmaya devam ediyor. Kalabalık otoparklarda yer aramak, etkinlik sonrası aracını bulmaya çalışmak ya da zorlu hava koşullarında araca ulaşmak ise bu zorlukların başını çekiyor. Yenilikçi yaklaşımıyla OMODA &amp; JAECOO, bu deneyimi kökten değiştiren VPD (Valet Parking Driver) teknolojisini küresel sahneye taşıyarak park etmeyi zahmetli bir süreç olmaktan çıkarıyor.</h6>
<h6>“Milyondan Yıllık Milyona” strateji lansmanı ve OMODA 4 üretim hattından çıkış töreninde tanıtılan VPD teknolojisi, genç kullanıcıların günlük hayatına doğrudan dokunan pratik bir çözüm sunuyor. Bir “oyun kolaylaştırıcı” mantığıyla geliştirilen sistem, kullanıcıya iki temel fonksiyon sağlıyor: “El Salla Gitsin” ve “Çağır Gel”.</h6>
<h6>“El Salla Gitsin” özelliği sayesinde kullanıcı araçtan indikten sonra yoluna devam edebiliyor, araç ise uygun park alanını kendi kendine bulup hassas şekilde park işlemini tamamlıyor. “Çağır Gel” fonksiyonu ile araç, tek komutla bulunduğu noktadan hareket ederek kullanıcıya ulaşıyor. Böylece park süreci, yolculuğun stresli bir aşaması olmaktan çıkarak konforlu bir deneyime dönüşüyor.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Chery ve Bosch İş Birliği&#8230;</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/chery-ve-bosch-is-birligi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 2026 07:34:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=117296</guid>

					<description><![CDATA[Küresel otomotiv endüstrisi yüksek kaliteli gelişim yönündeki dönüşümünü sürdürürken, Chery, üretim ve Ar-Ge gücünü yeni iş birlikleriyle güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda şirket, Bosch ile Pekin’de 48V araç mimarisinin ortak geliştirilmesi ve seri üretimi için bir çerçeve anlaşması imzaladı. Bu anlaşma ile iki taraf, Çin’de yeni nesil 48V araç mimarisinin öncü üretimi için stratejik iş [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><strong>Küresel otomotiv endüstrisi yüksek kaliteli gelişim yönündeki dönüşümünü sürdürürken, Chery, üretim ve Ar-Ge gücünü yeni iş birlikleriyle güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda şirket, Bosch ile Pekin’de 48V araç mimarisinin ortak geliştirilmesi ve seri üretimi için bir çerçeve anlaşması imzaladı. Bu anlaşma ile iki taraf, Çin’de yeni nesil 48V araç mimarisinin öncü üretimi için stratejik iş birliklerini derinleştirdi.</strong></h6>
<h6>Sistem ağırlığı azaldı tepki hızı artırıldı!</h6>
<h6>Araç içi bilgi işlem sistemleri, akıllı kokpitler ve by-wire şasi teknolojileri gibi yüksek performanslı bileşenlere yönelik artan talep geleneksel 12V elektrik sistemlerinin güç sınırlarına ulaşmasına neden oldu. Bu nedenle daha yüksek avantajlar sunan 48V elektrik mimarilerinin geliştirilmesi artık sektör genelinde bir gereklilik haline geldi. Bu kapsamlı iş birliği çerçevesinde Chery ve Bosch, akıllı araçların temel elektrik mimarisini yeniden yapılandırmaya odaklanacak. Ortak geliştirilen 48V araç mimarisi; yüksek güç, hafif yapı, yüksek entegrasyon, yüksek güvenilirlik ve yüksek ölçeklenebilirlik gibi önemli avantajlar sunuyor. Araç güç kapasitesi 15kW seviyesine çıkarılırken sistem ağırlığı 10 kilgoramdan fazla azaltıldı ve steer-by-wire motorunun tepki hızı yüzde 20’nin üzerinde artırıldı. Ayrıca sistem, aşırı koşullarda akıllı sürüş, frenleme ve direksiyon gibi kritik fonksiyonların kesintisiz çalışmasını sağlamak için bağımsız yedekli güç besleme tasarımına sahip. Bu teknolojinin gelecekte robotik gibi yeni alanlara da uyarlanabileceği belirtiliyor. Chery ve Bosch arasındaki iş birliği 25 yılı aşkın süredir devam ediyor ve bu süreçte birçok alanda ortak teknolojik başarılar elde edildi. Ekim 2024’te iki taraf, 48V düşük voltaj sistemi üzerine bir mutabakat zaptı imzalayarak ortak bir ön araştırma ekibi kurdu. 18 aylık yoğun çalışma sonucunda proje üç temel hedefe ulaştı: araç sistemleri ve fonksiyonel prototiplerin geliştirilmesi, kritik bileşen örneklerinin oluşturulması ve endüstriyel üretim süreçlerine yönelik ön araştırmaların tamamlanması. Bu gelişmeler, seri üretim için sağlam bir temel oluşturdu. Teknolojinin ilk olarak Chery’nin premium markası EXEED’in amiral gemisi modelinde kullanılması planlanıyor.</h6>
<h6>İş birliği ile seri üretim hızlanacak!</h6>
<h6>Chery ve Bosch’un uzun yıllardır yüksek güvene dayalı stratejik bir ortaklık yürüttüğünü söyleyen Chery Yönetim Kurulu Başkanı Yin Tongyue, “Bu 48V araç projesi, yeni nesil araç sistem çözümlerinin tanımlanması ve hızla hayata geçirilmesi için ortak bir adımdır. Bu iş birliği, global pazar için bir teknoloji ekosistemi inşa etme ve elektrik mimarilerinin dönüşümüne liderlik etme yolunda önemli bir aşamadır. Chery, teknolojik inovasyonu temel itici güç olarak görmeye devam ederek ürün inovasyonunu güçlendirecek, iş modeli dönüşümünü hızlandıracak ve küresel yüksek teknoloji ekosistemine geçişini hızlandıracaktır” dedi. Konu hakkında açıklama yapan Robert Bosch GmbH Yönetim Kurulu Başkanı Stefan Hartung ise şunları söyledi: “Bu stratejik iş birliğinin derinleşmesi, Bosch ile Chery arasındaki 25 yıllık güçlü ortaklığın yeni bir seviyeye ulaştığını gösteriyor. Küresel ölçekte hızlanan elektrifikasyon ve akıllı dönüşüm trendleri doğrultusunda Bosch, düşük voltaj sistem bileşenlerinin geliştirilmesi ve endüstriyel üretim konusundaki deneyimini tam anlamıyla ortaya koyacaktır. Chery’nin araç geliştirme yetkinliği, güç ağı sistem tanımları ve yerel ile uluslararası pazarlardaki gücüyle birleşerek yeni nesil 48V araçların seri üretimini ve ölçeklenmesini hızlandıracağız.”</h6>
<h6>Akıllı mobilite dönüşümü desteklenecek!</h6>
<h6>Küresel otomotiv sektörü, şu anda elektrifikasyon ve akıllı dönüşüm açısından kritik bir dönüm noktasında bulunuyor. Bu iş birliği, Chery’nin tüm alanları kapsayan yapay zekâ stratejisini ilerletmesi ve “Global Innovation System No Complacency” vizyonunu hayata geçirmesi açısından önemli bir adım olarak öne çıkıyor. 48V düşük voltaj sisteminin ortak geliştirilmesi ve seri üretimin hızlandırılması, global akıllı mobilite için yeni nesil elektrik mimarisi sunarak sektörün dönüşümünü destekleyecek. İmza törenine her iki şirketten üst düzey yöneticiler katıldı. Chery tarafında Yin Tongyue (Yönetim Kurulu Başkanı), Gao Xinhua ve Qi Shilong (İcra Başkan Yardımcıları), Wang Ting ve Xie Baojun (Başkan Yardımcıları); Bosch tarafında ise Dr. Stefan Hartung (Yönetim Kurulu Başkanı), Markus Heyn (Bosch Mobility Başkanı), Andreas Dempf (Satış Başkan Yardımcısı), Xu Daquan (Bosch Çin Başkanı), Wang Weiliang (Bosch Mobility Çin Yönetim Kurulu Başkanı), Zhang Ying (Bosch Mobility Çin Yönetim Kurulu İcra Başkan Yardımcısı) ve diğer üst düzey yöneticiler yer aldı.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Stellantis ile Microsoft Güçlerini Birleştirdi&#8230;</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/stellantis-ile-microsoft-guclerini-birlestirdi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Apr 2026 09:31:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=116581</guid>

					<description><![CDATA[Stellantis Yapay Zekâ Odaklı Stratejisini ve Dijital Dönüşümünü Hızlandırıyor! Stellantis ile Microsoft Müşteri Deneyimini Geliştirmek İçin Güçlerini Birleştirdi! Dünyanın en büyük mobilite şirketlerinden Stellantis, müşteri deneyimlerini geliştirmek amacıyla Microsoft ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliği sayesinde yapay zekâ odaklı stratejisini ve dijital dönüşümünü hızlandırıyor. Bu iş birliği ile satış, müşteri hizmetleri ve operasyonlar genelinde 100’ün üzerinde [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><strong>Stellantis Yapay Zekâ Odaklı Stratejisini ve Dijital Dönüşümünü Hızlandırıyor!</strong></h6>
<h6><strong>Stellantis ile Microsoft Müşteri Deneyimini Geliştirmek İçin Güçlerini Birleştirdi!</strong></h6>
<h6>Dünyanın en büyük mobilite şirketlerinden Stellantis, müşteri deneyimlerini geliştirmek amacıyla Microsoft ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliği sayesinde yapay zekâ odaklı stratejisini ve dijital dönüşümünü hızlandırıyor. Bu iş birliği ile satış, müşteri hizmetleri ve operasyonlar genelinde 100’ün üzerinde yapay zekâ girişiminin birlikte geliştirilmesi için ortak ekipler oluşturularak küresel ölçekte inovasyonun hızlandırılması hedefleniyor. Stellantis, siber tehditlerin önlenmesine ve araçların, müşteriler ile operasyonların dünya genelinde korunmasına katkı sağlamak amacıyla, yapay zekâ destekli analitik çözümlerle küresel siber savunma merkezini güçlendirecek. Bu kapsamda ölçeklenebilir bulut modernizasyonu ile çeviklik ve performans artırılırken, daha entegre bir dijital ekosistem oluşturulacak. Bu sayede 2029 yılına kadar veri merkezi ayak izinde yüzde 60 oranında azaltım hedefleniyor.</h6>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-116583" src="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/Stellantis_Microsoft_partner_image.jpg" alt="" width="696" height="122" /></p>
<h6>Mobilitenin her alanına yatırım yapan dünyanın en büyük mobilite şirketlerinden Stellantis, dünyanın alanında önde gelen markalarıyla iş birliklerine devam ediyor. Bu kapsamda Microsoft ile 5 yıllık stratejik iş birliğine imza atan Stellantis, gelişmiş yapay zekâ, siber güvenlik ve mühendislik yetkinliklerinin ortak geliştirilmesi yoluyla dijital dönüşümünü hızlandırmayı hedefliyor.</h6>
<h6><strong>Dijital süreçleri hızlandıracak!</strong><br />
Uzun süredir devam eden iş birliğinin üzerine inşa edilen bu ortaklık, Stellantis’in otomotiv mühendisliği uzmanlığı, çok markalı yapısı ve küresel operasyonlarını; Microsoft’un bulut, yapay zekâ ve güvenlik yetkinlikleriyle bir araya getirerek, ekosistem genelinde daha güçlü, daha çevik ve daha entegre dijital süreçlerin hızlandırılmasını sağlayacak. Stellantis’in 100 yılı aşkın süredir müşterilerinin sevdiği ürünler, hizmetler ve deneyimler geliştirme hedefi ile inovasyon gerçekleştirdiğini söyleyen Stellantis Mühendislik ve Teknoloji Direktörü Ned Curic, “Yapay zekânın hızla geliştiği bu dönemde; mühendislik ve üretimden tasarıma ve müşteri etkileşimine kadar işimizin her alanında erken benimseyenlerden biri olduk. Yeni nesil dijital kokpitten araçların temel işletim sistemine kadar yapay zekâyı doğrudan araçlarımıza entegre ediyoruz. Microsoft ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği sayesinde, şirket genelinde yapay zekâ ivmemizi daha da hızlandırıyor; ekiplerimize daha hızlı inovasyon yapma ve müşterilerimizin bizden beklediği ürün, hizmet ve deneyimleri sunma imkânı sağlayan araçlar sunuyoruz” dedi.</h6>
<h6>
<strong>Stratejik iş birliği hakkında açıklama yapan Microsoft Ticari İş Birimi CEO’su Judson Althoff ise şunları söyledi:</strong> “Stellantis ile yürüttüğümüz çalışmalar, otomotiv değer zinciri genelinde yapay zekâ dönüşümünü sorumlu ve güvenli bir şekilde ilerletmeye yönelik ortak bir vizyonu yansıtmaktadır. Stellantis’in küresel ölçeği ve mühendislik uzmanlığını, Microsoft’un güvenilir bulut, yapay zekâ ve güvenlik platformlarıyla bir araya getirerek, dünya genelinde milyonlarca sürücü için somut değer yaratıyoruz.”</h6>
<h6>
<strong>Yapay zekâ ve veri ile daha hızlı ve akıllı inovasyon!</strong><br />
İş birliği kapsamında, Stellantis ve Microsoft; müşteri hizmetleri, ürün geliştirme ve operasyonlar genelinde 100’ün üzerinde yapay zekâ girişimini birlikte geliştirmektedir. Bu kapsamda şu başlıklar öne çıkıyor:<br />
Yapay zekâ destekli ürün geliştirme ve doğrulama<br />
Öngörücü bakım ve test süreçleri<br />
Yeni dijital özellik ve hizmetlerin daha hızlı devreye alınması<br />
Güvenli ve şifrelenmiş verilerden elde edilen yapay zekâ odaklı içgörülerden faydalanan Stellantis, müşteriyi tüm faaliyetlerinin merkezine koyma taahhüdünü bir kez daha teyit ediyor. Bu kapsamda örneğin Peugeot sürücüleri; şehir içi kullanımda daha enerji verimli sürüşe yönelik akıllı öneriler alabilecek, aynı zamanda araç sağlığına ilişkin proaktif içgörüler ve günlük kullanım deneyimini iyileştirmeye yönelik özellik güncellemelerinden faydalanabilecek.<br />
Araçlar ve operasyonlar genelinde daha güçlü siber güvenlik!<br />
Stellantis, BT (bilişim teknolojisi) sistemleri, bağlantılı araçlar, üretim tesisleri ve dijital ürünlerini kapsayan yapay zekâ destekli küresel bir siber savunma merkezini devreye alarak yönetecek. Bu bütünleşik yaklaşım sayesinde Stellantis:<br />
Yapay zekâ destekli analitik ile siber tehditleri daha hızlı öngörüp tespit edebilecek,<br />
Bağlantılı hizmetler ve müşteri verileri için tutarlı bir koruma sağlayacak,<br />
Küresel operasyonlar genelinde dayanıklılık ve müdahale kabiliyetlerini güçlendirecek.<br />
Uçtan uca bu yaklaşım ile siber güvenlik, her bir dijital araç deneyiminin ayrılmaz bir parçası haline getirilerek, mobil uygulamalar ve araç içi hizmetler üzerinden gerçekleşen tüm etkileşimler güvence altına alınıyor. Örneğin Jeep kullanıcıları; zorlu ve uzak coğrafyalarda dahi güvenilir bağlantı ve korunan veri erişiminden faydalanarak, yolculuklarının her anında güvenle ilerleyebilecek.</h6>
<h6>
<strong>Öncelikli programları hızlandırmak için ortak kaynak kullanımı!</strong><br />
Dünya genelinde daha hızlı ve güvenilir dijital deneyimler sunmak amacıyla, Stellantis altyapısını Microsoft Azure kullanarak modernize etmektedir ve 2029 yılına kadar veri merkezi ayak izinde yüzde 60 oranında azalma hedefleniyor. Bu bulut modernizasyonu, daha entegre ve ölçeklenebilir bir dijital ekosistemin temelini oluşturacak; müşterilere yönelik dijital ve bağlantılı hizmetlerin kesintisiz sunumunu desteklerken, küresel üretim ve lojistik operasyonlarında dayanıklılığı da güçlendirecek.<br />
Stellantis ve Microsoft, önümüzdeki yıllarda bu iş birliğini; yan yana çalışarak ve ihtiyaç duyulan alanlarda Microsoft sertifikalı iş ortaklarını sürece dahil ederek geliştirmeye devam edecek. Bu iş birliği modeli, Stellantis’in öncelikli teknoloji programlarına sürdürülebilir bir odak sağlarken; mühendislik, üretim ve tedarik zinciri operasyonlarında yapay zekâ destekli geliştirmelerin önünü açıyor. İş birliği kapsamında Stellantis, küresel iş gücünü üretkenliği ve iş birliğini artırmak amacıyla kurumsal seviyede yapay zekâ araçlarıyla donatıyor. Halihazırda tüm çalışanların Copilot Chat’e erişimi bulunurken, belirli roller için Microsoft 365 Copilot kapsamında ilk etapta 20 bin lisansın devreye alınması planlanıyor. Bu dönüşüm, Stellantis’e özel olarak tasarlanmış bir eğitim programı ile destekleniyor; ekiplerin yapay zekâ yetkinliklerini günlük iş akışlarına etkin şekilde entegre etmeleri ve müşteriler için daha güçlü sonuçlar üretmeleri hedefleniyor.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Siemens, Hannover Messe 2026’da&#8230;.</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/siemens-hannover-messe-2026da</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 2026 07:32:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=116179</guid>

					<description><![CDATA[Bu yılki Hannover Messe&#8217;de, Siemens yeni dijital çözümlerin endüstriyi ve bir üretim üssü olarak Avrupa&#8217;yı geleceğe nasıl hazırladığını gözler önüne serecek. Özellikle beceri eksikliği, kıt kaynaklar, değişken piyasalar ve artan karmaşıklık ortamında, yapay zeka ve kapsamlı bir dijital ikiz gibi teknolojiler, inovasyonu hızlandırarak, üretkenliği artırarak ve şirketlerin kaynak verimliliğini geliştirerek belirleyici rekabet avantajları sağlayabilir. Siemens [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><strong>Bu yılki Hannover Messe&#8217;de, Siemens yeni dijital çözümlerin endüstriyi ve bir üretim üssü olarak Avrupa&#8217;yı geleceğe nasıl hazırladığını gözler önüne serecek. Özellikle beceri eksikliği, kıt kaynaklar, değişken piyasalar ve artan karmaşıklık ortamında, yapay zeka ve kapsamlı bir dijital ikiz gibi teknolojiler, inovasyonu hızlandırarak, üretkenliği artırarak ve şirketlerin kaynak verimliliğini geliştirerek belirleyici rekabet avantajları sağlayabilir.</strong></h6>
<h6>Siemens AG Başkanı ve CEO&#8217;su Roland Busch konuyla ilgili şunları söyledi: &#8220;Endüstriyel yapay zeka gelecekte endüstride kimin liderlik edeceğini belirleyecek. Bu nedenle, tasarım ve mühendislikten üretim ve işletmeye kadar yapay zekayı gerçek dünyaya taşıyan endüstriyel bir yapay zeka işletim sistemi inşa ediyoruz. Bu da müşterilerimize net bir rekabet avantajı sağlayarak onları daha hızlı, daha verimli ve daha esnek hale getiriyor.&#8221;</h6>
<figure id="attachment_116182" aria-describedby="caption-attachment-116182" style="width: 696px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-116182" src="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/Siemens_AG.jpg" alt="" width="696" height="363" /><figcaption id="caption-attachment-116182" class="wp-caption-text">Im Juni 2016 wurde die neue Konzern-Zentrale der Siemens AG in München eröffnet. Das Unternehmen beschäftigt heute rund 348.000 Mitarbeiter und ist in über 200 Ländern weltweit aktiv. Bis heute prägen seine Leidenschaft für Ingenieurskunst und das Streben nach wegweisenden Erfindungen und Lösungen das von ihm gegründete Unternehmen.The new Siemens headquarters building opened its doors in Munich in June 2016. The company currently has around 348,000 employees and operates in more than 200 countries worldwide. To this day, Werner von Siemens’ passion for engineering excellence and his drive to create trailblazing innovations and solutions continue to shape the company he founded.</figcaption></figure>
<h6>Hannover Messe&#8217;de, Siemens özellikle robotik alanındaki yeni endüstriyel yapay zeka ürünlerini ve projelerini sergilerken, yeni teknolojilerin tedarik zincirlerini ve lojistik süreçlerini nasıl daha esnek hale getirebileceğini gösterecek.</h6>
<h6><strong>Siemens standında, günümüz teknolojisinin halihazırda neler sunabildiği ve birkaç yıl içinde fabrikalarda günlük işleyişin nasıl şekillenebileceği de vurgulanacak.</strong></h6>
<h6>Bu yılın odak noktalarından biri de tüketim ürünleri sektörü. Siemens, ABD&#8217;li gıda üreticileri Pringles ve PepsiCo&#8217;nun değer zincirlerini nasıl dijitalleştirdiğini Şirketlerin endüstriyel yapay zekadan yararlanarak verilerinden katma değer üretmesiyle ürünlerini pazara daha hızlı ve daha güvenilir bir şekilde sunabilmesi de bu kapsamda ele alınacak. Örneğin, ürün şartnameleri doğrudan tariflerle bağlantılı olacak, lojistik, depolama ve tedarik zincirleri birbirine bağlanacak ve böylece tamamen şeffaf ve izlenebilir olacak. Siemens standında ayrıca, doğrudan müşterinin bulunduğu yerde inşa edilebilen ve yerel pazar değişikliklerine çok hızlı yanıt vermek için simülasyon teknolojisi ve yapay zeka kullanan esnek, modüler bir mini fabrika olan pop-up fabrika da vurgulanacak.</h6>
<h6>Ziyaretçiler üretimin geleceği hakkında da fikir sahibi olacak. İnovasyon Merkezinde, ziyaretçiler endüstriyel yapay zekanın giderek daha otonom hale gelen bir endüstriyi nasıl şekillendirdiğini görecek. Katmanlı üretim kullanılarak ayakkabı tabanlarının esnek bir şekilde üretilmesi buna yönelik bir örnek olarak ön plana çıkıyor. Kullanıcılar bireysel özelleştirme taleplerini bir yapay zeka sohbet arayüzü aracılığıyla giriyor. Daha sonra, arka plandaki yapay zeka doğru tasarım araçlarını koordine ediyor. Üretim yapay zeka ajanları tarafından otonom olarak yönetiliyor, insansı robotlar ayakkabıları üretim süreci boyunca taşıyor ve yapay zeka kontrollü robotlar bitmiş ürünü paketliyor.</h6>
<h6>Veri merkezlerinin büyük ölçüde artan enerji gereksinimleri de Siemens standında odak noktası olacak. Günümüzde her 100 enerji santralinden biri yalnızca veri merkezlerini desteklemek için çalışıyor. 2030 yılına kadar bu sayı her 10 enerji santralinden birine yükselebilir. Bu merkezler, doğru akımla (DC) çalışan verimli, yüksek performanslı güç şebekelerine ihtiyaç duymaktadır. DC güç şebekeleri daha yüksek güç yoğunlukları sağlamakta ve yeni nesil veri merkezleri için temel oluşturmaktadır. Güneş enerjisi ve batarya depolama gibi yenilenebilir enerji kaynakları da bu şebekelere entegre edilebilir. Sonuç olarak, operatörler yalnızca daha fazla verimlilikten değil, aynı zamanda piyasadaki dalgalanmalardan bağımsız olarak daha sürdürülebilir ve istikrarlı bir enerji arzından da faydalanacak. Bu çerçevede Siemens, DC güç şebekelerinin gereksinimlerine göre uyarlanmış ilk yarı iletken tabanlı koruma ve anahtarlama sistemini sunacak. Bu teknoloji DC&#8217;yi olağanüstü hız ve hassasiyetle koruyup gerekli geçişi gerçekleştirmektedir.</h6>
<h6>Siemens, Hannover Messe&#8217;deki 20-24 Nisan 2026 tarihleri arasında 27. Salon&#8217;daki A48 numaralı stantta yer alacak. Şirket, 20 Nisan günü saat 17:45&#8217;te Siemens standında bir basın toplantısı düzenleyecek. Konferans çevrim içi olarak da canlı yayınlanacak. Almanya Başbakanı Friedrich Merz&#8217;in 20 Nisan sabahı Siemens standını ziyaret etmesi bekleniyor.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bosch, inovasyon gücünü öne çıkarıyor</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/bosch-inovasyon-gucunu-one-cikariyor</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 2026 07:14:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=116162</guid>

					<description><![CDATA[Stuttgart ve Renningen, Almanya – Bosch Grubu, jeopolitik gerilimler ve ticaret engelleri karşısında 2026 mali yılında küresel pazarlardaki büyüme beklentilerini gerçekleştirmek için inovasyon gücünden yararlanmayı hedefliyor. Geleceğin önemli alanlarına yönelik gerekli ön yatırımların önceki yılların yüksek seviyesinde kalması planlanıyor. Sadece 2025 yılında Bosch, araştırma ve geliştirmeye ve sermaye harcamalarına yaklaşık 12 milyar Euro ayırdı. Teknoloji ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><strong>Stuttgart ve Renningen, Almanya</strong> – Bosch Grubu, jeopolitik gerilimler ve ticaret engelleri karşısında 2026 mali yılında küresel pazarlardaki büyüme beklentilerini gerçekleştirmek için inovasyon gücünden yararlanmayı hedefliyor. Geleceğin önemli alanlarına yönelik gerekli ön yatırımların önceki yılların yüksek seviyesinde kalması planlanıyor. Sadece 2025 yılında Bosch, araştırma ve geliştirmeye ve sermaye harcamalarına yaklaşık 12 milyar Euro ayırdı. Teknoloji ve hizmet tedarikçisi, 2026 yılı için yüzde 2-5 arasında ciro artışı ve yüzde 4-6 arasında faaliyetlerden gelen FVÖK marjı planlıyor. Şirketin yıllık rakamlarına atıfta bulunan Bosch Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Stefan Hartung, “Küresel bir teknoloji lideri olarak, otomasyon, dijitalleşme, elektrifikasyon ve yapay zeka trendlerini şekillendirmeye kararlıyız, çünkü bu aynı zamanda işimizde kârlı büyümenin de önünü açıyor. Başlattığımız yapısal önlemlerin maliyet düşürücü etkileri ve tüm iş alanlarındaki inovasyonlar bunun için önemli bir ön koşuldur,” dedi.</h6>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-116166" src="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/1776413148_Mobilite_alan__ndaki_yenilikler.jpg" alt="" width="696" height="402" /></p>
<h6>İnovasyon gücü söz konusu olduğunda, Bosch dünyanın en güçlü sanayi şirketlerinden ve Avrupa&#8217;nın en üretken patent başvuru sahiplerinden biri olarak öne çıkıyor. Bosch, 2025 yılında yaklaşık 6.300 patent tescil ettirdi ve bir kez daha Almanya&#8217;da lider oldu. Önemli zorluklara rağmen Bosch, 2025 mali yılında bir önceki yıla göre hafif bir artışla (2024: 90,3 milyar Euro) 91 milyar Euro ciro elde etmeyi başardı. Kur etkilerinden arındırıldıktan sonra bu, yüzde 4,1&#8217;lik bir büyümeyi ifade ediyor. Yüzde 2 olan faaliyetlerden gelen FVÖK marjı, bir önceki yılın rakamının (2024: yüzde 3,5) altında kaldı. Gelecekteki sürdürülebilirliği artırmak için gerekli yapısal ve personel düzenlemeleri, 2,7 milyar Euro’luk bir seviyede finansal sonuç üzerinde önemli bir olumsuz etki yarattı.</h6>
<h6><strong>Strateji 2030: büyümeyi artırmak için inovasyon ve farklılaşma<br />
</strong>Olumsuz bir küresel ekonomik ortamda başarılı bir iş gelişimi elde etmek için şirketin maliyetlerini rekabetçi bir seviyede tutması gerekiyor. Almanya&#8217;da etkilenen tüm Mobilite lokasyonlarında istihdam azaltılması konusunda çalışan temsilcileriyle yapılan görüşmelerin sonuçlanmasıyla Bosch, artan fiyat baskısı karşısında gelecekteki rekabet konumunu iyileştiriyor. Hartung, “Müzakereler kolay değildi, ancak her iki taraf da belirgin bir sorumluluk duygusu sergiledi” dedi. &#8220;Şimdi üzerinde anlaşılan önlemleri hem hızlı ve tutarlı bir şekilde hem de mümkün olduğunca sosyal açıdan kabul edilebilir bir şekilde uyguluyoruz.&#8221; Otomotiv endüstrisinde Çin şu anda fiyat seviyeleri için standardı belirliyor. Bu nedenle Hartung, inovasyon liderliğinin genişletilmesini, özellikle otomotiv pazarında işi genişletmek ve şirketin Strateji 2030 hedefini uygulamak için önemli bir başarı faktörü olarak görüyor. Bu strateji, Bosch&#8217;un kilit pazarlarında ilk üç tedarikçiden biri olmasını öngörüyor. Ticaret engelleri ve farklı kullanıcı beklentileri şu anda bölgesel olarak uyarlanmış çözümler için hem bir zorluk hem de bir fırsat. &#8220;Uluslararası rekabette mesele sadece maliyetler değil, her şeyden önce kendimizi farklılaştırmaktır&#8221; diyen Hartung, Bosch&#8217;un küresel ayak izine atıfta bulunarak bunu bir rekabet avantajı olarak gördüğünü belirtti. Hartung ayrıca &#8220;Tekliflerimizi ve tedarik zincirlerimizi bölgesel koşullara uyarlayabilir ve aynı zamanda küresel düzeyde kalite sunabiliriz.&#8221; diyerek sözlerini tamamladı.</h6>
<h6><strong>Ekonomik görünüm 2026: geleceğin önemli alanları için finansman yaratma<br />
</strong>Bosch, 2025&#8217;in zayıf ekonomik seyrinin mevcut mali yılda da devam edeceğine inanıyor. Öncelikle jeopolitik gelişmelerden kaynaklanan yüksek belirsizlik seviyeleri, büyük ölçüde dirençli bir özel sektör ve artan mali harcamalarla dengeleniyor. Ancak fiyat ve rekabet baskısı yüksekliğini koruyor. Buna rağmen Bosch, kur etkilerinden arındırıldıktan sonra yılın ilk çeyreğinde satışlarını bir önceki yılın aynı dönemine göre artırmayı başardı. Bosch, küresel ekonomi için yalnızca yüzde 2,5-3&#8217;lük ılımlı bir büyüme bekliyor. Bosch yönetim kurulu üyesi ve finans direktörü Markus Forschner, “Kârlı büyümenin temeli rekabet gücümüzdür &#8211; bu yüzden onu daha da artırmak için çok çalışıyoruz” dedi. &#8220;Bu, yaklaşan zorluklar karşısında direncimizi güçlendiriyor ve aynı zamanda geleceğe yönelik yatırım kapasitemizi artırıyor.&#8221; Stratejik fırsatlar ve finansal bir önlem olarak Bosch, kapsamını buna göre genişletiyor: Yıl içinde tahvil gibi finansal araçları daha esnek bir şekilde ihraç edebilmek için şirket, ilk kez mevcut mali yılın ilk yarısı için ara konsolide mali tablolar ve bir ara grup yönetim raporu yayınlayacak. Bu noktada Forschner şunları söyledi: “Bu, halihazırda işimizi kendi kaynaklarımızdan finanse etme konusunda güçlü bir kapasitemiz olmasına rağmen, sermaye piyasalarına erişim yeteneğimizi artırıyor.”</h6>
<h6><strong>Sensör teknolojisi: otomasyon ve robotik, satışları güvence altına alıyor</strong><br />
Bosch, mikroelektronik ve sensör teknolojisinde çok sayıda inovasyonu ileriye taşıyor. “Yaşam için teknoloji&#8221;ye olan tutarlı odaklanmasının önemli bir büyüme ivmesi sağlamasını bekliyor. Uzmanlar, küresel sensör pazarının 2031 yılına kadar 440 milyar ABD dolarından fazla bir değere ulaşabileceğini öngörüyor. Bosch, bu potansiyel büyümeden faydalanacak: Bosch’un sensörleri robotikte giderek daha önemli bir rol oynuyor. Örneğin BMI5 sensör platformu, yapay ortamları son derece gerçekçi bir şekilde yaratıyor ve robotların zorlu koşullar altında bile yollarını bulmalarına yardımcı oluyor. Bugüne kadarki en güçlü sensör çözümü olan bu ürünle Bosch, hızla büyüyen segment için kendini iyi konumlanmış olarak görüyor. Otomatik sürüş alanında, ataletsel sensörler geleceğin önemli bir bileşeni olarak kabul ediliyor ve ek satış potansiyeli sunuyor. Bu sensörler, kamera veya GPS sinyalleri mevcut olmadığında bile otomobillerin nerede olduklarına dair farkındalıklarını sürdürmelerini sağlıyor. Hartung, “Bu sensörler, otonom bir otomobil için insan iç kulağındaki denge duyusu gibi çalışıyor” dedi. Analistlere göre, otomotiv uygulamalarındaki akıllı sensörler pazarı önümüzdeki on yılın ortasına kadar neredeyse ikiye katlanarak 80 milyar ABD dolarını aşacak.</h6>
<h6><strong>Mobilite alanındaki inovasyonlar: algoritmalar ve güç aktarma organları büyümeyi artırıyor</strong><br />
Bosch, otomotiv yazılım pazarının 2030 yılına kadar yaklaşık 200 milyar Euro değerinde olmasını bekliyor. Sonuç olarak, Bosch yönetim kurulu başkanı Hartung, yazılım tanımlı mobilitede büyük büyüme fırsatları görüyor. Hartung, “Bosch bu alanda ön saflarda yer alıyor ve şimdi kelimenin tam anlamıyla yapay zekayı sürücünün görüş alanına taşıyor” dedi. Yeni Bosch AI Extension Platformu, bir iç algılama çözümüyle birlikte sürüşü son derece kişiselleştirilmiş bir deneyime dönüştüren, yapay zeka özellikli yüksek performanslı bir bilgisayardır. “Araç direksiyonda kimin olduğunu tanıyor ve başka yolcu olup olmadığını algılıyor, ardından dış aynalardan ve araç yol tutuşundan bir kaza durumunda optimize edilmiş hava yastığı açılımına kadar her şeyi ayarlıyor.” Akıllı sürücü destek çözümlerindeki ürün inovasyonları da dünyanın tüm bölgelerinde yeni işler yaratıyor: sensör teknolojileri ve merkezi araç bilgisayarlarıyla birlikte Bosch, 2025 yılında 10 milyar Euro değerinde sipariş aldı. Hartung, elektromobilite ile büyüyen işle ilgili olarak, “Elbette geleceğin otomobillerinin sadece algoritmalara değil, aynı zamanda güç aktarma organlarına da ihtiyacı olacak” dedi. &#8220;Yalnızca bu yıl, elektrikli sürüş için 7 milyondan fazla çözüm ve bileşen teslim edeceğiz.&#8221; Sadece birkaç hafta önce Bosch, Hindistan&#8217;da Tata AutoComp Systems ile bir ortak girişim duyurdu. Yılın ortasından itibaren, Hindistan pazarında elektrikli aksların ve motorların geliştirilmesi, üretimi ve satışına odaklanacak.</h6>
<h6><strong>Tüketim malları ve hizmetleri alanındaki inovasyonlar: Yapay zeka işi ileri taşıyor<br />
</strong>Yapay zeka, hizmet ve ürün işinde de önemli büyüme fırsatları sağlıyor. Örneğin, yapay zeka tabanlı bir ses işlevine sahip yeni bir fırın modeli, BSH Ev Aletleri için yeni satış potansiyeli sağlıyor. Harici hoparlör veya ek uygulamalar gerekmiyor. Genel olarak, lüks ve premium segmentteki ev aletleri ile dünya çapındaki işin, özellikle Kuzey Amerika&#8217;da büyümeye devam etmesi bekleniyor. Pazar uzmanları, ev aletlerinin küresel satışlarının 2030 yılına kadar yaklaşık 5 milyar adede ulaşacağını tahmin ediyor. Yapay zeka kullanımı, Elektrikli El Aletleri bölümündeki ürün inovasyonlarını da yönlendiriyor. Yılın başından bu yana, Expert ürün serisindeki ilk 30 alet piyasaya sürüldü ve profesyonel elektrikli el aletleri için yeni standartlar belirledi. Bunlar arasında, farklı duvar türlerindeki nesneleri bulan ve ilk kez Bosch radar teknolojisini yapay zeka nesne algılama ile birlikte kullanan yeni bir duvar tarayıcı da bulunuyor. Bosch&#8217;un hizmet işi de yapay zekadan faydalanıyor: Bosch Global Service Solutions bölümü de yapay zeka tabanlı uygulamalar sayesinde 2030 yılına kadar ortalama çift haneli satış büyümesi bekliyor. Hizmet portföyü, eCall ve arıza yardımı gibi dijital mobilite hizmetleri için çözümlerin yanı sıra filo operatörleri ve lojistik sağlayıcıları için teklifler içeriyor.</h6>
<h6><strong>2025 yılı Ar-Ge verileri<br />
</strong>Ar-Ge oranı, satışların yüzde 8,7&#8217;si olarak gerçekleşti (2024: yüzde 8,6). Araştırma ve geliştirme harcamaları 7,9 milyar Euro’ya ulaştı. Bosch, elektromobilite, yarı iletkenler ve son teknoloji fren kontrol sistemleri gibi alanlara önemli ön yatırımlar yaptı.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Škoda’dan DuoBell ile Bisiklet Güvenliği</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/skodadan-duobell-ile-bisiklet-guvenligi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 12:49:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=115465</guid>

					<description><![CDATA[1895 yılında bisiklet üretimiyle temelleri atılan Škoda, şehir içi trafikte artan bisiklet kazalarına karşı dikkat çekici bir inovasyona imza attı. Marka, aktif gürültü engelleme (ANC) özellikli kulaklıkların yarattığı farkındalık sorununa çözüm sunmak amacıyla geliştirdiği “DuoBell” isimli yeni nesil bisiklet zilini tanıttı. Škoda‘nın bilim insanlarıyla birlikte yürüttüğü çalışma kapsamında geliştirilen DuoBell, klasik bisiklet zillerinden farklı olarak [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><strong>1895 yılında bisiklet üretimiyle temelleri atılan Škoda, şehir içi trafikte artan bisiklet kazalarına karşı dikkat çekici bir inovasyona imza attı. Marka, aktif gürültü engelleme (ANC) özellikli kulaklıkların yarattığı farkındalık sorununa çözüm sunmak amacıyla geliştirdiği “DuoBell” isimli yeni nesil bisiklet zilini tanıttı.</strong></h6>
<h6>Škoda‘nın bilim insanlarıyla birlikte yürüttüğü çalışma kapsamında geliştirilen DuoBell, klasik bisiklet zillerinden farklı olarak kulaklıkların gürültü engelleme algoritmalarını aşabilecek bir ses frekansı kullanıyor. Bu sayede özellikle kulaklık kullanan yayaların bisikletlileri fark etme ihtimali önemli ölçüde artırılıyor.</h6>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-medium wp-image-115467" src="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/1776158681_Skoda___dan_DuoBell_ile_Bisiklet_Guvenligini_Artiran_Yeni_Cozum__5_-696x399.jpg" alt="" width="696" height="399" srcset="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/1776158681_Skoda___dan_DuoBell_ile_Bisiklet_Guvenligini_Artiran_Yeni_Cozum__5_-696x399.jpg 696w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/1776158681_Skoda___dan_DuoBell_ile_Bisiklet_Guvenligini_Artiran_Yeni_Cozum__5_-768x440.jpg 768w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/1776158681_Skoda___dan_DuoBell_ile_Bisiklet_Guvenligini_Artiran_Yeni_Cozum__5_-733x420.jpg 733w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/1776158681_Skoda___dan_DuoBell_ile_Bisiklet_Guvenligini_Artiran_Yeni_Cozum__5_.jpg 960w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></p>
<h6>Büyük şehirlerde bisiklet kullanımının artmasıyla birlikte, dikkati dağılmış yayalarla yaşanan kazalarda da yükseliş gözleniyor. Örneğin Londra’da yalnızca 2024 yılında bu tür kazaların yüzde 24 yükseldiği belirtiliyor. Bu artışta, çevresel sesleri filtreleyen ANC teknolojili kulaklıkların yaygınlaşması önemli rol oynuyor.</h6>
<h6>Škoda‘nın geliştirdiği DuoBell ise bu soruna “analog” bir çözüm sunuyor. Tamamen mekanik yapıya sahip zil, kulaklıkların filtreleyemediği 750–780 Hz aralığında ses üretiyor. Ayrıca çift rezonatör yapısı ve düzensiz darbe mekanizması sayesinde, gürültü engelleme algoritmalarının bastıramadığı karmaşık bir ses dalgası oluşturuyor.</h6>
<h6><strong>22 metreye kadar ek reaksiyon mesafesi</strong></h6>
<h6>Yapılan testler, DuoBell’in güvenlik açısından somut fayda sağladığını ortaya koyuyor. Ölçümlere göre, aktif gürültü engelleyici kulaklık kullanan yayalar, bu yeni zil sayesinde uyarıyı 5 saniye daha erken fark edebiliyor veya 22 metreye kadar ek reaksiyon mesafesi kazanabiliyor. Bu da şehir içi trafikte kritik bir güvenlik avantajı anlamına geliyor. Londra sokaklarında gerçekleştirilen gerçek kullanım testlerinde de ürünün etkinliği doğrulanırken, denemeye katılan kuryelerin zili kullanmaya devam etmek istemesi dikkat çekti.</h6>
<h6><strong>Škoda’nın “Simply Clever” yaklaşımı</strong></h6>
<h6>DuoBell projesi, Škoda’nın uzun yıllardır benimsediği “Simply Clever”, yani Akılcı Çözümler yaklaşımının bir yansıması olarak öne çıkıyor. Marka, 100 yılı aşkın süredir neredeyse değişmeden kalan bisiklet zilini, günümüzün dijital alışkanlıklarına uyarlayarak yeniden tasarladı.</h6>
<h6>Bisiklet üretimiyle başlayan köklü geçmişine atıfta bulunan Škoda, bugün de bisiklet kültürüne olan bağlılığını sürdürmeye devam ediyor. Tour de France başta olmak üzere birçok uluslararası organizasyonun yanı sıra Türkiye’de düzenlenen L’Étape Türkiye by Tour de France gibi yerel etkinliklere de destek veren marka, DuoBell gibi projelerle şehir içi mobilitede güvenliği artırmayı hedefliyor.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bosch Tech Compass teknolojinin nabzını tuttu</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/bosch-tech-compass-teknolojinin-nabzini-tuttu</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 2026 08:32:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=114761</guid>

					<description><![CDATA[Dünya yapay zeka (YZ) çağına hazır. Bu, Bosch Tech Compass 2026 araştırmasına farklı ülkelerden katılan 11.000&#8217;den fazla kişinin ortak görüşünü temsil ediyor. Son beş senedir düzenli olarak gerçekleştirilen ve bu yıl ilk defa Türkiye’nin de dahil olduğu araştırmada, katılımcılar daha önce yapay zekaya hiç bu kadar olumlu bakmamıştı: Katılımcıların büyük bir çoğunluğu, yapay zekanın önümüzdeki [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6>Dünya yapay zeka (YZ) çağına hazır. Bu, Bosch Tech Compass 2026 araştırmasına farklı ülkelerden katılan 11.000&#8217;den fazla kişinin ortak görüşünü temsil ediyor. Son beş senedir düzenli olarak gerçekleştirilen ve bu yıl ilk defa Türkiye’nin de dahil olduğu araştırmada, katılımcılar daha önce yapay zekaya hiç bu kadar olumlu bakmamıştı: Katılımcıların büyük bir çoğunluğu, yapay zekanın önümüzdeki on yılın en etkili teknolojisi olacağına ve toplum üzerinde tüm teknolojiler arasında en olumlu etkiyi yaratacağına inanıyor. Dünya çapındaki katılımcıların yarısından fazlası yapay zekanın getirdiği değişimlere hazır olduğunu belirtirken, Türkiye’de bu oran yüzde 73 ile global ortalamanın (yüzde 56) üzerine çıkıyor. Bununla birlikte, belirli bir &#8220;ilerleme yorgunluğuna&#8221; dair işaretler de var: Hem Türkiye’de hem de dünyada katılımcıların çoğunluğu, teknolojik ilerlemenin sonuçları daha iyi anlaşılana kadar yavaşlatılması gerektiğini düşünüyor. Araştırmadaki bu iki bulgu, Türkiye’de katılımcıların “temkinli bir iyimserlik” sergilediğini ortaya koyuyor.</h6>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-medium wp-image-114763" src="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/Bosch_Daniel_Korioth-530x550.jpg" alt="" width="530" height="550" srcset="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/Bosch_Daniel_Korioth-530x550.jpg 530w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/Bosch_Daniel_Korioth-405x420.jpg 405w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/Bosch_Daniel_Korioth.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 530px) 100vw, 530px" /></p>
<h6>Bosch’un global kamuoyu araştırması Bosch Tech Compass 2026, farklı kıtalardan aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 8 ülkede 11 bini aşkın kişiyle gerçekleştirildi. İnsanların teknolojiyi nasıl deneyimlediklerini, inovasyondan ne beklediklerini, fırsatları ve riskleri nerede gördüklerini anlamak amacıyla yapılan araştırma önde gelen sanayi ülkelerinde kamuoyunun nabzını tutuyor. Türkiye’nin bu araştırmaya Bosch için önemli bir üretim ve inovasyon üssü olmanın yanı sıra farklı bölgeler arasında köprü rolü üstlenmesi sebebiyle katıldığını ifade eden Bosch Türkiye ve Orta Doğu Başkanı Daniel Korioth şöyle dedi: “Türkiye aynı zamanda genç, dinamik ve yeni teknolojilerin hızla benimsendiği; geleceğe dair tartışmaların yakından takip edildiği bir pazar. Türkiye’nin araştırmaya dahil olması, sadece örneklemi büyütmekle kalmıyor, hem bölgemiz ve hem de şirketimiz açısından kritik olan bir bakış açısını da tabloya dahil ediyor.” Araştırmadan çıkan sonuçların yeni ve yapıcı tartışmalara zemin hazırlamasını istediğini belirten Korioth, sonuçları farklı paydaşlardan oluşan Bosch’un ekosistemiyle memnuniyetle paylaşacaklarının altını çizdi.</h6>
<h6>Araştırmanın Bosch Grubu tarafından son beş yıldır düzenlendiğini hatırlatan Bosch Türkiye ve Orta Doğu Kurumsal İletişim ve Kamu İlişkileri Direktörü Burcu Coşkun bulguları şöyle değerlendirdi: “Dünya çapında, sadece birkaç yıl önce hayal bile edemeyeceğimiz, hızla artan sayıda yenilikçi yapay zeka çözümü görüyoruz. Bu nedenle, yapay zekayı geleceğimizin en etkili teknolojisi olarak gören insan sayısının dünya genelinde sadece üç yıl içinde yüzde 41&#8217;den yüzde 70&#8217;e yükselmiş olması şaşırtıcı değil.” Dünyanın önde gelen teknoloji ve servis sağlayıcılarından biri olarak Bosch’un mottosunun “Yaşam için teknoloji” olduğunu vurgulayan Coşkun, araştırmaya katılan diğer ülkelere göre farklılık gösteren bir bulguya vurgu yaptı: “Türkiye’de toplum, “inovasyonun itici gücü” olarak özel şirketlere güveniyor. Bu bize avantaj sağlarken, sorumluluğumuzu da hatırlatıyor.”</h6>
<h6><strong>Hayatı kolaylaştıran teknolojiler</strong></h6>
<h6>Araştırma; insanların teknolojiden öncelikli beklentisinin, günlük hayatını kolaylaştıran güvenli çözümler sunması olduğunu ortaya koydu. Katılımcılar önümüzdeki beş yılda inovasyonun en çok kişisel sağlık teknolojileri (yüzde 45), sürdürülebilir yaşam çözümleri (yüzde 40) ve gizlilik/güvenlik (yüzde 33) alanlarında gerekli olduğuna inanıyor. Hayatı kolaylaştıran çözümlere yönelik bu beklenti, geleceğin mobilite çözümlerinde de güçlü bir şekilde kendini gösteriyor. Örneğin, Türkiye’de katılımcıların yüzde 28’i “otonom sürüş”ün en etkili teknolojilerden biri olacağını düşünüyor; bu oran küresel ortalamanın oldukça üzerinde. Ayrıca katılımcıların yüzde 12’si “hava taksileri”ni geleceğin mobilite çözümleri arasında görüyor. Bu oran globalde sadece yüzde 6.</h6>
<h6><strong>Bilim kurgu fikirlere merak yüksek</strong></h6>
<h6>Türkiye’de her 4 kişiden 3’ü (yüzde 78) teknolojiyle ilgilenmekten ve nasıl çalıştığını anlamaktan keyif aldığını belirtiyor. Teknolojiye olan bu ilgi, günümüzdeki pratik uygulamaların ötesine geçerek, bilim kurgu filmlerini andıran fütüristik senaryoları bile kapsıyor. Başka bir gezegende yaşamaktan beyin-internet bağlantısı gibi konularda Türkiye küresel ortalamanın çok üzerinde bir merak ve açıklık sergiliyor.  &#8220;Başka bir gezegende yaşayacak ilk insanlar arasında yer almak için gönüllü olur muydunuz?&#8221; sorusuna Türkiye&#8217;deki katılımcıların yarısından fazlası (yüzde 52) olumlu yanıt veriyor. &#8220;Beyninizin internete doğrudan bağlanmasına izin verir miydiniz?&#8221; sorusuna ise katılımcıların yüzde 42&#8217;si olumlu yaklaşıyor.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğuş Otomotiv Plus’ta yapay zekaya ilham veren buluşma</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/dogus-otomotiv-plusta-yapay-zekaya-ilham-veren-bulusma</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2026 11:31:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=113801</guid>

					<description><![CDATA[Doğuş Otomotiv Plus, “Kültürün Artısı” kapsamında gerçekleştirdiği etkinliklerine bir yenisini ekledi. Galataport’taki deneyim alanında düzenlenen söyleşide Yapay Zeka Eğitmeni ve Strateji Danışmanı Defne İncekara, yapay zekanın gündelik yaşamdan iş dünyasına uzanan etkilerini katılımcılarla paylaştı. “Gündelik Yaşamda Bilim ve Yapay Zeka” başlıklı buluşma, teknolojiyi sade, anlaşılır ve ilham verici bir çerçevede ele alırken yoğun ilgi gördü. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><strong>Doğuş Otomotiv Plus, “Kültürün Artısı” kapsamında gerçekleştirdiği etkinliklerine bir yenisini ekledi. Galataport’taki deneyim alanında düzenlenen söyleşide Yapay Zeka Eğitmeni ve Strateji Danışmanı Defne İncekara, yapay zekanın gündelik yaşamdan iş dünyasına uzanan etkilerini katılımcılarla paylaştı. “Gündelik Yaşamda Bilim ve Yapay Zeka” başlıklı buluşma, teknolojiyi sade, anlaşılır ve ilham verici bir çerçevede ele alırken yoğun ilgi gördü.</strong></h6>
<h6>Doğuş Otomotiv’in Galataport’ta yer alan Doğuş Otomotiv Plus deneyim alanı, showroom anlayışını farklı içeriklerle zenginleştirmeyi sürdürüyor. “Kültürün Artısı” çatısı altında hayata geçirilen etkinlikler; kültür, teknoloji, yaratıcılık ve gündelik yaşamı bir araya getirerek ziyaretçilere otomobillerin ötesine geçen çok katmanlı bir deneyim sunuyor. Bu yaklaşım, Doğuş Otomotiv Plus’ın yalnızca araç sergilenen bir alan değil; yeni fikirlerin konuşulduğu, ilham veren isimlerin ağırlandığı ve ziyaretçiyle daha güçlü bir bağ kuran yaşayan bir buluşma noktası olarak konumlandığını ortaya koyuyor.</h6>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-113805" src="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/Yapay-Zeka-Egitmeni-ve-Strateji-Danismani-Defne-Incekara.jpg" alt="" width="696" height="928" srcset="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/Yapay-Zeka-Egitmeni-ve-Strateji-Danismani-Defne-Incekara.jpg 696w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/Yapay-Zeka-Egitmeni-ve-Strateji-Danismani-Defne-Incekara-413x550.jpg 413w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/Yapay-Zeka-Egitmeni-ve-Strateji-Danismani-Defne-Incekara-315x420.jpg 315w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></p>
<h6><strong>Yapay zeka gündelik yaşamın içinden örneklerle ele alındı</strong></h6>
<h6>Bu kapsamda gerçekleştirilen etkinliğin konuğu olan Defne İncekara, 25 yılı aşkın teknoloji ve danışmanlık deneyimini katılımcılarla paylaştı. Üst düzey yöneticilerden saha ekiplerine uzanan geniş bir kitleye eğitim veren ve kurumların yapay zeka stratejilerine danışmanlık veren İncekara, söyleşide yapay zekayı gündelik hayatın içinden örneklerle ele aldı.</h6>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-113824" src="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/Defne-Incekara.jpg" alt="" width="696" height="928" srcset="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/Defne-Incekara.jpg 696w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/Defne-Incekara-413x550.jpg 413w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/Defne-Incekara-315x420.jpg 315w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></p>
<h6>Farklı ilgi alanlarından katılımcıların ve Doğuş Otomotiv Plus davetlilerinin yer aldığı buluşmada, yapay zekanın temel kavramları sade bir çerçevede değerlendirildi. Katılımcılar; bu teknolojinin günlük yaşamda, iş süreçlerinde ve yaratıcı alanlarda nasıl etkin, verimli ve sorumlu biçimde kullanılabileceğine dair farklı perspektifler edinme fırsatı buldu.</h6>
<h6><strong>Teorinin ötesine geçen, etkileşimli bir deneyim</strong></h6>
<h6>Söyleşi boyunca yapay zeka yalnızca teknik bir dönüşüm başlığı olarak değil; karar alma süreçlerini dönüştüren, üretkenliği destekleyen ve yaratıcılığı besleyen güçlü bir araç olarak ele alındı. Etkinlik, teorik anlatımın ötesine geçerek katılımcıların soruları ve katkılarıyla etkileşimli bir öğrenme deneyimine dönüştü. Bu sayede buluşma, yalnızca bilgi paylaşımına değil; aynı zamanda farklı fikirlerin bir araya geldiği samimi bir etkileşim alanına dönüştü.</h6>
<h6><strong>Showroom deneyimine yeni bir bakış</strong></h6>
<h6>Etkinlik aynı zamanda, yapay zekanın sunduğu imkanların showroom deneyimine nasıl yansıyabileceğine dair de ilham verici bir perspektif sundu. Ziyaretçilerle kurulan etkileşimin daha kişisel, daha akıllı ve daha sezgisel hale gelme potansiyeli yeniden değerlendirilirken, Doğuş Otomotiv Plus’ın teknolojiyle beslenen deneyim odaklı yaklaşımı bir kez daha öne çıktı. Bu bakış açısı, Doğuş Otomotiv Plus’ı yalnızca bir araç sergileme alanı değil; ziyaretçisiyle birlikte düşünen, gelişen ve yeni deneyimlere alan açan bir buluşma noktası olarak konumlandırma yaklaşımını da pekiştirdi.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bosch, şehir içi otobüsler için yeni yakıt hücresi çözümlerini tanıttı</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/bosch-sehir-ici-otobusler-icin-yeni-yakit-hucresi-cozumlerini-tanitti</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Mar 2026 09:50:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=111165</guid>

					<description><![CDATA[Berlin&#8217;de düzenlenen ve toplu taşıma sektörüne adanmış Mobility Move etkinliğinde Bosch, şehir içi otobüslerin tavanına monte edilmek üzere tasarlanmış ve geliştirilmiş yeni 100 kW&#8217;lık FCPM C100 yakıt hücresi sistemini tanıttı.     Bu çözüm, araçların şarj edilmeden elektrikle çalışmasını ve yenilenebilir hidrojen kullanarak sıfır çevresel etkiyle enerji üretmesini sağlıyor. Berlin&#8217;de sergilenen kompakt C100 varyantı, Bosch&#8217;un FCPM [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><strong><span dir="auto">Berlin&#8217;de düzenlenen ve toplu taşıma sektörüne adanmış Mobility Move etkinliğinde Bosch, şehir içi otobüslerin tavanına monte edilmek üzere tasarlanmış ve geliştirilmiş yeni 100 kW&#8217;lık FCPM C100 yakıt hücresi sistemini tanıttı.</span></strong><br />
<span dir="auto">    Bu çözüm, araçların şarj edilmeden elektrikle çalışmasını ve yenilenebilir hidrojen kullanarak sıfır çevresel etkiyle enerji üretmesini sağlıyor. Berlin&#8217;de sergilenen kompakt C100 varyantı, Bosch&#8217;un FCPM portföyüne yeni bir ekleme.</span><br />
<span dir="auto">    Düz tasarımı ve sadece 40 santimetre yüksekliğiyle C100 yakıt hücresi ünitesi, Avrupa pazarı için tipik bir çözüm olan tavan montajı için tasarlandı. Kolay entegre edilebilen sistem, 12 ila 18 metre uzunluğundaki şehir içi otobüsler için tasarlandı ve standart CAN ve teşhis arayüzlerini sunuyor. Bosch</span><br />
<span dir="auto">    Güç Çözümleri bölümünün başkan yardımcısı ve Bosch&#8217;un küresel ticari araç işinin başkanı Jan-Oliver Röhrl, &#8220;Batarya elektrikli otobüslere ek olarak, yakıt hücreli elektrikli araçlar da iklim değişikliği ve ilgili düzenlemelerle mücadele için uygulanabilir bir çözümdür&#8221; diyor. &#8220;Yakıt hücresi, özellikle her gün uzun mesafeler kat eden ve nadiren yolda şarj etme fırsatı bulan otobüsler için çok uygundur.&#8221;</span><br />
<span dir="auto">    Dahası, bir AB düzenlemesi, 2030 yılına kadar yeni tescil edilen şehir içi otobüslerin karbon emisyonlarının 2019 seviyelerine göre yüzde 90 oranında azaltılması gerektiğini öngörüyor. 2040 yılından itibaren bu gereklilik diğer tüm otobüs tipleri için de geçerli olacak. Bosch, AB tarafından sıfır emisyonlu araçlar olarak tanınan yakıt hücresi güç modüllerine sahip araçların buna önemli bir katkı sağlayabileceğini tekrar vurguluyor.</span><br />
<span dir="auto">    FCPM C100 güç modülü, şehirlerarası otobüsler ve yolcu otobüsleri için C190 varyantına dayanmaktadır ve genellikle dizel güç aktarma organlarının bulunduğu arka bölmeye monte edilir. FCPM C300 ise seriyi tamamlıyor; 300 kW gücüyle ağır hizmet tipi kamyonlar ve yolcu otobüsleri için ideal bir güç kaynağıdır.</span><br />
<span dir="auto">    Bosch, uzun yıllardır hidrojen ekonomisi oluşturmaya güçlü bir şekilde bağlıdır ve hidrojen üretimi, altyapısı ve kullanımı için teknik çözümler geliştirmektedir. Şirket, 2025 yılında hidrojen üretimi için Hibrit PEM elektroliz ünitesinin lansmanını duyurdu.</span><br />
<span dir="auto">    Bosch ayrıca hidrojen yakıtı kullanan motorlar için teknoloji üzerinde çalışıyor ve doğrudan ve dolaylı enjeksiyon için ilgili bileşenler sunuyor.</span></h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ABB’nin Sasbach tesisi  sürdürülebilirlik uygulamaları</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/abbnin-sasbach-tesisi-surdurulebilirlik-uygulamalari</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Feb 2026 10:39:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=108649</guid>

					<description><![CDATA[Sürdürülebilir ve kaynak verimliliği yüksek bir gelecek için elektrifikasyon ve otomasyon çözümleri geliştiren ABB, Almanya’daki Sasbach üretim tesisinde Mission to Zero&#x2122; – Net Sıfır Misyonu kapsamında önemli başarılar elde etti. Program çerçevesinde hayata geçirilen yenilenebilir enerji yatırımları, elektrifikasyon uygulamaları ve dijital enerji yönetimi çözümleri sayesinde tesis hem operasyonel dayanıklılığını artırdı hem de karbon emisyonlarını önemli [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6>Sürdürülebilir ve kaynak verimliliği yüksek bir gelecek için elektrifikasyon ve otomasyon çözümleri geliştiren ABB, Almanya’daki Sasbach üretim tesisinde Mission to Zero&#x2122; – Net Sıfır Misyonu kapsamında önemli başarılar elde etti. Program çerçevesinde hayata geçirilen yenilenebilir enerji yatırımları, elektrifikasyon uygulamaları ve dijital enerji yönetimi çözümleri sayesinde tesis hem operasyonel dayanıklılığını artırdı hem de karbon emisyonlarını önemli ölçüde azalttı.</h6>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-medium wp-image-108653" src="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/abb_Sasbach_Mission_to_Zero_2026__9_-696x399.jpg" alt="" width="696" height="399" srcset="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/abb_Sasbach_Mission_to_Zero_2026__9_-696x399.jpg 696w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/abb_Sasbach_Mission_to_Zero_2026__9_-768x440.jpg 768w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/abb_Sasbach_Mission_to_Zero_2026__9_-733x420.jpg 733w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/abb_Sasbach_Mission_to_Zero_2026__9_.jpg 960w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></p>
<h6>ABB’nin dünya genelinde Mission to Zero programına dahil olan 37 tesisinden biri olan Sasbach’ta; enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve akıllı enerji yönetimine dayalı veriye dayalı bir karbonsuzlaşma yol haritası uygulanıyor. Panolar ve enerji dağıtım sistemleri üreten tesis, sanayide düşük karbonlu dönüşümün somut örneklerinden biri olarak gösteriliyor.</h6>
<h6>Küresel karbon emisyonlarının yaklaşık beşte birini imalat ve üretimin oluşturduğu göz önüne alındığında, enerji verimliliğinin artırılması ve elektrifikasyonun yaygınlaştırılması Avrupa’nın iklim hedeflerine ulaşmak için kritik önem taşıyor. Sasbach tesisinde hayata geçirilen Mission to Zero&#x2122; programı ise işletmelerin güvenilir ve rekabetçi operasyonlarını sürdürürken karbon emisyonlarını azaltabileceklerini net bir şekilde ortaya koyuyor.</h6>
<h6>Program kapsamında sağlanan toplam 3 bin 786 tonluk emisyon azaltımının yaklaşık 2 bin 700 tonu sertifikalı yenilenebilir enerji tedarikinden, yaklaşık bin 86 tonu ise tesis içi verimlilik ve elektrifikasyon uygulamalarından elde edildi. Bu tesis içi azaltımın yaklaşık 550 tonu, kapasitesi artırılan güneş enerjisi sisteminden sağlandı. Tesiste bulunan 3 bin 410 fotovoltaik modül yılda yaklaşık bin 500 megavat-saat elektrik üretiyor. Bu miktar, yaklaşık 400 hanenin yıllık elektrik tüketimine karşılık geliyor.</h6>
<h6>Tesisin kendi ürettiği elektrik, toplam enerji ihtiyacının yaklaşık üçte birini karşılayarak enerji fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı koruma sağlıyor ve uzun vadeli enerji güvenliğini destekliyor. Kurulan yeni trafo istasyonu ise yenilenebilir enerjinin tesis altyapısına istikrarlı biçimde entegre edilmesine imkân tanıyor. Emisyon azaltımı; elektrikli üretim sistemleri, enerji verimliliği uygulamaları ve dijital enerji yönetimi çözümleriyle destekleniyor.</h6>
<h6>ABB Elektrifikasyon Akıllı Binalar Divizyon Başkanı Mike Mustapha, konuyla ilgili açıklamasında, “Sasbach’ta attığımız adımlar, Mission to Zero&#x2122; programımızın sahadaki somut karşılığını gösteriyor. Yenilenebilir enerji yatırımları, elektrifikasyon ve dijital enerji yönetimi sayesinde karbon emisyonlarını azaltırken enerji dayanıklılığını ve operasyonel istikrarı güçlendiriyoruz. Üretim sektöründe sürdürülebilir dönüşümün anahtarı, bu tür uygulanabilir ve ölçülebilir adımlardan geçiyor” ifadelerini kullandı.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>OMODA 7 Yenilikçi Star Track Kayar Ekranı</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/omoda-7-yenilikci-star-track-kayar-ekrani</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Feb 2026 14:04:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=108105</guid>

					<description><![CDATA[Yenilikçi tasarım diline sahip modelleri ile kısa sürede dikkatleri üzerine çeken OMODA&#38;JAECOO,yeni OMODA 7 modeliyle adeta akıllı mobiliteyi yeniden tanımlıyor. Segmentinin tek 15,6 inç 2.5K ultra HD StarTrackKayar Ekranı ile donatılan OMODA 7, kabine adım atıldığı anda yüksek teknoloji görselliğiyle dikkatleri üzerine çekiyor. Dört parmak kaydırma hareketiyle ekran, sürücü veya ön yolcu için en ergonomik [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><strong>Yenilikçi tasarım diline sahip modelleri ile kısa sürede dikkatleri üzerine çeken OMODA&amp;JAECOO,yeni OMODA 7 modeliyle adeta akıllı mobiliteyi yeniden tanımlıyor. Segmentinin tek 15,6 inç 2.5K ultra HD StarTrackKayar Ekranı ile donatılan OMODA 7, kabine adım atıldığı anda yüksek teknoloji görselliğiyle dikkatleri üzerine çekiyor. Dört parmak kaydırma hareketiyle ekran, sürücü veya ön yolcu için en ergonomik konuma kolayca ayarlanabiliyor. Böylece teknoloji, gerçekten sürüş deneyiminin hizmetine sunuluyor.</strong></h6>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-108109" src="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/OMODA-7-kayar_ekranli-2.jpg" alt="" width="696" height="368" /></p>
<h6><strong> </strong>Otomotiv sektörünün yenilikçi markaları OMODA &amp; JAECOO, yeni nesil teknolojileri ve akıllı çözümleriyle sektöre yön vermeye devam ediyor. Yeni nesil trend odaklı sağlıklı ve sürdürülebilir yaşam tarzını benimseyen kitleyi hedefine alan marka, yeni OMODA 7 ile yeni mobilite anlayışına yönelik yüksek kalite beklentilerini eksiksiz karşılıyor. Modaya, teknolojiye ve kaliteye büyük bir tutkuyla bağlı olan bu kullanıcı grubu için OMODA 7, üstün akıllı teknolojileriyle mobilite deneyimini yeniden şekillendiriyor. Araç genelinde sunulan sınıfının tek StarTrack Kayar Ekranı ve süper sessiz kabini sayesinde yeni bir ve etkileşim deneyimi sunuyor.</h6>
<h6><strong>15,6 inç kayar ekran ile ileri teknoloji tanımı!</strong></h6>
<h6>Mobilitenin geleceğini şekillendirmek üzere tasarlanan OMODA 7, akıllı kokpit tasarımında kapsamlı bir sıçrama gerçekleştiriyor. Yeni model, segmentinin tek 15,6 inç 2.5K ultra HD StarTrackKayar Ekranı ile donatılıyor ve kabine adım atıldığı anda yüksek teknoloji görselliğiyle dikkatleri üzerine çekiyor. Konu hakkında değerlendirme yapan <strong>OMODA Global Baş Tasarımcısı Steve Eum</strong>, “Tasarım dilimize en ileri teknolojileri entegre etmeye kararlıyız. Ancak teknoloji ile sanatın birleşimi, gerçekten geleceğe odaklı ürünler ortaya çıkarabilir” dedi. StarTrackKayar Ekran; daha geniş görüş alanı ve daha net görüntü kalitesinin yanı sıra, güçlü güneş ışığında veya loş ortamlarda dahi yüksek kaliteli görseller sunarak yolculara sürükleyici bir duyusal deneyim sağlıyor. Etkileşim deneyimi açısından da OMODA 7, sektörün öncü performansını ortaya koyuyor. StarTrackKayar Ekran, küresel ölçekte gelişmiş 8155 akıllı çip ile destekleniyor; akıcı ve hızlı çoklu görev kullanımının yanı sıra hassas tepki kabiliyeti sunuyor.Dört parmak kaydırma hareketiyle ekran, sürücü veya ön yolcu için en ergonomik konuma kolayca ayarlanabiliyor. Kart tarzı arayüz tasarımı sayesinde navigasyon, araç durumu ve multimedya içerikleri net şekilde organize ediliyor; sürücü temel bilgilere hızlıca erişerek verimli bir kullanım deneyimi yaşıyor. Böylece teknoloji, gerçekten sürüş deneyiminin hizmetine sunuluyor.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ZF ve BMW, Gelecek Odaklı Sürüş Teknolojileri</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/zf-ve-bmw-gelecek-odakli-surus-teknolojileri</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Feb 2026 09:39:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=106568</guid>

					<description><![CDATA[ZF Friedrichshafen AG ve BMW Group, binek otomobil sürüş sistemleri alanında uzun vadeli bir tedarik anlaşması imzaladı. Anlaşmanın temelini, başarısı kanıtlanmış 8 vitesli otomatik şanzımanın (8HP) daha da geliştirilmesi ve tedariki oluşturuyor. Milyarlarca avro değerindeki söz konusu anlaşma, 2030&#8217;lu yılların sonuna kadar geçerli olacak. Bu anlaşma, her iki şirket için de geleceğin yeni teknolojilere açık, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><b>ZF Friedrichshafen AG ve BMW Group, binek otomobil sürüş sistemleri alanında uzun vadeli bir tedarik anlaşması imzaladı. Anlaşmanın temelini, başarısı kanıtlanmış 8 vitesli otomatik şanzımanın (8HP) daha da geliştirilmesi ve tedariki oluşturuyor. Milyarlarca avro değerindeki söz konusu anlaşma, 2030&#8217;lu yılların sonuna kadar geçerli olacak. Bu anlaşma, her iki şirket için de geleceğin yeni teknolojilere açık, düşük emisyonlu mobilitesini şekillendirmek için sağlam bir temel oluşturuyor.</b></h6>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-medium wp-image-102140" src="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/01/ZF-brings-chassis-into-the-digital-age-AI-Intelligent-Road-696x392.jpg" alt="ZF brings chassis into the digital age: AI Intelligent Road Detection
" width="696" height="392" srcset="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/01/ZF-brings-chassis-into-the-digital-age-AI-Intelligent-Road-696x392.jpg 696w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/01/ZF-brings-chassis-into-the-digital-age-AI-Intelligent-Road-768x432.jpg 768w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/01/ZF-brings-chassis-into-the-digital-age-AI-Intelligent-Road-747x420.jpg 747w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/01/ZF-brings-chassis-into-the-digital-age-AI-Intelligent-Road.jpg 960w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></p>
<h6>ZF CEO&#8217;su Mathias Miedreich, konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi: “BMW ile birlikte, dinamik bir dönüşüm sürecinden geçen sektörde inovasyon, verimlilik ve sürdürülebilirlik konusunda güçlü bir mesaj veriyoruz. Bu anlaşma, sürüş sistemlerinin dönüşümü için kilit öneme sahip 8 vitesli otomatik şanzımanımızın stratejik önemini vurguluyor.”</h6>
<h6>İş birliği kapsamında, 8HP şanzıman kiti sürekli olarak geliştirilecek. Böylece, müşterilere gelecekteki sürüş konseptlerinin gereksinimlerine yanıt verecek en güçlü ve verimli şanzımanın sunulması hedefleniyor.</h6>
<h6>ZF Elektrikli Sürüş Teknolojileri Bölümü Başkanı Sebastian Schmitt, “BMW ile varılan yeni anlaşma, teknolojik gelişmeler için uzun vadeli planlama perspektifinin taşıdığı önemi gösteriyor” dedi. Schmitt şöyle devam etti: “Bu anlaşma, her iki şirket için de netlik ve istikrar sağlayarak yeni nesil 8HP&#8217;yi özellikle verimlilik, performans ve uzun vadeli geçerlilik açısından uyumlu hale getirmemizi mümkün kılıyor.”</h6>
<h6>ZF böylece sistem tedarikçisi olarak konumunu güçlendirirken planlama güvenilirliğini daha da artırıyor. Önümüzdeki dönemdeki bu yakın iş birliği, hızla değişen pazar koşullarında riskleri azaltmaya yardımcı olurken düşük emisyonlu mobilitenin geleceği için de temel oluşturacak.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TEMSA AgenX yapay zeka projeleriyle 2 ödül kazandı</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/temsa-agenx-yapay-zeka-projeleriyle-2-odul-kazandi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Jan 2026 12:50:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=102819</guid>

					<description><![CDATA[TEMSA’nın yapay zekâ destekli iş yapış dönüşümünü temsil eden AgenX programı, operasyonel süreçlerden iş verimliliğine kadar her alana yapay zekâyı entegre ederek çalışanların daha hızlı ve daha doğru biçimde çalışmalarını sağlayan projeleriyle 2 ödülün sahibi oldu.  Program, iş süreçlerini dijital ve akıllı otomasyon destekli hale getirerek bilgiye ve verilere anında erişim imkânı sunuyor. Ayrıca onay [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><strong>TEMSA’nın yapay zekâ destekli iş yapış dönüşümünü temsil eden AgenX programı, operasyonel süreçlerden iş verimliliğine kadar her alana yapay zekâyı entegre ederek çalışanların daha hızlı ve daha doğru biçimde çalışmalarını sağlayan projeleriyle 2 ödülün sahibi oldu. </strong></h6>
<h6>Program, iş süreçlerini dijital ve akıllı otomasyon destekli hale getirerek bilgiye ve verilere anında erişim imkânı sunuyor. Ayrıca onay süreçlerini, raporlamayı, doküman üretimini ve analizleri standartlaştırıyor. Bu sayede TEMSA çalışan deneyiminde ve iş gücünde önemli iyileşmeler sağlıyor.</h6>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-79138" src="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/Ispanyada-hizli-buyuyen-Temsa.jpg" alt="" width="960" height="605" srcset="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/Ispanyada-hizli-buyuyen-Temsa.jpg 960w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/Ispanyada-hizli-buyuyen-Temsa-696x439.jpg 696w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/Ispanyada-hizli-buyuyen-Temsa-768x484.jpg 768w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/Ispanyada-hizli-buyuyen-Temsa-666x420.jpg 666w" sizes="auto, (max-width: 960px) 100vw, 960px" /></p>
<h6><strong>Logi AgenX ile yılda 1.900 saati aşkın iş gücü tasarrufu</strong></h6>
<h6>Future of AI &amp; Cloud Awards yarışmasında Best AI Virtual Agents &amp; Bots Projects Of The Year kategorisinde ödül kazanan Logi AgenX; SAP, EBA, QDMS ve Jira gibi kurumsal sistemleri tek bir arayüzde birleştiren yapay zekâ destekli dijital asistan olarak öne çıkıyor. Program; satın alma onay süreçleri, lojistik ve operasyon talepleri, SAP ile EBA doküman ve onay süreçleri, QDMS kalite aksiyon takibi ve Jira ticket yönetimi gibi alanlarda çalışanlara destek sağlıyor. Ek arayüz üzerinden işlem imkânı sunan Logi AgenX, süreçleri %40 daha hızlı yönetmeye olanak tanıyor, onay sürelerini kısaltıyor ve sistemler arası geçiş ihtiyacını ortadan kaldırıyor. Ayrıca doğal dil ile kullanıcı deneyimini iyileştiriyor ve operasyonel verimliliği artırarak yılda 1.900 saati aşkın iş gücü tasarrufu sağlıyor.</h6>
<h6><strong>Copilot AgenX ile kullanıcı başına aylık yaklaşık 4 saat tasarruf </strong></h6>
<h6>IDC Future Enterprise Awards yarışmasında Best in Artificial &amp; Generative Intelligence kategorisinde ödüle layık görülen Copilot AgenX ise; üretken yapay zekâyı TEMSA’nın ofis iş süreçlerine entegre eden bir verimlilik aracı olarak dikkat çekiyor. E-posta yönetimi, raporlama, doküman üretimi, analiz ve sunum hazırlama gibi süreçlerde çalışanlara destek veren Copilot AgenX, tüm lisanslı kullanıcılarda %98 aktif kullanım oranına sahip.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CES 2026: Bosch By-wire sistemleriyle yazılım tanımlı sürüş</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/ces-2026-bosch-by-wire-sistemleriyle-yazilim-tanimli-surus</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Jan 2026 13:38:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=102465</guid>

					<description><![CDATA[Dijitalleşmenin hız kazandığı bir dünyada yazılım, ilerlemenin görünmeyen motoru olarak öne çıkıyor. İletişim kurma biçimimizi, çalışma şekillerimizi, günlük yaşamda kullandığımız cihazları ve üretim süreçlerini yazılım şekillendiriyor. Ancak yazılım, donanımın fiziksel dünyasıyla kusursuz bir şekilde birleştiğinde gerçek potansiyeline ulaşabiliyor. Bosch, CES 2026 kapsamında yazılım ve donanımın bir araya gelerek daha akıllı bir geleceğin nasıl mümkün kılındığını [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6>Dijitalleşmenin hız kazandığı bir dünyada yazılım, ilerlemenin görünmeyen motoru olarak öne çıkıyor. İletişim kurma biçimimizi, çalışma şekillerimizi, günlük yaşamda kullandığımız cihazları ve üretim süreçlerini yazılım şekillendiriyor. Ancak yazılım, donanımın fiziksel dünyasıyla kusursuz bir şekilde birleştiğinde gerçek potansiyeline ulaşabiliyor. Bosch, CES 2026 kapsamında yazılım ve donanımın bir araya gelerek daha akıllı bir geleceğin nasıl mümkün kılındığını gözler önüne seriyor. Bosch Yönetim Kurulu Üyesi Tanja Rückert, Las Vegas’ta düzenlenen fuarda yaptığı açıklamada, “Yıllara dayanan donanım ve yazılım uzmanlığımız sayesinde fiziksel dünya ile dijital dünya arasındaki boşluğu kapatabiliyoruz. Donanım ve yazılımı entegre ederek insan odaklı, yani ‘Yaşam için Teknoloji’ anlayışını yansıtan akıllı ürün ve çözümler geliştiriyoruz” dedi.</h6>
<h6><strong>Yazılım ve hizmetlerde güçlü büyüme hedefi</strong></h6>
<h6>Bosch, önümüzdeki on yılın başına kadar yazılım ve hizmetlerden 6 milyar Euro’nun üzerinde gelir elde etmeyi hedefliyor. Bu gelirin önemli bir kısmının yapay zekâ (AI) tabanlı çözümlerden oluşması bekleniyor. Söz konusu gelirin yaklaşık üçte ikisinin Mobilite iş kolundan gelmesi öngörülüyor. Şirket, yazılım, sensör teknolojileri, yüksek performanslı bilgisayarlar ve ağ bileşenlerinden elde ettiği gelirleri 2030’lu yılların ortasına kadar iki katına çıkararak 10 milyar Euro’nun üzerine taşımayı planlıyor. Bosch, yapay zekânın uygulanması ve geliştirilmesi alanında da öncü rolünü sürdürüyor. Teknoloji şirketi, 2027 yılı sonuna kadar bu alana 2,5 milyar Euro’nun üzerinde yatırım yapacak.</h6>
<h6><strong>Kokpit deneyiminde yapay zekâ yenilikleri</strong></h6>
<h6>Geleceğin araçlarında yapay zekâ kilit bir rol üstleniyor. Bosch, sürüş güvenliğini ve konforunu artırmak için yapay zekâ çözümlerini halihazırda kullanıyor. CES 2026’da Bosch, yeni yapay zekâ tabanlı kokpit çözümünü tanıtıyor.</h6>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-102467" src="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/01/Bosch-By-wire-sistemleriyle-yazilim.jpg" alt="" width="960" height="540" srcset="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/01/Bosch-By-wire-sistemleriyle-yazilim.jpg 960w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/01/Bosch-By-wire-sistemleriyle-yazilim-696x392.jpg 696w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/01/Bosch-By-wire-sistemleriyle-yazilim-768x432.jpg 768w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/01/Bosch-By-wire-sistemleriyle-yazilim-747x420.jpg 747w" sizes="auto, (max-width: 960px) 100vw, 960px" /></p>
<h6>Hepsi bir arada bir sistem olarak geliştirilen bu kokpit, araç içi deneyimin yüksek düzeyde kişiselleştirilmesine olanak tanıyor. Büyük dil modeliyle donatılan sistem, kullanıcıyla gerçek bir kişiyle konuşuyormuş hissi veren bir iletişim kurabiliyor. Görsel dil modeli ise araç içi ve araç dışındaki ortamı algılayarak yorumlayabiliyor. Bu sayede sistem, örneğin varış noktasına ulaşıldığında otomatik olarak park yeri arayabiliyor ya da çevrim içi toplantılar sırasında toplantı tutanakları oluşturabiliyor.</h6>
<h6><strong> </strong><strong>By-wire sistemleriyle yazılım tanımlı sürüş</strong></h6>
<h6>Bosch, otomatik ve yazılım tanımlı sürüşün temel teknolojilerinden biri olan by-wire sistemlerinde de lider sağlayıcılar arasında yer alıyor. Bu sistemler, fren ve direksiyon için mekanik bağlantıları elektriksel sinyal hatlarıyla değiştirerek tasarım, güvenlik ve yazılım kontrolü açısından tamamen yeni olanaklar sunuyor. Bosch, brake-by-wire ve steer-by-wire ile 2032’ye kadar 7 milyar Euro’nun üzerinde kümülatif satış geliri elde etmeyi bekliyor. Bu kilit teknolojinin pazar dinamikleri 2030’lu yıllarda da hız kazanmaya devam edecek.</h6>
<h6><strong>Akıllı yazılımla hareket kaynaklı rahatsızlıklar azaltılıyor</strong></h6>
<h6>Bosch’un Vehicle Motion Management (Araç Hareket Yönetimi) yazılımı, frenleri, direksiyonu, güç aktarma sistemini ve şasiyi merkezi olarak kontrol ederek aracın hareketini altı serbestlik derecesinin tamamında yönetmeyi mümkün kılıyor. Bu, bireysel aktüatörlerin daha iyi koordine edilmesini ve daha verimli kullanılmasını sağlıyor.</h6>
<h6>Gelecekte bu sistemler sürücünün bireysel ihtiyaçlarına göre de ayarlanabilecek. Yazılım, virajlarda savrulmayı veya dur-kalk trafikte öne-arkaya sallanmayı önemli ölçüde azaltarak hareket kaynaklı rahatsızlıkların önüne geçmeyi hedefliyor. Bu da otonom sürüşe giden yolda önemli bir adım olarak görülüyor.</h6>
<h6><strong>Radar Gen 7 Premium CES’te ilk kez tanıtılıyor</strong></h6>
<h6>Bosch, sensör teknolojisi ve yapay zekâyı bir araya getiren Radar Gen 7 Premium çözümünü CES’te dünya prömiyeriyle tanıtıyor. Yeni radar sensörü, otoyol pilotu gibi sürüş destek fonksiyonlarını ileri seviyeye taşıyor. Özel anten konfigürasyonu sayesinde maksimum açısal hassasiyet ve çok uzun menzil sunan sensör, 200 metrenin üzerindeki mesafelerde palet veya araç lastiği gibi çok küçük nesneleri dahi algılayabiliyor. Bu sayede karmaşık trafik koşullarında kayıp yükleri veya diğer yol kullanıcılarını doğru şekilde tespit ederek uygun sürüş manevralarını mümkün kılıyor.</h6>
<h6><strong>eBike güvenlik bir adım daha ileri taşınıyor</strong></h6>
<h6>Bosch’un donanım ve yazılım uzmanlığı, eBike’ları de daha güvenli hale getiriyor. eBike Flow uygulamasına eklenen yeni özellikle kullanıcılar bisikletlerini veya bataryalarını çalıntı olarak işaretleyebiliyor.</h6>
<h6>Bu durumda, ikinci el alıcılar, yetkili servisler veya güvenlik birimleri eBike Flow uygulaması üzerinden bağlantı kurmaya çalıştığında uyarı alıyor. Böylece çalıntı eBike’ların yeniden satılması önemli ölçüde zorlaştırılıyor.</h6>
<h6><strong>Dijitalleşmenin görünmeyen kahramanları: MEMS sensörler</strong></h6>
<h6>Otomotivden sanayiye, ev teknolojilerinden robotik uygulamalara kadar pek çok yeniliğin temelinde küçük ama son derece gelişmiş sensörler yer alıyor. Bosch, CES’te yeni BMI5 AI MEMS sensör platformunu tanıtıyor. Bu platform üzerine geliştirilen tüm sensörler; yüksek hassasiyet, dayanıklılık ve enerji verimliliğiyle öne çıkıyor. Entegre yapay zekâ fonksiyonları sayesinde hareketleri, konumları ve bağlamları algılayabiliyor. Yeni sensörler; sanal ve artırılmış gerçeklik uygulamalarında baş hareketlerini gecikme olmadan takip ederek doğal 3D etkileşim sağlıyor. Aynı zamanda robotların çevrelerini ve hareketlerini yüksek doğrulukla algılamasına yardımcı oluyor. Örneğin, kamera görüşü kısıtlandığında bile insansı robotların doğru yolu bulmasını mümkün kılıyor.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ZF, şasiyi dijital çağa taşıyor: AI Akıllı Yol Algılama</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/zf-sasiyi-dijital-caga-tasiyor-ai-akilli-yol-algilama</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Jan 2026 11:54:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=102135</guid>

					<description><![CDATA[Yazılım Tanımlı Araç (SDV) artık kavramsal bir konseptten gerçeğe dönüştü. Yazılım tabanlı işlevselliği mümkün kılan elektrikli direksiyon kontrolü (steer-by-wire) ve elektrikli fren kontrolü (brake-by-wire) gibi yenilikçi teknolojileri temel alan ZF, güvenlik ve konforu artırırken markaya özgü sürüş deneyimleri sunan yeni yazılım ürünleriyle şasi inovasyonunda standartları belirliyor. ZF, akıllı donanım, yapay zeka ve yazılımı bir araya [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6>Yazılım Tanımlı Araç (SDV) artık kavramsal bir konseptten gerçeğe dönüştü. Yazılım tabanlı işlevselliği mümkün kılan elektrikli direksiyon kontrolü (steer-by-wire) ve elektrikli fren kontrolü (brake-by-wire) gibi yenilikçi teknolojileri temel alan ZF, güvenlik ve konforu artırırken markaya özgü sürüş deneyimleri sunan yeni yazılım ürünleriyle şasi inovasyonunda standartları belirliyor. ZF, akıllı donanım, yapay zeka ve yazılımı bir araya getirerek yeni işlevler ve kişiselleştirilmiş özellikler sunan Şasi 2.0 stratejisi kapsamında, CES&#8217;te iki yeni yazılım ürünü tanıtıyor: AI Akıllı Yol</h6>
<h6><b>Algılama ve Aktif Gürültü Azaltma Teknolojisi</b></h6>
<h6>ZF Yönetim Kurulu Üyesi ve Şasi Çözümleri Bölüm Başkanı Dr. Peter Holdmann, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Chassis 2.0 stratejimizle, şasinin dijital çağdaki dönüşümünü yönlendiriyoruz. Donanım uzmanlığı ve gelişmiş yazılımı yapay zeka ile birleştirerek, güvenlik ve konforu yeni bir düzeye taşıyan ve aynı zamanda yazılım tanımlı araçların önünü açan çözümler yaratıyoruz. Böylelikle, akıllı, bağlantılı ve ölçeklenebilir çözümlerle geleceğin mobilitesine şekil veriyoruz.”</h6>
<h6><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-102137" src="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/01/CES_2026_AI_Road_Sense_ZS.jpg" alt="" width="960" height="540" srcset="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/01/CES_2026_AI_Road_Sense_ZS.jpg 960w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/01/CES_2026_AI_Road_Sense_ZS-696x392.jpg 696w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/01/CES_2026_AI_Road_Sense_ZS-768x432.jpg 768w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2026/01/CES_2026_AI_Road_Sense_ZS-747x420.jpg 747w" sizes="auto, (max-width: 960px) 100vw, 960px" /></h6>
<h6><b>AI Akıllı Yol Algılama Teknolojisi: Geleceğe doğru ilerlemek</b></h6>
<h6>ZF, AI Akıllı Yol Algılama ile yazılım tanımlı araçlarda güvenlik ve konforu artıran yenilikçi, yapay zeka tabanlı bir çözüm sunuyor. Sistem, en ileri teknolojiye sahip sensörleri kullanarak şasiyi kış, arazi şartlarında ya da farklı yol koşulları arasındaki geçişlerde yol ve zeminlerdeki değişime gerçek zamanlı olarak adapte ediyor. ZF&#8217;nin şasi yazılımı cubiX tarafından işlenerek kullanılan bu ham veri, ZF&#8217;nin yarı aktif süspansiyon sistemi Continuous Damping Control (CDC) veya aktif süspansiyon sistemi sMOTION gibi akıllı aktüatörlerin kontrolünü sağlıyor. sMOTION, 1 milisaniye içinde tepki vererek amortisörleri ayarlıyor. Akıllı aktüatör entegrasyonu, gelecekteki daha ileri kontrol ve özellikler için direksiyon ve fren sistemlerini de kapsayacak.</h6>
<h6>Holdmann, “AI Akıllı Yol Algılama Teknolojisi, sürücülerin zorlayıcı yol koşullarında karşılaştıkları belirsizlikleri azaltmaya yardımcı oluyor. Sistem, belirli durumları saliseler içinde algılıyor ve insan reflekslerinin izin verdiğinden daha hızlı tepki veriyor. Böylece aracın davranışının her zaman beklentileri karşılaması ve direksiyon başında duyulan güven duygusu ve artan güvenlik hissi anlamına geliyor” diyor.</h6>
<h6>Ölçeklenebilir sistem Standart, Gelişmiş ve Premium olmak üzere üç versiyonda sunuluyor. AI Akıllı Yol Algılama Teknolojisi, standart yapılandırmada bile CAN bus sinyallerini kullanarak yolun o andaki durumunu belirliyor. Gelişmiş versiyonda kamera verileri de eklenerek yol yüzeyinin önceden algılanarak analiz edilmesine olanak sağlanıyor. Premium pakette ise sistem, LiDAR teknolojisiyle daha da genişletiliyor. Bu teknoloji, iki santimetre hassasiyetle 25 metre önündeki yol profilini tarayarak, şasinin hassas bir şekilde ayarlanabilmesini sağlayan ayrıntılı bir 3D-üç boyutlu yol profili oluşturuyor.</h6>
<h6><b>ZF’nin sistem uzmanlığı öne çıkıyor</b></h6>
<h6>Sensör ve şasi verilerinin akıllı bir şekilde bir araya getiriliyor olması, sistemin öne çıkan bir özelliği. ZF, burada sistem uzmanlığının sağladığı avantajı değerlendiriyor. Kar, kamera tarafından tek tip bir zemin olarak algılanırken, ZF kamera sinyallerini lastiklerdeki kayma ve tork artışı gibi şasi sinyalleriyle birleştiriyor. Bu sayede AI Akıllı Yol Algılama Teknolojisi, derin ve sığ karlı yüzeyleri ayırt edebiliyor ve aracı duruma en uygun şekilde ayarlayabiliyor.</h6>
<h6>Sistem kaygan yolları algıladığında, “Kar Kalkışı” otomatik olarak devreye giriyor ve araç, tekerleklerin patinaj yapmasını ve lastiklerin kaymasını önlemek için düşük torkla kalkış yapıyor. Bu sayede, zorlu koşullarda bile daha konforlu ve rahat bir sürüş deneyimi sağlanıyor. AI Akıllı Yol Algılama Teknolojisi, arazi sürüş koşullarında, zorlu kararlar gerektiren durumlarda da sürücü üzerindeki yükü hafifletiyor. AI, çamur, kum, kaya veya kar gibi zeminin derinliğini ve sertliğini algılayarak en uygun sürüş stratejisini otomatik olarak seçiyor. Dört tekerlekten çekiş ve diferansiyeller, derin çukurlarda bile gücün en ideal şekilde dağıtılması için akıllı bir şekilde önceden kilitleniyor.</h6>
<h6>AI Akıllı Yol Algılama Teknolojisi, kullanıcının sürüş modlarını bilmesine veya seçmesine gerek bırakmadan arka planda çalışıyor. Örneğin, stabil yol koşullarından otoyola geçerken sistem derhal sessiz, enerji tasarruflu moda geçiyor. Böylece sürücünün müdahalesi olmaksızın maksimum konfor ve en yüksek verimlilik elde edilebiliyor.</h6>
<h6><b>İleri Düzey Kişiselleştirilmiş Konfor</b></h6>
<h6>Yazılım, kişiselleştirilmiş ve premium seviye bir sürüş deneyimi için, Sürücü Davranış Tanıma özelliğini de etkinleştirebiliyor. Bu özellik, gaz, fren ve direksiyon hareketlerini araç içi ve dış koşullarla birlikte analiz ederek sürüş stilini ve tercihleri öngörüyor ve konforu artırıyor. Bu özellik, şasi ve güç aktarma sistemleri genelinde en üst düzeyde kişiselleştirilmiş ve uyarlanabilir bir sürüş deneyimi sunarak ZF&#8217;nin inovasyona olan bağlılığını ve OEM&#8217;lere özel marka deneyimleri sunma taahhüdünü pekiştiriyor.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nissan mobiliteyi daha güvenli ve kapsayıcı hale getiriyor</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/nissan-mobiliteyi-daha-guvenli-ve-kapsayici-hale-getiriyor</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 Dec 2025 11:56:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=101804</guid>

					<description><![CDATA[Nissan Motor Co., Ltd. ve Wayve, yeni nesil ProPILOT serisini Wayve AI (yapay zeka) teknolojisiyle geniş bir Nissan araç yelpazesine entegre etmek için kesin anlaşmalar imzaladıklarını duyurdu. Bu ortaklık, Wayve&#8217;nin somutlaştırılmış AI yazılımını Nissan&#8217;ın gelişmiş sürücü destek sistemleriyle birleştirerek hem ADAS hem de noktadan noktaya gelişmiş sürüşü destekleyecek. Nissan, 2016 yılında tek şeritli otoyol yardımı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><strong>Nissan Motor Co., Ltd. ve Wayve, yeni nesil ProPILOT serisini Wayve AI (yapay zeka) teknolojisiyle geniş bir Nissan araç yelpazesine entegre etmek için kesin anlaşmalar imzaladıklarını duyurdu. Bu ortaklık, Wayve&#8217;nin somutlaştırılmış AI yazılımını Nissan&#8217;ın gelişmiş sürücü destek sistemleriyle birleştirerek hem ADAS hem de noktadan noktaya gelişmiş sürüşü destekleyecek.</strong></h6>
<h6>Nissan, 2016 yılında tek şeritli otoyol yardımı için ProPILOT&#8217;u tanıttı ve 2019 yılında çok şeritli destek ve eller serbest işlevselliği ekleyerek ProPILOT 2.0&#8217;ı piyasaya sürdü. Bu özellikler, çeşitli müşteri ihtiyaçlarını karşılamak için artık birçok modelde mevcut. Nissan, bu temele dayanarak Wayve AI ile entegre edilmiş yeni nesil ProPILOT&#8217;u geliştiriyor. Eylül 2025&#8217;te Nissan, Wayve&#8217;in son teknoloji ürünü somutlaştırılmış AI yazılımı olan &#8220;Wayve AI Driver&#8221;ı, Nissan&#8217;ın yeni nesil LiDAR teknolojisini kullanan &#8220;Ground Truth Perception&#8221; teknolojisiyle entegre eden bir prototipi tanıttı. Bu prototip, otoyollarda ve karmaşık kentsel ortamlarda sorunsuz ve güvenli sürüş yardımı sağladığını gösterdi.</h6>
<h6>Yeni anlaşma kapsamında Nissan ve Wayve, &#8220;Wayve AI Driver&#8221;ı yeni nesil ProPILOT serisine entegre ederek seri üretim araçlarda kullanıma sunacak. Nissan, Wayve&#8217;nin AI teknolojisini kullanarak ProPILOT&#8217;un işlevselliğini ve rahatlığını daha da artırmayı ve çeşitli müşteri ihtiyaçlarını karşılamak için Japonya ve Kuzey Amerika dahil olmak üzere küresel pazarlara gelişmiş sistemler sunmayı hedefliyor. Nissan, bu yeni nesil ProPILOT ile donatılmış ilk modeli 2027 mali yılında Japonya&#8217;da piyasaya sürmeyi planlıyor.</h6>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-101806" src="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/1767094464_251210_Nissan_and_Wayve_Collaboration_Agreement_04.jpg" alt="" width="696" height="464" srcset="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/1767094464_251210_Nissan_and_Wayve_Collaboration_Agreement_04.jpg 696w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/1767094464_251210_Nissan_and_Wayve_Collaboration_Agreement_04-630x420.jpg 630w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></p>
<h6>Bu anlaşma, her iki şirket için de önemli bir ilerlemeyi temsil ediyor. Nissan, Wayve AI sistemlerini geniş bir araç segmentinde büyük ölçekte kullanmayı taahhüt eden ilk otomobil üreticisi. Güvenliği temel alan Wayve&#8217;nin uçtan uca somutlaştırılmış yapay zekası, minimum ek geliştirme ile yeni şehirlere ve araç platformlarına verimli bir şekilde uyum sağlayabilecek. Wayne AI, ProPILOT serisi ile birleştirildiğinde, kameralar, radar ve LiDAR dahil olmak üzere çeşitli sensör konfigürasyonları ile birçok araç segmentinde akıllı sürüş sunacak.</h6>
<h6>Sistemin seri üretim araçlara uygulanması, Nissan ve Wayve&#8217;nin çeşitli gerçek dünya sürüş koşullarından ders almasını sağlayarak sürekli iyileştirme ve Nissan&#8217;ın akıllı sürüş teknolojilerinin uzun vadeli rekabet gücünün güçlendirilmesini mümkün kılacak.</h6>
<h6><strong>Nissan Motor Co., Ltd. Başkanı ve CEO&#8217;su Ivan Espinosa&#8217;nın yorumu</strong></h6>
<h6>&#8220;Nissan&#8217;ın gelişmiş otonom sürüş uzmanlığını Wayve&#8217;nin son teknoloji AI teknolojisiyle birleştirerek, sürücü yardımı için yeni bir standart belirliyoruz. Wayve AI ile entegre edilmiş yeni nesil ProPILOT sistemimizin yaygın olarak benimsenmesi, dünya çapındaki müşterilere daha güvenli, daha sezgisel ve daha konforlu sürüş deneyimleri sunarken, akıllı mobilite geleceğine geçişi hızlandıracak. Bu anlaşma, mobiliteyi daha temiz, daha güvenli ve daha kapsayıcı hale getirme misyonunda Nissan için önemli bir adımdır.&#8221;</h6>
<h6><strong>Wayve&#8217;nin kurucu ortağı ve CEO&#8217;su Alex Kendall&#8217;ın yorumu</strong></h6>
<h6>“Nissan, somutlaştırılmış yapay zekayı seri üretime taşıyarak küresel otomobil üreticileri arasında öncü rol üstleniyor. Yeni nesil akıllı sürüş teknolojisini dünya çapındaki müşterilere ulaştırmak için Nissan ile ortaklık kurmaktan gurur duyuyoruz. Wayve&#8217;in hızla gelişen yapay zekasını Nissan&#8217;ın mühendislik ve küresel erişimiyle birleştirerek, güvenli ve keyifli otonom mobiliteye yönelik inovasyonun hızını artırabiliriz.”</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnci’den Akıllı İSG Teknolojileri İçin Açık İnovasyon Çağrısı</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/inciden-akilli-isg-teknolojileri-icin-acik-inovasyon-cagrisi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2025 12:48:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=101496</guid>

					<description><![CDATA[İnci Holding’in açık inovasyon programı İnci Radar, global jant üreticisi Maxion İnci Jant Grubu iş birliğiyle, üretim ve lojistik sahalarında iş sağlığı ve güvenliğini (İSG) ileri teknoloji çözümlerle dönüştürmeyi hedefleyen yeni bir açık inovasyon çağrısı başlattı. Gerçek zamanlı forklift güvenliği, otomatik toplanma alanı yönetimi ve yeni nesil saha eğitimleri için dijital çözümler aranıyor.  Bu çağrı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><strong>İnci Holding’in açık inovasyon programı İnci Radar, global jant üreticisi Maxion İnci Jant Grubu iş birliğiyle, üretim ve lojistik sahalarında iş sağlığı ve güvenliğini (İSG) ileri teknoloji çözümlerle dönüştürmeyi hedefleyen yeni bir açık inovasyon çağrısı başlattı. Gerçek zamanlı forklift güvenliği, otomatik toplanma alanı yönetimi ve yeni nesil saha eğitimleri için dijital çözümler aranıyor.</strong></h6>
<h6><strong> </strong>Bu çağrı kapsamında; Maxion İnci kuruluşunda forklift trafiğinden kaynaklanan çarpışma risklerini azaltacak, acil durumlarda toplanma süreçlerini otomatik ve hatasız hâle getirecek, çalışanların güvenlik farkındalığını artıracak dijital ve akıllı İSG teknolojileri geliştiren startup’lar ve teknoloji sağlayıcılar çözümlerini İnci Radar platformu üzerinden paylaşmaya davet ediliyor.</h6>
<h6><strong>Üretim ve Lojistik Sahalarında Yeni Nesil Güvenlik Yaklaşımı</strong></h6>
<h6>Üretim ve depo sahalarında forklift trafiği; kör noktalar, yoğun vardiya temposu ve yaya–araç etkileşimi nedeniyle iş kazaları açısından en yüksek risk alanları arasında yer alıyor. Acil durumlarda toplanma alanlarında yapılan manuel personel sayımları ise zaman kaybı ve insan hatası riskini beraberinde getiriyor. Geleneksel İSG eğitim yöntemleri sahada davranış değişikliği yaratma konusunda sınırlı etki sağlayabiliyor.</h6>
<h6>Bu ihtiyaçlardan hareketle Maxion İnci ve İnci Radar; gerçek zamanlı izleme, akıllı uyarı mekanizmaları ve yeni nesil eğitim teknolojileriyle desteklenen entegre İSG sistemlerini odağına alıyor. Bu alanda başlattığı yeni inovasyon çağrısı ile yeni teknoloji tedarikçilerini arıyor.</h6>
<h6><strong>Çağrı Kapsamında Beklenen Çözümler</strong></h6>
<h6>Maxion İnci ve İnci Radar<strong>, </strong>forklift ve yaya hareketlerini gerçek zamanlı izleyerek çarpışma risklerini önceden tespit eden sistemleri, operatör ve çalışanları akıllı uyarılarla bilgilendiren, gerektiğinde otomatik yavaşlatma veya durdurma senaryoları sunan çözümleri ve/veya acil toplanma noktalarında çalışanları otomatik olarak tanıyan ve hatasız personel sayımı yapan sistemleri sunabilecek tedarikçileri başvuruya davet ediyor.</h6>
<h6>Beklenen çözümler arasında ramak kala süreçleri, toplanma süreleri ve eksik personel gibi kritik metrikleri izleyen veri ve raporlama panelleri, AR/VR, simülasyon ve interaktif teknolojilerle desteklenen, saha uygulamalarına bütünleşmiş İSG eğitim çözümleri ve mevcut ERP, WMS, İSG yazılımları ve kartlı geçiş sistemleriyle entegre olabilen ölçeklenebilir yapıları kurabilecek çözümleri arıyor.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lucitur Allison’ın yeni 9 vites tam otomatik şanzıman</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/lucitur-allisonin-yeni-9-vites-tam-otomatik-sanziman</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Dec 2025 14:56:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=101433</guid>

					<description><![CDATA[Madrid merkezli ve 2026’da 40. yılını kutlamaya hazırlanan Autocares Lucitur, Allison’ın yeni 9 vitesli tam otomatik şanzımanıyla donatılan Otokar Navigo midibüs ile filosunu genişletti. Allison 6 vites şanzımanla iki yıl boyunca elde ettiği olumlu sonuçların ardından Lucitur, yolcu ve sürücü konforunu artırmak, yakıt tüketimini optimize etmek ve bakım maliyetlerini azaltmak amacıyla yeni 9 vitesli araçlara [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><strong>Madrid merkezli ve 2026’da 40. yılını kutlamaya hazırlanan Autocares Lucitur, Allison’ın yeni 9 vitesli tam otomatik şanzımanıyla donatılan Otokar Navigo midibüs ile filosunu genişletti. Allison 6 vites şanzımanla iki yıl boyunca elde ettiği olumlu sonuçların ardından Lucitur, yolcu ve sürücü konforunu artırmak, yakıt tüketimini optimize etmek ve bakım maliyetlerini azaltmak amacıyla yeni 9 vitesli araçlara yatırım yapıyor.</strong></h6>
<h6>1986 yılında kurulan ve yolcu taşımacılığında köklü bir geçmişe sahip aile şirketi olan Autocares Lucitur, 40. yılını kutlamaya hazırlanıyor. Şirket; okul taşımacılığı, organizasyonlar ve geziler dâhil her türlü yolcu taşımacılığı için otobüs, midibüs ve minibüs kiralama hizmeti sunuyor. 26 araçlık modern filosuyla güvenilirlik, yolcu konforu ve operasyonel verimlilikten ödün vermeden faaliyetlerine devam ediyor.</h6>
<h6>Lucitur, son olarak filosunu modernize etmek için iki adet Otokar Navigo midibüsü tercih etti. İki yıl önce alınan ilk araç, Allison’ın 6 ileri tam otomatik şanzımanıyla donatılmıştı. Konfor, manevra kabiliyeti ve düşük işletme maliyetleri açısından elde edilen başarılı deneyim, kısa süre önce filoya katılan ikinci Navigo otobüsün yeni 9 vites Allison tam otomatik şanzımanla tercih edilmesini sağladı.</h6>
<h6>Autocares Lucitur Genel Müdürü Carlos Martínez; “Otokar otobüsleri ve Allison şanzımanların performansından çok memnunuz. Her ikisi de beklentilerimizi karşılıyor” diye belirtiyor.</h6>
<h6><strong>Şehir içi güzergahlarda yolcu ve sürücüler için daha fazla konfor</strong></h6>
<h6>Navigo otobüsler, şehir içi ve çevresindeki güzergahlarda çok yönlü maksimum çözümler sunmak üzere tasarlanıyor. 7,8 ila 9,2 metre arasında değişen otobüs uzunluk seçenekleri ile operatörlerin çeşitli ihtiyaçlarına uyum sağlıyor.</h6>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-101435" src="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/Allison_Transmission_Lucitur_Allisons_.jpg" alt="" width="690" height="460" /></p>
<h6>Otokar&#8217;ın İspanya&#8217;daki bayisi Somauto’da Satış Temsilcisi olan Juan Gómez; “Navigo T, turizm taşımacılığı için kompakt, manevra kabiliyeti son derece yüksek ve özellikle çok yönlü bir otobüs. Bu özellikleriyle hem otoyollar hem de dar, tarihi şehir merkezleri için ideal ve küçük gruplar için mükemmel bir araç. Ayrıca yeni versiyon daha ergonomik bir gösterge paneli ve GSR II güvenlik sistemini içeriyor. Böylece konfor ve güvenliği daha da artırıyor” şeklinde açıklıyor.</h6>
<h6>Lucitur, bu araçları çoğunlukla yoğun trafiğe sahip şehir içi güzergahlarda kullanıyor. Bu noktada Allison tam otomatik şanzıman, tekerleklere tam güçte aktarım sunan Kesintisiz Güç Teknolojisi&#x2122; ve tork konvertörü teknolojisi sayesinde yokuşlarda bile sarsıntısız sürüş sağlanmasında belirleyici rol oynuyor. Bu performans, giderek daha talepkar hale gelen yolcuların beklentilerini karşılamada kritik önem taşıyor. Carlos Martínez, &#8220;Yokuşlarda araç kalkışı, kolay, sarsıntısız ve konforlu şekilde yapılıyor. Allison, sürücülerimize gerçekten yardımcı oluyor ve işlerini kolaylaştırıyor&#8221; diyor.</h6>
<h6>Lucitur, vites seçme panelinin daha ergonomik tasarımının sürücü deneyimini geliştirdiğini  de vurguluyor. Carlos Martínez; “Yoğun trafik ve trafik ışıkları nedeniyle güzergâhlarımızda sık dur-kalk yapmak zorundayız. Yolcular artık çok daha talepkâr olduğundan böyle bir durumda şanzımanın sarsıntısız sürüş ve konfor sunamaması ciddi bir sorun yaratırdı” diyerek ekliyor;</h6>
<h6>“Sürücülerimiz daha az yorucu bir sürüş deneyimi yaşadıklarını belirtiyor ve özellikle ellerini her zaman direksiyonda tutabilmeyi önemsiyorlar. Böylece hem kendi konforlarını hem de araç kontrolünü artırıyorlar. Koltuğun sol yanında konumlandırılan yeni vites seçici, çok daha sezgisel ve hızlı kullanılabiliyor.”</h6>
<h6><strong>Daha az bakım, optimize edilmiş yakıt tüketimi ve daha fazla çalışma süresi</strong></h6>
<h6>Navigo’nun tercih edilmesindeki bir diğer belirleyici faktör, düşük işletme maliyeti oluyor. Carlos Martínez; “Her taşımacılık şirketinde olduğu gibi, maliyetleri ve araç arıza sürelerini en aza indirmek bizim için çok önemli. Bu nedenle yakıt tüketimini azaltmamıza yardımcı ve bakımı hem ekonomik hem de mümkün olan en kısa sürede yapılabilecek teknolojiler arıyoruz. Allison şanzımanlar şu ana kadar hiçbir sorun çıkarmadığı için bakım açısından da memnunuz. Şanzıman arızası yaşanmaması araçlarımızın faaliyetlerini en üst düzeye çıkarmamıza olanak tanıyor, ki bu da günlük iş rutinimizde son derece önemli” diye vurguluyor.</h6>
<h6>Allison’ın tork konvertörlü tamamen hidrolik şanzıman sistemi, mekanik debriyaj ihtiyacını ortadan kaldırarak aktarma organlarında aşınma ve yıpranmayı en aza indiriyor. Arıza olasılığının düşürülmesi de daha az servis ziyareti ve daha az duruş anlamına geliyor. Böylece Lucitur’un yüksek seviyede filo kullanılabilirliği ve işletme maliyetleri üzerinde daha iyi kontrol sağlaması mümkün oluyor. Yeni 9 vitesli Navigo midibüste ise bu verimlilik iyileştirmeleri optimize edilmiş yakıt tüketimine de yansıyor. Bu da günlük şehir içi hizmetler için önemli bir avantaj sağlıyor. Juan Gómez; “Navigo T’nin güvenilirliği ve düşük bakım maliyetleri, otobüs operatörleri için uzun vadede mükemmel bir kârlılık sağlıyor. Yeni 9 vitesli Allison tam otomatik şanzımanla midibüs, yokuşlarda daha iyi sürüş performansı sunuyor, motor devrini düşürüyor ve yakıt tüketimini optimize ediyor. Aynı zamanda sürücüler için daha konforlu ve kontrollü bir sürüş deneyimi sağlıyor” şeklinde belirtti.</h6>
<h6><strong>Lucitur’un tavsiye ettiği bir teknoloji </strong></h6>
<h6>Her iki araçla edinilen deneyim, Lucitur’un Allison teknolojisine ve Otokar’ın Navigo serisine olan güvenini daha da pekiştirdi. Lucitur için manuel şanzımandan tam otomatik şanzımana ve şimdi de 6 vitesliden 9 vitesliye geçiş, sürücüler ve yolcular açısından net bir ilerleme anlamına geliyor.</h6>
<h6>Carlos Martínez; “9 vitesli Allison şanzıman, manuel şanzımanlara kıyasla çok gelişmiş. Hem yolcular hem de sürücüler için daha fazla konfor, daha sarsıntısız ve akıcı sürüş ile güvenilirlik sunuyor. Ayrıca manuel şanzımanlı araçlara göre yakıt tasarrufu sağlıyor. Sektörde hâlâ manuel veya yarı otomatik şanzıman kullanan diğer meslektaşlarımıza Allison’ı denemelerini tavsiye ediyoruz. Gerçekten gelişmiş bir adım ve avantajları ilk günden itibaren fark ediliyor” diyerek sözlerini tamamlıyor.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Delphi 5 Ana Kategoride Lider</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/delphi-5-ana-kategoride-lider</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2025 19:49:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=101345</guid>

					<description><![CDATA[Delphi Ön Takım Sistemlerinin 5 Ana Kategorisinde de Lider Kapsama Oranına Ulaştı&#8230;  Geliştirdiği yüksek teknolojili ürünleriyle otomotiv sektörüne referans niteliğinde ürünler kazandıran Delphi, Avrupa Satış Sonrası Pazarı’nda (IAM) beş ana ön takım kategorisinin tamamında lider konuma yükseldi. Bu kapsam artışı; salıncak, rot başı, rot mili, rotil ve Z rot ürün gruplarındaki genişlemeyi kapsıyor. Delphi, Çinli [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><strong>Delphi Ön Takım Sistemlerinin 5 Ana Kategorisinde de Lider Kapsama Oranına Ulaştı&#8230;</strong></h6>
<h6><strong> </strong><strong>Geliştirdiği yüksek teknolojili ürünleriyle otomotiv sektörüne referans niteliğinde ürünler kazandıran Delphi, Avrupa Satış Sonrası Pazarı’nda (IAM) beş ana ön takım kategorisinin tamamında lider konuma yükseldi. Bu kapsam artışı; salıncak, rot başı, rot mili, rotil ve Z rot ürün gruplarındaki genişlemeyi kapsıyor. Delphi, Çinli araç üreticilerine yönelik genişleyen destek ve devam eden ön takım ürün geliştirmeleriyle büyüme ivmesini güçlendiriyor. </strong></h6>
<h6><strong> </strong>Araç güvenliği açısından kritik öneme sahip olan ön takım ürünleri, sürücünün yol ile bağlantısını sağlayan temel sistemler olarak öne çıkıyor. Doğru parçaların kullanılmasının, müşterileri desteklemek ve hem güvenli hem de keyifli bir sürüş deneyimi sunmak için kilit rol oynadığı pazarda Delphi, neredeyse her araç için gerekli parçaları sunarak, servislerin güvenle tercih edebileceği güvenilir bir iş ortağı olmayı sürdürüyor.</h6>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-101347" src="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/Delphi-On-Takim-Sistemleri-2.jpg" alt="" width="696" height="392" /></p>
<h6>Delphi’nin bu başarası, uzun vadeli katalog geliştirme çalışmaları ve Avrupa’daki servis onarım ihtiyaçlarıyla yakın koordinasyonun bir sonucu olarak ortaya çıkıyor. Pazardaki diğer markalar bu segmentlerde aktif olmaya devam etse de, Delphi rakiplerinin tamamını geride bırakmış ve ön takım ürün gamını 2023’e kıyasla yüzde 30’dan fazla genişletmiş durumda olmasıyla öne çıkıyor. Bu gelişmenin yalnızca iki yıl içinde elde edilmiş olması da etkileyici bir büyümeye işaret ediyor.</h6>
<h6>Çinli üreticilere ait araçların sayısının pazarda giderek arttığı gözleniyor. Delphi, bu pazar değişimini desteklemek amacıyla aşağıdaki modeller için 65 adet ön takım ürününü pazarasundu;</h6>
<h6>BYD Dolphin, ATTO 2 ve ATTO 3</h6>
<h6>MG (SAIC) GS, HS, ZS, MG 4 ve MG 5</h6>
<h6>Chery / OMODA TIGGO7 ve OMODA 5</h6>
<h6>Şirket ayrıca, diğer Çinli modellere yönelik 450 adet ön takım parçasından da ürün geliştirme sürecinde olduğunu  açıkladı. Bu da, söz konusu araçlar Avrupa yollarında daha fazla yer aldıkça ürün gamının daha geniş bir kapsama ulaşmasını sağlayacak.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Stellantis ve Bolt’tan Avrupa’da Sürücüsüz Mobilite</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/stellantis-ve-bolttan-avrupada-surucusuz-mobilite</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Dec 2025 05:35:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=100303</guid>

					<description><![CDATA[Dünyanın en büyük mobilite şirketlerinden Stellantis, sürücüsüz mobilitenin yaygınlaşması için Bolt ile iş birliğine imza attı. Stellantis’in AV-Ready Platforms&#x2122; teknolojisini kullanarak ölçeklenebilir Seviye 4 (sürücüsüz) araçların devreye alınmasını destekleyen bu iş birliği, Bolt’un 2035 yılına kadar paylaşımlı mobilite platformunda 100 bin otonom aracı hizmete sunma hedefinde önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor.Her iki şirket de [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><strong>Dünyanın en büyük mobilite şirketlerinden Stellantis, sürücüsüz mobilitenin yaygınlaşması için Bolt ile iş birliğine imza attı. Stellantis’in AV-Ready Platforms&#x2122; teknolojisini kullanarak ölçeklenebilir Seviye 4 (sürücüsüz) araçların devreye alınmasını destekleyen bu iş birliği, Bolt’un 2035 yılına kadar paylaşımlı mobilite platformunda 100 bin otonom aracı hizmete sunma hedefinde önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor.Her iki şirket de Avrupa’da en yüksek güvenlik, güvenilirlik ve siber güvenlik standartlarına bağlılıklarını paylaşıyor. Bu kapsamda test çalışmalarının 2026 itibarıylaAvrupa ülkelerinde başlatılması planlanıyor.</strong></h6>
<h6>Mobilitenin her alanına yatırım yapan dünyanın en büyük mobilite şirketlerinden Stellantis,Avrupa’nın lider mobilite platformu Bolt ile Avrupa genelinde ticari operasyonlarda kullanılmak üzere Seviye 4 (sürücüsüz) otonom araçların geliştirilmesi ve devreye alınmasını birlikte araştırmak amacıyla bir iş birliği anlaşmasına imza attıklarını duyurdu.Bu iş birliği, özellikle eK0 orta boy van ve STLA Small platformları olmak üzere Stellantis’in AV-Ready Platforms&#x2122; teknolojisini Bolt’un geniş mobilite ağıyla bir araya getirecek. Bolt, hâlihazırda 23 AB üyesi ülke dahil olmak üzere 50’den fazla ülkede yolcu taşıma hizmeti sunuyor ve tamamen otonom, sürücüsüz yolculuk deneyimi sağlayacak bu araçları paylaşımlı mobilite platformuna entegre etmeyi hedefliyor.</h6>
<h6><strong>İlk üretim hedefi 2029!</strong></h6>
<h6>Esneklik ve ölçeklenebilirlik odağıyla tasarlanan StellantisAV-Ready Platforms&#x2122; teknolojisi, gelişmiş sensör paketleri, yüksek performanslı bilgi işlem altyapısı ve sistem yedeklilikleriyle donatılmış durumda. Bu yapısı sayesinde en yüksek güvenlik ve güvenilirlik standartlarını karşılarken, hizmet operatörleri için toplam sahip olma maliyetini optimize ediyor ve sektördeki en rekabetçi çözümlerden biri haline geliyor.Şirketler, 2026 itibarıylaAvrupa ülkelerinde test araçlarını devreye alarak deneme çalışmalarına başlamayı planlıyor. Odak noktası, Avrupa’nın en yüksek güvenlik ve performans standartlarını karşılayan bir hizmet altyapısı oluşturmak olacak. Yaygınlaştırma süreci; prototiplerden pilot filolara ve ardından kademeli endüstriyel ölçek büyütmeye kadar aşamalı bir yaklaşım izleyecek. İlk üretim hedefi ise 2029 olarak belirlendi. Her iki şirket de, geçerli güvenlik, veri koruma ve siber güvenlik standartlarıyla tam uyum içinde; test, sertifikasyon ve ölçeklenebilir yaygınlaştırma süreçlerine yönelik sorumlu bir yaklaşımı desteklemek amacıyla Avrupa düzenleyici kurumlarıyla yakın iş birliği içerisinde çalışacak.Stellantis için bu iş birliği, Avrupa’daki hızla büyüyen iş ortağı ekosistemini genişletirken, güvenli ve güvenilir Seviye 4 sürücüsüz araçların ölçekli devreye alınması için tasarlanan AV-Ready Platforms&#x2122; teknolojisini kullanarak küresel sürücüsüz mobilite stratejisini ileriye taşıyor.Bolt için ise bu ortaklık, 2035 yılına kadar paylaşımlı mobilite platformunda 100 bin otonom aracı hizmete sunma hedefi doğrultusunda atılmış bir sonraki stratejik adımı temsil ediyor.</h6>
<h6><strong>Hedefimiz sürücüsüz mobiliteyi günlük hayatın parçası yapmak!</strong></h6>
<h6>Konu hakkında değerlendirme yapan <strong>Stellantis CEO’su Antonio Filosa</strong>, “AV-Ready Platforms&#x2122; teknolojimiz, maksimum esneklik sağlamak üzere tasarlandı; böylece Avrupa’daki müşterilerimize mümkün olan en iyi deneyimi sunabiliyoruz. Otonom filolar, paylaşımlı ve optimize edilmiş mobiliteyi mümkün kılarak karbon ayak izinin azaltılmasına, trafik sıkışıklığının ve emisyonların düşürülmesine de katkıda bulunabilir. Bolt ile kurduğumuz bu ortaklık, mühendislik uzmanlığımızı onların operasyonel erişimiyle birleştirerek bu vizyonu gerçeğe daha da yakınlaştırmayı ve sürücüsüz mobiliteyi Avrupa’da günlük hayatın güven duyulan bir parçası haline getirmeyi hedefliyor” dedi. Bu iş birliğinin, Avrupa’da faaliyet göstermenin dinamiklerini çok iyi anlayan iki şirketi bir araya getirdiğini ifade eden <strong>Bolt’un Kurucusu ve CEO’su Markus Villig </strong>ise, “Stellantis’in AV-Ready Platforms&#x2122; teknolojisi ile operasyonel uzmanlığımızı birleştirerek, Avrupa’nın ihtiyaçlarına uygun, Avrupa standartlarıyla uyumlu ve milyonlarca kişinin kullanabileceği en iyi otonom araç çözümünü oluşturmayı planlıyoruz. Bu ortaklık, 2035 yılına kadar Bolt platformunda 100 bin otonom aracı hizmete sunma hedefimiz doğrultusunda atılmış önemli bir sonraki adımdır” diye konuştu.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Elektrikli araç sahipleri artık Yandex Maps ile araçlarına uygun şarj istasyonları</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/elektrikli-arac-sahipleri-artik-yandex-maps-ile-araclarina-uygun-sarj-istasyonlari</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Dec 2025 11:02:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=98699</guid>

					<description><![CDATA[Yandex Maps, Türkiye&#8217;deki elektrikli araç (EV) sahiplerine yönelik yeni bir özelliğini kullanıma sundu. Bu özellik sayesinde araç sahipleri araçlarının teknik özelliklerine uygun şarj istasyonlarını kolayca bulup bu istasyonlara yol tarifi alabiliyor. Artık uygulamada elektrikli araç şarj istasyonlarına özel bir bölüm bulunuyor. Bu bölümde, Türkiye genelinde başta büyük şehirler ve önemli otoyollar olmak üzere, 10 bini [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><strong>Yandex Maps, Türkiye&#8217;deki elektrikli araç (EV) sahiplerine yönelik yeni bir özelliğini kullanıma sundu. Bu özellik sayesinde araç sahipleri araçlarının teknik özelliklerine uygun şarj istasyonlarını kolayca bulup bu istasyonlara yol tarifi alabiliyor.</strong></p>
<p>Artık uygulamada elektrikli araç şarj istasyonlarına özel bir bölüm bulunuyor. Bu bölümde, Türkiye genelinde başta büyük şehirler ve önemli otoyollar olmak üzere, 10 bini aşkın halka açık şarj noktasıyla ilgili detaylı bilgilere ulaşmak mümkün. Hizmet; Zes, Esarj, Voltrun, Trugo, Otopriz, Wat Mobilite, Sharz gibi önde gelen şarj ağı markalarını kapsıyor.</p>
<p>Kullanıcılar, uygulamadaki simgeye dokunduklarında kendilerine en yakın şarj istasyonlarını görüntüleyebiliyor; istedikleri konnektör tipine, şarj hızlara (hızlı veya yavaş)  ve istasyonda bulunan toplam şarj noktası sayısına göre seçim yapabiliyor. Ayrıca dileyenler, arama çubuğunu kullanarak istedikleri marka adıyla şarj istasyonu da arayabiliyor.</p>
<p>Otomotiv Distribütörleri Derneği&#8217;nin (ODMD) son verilerine göre Türkiye&#8217;de elektrikli araç pazarı adeta patlama yaşıyor. Yılın ilk yedi ayında tamamen elektrikli otomobil satışları geçen yılın aynı dönemine kıyasla %146,9 artışla 102 bin 160 adede yükseldi. Bu araçların pazar payı da iki kattan fazla artarak %7,7&#8217;den %17,9&#8217;a yükseldi. Tam elektrikli, menzili uzatılmış ve hibrit dahil tüm elektrikli araç türleri hesaba katıldığında ise elektrikli araçların toplam otomobil pazarındaki payı dikkat çekici bir şekilde %44,9&#8217;a ulaşmış durumda.</p>
<p>Elektrikli araç şarj istasyonu bulma özelliği, iOS ve Android&#8217;deki Yandex Maps uygulamasının yanı sıra Apple CarPlay ve Android Auto üzerinden de kullanılabiliyor.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Delphi Akıllı Mobiliteye Geçişte Teknisyenlere Liderlik Edecek</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/delphi-akilli-mobiliteye-geciste-teknisyenlere-liderlik-edecek</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Nov 2025 09:32:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=98019</guid>

					<description><![CDATA[Otomotiv markaları için küresel çapta, orijinal ekipman kalitesinde çözümler sunan Delphi, yenilikçi servis çözümlerini açıkladı. Mayıs ve Kasım 2025’te yayınlanan büyük yazılım güncellemeleri ile KIA, Porsche ve Honda için Güvenlik Ağ Geçidi (SGW) erişimi sunarak Delphi’nin SGW uyumluluğunu 20 OEM markasına genişleten ve kapsadığı model sayısını 2200’ün üzerine çıkartan şirket,  arıza teşhis kayıtlarını otomatik olarak [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><strong>Otomotiv markaları için küresel çapta, orijinal ekipman kalitesinde çözümler sunan Delphi, yenilikçi servis çözümlerini açıkladı. Mayıs ve Kasım 2025’te yayınlanan büyük yazılım güncellemeleri ile KIA, Porsche ve Honda için Güvenlik Ağ Geçidi (SGW) erişimi sunarak Delphi’nin SGW uyumluluğunu 20 OEM markasına genişleten ve kapsadığı model sayısını 2200’ün üzerine çıkartan şirket,  arıza teşhis kayıtlarını otomatik olarak depolayan ve senkronize eden DS-CLOUD adlı yeni bulut platformunu da tanıttı. Aynı zamanda servislere arıza teşhis yönetiminde daha fazla esneklik sunan iki yeni model, tabletli arıza teşhis cihazınıpazara sunan şirket,Delphi Akademi’deki yeni yapılandırılmış modüllerle eğitim paketlerinin kapsamını da genişletti. Delphi EMEA Satış Sonrası Başkan Yardımcısı Juan Thomaz, “Gelişmiş eğitim araçları, esnek donanım seçenekleri ve birleşik dijital ekosistem sayesinde Delphi çözümleri, modern servislerin gerçek ihtiyaçlarına göre şekillendiriliyor. Teknisyenleri daha temiz, daha akıllı mobiliteye geçişte liderlik etmede güçlendiren bağlantılı bir ekosistem oluşturuyoruz” dedi.</strong></h6>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-98021" src="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/Delphi-Gorsel-1.jpg" alt="" width="696" height="492" /></p>
<h6>Geliştirdiği yüksek teknolojili ürünleriyle otomotiv sektörüne referans niteliğinde ürünler kazandıran Delphi, arızateşhis, veri erişimi ve teknisyen eğitimlerine yönelik servis çözümlerindeki yeniliklerini duyurdu.20 ülkedeki 44 noktada yaklaşık 13 bin çalışanıyla yakıt sistemleri, satış sonrası çözümler ve bileşenler sağlayıcısı olarak faaliyet gösteren PHINIA’nın bünyesinde çalışmalarına devam eden Delphi, yenilikçi uygulamalarıyla sektördeki ağırlığını artırmaya devam ediyor.</h6>
<h6><strong>Hedef servislere sunulan hizmetlerigeliştirmek! </strong></h6>
<h6><strong> </strong>Delphi’nin servis çözümlerindeki 2025 yeniliklerinin, araç türleri ve sistemler arasında sorunsuz entegrasyon ve arıza teşhiste hergün genişleyen araç parkı kapsamına yönelik taahhüdünü güçlendirdiğini söyleyen <strong>Delphi EMEA Satış Sonrası Başkan Yardımcısı Juan Thomaz</strong>, “Gelişmiş eğitim araçları, esnek donanım seçenekleri ve birleşik dijital ekosistem sayesinde Delphi çözümleri, modern servislerin gerçek ihtiyaçlarına göre şekillendiriliyor.Araçlar geliştikçe, onlara hizmet veren servisler de gelişmek zorunda. Delphi’nin son yenilikleri, gelişmiş arıza teşhisi, ölçeklenebilir donanım ile EV, hidrojen ve yeni sistemlere yönelik eğitimlerle atölye operasyonlarını geleceğe hazır hale getirmek için tasarlandı. Teknisyenleri daha temiz ve daha akıllı mobiliteye geçişte liderlik etmeleri için güçlendiren bağlantılı bir ekosistem oluşturuyoruz” dedi.</h6>
<h6><strong> </strong><strong>Arıza teşhisteyazılım güncellemeleri!</strong></h6>
<h6><strong> </strong>Mayıs 2025’te yayınlanan ilk büyük yazılım güncellemesi ile KIA,Porsche ve Honda markaları için Güvenlik Ağ Geçidi (SGW) erişimi devreye alınarak Delphi’nin uyumluluğu 20 OEM markasına genişletildi. Bu yazılım fonksiyonu, gelişmiş güvenlikağ geçidi giriş süreçlerine sahip, Delphi arıza teşhis cihazı BlueTech VCI üzerinden kullanılabiliyor. Bu güncellemenin üzerine eklenen 2025 Kasım sürümü ise Delphi’nin kapsamını daha da genişleterek; 1.490+ modele karşılık gelen 69 binek ve hafif ticari araç markası ile 791 modele karşılık gelen 80 ağır vasıta markası için arıza teşhis desteğini içeriyor. Bu kapsamlı güncelleme, Delphi’nin yüksek performanslı arıza teşhis çözümlerine yönelik kararlılığını güçlendiriyor.12V ve 24V sistemlerle tam uyumlu olan BlueTech VCI; binek araçlar, hafif ticari araçlar ve ağır vasıtalar için arıza teşhis desteği sağlayarak modern servislere daha geniş bir kapsama alanı ve esneklik sunuyor.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Otomotivde Yapay Zekâ Türkiye Bilişim Vakfı</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/otomotivde-yapay-zeka-turkiye-bilisim-vakfi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Nov 2025 18:00:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=96774</guid>

					<description><![CDATA[Otomotivde Yapay Zekâ: Üretim Dışı Süreçlerde Stratejik Dönüşüm raporu yayınlandı Türkiye Bilişim Vakfı&#8217;nın (TBV) platformu Başlangıç Noktası platformu tarafından yürütülen Be Node Research projesi kapsamında Doğuş Otomotiv ve Doğuş Teknoloji iş birliğiyle hazırlanan “Otomotivde Yapay Zekâ: Üretim Dışı Süreçlerde Stratejik Dönüşüm” raporu yayınlandı. Türkiye Bilişim Vakfı&#8217;nın (TBV) Be Node Research programı, Doğuş Otomotiv ve Doğuş [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><strong>Otomotivde Yapay Zekâ: Üretim Dışı Süreçlerde Stratejik Dönüşüm raporu yayınlandı</strong></h6>
<h6><strong>Türkiye Bilişim Vakfı&#8217;nın (TBV) platformu Başlangıç Noktası platformu tarafından yürütülen Be Node Research projesi kapsamında Doğuş Otomotiv ve Doğuş Teknoloji iş birliğiyle hazırlanan “Otomotivde Yapay Zekâ: Üretim Dışı Süreçlerde Stratejik Dönüşüm” raporu yayınlandı.</strong></h6>
<h6>Türkiye Bilişim Vakfı&#8217;nın (TBV) Be Node Research programı, Doğuş Otomotiv ve Doğuş Teknoloji desteğiyle yürüttüğü yeni araştırmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Texas Üniversitesi&#8217;nden Fatma Tarlacı ve Özyeğin Üniversitesi&#8217;nden Çağlar Üçler tarafından kaleme alınan “Otomotivde Yapay Zekâ: Üretim Dışı Süreçlerde Stratejik Dönüşüm” başlıklı rapor, üretim hattının ötesinde satış, servis, lojistik ve müşteri deneyimi gibi süreçlerde yapay zekânın yarattığı dönüşümü inceliyor.</h6>
<h6>Rapor, otomotiv sektöründe yapay zekânın artık yalnızca bir hız aracı değil, kurumsal kültür ve müşteri deneyiminin yapıtaşı haline geldiğini ortaya koyuyor. Akademik araştırma, saha verileri ve kurumsal uygulama örneklerini bir araya getirerek, Türkiye otomotiv ekosistemi için somut bir dönüşüm yol haritası sunuyor.</h6>
<h6><strong>Raporda öne çıkan bulgular</strong><br />
Otomotiv sektöründe yapay zekâ kullanımı üretimden satış sonrası hizmetlere kadar genişliyor. Showroom&#8217;larda hiper kişiselleştirilmiş deneyimler, çağrı merkezlerinde bilgiye anlık erişim ve servis operasyonlarında tahmine dayalı bakım süreçleriyle verimlilik artışı sağlanıyor.<br />
Yapay zekâ ajanları bu yeni dönemde, çalışanların yanında ikinci bir operatör gibi konumlanarak, insanı istisna yönetimi ve stratejik kararlara odaklanmaya yönlendiriyor. Rapor ayrıca, “tek veri altyapısı – çoklu marka kimliği” denkleminde Doğuş Otomotiv örneğini analiz ederek, ortak zekânın markalar arası dengeyi nasıl koruyabileceğini ortaya koyuyor. Bu yapı, her markanın ses tonunu, müşteri beklentisini ve iletişim tarzını ayrı ayrı öğrenen bir yapay zekâ yönetişim modeliyle markaların özgünlüğünü koruyor.</h6>
<h6><strong>Politika ve strateji önerileri</strong><br />
<strong>Altyapı:</strong> Yapay zekânın başarısı, veri bütünlüğüyle başlıyor. Veri kalitesinin artırılması, sistemler arası entegrasyonun sağlanması ve merkezi yönetim mimarilerinin oluşturulması kritik adımlar arasında.<br />
<strong>Ölçüm:</strong> Hız, kalite, maliyet, memnuniyet ve kullanım oranlarını kapsayan beş boyutlu KPI çerçevesi, yapay zekânın etkisini sadece verimlilikte değil, güven ve deneyim düzeyinde de ölçmeye olanak tanıyor.<br />
<strong>Yetkinlik:</strong> İnsan–makine iş birliğini güçlendirecek ajan orkestrasyonu, doğrulama süreçleri, etik farkındalık ve ürün odaklı düşünme gibi yeni beceriler önümüzdeki dönemin kurumsal dönüşüm alanlarını tanımlıyor.</h6>
<h6>Texas Üniversitesi Öğretim Üyesi Fatma Tarlacı, şunları söyledi: “Yapay zekâ sayesinde sürücüyü, kullanıcıyı daha iyi anlamaya başlıyoruz; kişiselleştirmeyi daha önce yapamadığımız derinlikte yapabiliyoruz. Böyle olunca araç sadece bir makine değil, sizi anlayan ve ihtiyacınızı belirleyebilen bir yardımcı pilota dönüşüyor.”</h6>
<h6>Özyeğin Üniversitesi Öğretim Üyesi Çağlar Üçler ise, “Yapay zekâ eskiden fabrikanın içindeydi; oradan çıktı ve otomotivde müşteriye dokunan deneyimin bağlayıcı dokusu hâline geldi. Dinamik fiyatlandırmadan AR/VR tabanlı deneyimlere kadar, daha önce yapamadığımız şeyleri yapabilir duruma geldik” dedi.</h6>
<h6>Doğuş Otomotiv Yeni İş Geliştirme ve Girişimcilik Birim Yöneticisi Irmak Mutlu Ejder, “Yapay zekâdan önce verinin temizlenmesi ve entegrasyonuna odaklandık. Sonrasında kişiselleştirilmiş önerilerle ikinci el platformu gibi temas noktalarında etkileşimi artırıyoruz; görüntü işleme ile alıcı-satıcı deneyimini iyileştiriyoruz. Tedarik zincirinde de ‘doğru ürün/hizmetin doğru zamanda&#8217; yönetimi için öngörüsel planlama kritik” ifadelerini kullandı.</h6>
<h6>Doğuş Teknoloji Veri Bilim Müdürü Doğuş Kıdık, şunları söyledi: “Çağrı merkezi, satış sonrası, veri analizi ve içerik üretiminde ajan tabanlı çözümler geliştiriyoruz. Chatbot&#8217;lar bilgiye erişimi hızlandırıyor; yeterlilik-değerlendirme ajanları performansı ölçüp gelişim öneriyor. Çok markalı yapıda ise her marka için ayrı veri setleri ve özelleştirilmiş modeller kullanıyoruz; canlıya çıkmadan marka ekipleriyle insan-içerimde test ediyoruz.”</h6>
<h6>Başlangıç Noktası Lideri Cem Leon Menase ise, “Demiryolları bir ulaşım teknolojisi gibi görünüyordu ama sadece yolculuğu değil, ekonomiyi ve gündelik hayatı da dönüştürdü. Bugün benzerini yapay zekâda görüyoruz; ilk etkiler internet altyapısı üzerinde belirse de asıl büyük dönüşüm, yapay zekânın kendi ekosisteminin kurulmasıyla gelecek” dedi.</h6>
<h6>Rapor, yapay zekânın otomotiv sektöründe artık “yardımcı teknoloji” olmaktan çıkıp, karar alma ve müşteri deneyimi yönetiminin merkezine yerleştiğini vurguluyor. Kazanan kurumlar, yapay zekâyı yalnızca operasyonel verimlilik için değil, güven, kalite ve sürdürülebilirlik için stratejik bir araç olarak konumlandıranlar olacak.</h6>
<h6>Be Node Research projesi raporlarını incelemek için <strong><a tabindex="-1" href="https://u3766312.ct.sendgrid.net/ls/click?upn=u001.pe3W1lq6zcZwdsbIMqwoNZ4dsKi7LREj1axpojmpgEgoaXIMjpVrG89eNKZit45x5LWE_xAS4fg9a1FH0D-2Ff-2BXZtv2CwEJ-2FJ1VLXKQi-2BdGHhB4bIPzTIbBNlLv4ygLruavYOHruhoSSdb6CXbWJMHQCn9ZRCzGMr7irBWxFwJyWNXvhARLgCZ-2BBw6bkP77akHoFtsc-2FtRemFS-2FJqPyJ9NHR-2BV03tv6A5qPWFYct-2FIrRxEOTiTgNicEGN5xXh44XJm-2FTP-2FydKT082-2FxBTvWIr8RFDCYRzC8MoL7l-2BWtVjOxGgRHjcaWXz6vGFiaRirVvDUA-2Bi-2FSN-2F8snBDSG-2FRIbF0ZiIQALPo7rZGf4WHveyYIdJl7vts8-2BzFfQWmb-2BnUWrHfFsbvwQv3ACYeMjsvxDYNvFbfFaLIO4whHlR8roGgGQVXnamRtPU5NYZXrLyHFbrW21xeP6Lx3aWb0BrwEV72CV12xLGtGsq3nr6cnIN1K7wh8t3y6Vwn716HgJ2oKxegIebU" target="_blank" rel="noopener">tıklayın</a>.</strong></h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaspersky, otomotiv yazılım geliştirme süreci için ISO sertifikası aldı</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/kaspersky-otomotiv-yazilim-gelistirme-sureci-icin-iso-sertifikasi-aldi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Nov 2025 10:12:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=95778</guid>

					<description><![CDATA[Kaspersky, otomotiv yazılım geliştirme süreçlerine yönelik aldığı ISO sertifikasıyla yalnızca siber güvenlik alanındaki uzmanlığını değil, aynı zamanda fonksiyonel güvenlik konusundaki sistematik yaklaşımını kanıtladı. “ISO 26262 – Karayolu Araçları: Fonksiyonel Güvenlik” standardı, seri üretim yolcu araçlarında kullanılan elektrikli ve/veya elektronik sistemlerin güvenliğini sağlamak amacıyla geliştirilen uluslararası bir çerçevedir. Bu standart, karmaşık teknik sistemlerde oluşabilecek olası arıza [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><strong>Kaspersky, otomotiv yazılım geliştirme süreçlerine yönelik aldığı ISO sertifikasıyla yalnızca siber güvenlik alanındaki uzmanlığını değil, aynı zamanda fonksiyonel güvenlik konusundaki sistematik yaklaşımını kanıtladı.</strong></h6>
<h6>“ISO 26262 – Karayolu Araçları: Fonksiyonel Güvenlik” standardı, seri üretim yolcu araçlarında kullanılan elektrikli ve/veya elektronik sistemlerin güvenliğini sağlamak amacıyla geliştirilen uluslararası bir çerçevedir. Bu standart, karmaşık teknik sistemlerde oluşabilecek olası arıza veya hatalardan kaynaklanan riskleri sistematik olarak azaltarak hem insan hayatını hem de mülkiyeti korumayı hedefliyor.</h6>
<h6>Bu sertifikasyonla birlikte Kaspersky, <a href="https://os.kaspersky.com/solutions/kaspersky-automotive-secure-gateway/?from=ru" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://os.kaspersky.com/solutions/kaspersky-automotive-secure-gateway/?from%3Dru&amp;source=gmail&amp;ust=1763028701984000&amp;usg=AOvVaw0setQV8-ffd2jL61TsEVrk">Kaspersky Automotive Secure Gateway</a> gibi otomotiv sektörüne yönelik çözümler geliştirmenin yanı sıra, fonksiyonel güvenlik standartlarına sıkı biçimde uyum gerektiren ulaşım ve endüstriyel alanlarda da faaliyet gösterebilecek konuma geldi. Şirket, böylece ISO 26262 kapsamında tanımlanan dört güvenlik düzeyinden biri olan ASIL B gerekliliklerine tam uyum sağlayan yazılım ürünlerini resmi olarak sunma yetkinliğine kavuştu. Bu başarı, otomotiv üreticileri ve sistem entegratörleriyle yeni stratejik iş birliklerinin önünü açıyor.</h6>
<h6><strong>KasperskyOS Automotive Development Baş Güvenlik Analisti Tatiana Golubeva</strong> konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “<em>ISO 26262 sertifikasını almak bizim için önemli bir dönüm noktası. Bu belge, fonksiyonel güvenlikte uluslararası standartlara tam uyumumuzu ve kalite ile güvenilirliğe olan bağlılığımızı teyit ediyor. İş ortaklarımız açısından bu, çözümlerimizin yalnızca kapsamlı siber güvenlik koruması sağlamakla kalmadığını, aynı zamanda insan hayatını etkileyen kritik sistemlerin güvenliğini de garanti ettiğini gösteriyor. Geliştirme süreçlerimizin olgunluk düzeyini ortaya koyarak, otomotiv sektörü ve ilişkili alanlarda yenilikçi projelere kapı aralıyoruz.”</em></h6>
<h6>KasperskyOS’un ve “<strong>Cyber Immune</strong>” yaklaşımının hikâyesi 2002 yılında başladı ve bu ay 23. yıl dönümü kutlanıyor. “Kırılamaz bir sistem” geliştirme fikriyle yola çıkan Kaspersky, yıllar içinde <strong>KasperskyOS</strong>’u — en yüksek güvenlik, güvenilirlik ve siber saldırılara karşı dayanıklılık sunmak üzere tasarlanmış mikro çekirdek tabanlı bir işletim sistemini — geliştirdi. Bu dönüm noktasını kutlayan Kaspersky, en sofistike ve öngörülemeyen tehditlere karşı kendini savunabilen, doğası gereği dayanıklı BT sistemleri geliştirerek “<strong>Cyber Immune</strong>” bir geleceğin şekillenmesine katkı sunma kararlılığını yineliyor.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hyundai 50,000 NVIDIA Blackwell GPU&#8217;yu entegre edecek</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/hyundai-50000-nvidia-blackwell-gpuyu-entegre-edecek</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Nov 2025 17:47:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=95398</guid>

					<description><![CDATA[Hyundai Motor Group ve NVIDIA, otonom mobiliteye, akıllı fabrikalara ve robot teknolojisine güç sağlamayı amaçlayan, NVIDIA Blackwell yapay zeka altyapısına dayalı bir yapay zeka fabrikası geliştirmeye yönelik stratejik işbirliklerinde yeni bir bölüm duyurdu. Girişim, Kore hükümeti tarafından desteklenen bir Fiziksel Yapay Zeka Uygulama Merkezi ve bir NVIDIA Yapay Zeka Teknoloji Merkezi&#8217;nin oluşturulmasıyla Güney Kore&#8217;de fiziksel [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6>Hyundai Motor Group ve NVIDIA, otonom mobiliteye, akıllı fabrikalara ve robot teknolojisine güç sağlamayı amaçlayan, NVIDIA Blackwell yapay zeka altyapısına dayalı bir yapay zeka fabrikası geliştirmeye yönelik stratejik işbirliklerinde yeni bir bölüm duyurdu. Girişim, Kore hükümeti tarafından desteklenen bir Fiziksel Yapay Zeka Uygulama Merkezi ve bir NVIDIA Yapay Zeka Teknoloji Merkezi&#8217;nin oluşturulmasıyla Güney Kore&#8217;de fiziksel bir yapay zeka ekosistemi oluşturmayı amaçlıyor. Toplam yatırım yaklaşık 3 milyar dolar. Yeni fabrika, otonom araçlara, robotlara ve otomatikleştirilmiş endüstriyel süreçlere uygulanabilen yapay zeka modellerinin geniş ölçekte eğitimini, doğrulanmasını ve dağıtımını hızlandırmak için 50,000 NVIDIA Blackwell GPU&#8217;yu entegre edecek. Hyundai Motor Group, yazılım, simülasyon ve dijital ikiz ortamları geliştirmek için NVIDIA DGX, Omniverse, Cosmos ve Drive Agx Thor gibi platformları kullanacak. Koreli grup, üretimi optimize etmek ve otonom sürüş araştırmalarını hızlandırmak amacıyla sanal fabrikalar ve simüle edilmiş sürüş senaryoları tasarlamak için RTX Pro sunucularında NVIDIA Omniverse ve Cosmos&#8217;u zaten kullanıyor. İşbirliği aynı zamanda kablosuz güncellemeler yoluyla gelişebilen tescilli Büyük Dil Modellerinin ve yerleşik dijital asistanların geliştirilmesi için NVIDIA Nemotron modellerinin ve NeMo çerçevesinin kullanımını da içeriyor. DriveOS sertifikalı işletim sistemini temel alan NVIDIA Drive Agx Thor sistemi, yeni nesil güvenlik ve sürücü yardımı özellikleri için gereken gücü sağlayacak. <strong>Hyundai Motor Group yönetim kurulu başkanı Euisun Chung</strong>, &#8220;Mobilite ve akıllı fabrikalar için yeni bir yapay zeka çağına giriyoruz ve NVIDIA ile birlikte inovasyonu ve yerel yetenekleri teşvik eden bir yapay zeka ekosisteminin temellerini atıyoruz&#8221; dedi.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Stellantis Teknoloji ve Mobilite Alanındaki İş Ortakları NVIDIA, Uber ve Foxconn</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/stellantis-teknoloji-ve-mobilite-alanindaki-is-ortaklari-nvidia-uber-ve-foxconn</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Nov 2025 08:52:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=95002</guid>

					<description><![CDATA[Stellantis’ten Avrupa’nın Robotaksi Yolculuğunun Başlangıcını Temsil Eden Yeni Hamle!  Dünyanın en büyük mobilite şirketlerinden Stellantis;NVIDIA, Uber Technologies Inc. ve Foxconn ile dünya genelinde robotaksi hizmetleri için Seviye 4 (sürücüsüz) otonom araçların ortak geliştirilmesi ve gelecekte devreye alınmasını keşfetmek üzere yeni bir iş birliği başlattığını duyurdu.İş birliği ile Seviye 4 (sürücüsüz) otonom mobilite alanında Stellantis’in dünya [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><strong>Stellantis’ten Avrupa’nın Robotaksi Yolculuğunun </strong><strong>Başlangıcını Temsil Eden Yeni Hamle!</strong></h6>
<h6><strong> </strong><strong>Dünyanın en büyük mobilite şirketlerinden Stellantis;NVIDIA, Uber Technologies Inc. ve Foxconn ile dünya genelinde robotaksi hizmetleri için Seviye 4 (sürücüsüz) otonom araçların ortak geliştirilmesi ve gelecekte devreye alınmasını keşfetmek üzere yeni bir iş birliği başlattığını duyurdu.İş birliği ile Seviye 4 (sürücüsüz) otonom mobilite alanında Stellantis’in dünya genelindeki büyüyen ekosistemini genişletmek, araç mühendisliği, yapay zekâ bilişimi, araç çağırma operasyonları ve elektronik sistemleri ölçeklenebilir bir çözümde bir araya getirmek ve Stellantis’in otonom sürüşe hazır platformları üzerine inşa ederek güvenli, verimli ve erişilebilir robotaksi hizmetleri sunmak hedefleniyor. Stellantis’in önde gelen teknoloji ve mobilite iş ortaklarıyla küresel iş birliği yaklaşımını pekiştiren bu hamle, Avrupa’daki robotaksi geliştirme çalışmalarını ilerletmek üzere kısa süre önce duyurulan Pony.ai iş birliğine de katkı sağlıyor.</strong></h6>
<h6>Mobilitenin her alanına yatırım yapan dünyanın en büyük mobilite şirketlerinden Stellantis,yeni ortaklıklar ve iş birlikleri ile sürdürülebilir büyüme alanında önemli adımlar atmaya devam ediyor. Bu kapsamda Stellantis; NVIDIA, Uber Technologies Inc. ve Foxconn ile dünya genelinde robotaksi hizmetleri için Seviye 4 (sürücüsüz) otonom araçların ortak geliştirilmesi ve gelecekte devreye alınmasını keşfetmek üzere yeni bir iş birliği başlattığını duyurdu.Bu girişim, Stellantis’in kısa süre önce Avrupa’da otonom araç testleri gerçekleştirmek amacıyla Pony.ai ile yaptığı anlaşmanın ardından, şirketin küresel robotaksi stratejisinde önemli bir ilerlemeye işaret ediyor. Bu çalışmalar, Stellantis’i güvenli, verimli ve sürdürülebilir otonom ulaşım alanına geçişte kilit bir konuma taşıyor.</h6>
<h6><strong>Mobilitenin yeni çağını şekillendiriyor!</strong></h6>
<h6>Şirketler; Stellantis’in küresel araç mühendisliği ve üretim uzmanlığını, NVIDIA’nın otonom sürüş yazılımı ve yapay zekâ bilişim gücünü, Foxconn’un elektronik ve sistem entegrasyonu kabiliyetlerini ve Uber’in araç çağırma operasyonlarındaki liderliğini bir araya getirerek yeni nesil Seviye 4 otonom araçların geliştirilmesini hedefliyor.İş birliği, Stellantis’in AV-Ready Platformları (özellikle K0 Orta Boy Ticari Araç ve STLA Small modelleri) üzerine inşa edilecek. Bu platformlar, Seviye 4 otonom sürüşe özel olarak tasarlanmış, güvenlik sertifikalı NVIDIA DriveOS işletim sistemi ve tam entegre NVIDIA DRIVE AV yazılım paketi (NDAS) ile donatılmış NVIDIA DRIVE AGX Hyperion 10 otonom araç mimarisiyle destekleniyor. Stellantis’in AV-Ready platformları, çok çeşitli yolcu ve ticari mobilite senaryolarına uyum sağlayacak şekilde maksimum esneklik sunuyor.Uber, ilk aşamada 5 bin adet araçla başlayarak Stellantis otonom araçlarını dünya genelinde seçili şehirlerde devreye almayı planlıyor. İlk operasyonların ABD’de başlaması öngörülüyor. Pilot programlar ve testlerin önümüzdeki yıllarda kademeli olarak genişlemesiyle, seri üretimin (SOP) 2028’de başlaması hedefleniyor.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Chery Teknoloji ve Yeniliklerle Küresel Mobilite</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/chery-teknoloji-ve-yeniliklerle-kuresel-mobilite</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Oct 2025 08:04:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=93896</guid>

					<description><![CDATA[Çin’in otomotiv alanındaki ihracat lideri Chery,yeni enerji, zeka, yapay zekâ ve küresel iş birliği alanlarındaki başarılarını sergileyen ve markanın teknolojik küreselleşme yolculuğunda yeni bir dönemi başlattı.“Co-Create, Co-Define &#8211; Birlikte Yarat, Birlikte Tanımla” temasıyla düzenlenen Chery Uluslararası Teknoloji ve İnovasyon Gecesi ile Chery, küreselleşmenin yeni bir başlangıç noktasında duruyor. Bu kapsamda Chery, teknolojiyi yelken, ekosistemi kürek, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><strong>Çin’in otomotiv alanındaki ihracat lideri Chery,yeni enerji, zeka, yapay zekâ ve küresel iş birliği alanlarındaki başarılarını sergileyen ve markanın teknolojik küreselleşme yolculuğunda yeni bir dönemi başlattı.“Co-Create, Co-Define &#8211; Birlikte Yarat, Birlikte Tanımla” temasıyla düzenlenen Chery Uluslararası Teknoloji ve İnovasyon Gecesi ile Chery, küreselleşmenin yeni bir başlangıç noktasında duruyor. Bu kapsamda Chery, teknolojiyi yelken, ekosistemi kürek, kullanıcıyı pusula yaparak geleceğe emin adımlarla yelken açıyor.Teknoloji Gecesi ile İnovasyon Konferansı’nın ortak kutlaması, yalnızca Chery’nin teknolojik gücünü değil, aynı zamanda küresel otomotiv dünyasında Çin inovasyonunun yükselişini de simgeliyor.</strong></h6>
<h6>Sürdürülebilir kalkınmaya yönelik çalışmalarıyla önce çıkan Çinli otomotiv devi Chery,“Co-Create, Co-Define &#8211; Birlikte Yarat, Birlikte Tanımla” temasıyla düzenlenen Chery Uluslararası Teknoloji ve İnovasyon Gecesi gerçekleştirdi. 2025 Chery Küresel Kullanıcı Zirvesi’nin öne çıkan etkinliklerinden biri olan ve Chery Uluslararası Teknoloji Gecesi ile Chery Küresel İnovasyon Konferansı’nın birleşimiyle gerçekleştirilen etkinlik, Chery’nin yeni enerji, zeka, yapay zekâ ve küresel iş birliği alanlarındaki başarılarını sergileyerek markanın teknolojik küreselleşme yolculuğunda yeni bir dönemi başlattı.</h6>
<h6><strong>Yüzde 48 termal verimlilikten daha akıllı ve güvenli mobiliteye!</strong></h6>
<h6><strong> </strong>Etkinlikte Chery, sektörde çığır açan yeniliklerini tanıttı. Bunların başında, yüzde 48’lik termal verimlilikle sektör rekoru kıran Kunpeng Hyper Hybrid Motoru yer aldı. Bu dönüm noktası, Çin’in hibrit teknoloji alanında dünya liderleri arasına girdiğini simgeliyor. Küresel yol verilerini ve kullanıcı alışkanlıklarını derinlemesine analiz eden Chery, akıllı sürüş sistemini yerel koşullara daha uyumlu ve gerçek sürüş güvenliği odaklı hale getirdi. Böylece daha akıllı ve daha güvenli bir sürüş deneyimi sunuluyor.Güvenlik, Chery’nin en yüksek önceliği olmaya devam ediyor. Euro NCAP ve IDIADA ile yapılan iş birliği sayesinde, uluslararası standartların da ötesine geçen çarpışma test sonuçları paylaşıldı.Bugüne kadar 51 Chery modeli, dünya genelinde 5 yıldızlı güvenlik derecesi aldı.Bu, Çinli otomotiv markaları arasında en yüksek sayı olarak öne çıkıyor ve Chery’nin küresel güvenlik mükemmeliyetine olan sarsılmaz bağlılığını gösteriyor.</h6>
<h6><strong>Küresel hibrit ve inovasyon ağı kuruluyor!</strong></h6>
<h6><strong> </strong>Gecenin bir diğer önemli anı, Küresel Hibrit Ekosistem İttifakı ve Ortak İnovasyon Ağı’nın lansmanıydı.Güç aktarımı, zeka ve güvenlik alanlarındaki önde gelen ortakları bir araya getirerek Chery, “Global Co-Research, Co-Share, Co-Grow -Küresel Ortak Araştır, Ortak Paylaş, Ortak Büyü” ilkesiyle çalışan bir inovasyon platformu oluşturdu.</h6>
<h6>Bu yapı, geleceğin teknoloji standartlarını birlikte tanımlamayı ve hibrit ile akıllı sistemlerin küreselleşmesini hızlandırmayı amaçlıyor.Küresel teknoloji stratejisi kapsamında Chery, yeni enerji, zeka ve yapay zekâyı kapsayan bütüncül bir inovasyon sistemi inşa ediyor. Konu hakkında değerlendirme yapan <strong>Chery Yönetim Kurulu Başkanı Yin Tongyue</strong>, “Küreselleşme sadece hız ve ölçekle ilgili değil, yenilik ve sürdürülebilirlikle de ilgilidir.Chery, sürdürülebilir inovasyon ve güvenilir kaliteyle Çin otomobillerini güvenli, sağlam ve premium olarak yeniden tanımlamayı hedefliyor” dedi.</h6>
<h6><strong> </strong><strong>“Yaoguang Stratejisi” küresel Ar-Ge büyümesini destekliyor!</strong></h6>
<h6><strong> </strong><strong>Chery Otomobil İcra Başkan Yardımcısı ve CTO’su Dr. Gao Xinhua</strong>’ya göre, Yaoguang Teknoloji Stratejisi, Chery’yi bir keşifçiden küresel bir lidere dönüştürüyor.Şirket şu anda 8 Ar-Ge merkezi ve 16 denizaşırı üretim tesisi işletiyor; ayrıca 26 yeni merkezin planlanmasıyla tam entegre bir küresel inovasyon ağı kurmayı hedefliyor.Bu süreçte Chery’nin Kaiyang Laboratuvarı Stratejik İttifakı, dünya genelinde 100’den fazla üniversite ve araştırma kurumunu birbirine bağlayan “duvarsız açık laboratuvar” modeli ile akademik araştırmaların gerçek dünya uygulamalarına dönüşümünü hızlandırıyor.Bu model, Çin’in teknolojide takipçiden küresel yenilikçiye dönüşümünde yeni bir paradigma oluşturuyor.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>JAECOO Uluslararası Teknoloji Gecesi Geleceğe Işık</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/jaecoo-uluslararasi-teknoloji-gecesi-gelecege-isik</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Oct 2025 08:02:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=93891</guid>

					<description><![CDATA[Yenilikçi tasarım diline sahip modelleri ile kısa sürede dikkatleri üzerine çeken OMODA ve JAECOO markaları, Wuhu’da gerçekleştirilen Uluslararası Teknoloji Gecesi ile mobilite teknolojilerinin yakın gelecekte nasıl şekilleneceğine dair somut adımlarını sergiledi. Bu bölümde OMODA &#38; JAECOO’nun çatı şirketi, akıllı mobilite, hibrit güç aktarma sistemleri, motorlar ve katı hal batarya teknolojisindeki kapsamlı gücünü sergileyerek, teknolojiyi kullanıcı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><b>Yenilikçi tasarım diline sahip modelleri ile kısa sürede dikkatleri üzerine çeken OMODA ve JAECOO markaları, Wuhu’da gerçekleştirilen Uluslararası Teknoloji Gecesi ile mobilite teknolojilerinin yakın gelecekte nasıl şekilleneceğine dair somut adımlarını sergiledi. Bu bölümde OMODA &amp; JAECOO’nun çatı şirketi, akıllı mobilite, hibrit güç aktarma sistemleri, motorlar ve katı hal batarya teknolojisindeki kapsamlı gücünü sergileyerek, teknolojiyi kullanıcı deneyimiyle derinlemesine entegre etme becerisini ortaya koydu. Uluslararası Teknoloji Gecesi’nin başarısı, yalnızca OMODA &amp; JAECOO’nun ve çatı şirketinin akıllı mobilite ve temel güç aktarma teknolojilerindeki kapsamlı gücünü sergilemekle kalmadı, aynı zamanda markanın “kullanıcılarla birlikte daha iyi bir yaşam yaratma” taahhüdünü de yeniden teyit etti.</b></h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ABB Sürücü Ürünleri Başkanı Tuomo Hoysniemi</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/abb-surucu-urunleri-baskani-tuomo-hoysniemi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Oct 2025 11:30:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=93477</guid>

					<description><![CDATA[İsviçre merkezli otomasyon ve elektrifikasyon teknolojileri lideri ABB, sağladığı enerji tasarrufu ile alanında devrim yaratan Alçak Gerilim Değişken Hızlı Sürücü&#8217;sünün (AG VSD) 50’nci yıl dönümünü kutluyor. Strömberg tarafından geliştirilen AG VSD, 50 yılda ulaşımdan endüstriye birçok sektörde önemli teknolojilerin ve atılımların bir parçası olmayı başardı. ABB Sürücü Ürünleri Başkanı Tuomo Hoysniemi, AG VSD’nin 50’nci yıl [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><strong>İsviçre merkezli otomasyon ve elektrifikasyon teknolojileri lideri ABB, sağladığı enerji tasarrufu ile alanında devrim yaratan Alçak Gerilim Değişken Hızlı Sürücü&#8217;sünün (AG VSD) 50’nci yıl dönümünü kutluyor. Strömberg tarafından geliştirilen AG VSD, 50 yılda ulaşımdan endüstriye birçok sektörde önemli teknolojilerin ve atılımların bir parçası olmayı başardı.</strong></h6>
<h6><strong>ABB Sürücü Ürünleri Başkanı Tuomo Hoysniemi, AG VSD’nin 50’nci yıl dönümüne dair yaptığı açıklamada, şunları söyledi:</strong></h6>
<h6>“ABB&#8217;nin alçak gerilim sürücüleri yarım asırdır, elektrikli toplu taşımadan günümüzün enerji verimli, düşük karbonlu endüstrilerine kadar, birçok dönüm noktası niteliğindeki teknoloji ve yeniliğin parçası oldu. VSD’lerin ortaya çıkmasından önce, sabit hızlı bir motorun doğru çıktıyı vermesini sağlamak, gaz pedalına sonuna kadar basılı halde arabayı sürüp hızı kontrol etmek için aynı anda frene basmaya benziyordu. Bu ticari açıdan bu son derece maliyetli bir yol iken enerji verimliliği açısından bakıldığında da durum çok daha vahimdi. Günümüzde Değişken Hızlı Sürücü (VSD) kullanımıyla da motor gücü üzerinde hassas kontrol sağlanabiliyor ve bu da endüstriyel enerji verimliliğini önemli ölçüde artırıyor. Alçak gerilim VSD&#8217;ler ise büyük bir atılımdı. O zamandan beri sektörde altın standart haline geldiler. Ancak hâlâ, dünya genelindeki endüstriyel motorların yalnızca yüzde 25’inden daha azı bir sürücüyle bağlantılı durumda çalışıyor.”</h6>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-93479" src="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/abb_Portfolio.jpg" alt="" width="696" height="696" srcset="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/abb_Portfolio.jpg 696w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/abb_Portfolio-550x550.jpg 550w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/abb_Portfolio-150x150.jpg 150w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/abb_Portfolio-420x420.jpg 420w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></p>
<h6>ABB Motion High Power Başkanı Chris Poynter ise “Dünyadaki her motora Değişken Hızlı Sürücü takılamaz ancak çoğuna takılması gerektiği tartışılmaz bir gerçektir. Sürdürülebilirliğin maliyet açısından erişilmez olduğuna dair bir algı var. Oysa endüstriyel ortamda enerji verimliliği ve karbon azaltımı, yalnızca gezegenimize karşı sorumluluğumuzu yerine getirmekle kalmaz, aynı zamanda ticari açıdan da akılcı bir yaklaşımdır. Değişken Hızlı Sürücü ile bir motoru çalıştırmanın toplam sahip olma maliyeti, onu aşırı yükte çalıştırıp erken arızalanmasına neden olmaktan çok daha düşüktür&#8221; ifadelerini kullandı.</h6>
<h6>Hâlihazırda alçak gerilim VSD’ler AB genelinde yılda 41 TWh elektrik tasarrufu sağlıyor. Bağımsız araştırmalara göre; pompalar, fanlar ve kompresörler gibi sabit ve değişken akışlı uygulamalarda VSD’lerin daha yaygın kullanılması halinde, Avrupa Birliği her yıl 140,7 TWh’ye kadar ek enerji tasarrufu sağlayabilir. ABB, bu senaryolarda VSD&#8217;lerin kullanılmasıyla her kurulumda yüzde 12&#8217;ye varan enerji tasarrufu sağlanabileceğini öngörüyor.</h6>
<h6><strong>AG Değişken Hızlı Sürücülerin tarihsel gelişimi</strong></h6>
<h6>Alçak gerilim VSD, Nikola Tesla tarafından 1888 yılında icat edildiğinden beri sabit hızda kalan geleneksel sincap kafesli endüksiyon motorunun uzun süredir devam eden bir kısıtlamasını ortadan kaldırdı. VSD&#8217;lerin piyasaya sürülmesinden önce, değişken yükler için motor performansının ayarlanması genellikle damperler veya valfler gibi mekanik kısma yöntemlerine dayanıyordu. Bu çözümler enerji verimliliği açısından pek etkili değildi.</h6>
<h6>İlk ticari AG VSD&#8217;ler, 1970&#8217;lerin başında, 1980&#8217;lerde ABB&#8217;nin bir parçası olacak olan Fin elektrik mühendisliği şirketi Strömberg tarafından geliştirildi. 1975 yılında şirket, AC indüksiyon motorunun hızını hassas bir şekilde düzenleyebilen ilk düşük voltajlı sürücü olan SAMI A&#8217;yı (Strömberg Asynchronous Motor Inverter) piyasaya sürdü.</h6>
<h6>SAMI A&#8217;nın ilk gerçek tesis kurulumu, o yılın ilerleyen aylarında Finlandiya&#8217;nın kuzeyindeki Karihaara kereste fabrikasında üç adet 350 kVA/500 V ünite kullanılarak gerçekleştirildi. Bu, değişken hız kontrolünün endüstriyel ortamda ölçülebilir verimlilik ve güvenilirlik avantajları sağlayabileceğini gösterdi. Teknoloji, Helsinki metro sistemi de dahil olmak üzere yeni sektörlere ve uygulamalara hızla yayıldı ve daha sorunsuz, daha enerji verimli toplu taşıma hizmetini destekledi.</h6>
<h6>Özgün geliştirme ekibinin lideri olarak tanınan Strömberg mühendisi Martti Harmoinen, 1981 yılında Finlandiya Mühendislik Ödülü&#8217;nü ve 1995 yılında fahri profesör unvanını aldı.</h6>
<h6>Martti Harmoinen 2023 yılında vefat etmesine rağmen, çalışmaları ABB&#8217;nin dünya çapında akıllı ve verimli motor sistemlerini geliştirme misyonunun merkezinde yer almaya devam ediyor. ABB bugün VSD&#8217;lerin tasarımı ve üretiminde pazar liderliğini sürdürüyor ve küresel endüstrinin enerji verimliliği potansiyelini tam olarak gerçekleştirmek için sürekli olarak en son teknolojilere yatırım yapıyor.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ABB’nin yeni IE5 SynRM motorlarıyla yüzde 40 enerji tasarrufu</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/abbnin-yeni-ie5-synrm-motorlariyla-yuzde-40-enerji-tasarrufu</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Oct 2025 08:01:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=93130</guid>

					<description><![CDATA[ABB, IE5 senkron relüktans motor (SynRM) portföyüne IE5 SynRM motor portföyüne 90, 100 ve 112 olmak üzere üç yeni küçük gövde boyutu ekledi.  ABB’nin uluslarası arenada kendini kanıtlamış IE5 SynRM motorları, IE3 motorlara kıyasla yüzde 40’a varan enerji tasarrufu sağlarken, bu motorlara yatırımın geri dönüş süresi yalnızca 5 ay gibi kısa bir sürede gerçekleşiyor. İsviçre [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><strong>ABB, IE5 senkron relüktans motor (SynRM) portföyüne IE5 SynRM motor portföyüne 90, 100 ve 112 olmak üzere üç yeni küçük gövde boyutu ekledi. </strong></h6>
<h6><strong>ABB’nin uluslarası arenada kendini kanıtlamış IE5 SynRM motorları, IE3 motorlara kıyasla yüzde 40’a varan enerji tasarrufu sağlarken, bu motorlara yatırımın geri dönüş süresi yalnızca 5 ay gibi kısa bir sürede gerçekleşiyor.</strong></h6>
<h6>İsviçre merkezli otomasyon ve elektrifikasyon teknolojileri lideri ABB, motor teknolojilerindeki yeniliklerine devam ediyor. Şirket, IE5 SynRM motor portföyüne 90, 100 ve 112 olmak üzere üç yeni küçük gövde boyutu ekledi. Bununla birlikte motor kapasitelerinin 0,75 kW ile 450 kW aralığını kapsayacak şekilde genişletildiğini açıkladı. Manyetik ve nadir toprak elementleri içermeyen motor çözümlerinde müşterilerine en geniş ürün portföyünü sunan ABB; bu motorları ile verimliliği, güvenilirliliği ve sürdürülebilirliği de üst düzeye çıkarıyor.</h6>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-93132" src="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/ABBnin-yeni-IE5-SynRM-motorlariyla-yuzde-40-enerji-tasarrufu-2.jpg" alt="" width="696" height="392" /></p>
<h6><strong>ABB’nin IE5 SynRM motorları, verimliliği ve performansı bir arada sunuyor</strong></h6>
<h6>ABB’nin IE5 SynRM motorları, IE3 motorlarına kıyasla enerji kayıplarını yüzde 40’a kadar azaltarak kullanıcılarına önemli ölçüde enerji verimliliği sağlıyor. Örneğin, 90 kW’lık tek bir motor, 15 yıl içinde 59 bin 850 avro tasarruf sağlarken, aynı zamanda 71 bin 820 kilogram karbon emisyonunu da azaltabiliyor. Öte yandan ABB’nin SynRM motorları sayesinde yatırımın geri dönüş süresi çoğu zaman yalnızca 5 ay gibi kısa bir sürede gerçekleşiyor.</h6>
<h6>3600 RPM’ye kadar genişletilmiş güç ve hız seçenekleri ile IE5 SynRM motorlar; pompalar, fanlar ve kompresörler için ideal çözüm sunarken, ABB’nin değişken hız sürücüleriyle mükemmel bir uyum içinde çalışarak maksimum performans sağlıyor.</h6>
<h6>ABB IEC LV Motorlar Başkanı Stefan Floeck, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, &#8220;Daha küçük motorlar genellikle yüksek hacimlerde ve termal performansın, hassas kontrolün ve kısmi yük altında yüksek verimliliğin kritik olduğu sürekli çalışma gerektiren veya kısıtlı alanlarda kullanılır. Genişletilmiş SynRM ürün portföyümüzle boyutu ne olursa olsun her motorun, müşterilerimizin üretkenliğini artırırken karbon emisyonları azaltmada rol oynamasını sağlıyoruz&#8221; ifadelerini kullandı.</h6>
<h6>ABB SynRM motorları, ABB EcoSolutions™ portföyüne dahil edilerek müşterilere ürünlerin döngüselliği ve çevresel etkileri hakkında şeffaf bilgi sunuyor. Bu da işletmelerin daha bilinçli ve sorumlu seçimler yapmalarına olanak tanıyor. EcoSolutions™ portföyündeki ürünler, bağımsız olarak doğrulanmış Çevresel Ürün Beyanları (ISO 14025 Tip III) ile destekleniyor.</h6>
<h6>IE5 SynRM motorlarındaki bu genişleme aynı zamanda, ABB’nin 90 kW üzerindeki SynRM modelleriyle ulaştığı IE6 “Hiper Verimlilik” hedefini de güçlendiriyor. En yeni teknoloji olan IE6 serisi motorlar, IE5’e kıyasla yüzde 20’ye kadar daha düşük enerji kaybı sunarak sektör için yeni bir enerji verimliliği standardı oluşturuyor.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni Cayenne Electric Teknoloji ve Konforu Zirveye Taşıyor</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/yeni-cayenne-electric-teknoloji-ve-konforu-zirveye-tasiyor</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Oct 2025 09:46:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=92916</guid>

					<description><![CDATA[Yeni Cayenne Electric, Porsche’de bugüne kadar sunulan en büyük ekran yüzeyine sahip yeni dijital işletim konsepti, artırılmış konfor ve çok daha fazla kişiselleştirme imkânı ile iç mekân deneyimini yeniden tanımlıyor. Porsche Cayenne Electric, markanın sportif DNA’sını dijital yeniliklerle birleştirerek iç mekânı deneyimsel bir alana dönüştürüyor. Bu deneyimin merkezinde, Porsche’de bugüne kadar kullanılan en büyük ekran [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><strong>Yeni Cayenne Electric, Porsche’de bugüne kadar sunulan en büyük ekran yüzeyine sahip yeni dijital işletim konsepti, artırılmış konfor ve çok daha fazla kişiselleştirme imkânı ile iç mekân deneyimini yeniden tanımlıyor.</strong></h6>
<h6>Porsche Cayenne Electric, markanın sportif DNA’sını dijital yeniliklerle birleştirerek iç mekânı deneyimsel bir alana dönüştürüyor. Bu deneyimin merkezinde, Porsche’de bugüne kadar kullanılan en büyük ekran olan yeni Flow Display bulunuyor. Zarif bir şekilde kavisli, kusursuz biçimde entegre edilmiş ve sezgisel olarak kullanılabiliyor. Elektrikli ayarlanabilir arka koltuklar, yüzey ısıtma ve Mood Modes gibi yeni konfor özellikleri sürüş deneyimini önemli ölçüde artırıyor. Aynı zamanda çok daha geniş bir renk, malzeme ve dekor seçeneği, neredeyse sınırsız kişiselleştirme imkânı sunuyor.</h6>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-92918" src="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CY_Presse_M03_GladeGreen__RGB_OPI.jpg" alt="" width="696" height="522" srcset="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CY_Presse_M03_GladeGreen__RGB_OPI.jpg 696w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CY_Presse_M03_GladeGreen__RGB_OPI-560x420.jpg 560w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CY_Presse_M03_GladeGreen__RGB_OPI-80x60.jpg 80w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/CY_Presse_M03_GladeGreen__RGB_OPI-265x198.jpg 265w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></p>
<h6><strong>Daha fazla alan, daha fazla konfor</strong></h6>
<h6>Cayenne Electric yolcular için daha geniş yaşam alanı ve gelişmiş konfor özellikleri sunuyor. Arka koltuklar standart olarak elektrikli; bu sayede konfor pozisyonundan yükleme moduna kadar esnek bir kullanım imkânı sağlanıyor. Yeni Mood Modes, ışık, iklim, ses ve koltuk fonksiyonlarını sekronize ederek farklı atmosferler yaratıyor. Değişken Işık Kontrolüne sahip panoramik cam tavan, ferah bir iç mekân hissi yaratıyor. Bu, şimdiye kadar bir Porsche’de sunulan en büyük cam tavan. Ön bölüm klasik bir sürgülü tavan gibi açılırken, tüm yüzey elektrikle kontrol edilen sıvı kristal film sayesinde ‘Şeffaf’tan ‘Mat’a geçebiliyor. Ayrıca iki yarı saydam mod – ‘Semi’ ve ‘Bold’ – sırasıyla yüzde 40 ve yüzde 60 oranında karartma sağlıyor.</h6>
<h6>Modelde öne çıkan bir diğer yenilik ise yüzey ısıtma. Bu sistem yalnızca koltukları değil, kolçak ve kapı panellerindeki temas edilen bölgelerini de ısıtarak daha homojen ve verimli bir sıcaklık dağılımı sağlıyor.</h6>
<h6><strong>Fark yaratan kişiselleştirme seçenekleri</strong></h6>
<h6>Tamamen elektrikli yeni model, bugüne kadarki en kapsamlı kişiselleştirme seçeneklerini sunuyor. Müşteriler 13 iç renk kombinasyonu, 4 iç mekân paketi ve 5 vurgu paketi arasından seçim yapabiliyor. Klasik deri seçeneklerine ek olarak Magnesium Grey, Lavender ve Sage Grey gibi yeni renkler sunuluyor. Deri içermeyen bir iç mekân tercih edenler için, geçmişteki ikonik Porsche desenlerine saygı niteliğindeki Pepita tekstil ile Race-Tex kombinasyonu damevcut. Kontrast dikişler ve uyumlu renkler seçkinliği güçlendiriyor. Porsche Exclusive Manufaktur’un sunduğu sayısız seçeneğin ötesinde, Sonderwunsch programı kullanıcıların hayallerini benzersiz tasarımlara dönüştürme imkânı sunuyor.</h6>
<h6><strong>Flow Display: dijital odak noktası</strong></h6>
<h6>Yeni Porsche dijital etkileşim ekran ve işletim konsepti, dijitalleşmede önemli bir dönüm noktasını temsil ediyor. Bu konseptin merkezinde, orta konsola kusursuz biçimde entegre edilen kavisli OLED Flow Display yer alıyor ve benzersiz bir kullanım formatı sunuyor. Ek ekranlarla birlikte, bugüne kadar herhangi bir Porsche’de sunulan en geniş kesintisiz dijital yüzeyi oluşturuyor. 14,25 inç OLED teknolojisine sahip tamamen dijital gösterge paneli, güç göstergesinin yanı sıra navigasyon, sürücü destek sistemleri ve bilgi-eğlenceye dair bilgileri net bir şekilde sunuyor. Opsiyonel 14,9 inçlik yolcu ekranı ise sürüş sırasında dahi sürücüyü dikkati dağıtmadan eğlence, uygulama kontrolü ve video akışı imkânı tanıyor. İlk kez Cayenne Electric’te artırılmış gerçeklik özellikli bir head-up display de sunuluyor; bu sistem, navigasyon oklarını ve şerit yönlendirmelerini 8,7 inçlik etkili bir görüntü boyutuyla doğrudan sürücünün yol görüş alanına yansıtıyor.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ABB, robotik teknolojilerinde görsel yapay zekâ yetenekleri</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/abb-robotik-teknolojilerinde-gorsel-yapay-zeka-yetenekleri</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2025 10:00:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=92478</guid>

					<description><![CDATA[ABB, Robotikte Görsel Yapay Zekâ kullanımıyla robotların kullanımına hız kazandırıyor ABB, robotik teknolojilerinde görsel yapay zekâ yeteneklerini geliştirmek için LandingAI’ye stratejik bir yatırım yaptı Robotik teknolojisinde görsel yapay zekâ uygulamalarının eğitim ve devreye alma süresini yüzde 80’e kadar azaltacak bu adım ile lojistik, sağlık ve gıda &#38; içecek gibi dinamik sektörlerde robotların kullanımı hız kazanacak. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><strong>ABB, Robotikte Görsel Yapay Zekâ kullanımıyla robotların kullanımına hız kazandırıyor</strong></h6>
<h6>ABB, robotik teknolojilerinde görsel yapay zekâ yeteneklerini geliştirmek için LandingAI’ye stratejik bir yatırım yaptı</h6>
<h6>Robotik teknolojisinde görsel yapay zekâ uygulamalarının eğitim ve devreye alma süresini yüzde 80’e kadar azaltacak bu adım ile lojistik, sağlık ve gıda &amp; içecek gibi dinamik sektörlerde robotların kullanımı hız kazanacak.</h6>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-92480" src="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/abb_robots_operator_programming.jpg" alt="" width="696" height="464" srcset="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/abb_robots_operator_programming.jpg 696w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/abb_robots_operator_programming-630x420.jpg 630w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></p>
<h6>Bir ilk niteliği taşıyan bu iş birliği, ABB Robotics’in Otonom ve Çok Yönlü Robotlar (Autonomous Versatile Robotics – AVR™) vizyonuna yönelik önemli bir adımı temsil ediyor</h6>
<h6>ABB Robotics, robotik teknolojisinde görsel yapay zekâ teknolojilerinin dönüşümünü hızlandırmak üzere stratejik bir adım atarak Kaliforniya merkezli LandingAI’ye yatırım yaptı. Robotik teknolojisinde görsel yapay zekânın daha hızlı, daha sezgisel ve çok daha geniş bir kullanıcı kitlesi için erişilebilir hale getirilmesini hedefleyen bu yatırım alanında bir ilk niteliği taşıyor. ABB’nin, LandingAI’nin LandingLens™ gibi yapay zekâ tabanlı görüntü işleme yeteneklerini kendi yazılım paketine entegre etmesini sağlayacak bu stratejik iş birliği, şirketin tam anlamıyla otonom ve çok yönlü robotik teknolojisine doğru yolculuğunda da önemli bir dönüm noktası niteliği taşıyor.</h6>
<h6><strong>ABB Türkiye Robotik ve İmalat Otomasyonu İş Kolu Başkanı Emre Tural</strong>, “ABB olarak robotların çok yönlülüğünü ve otonomisini artırarak müşterilerimize robotların geleneksel kullanımının ötesinde bir deneyim sunmak için yeniliklere imza atmaya devam ediyoruz. Robotikte yapay zekâya yönelik talep; daha fazla esneklik ihtiyacından, devreye alma döngülerinin kısalmasından ve robotları programlamak ve işletmek için gereken uzmanlık becerilerinin yetersizliğinden kaynaklanıyor. Yapay zekâyı yenilikçi çözümlerle ticarileştirme yönündeki on yıllık yolculuğumuzda yeni bir aşama olan bu iş birliğimiz ile kurulum ve devreye alma süreleri haftalar yerine saatler içerisinde tamamlanabilecek. Bu stratejik yatırımımız ile ülkemizdeki imalat otomasyonu ihtiyacını hızla kapatarak, müşterilerimize daha akıllı ve verimli otomasyon çözümlerini ulaştıracak olmanın mutluluğunu yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.</h6>
<h6>ABB bu yatırımı, ABB Robotics’in robotik ve otomasyonun geleceğini şekillendiren yenilikçi erken aşama şirketlere yatırım yapmayı ve iş birliklerini teşvik etmeyi amaçlayan stratejik girişim sermayesi birimi olan ABB Robotics Ventures aracılığıyla gerçekleştirdi.</h6>
<h6><strong>LandingLens ile görsel yapay zekâ sistemlerinin eğitim hızı artıyor</strong></h6>
<h6>LandingAI’nin geliştirdiği LandingLens, karmaşık programlama ya da yapay zekâ uzmanlığı gerektirmeden, nesneleri, desenleri veya problemleri tanıyıp bunlara yanıt verebilen görsel yapay zekâ sistemlerinin hızlı bir şekilde eğitilmesini sağlayarak kullanıcılara kolaylık sağlıyor.</h6>
<h6>LandingLens sayesinde ABB Robotics, robotik teknolojisinde görsel yapay zekâ uygulamalarının eğitim ve devreye alma süresini yüzde 80’e kadar azaltacak. Kullanıcılar ise robotlara entegre edilen bu yapay zekâyı yeni senaryolara göre kendileri de eğitebilecek. Bu da çok daha yüksek bir esneklik seviyesi sağlayarak robotların geleneksel üretimin ötesinde, özellikle lojistik, sağlık ve gıda &amp; içecek gibi dinamik sektörlerde kullanımını hızlandıracak.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Stellantis, IBIS teknolojisiyle donatılan ilk prototip aracını tanıttı</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/stellantis-ibis-teknolojisiyle-donatilan-ilk-prototip-aracini-tanitti</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Sep 2025 06:28:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=91919</guid>

					<description><![CDATA[Stellantis, Saft işbirliğiyle geliştirdiği, Fransa merkezli ortak araştırma projesi akıllı Entegre Batarya Sistemi (IBIS) teknolojisini barındıran ilk prototip aracını duyurdu. Şirketten yapılan açıklamaya göre, Stellantis, dünya çapında ortaklıklar ve işbirlikleriyle sektörün geleceğine yatırım yapmaya devam ediyor. Söz konusu kapsamda şirket, TotalEnergies iştiraki Saft ile işbirliği içinde, daha verimli, sürdürülebilir ve maliyet etkin bir enerji depolama [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><strong>Stellantis, Saft işbirliğiyle geliştirdiği, Fransa merkezli ortak araştırma projesi akıllı Entegre Batarya Sistemi (IBIS) teknolojisini barındıran ilk prototip aracını duyurdu. Şirketten yapılan açıklamaya göre, Stellantis, dünya çapında ortaklıklar ve işbirlikleriyle sektörün geleceğine yatırım yapmaya devam ediyor.</strong></h6>
<h6>Söz konusu kapsamda şirket, TotalEnergies iştiraki Saft ile işbirliği içinde, daha verimli, sürdürülebilir ve maliyet etkin bir enerji depolama ve elektrik dönüşüm sistemi geliştirmeyi amaçlayan Fransa merkezli ortak araştırma projesi IBIS teknolojisini barındıran prototip aracı tanıttı.</h6>
<h6>Gerçek yol koşullarında testleri başlayan işlem, hem mobil hem de sabit enerji uygulamalarında elektrifikasyonu ileriye taşımada sıçrama anlamına geliyor.</h6>
<h6>IBIS teknolojisiyle donatılmış ilk tam fonksiyonel batarya elektrikli araç (BEV), STLA Medium platformu üzerinde geliştirilen yeni Peugeot E-3008 oldu.</h6>
<h6>Prototip, Stellantis ve Saft&#8217;ın E2-CAD, Sherpa Engineering ve CNRS, Université Paris-Saclay, Institut Lafayette gibi Fransız araştırma kurumlarının desteğiyle yürüttüğü yıllara dayalı tasarım, modelleme ve simülasyon çalışmalarının sonucu olarak ortaya çıktı.</h6>
<h6>Sabit uygulamalar için 2022 ortasından bu yana kullanılan ilk IBIS gösterim sistemi faaliyetlerine devam ederken temel teknik kavramları doğrulamış ve çok sayıda patente zemin hazırlamış oldu. Mobil prototipe geçiş ise sistemin gelişiminde önemli evre anlamına geliyor.</h6>
<h6><strong>&#8211; Elektrikli güç aktarma sistemini yeniden tanımlıyor</strong></h6>
<h6>IBIS, kimyası veya kullanım alanı ne olursa olsun, invertör ve şarj işlevlerini doğrudan batarya içerisine entegre ederek elektrikli güç aktarma sistemini yeniden tanımlıyor.</h6>
<h6>Bu mimari, hem alternatif akım (AC) hem de doğru akımı (DC) destekleyerek enerjiyi doğrudan motora veya şebekeye aktarırken, aynı anda aracın 12 voltluk ağına ve yardımcı sistemlerine de güç sağlıyor.</h6>
<h6>Böylece &#8216;verimlilik ve performans, &#8216;ağırlık ve alan tasarrufu&#8217;, &#8216;daha hızlı şarj&#8217; ve &#8216;basitleştirilmiş bakım&#8217; olmak üzere 4 farklı temel fayda sağlanıyor.</h6>
<h6>Kapsamlı yeniden işlem ihtiyacını azaltarak bakım süreçlerini sadeleştiren IBIS, ikinci ömür bataryaların sabit otomotiv uygulamalarında yeniden kullanımını kolaylaştırıyor.</h6>
<h6>Projenin ikinci aşaması, Fransa 2030 programı kapsamında Fransız hükümetinin desteğiyle Haziran 2025&#8217;te başlamıştı.</h6>
<h6>Odak noktası, temsil edici sürüş koşullarında gerçekleştirilen gerçek yol testleri olurken, süreç, IBIS teknolojisinin 10 yılın sonuna kadar Stellantis üretim araçlarına entegre edilmesinin önünü açabilmesi bekleniyor.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BMW ConnectedDrive ve MINI Connected ile</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/bmw-connecteddrive-ve-mini-connected-ile</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Sep 2025 10:35:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=90536</guid>

					<description><![CDATA[BMW ConnectedDrive ve MINI Connected ile Geleceğin Mobilite Deneyimi Borusan Otomotiv’de Borusan Otomotiv’in Türkiye distribütörlüğünü üstlendiği BMW ve MINI markalı 40 bin bağlantılı otomobil, sürücülerine yeni nesil bir mobilite deneyimi sunuyor. BMW ConnectedDrive ve MINI Connected hizmetleriyle donatılmış otomobiller, salt bir ulaşım aracı olmanın ötesine geçerek güvenlik, konfor ve eğlence sunan akıllı bir asistana dönüşüyor. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><strong>BMW ConnectedDrive ve MINI Connected ile </strong><strong>Geleceğin Mobilite Deneyimi Borusan Otomotiv’de</strong></h6>
<h6><strong>Borusan Otomotiv’in Türkiye distribütörlüğünü üstlendiği BMW ve MINI markalı 40 bin bağlantılı otomobil, sürücülerine yeni nesil bir mobilite deneyimi sunuyor. BMW ConnectedDrive ve MINI Connected hizmetleriyle donatılmış otomobiller, salt bir ulaşım aracı olmanın ötesine geçerek güvenlik, konfor ve eğlence sunan akıllı bir asistana dönüşüyor. Veri alışverişinin BMW ve MINI SIM sistemi üzerinden sağlandığı hizmetler, Türkiye’de ilave bir abonelik gerektirmeden ücretsiz olarak sunuluyor.</strong></h6>
<h6><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-90537" src="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2025/09/BMW_ConnectedDrive__2_.jpg" alt="" width="696" height="522" srcset="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2025/09/BMW_ConnectedDrive__2_.jpg 696w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2025/09/BMW_ConnectedDrive__2_-560x420.jpg 560w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2025/09/BMW_ConnectedDrive__2_-80x60.jpg 80w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2025/09/BMW_ConnectedDrive__2_-265x198.jpg 265w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></h6>
<h6>Sürücülere otomobilleriyle kesintisiz bağlantı imkânı sunan BMW ConnectedDrive ve MINI Connected, her geçen gün eklenen yeni özelliklerle gelişmeye devam ediyor. Her sürücüye özel kişisel ayarlarının kayıtlı kalmasını sağlayan BMW/MINI ID’nin oluşturulduğu bağlantılı sürüş ekosistemi, My BMW ve MINI mobil uygulamaları üzerinden otomobilin yakıt ve şarj seviyesini, lastik basıncını ve bakım durumlarını anlık olarak gösterirken; kapıların, farların ve bagajın yanı sıra elektrikli ve plug-in hybrid modellerde iklimlendirme sisteminin uzaktan kontrol edilebilmesini sağlıyor.</h6>
<h6>Bağlantılı sürüş ekosisteminin bir parçası olan Haritalar (BMW Maps/MINI Maps), RTTI (Gerçek Zamanlı Trafik Bilgisi) özelliği sayesinde sürücülere trafik durumunu anlık olarak sunarken; şarj istasyonları, park alanları ve dinlenme noktaları gibi yerlerin müsaitlik bilgisiyle birlikte harita üzerinden kolayca seçilebilmesine imkân tanıyor. Ayrıca My BMW ve MINI uygulaması üzerinden oluşturulan rotalar doğrudan otomobile iletilebiliyor. Elektrikli modellerde ise bu deneyim bir adım öteye taşınarak şarj yönetimi ve uzun yolculuklarda rota planlamayı kolaylaştıran E-Route özelliği sayesinde canlı trafik verilerine dayalı akıllı yönlendirmeler ve şarj için duraksama önerileri sunuluyor.</h6>
<h6><strong>Güvenlik ve Konfor Yeniden Tanımlanıyor</strong></h6>
<h6>Bağlantılı hizmetler sürüş konforunu farklı bir seviyeye taşırken güvenliği de artırıyor. Kaza anında mobil uygulama üzerinden doğrudan servise ulaşılabilirken, Teleservices özelliği sayesinde otomobilin bakım ihtiyacı oluştuğunda yetkili servis sürücüyle hızlı bir şekilde iletişime geçebiliyor.</h6>
<h6>Drive Recorder fonksiyonu, araç dışından video kaydı alarak kaza anı gibi gerekli durumlarda sürüşün yeniden izlenmesine imkân tanıyor. Otomobil içi kayıtlar ise İç Ortam Kamerası ile gerçekleştirilebiliyor. My BMW mobil uygulaması üzerinden erişilebilen “Uzaktan 3D İzleme” özelliğiyle araç çevresi 360 derece görüntülenebilirken, alarmın devreye girmesi halinde sistem sürücüyü anında mobil bildirimle bilgilendiriyor ve olay anındaki görüntüleri paylaşarak güvenliği en üst seviyeye çıkarıyor. Ayrıca otomobiller, uzaktan yazılım güncellemeleri sayesinde sürekli güncel tutuluyor.</h6>
<h6><strong>Dijital Eğlence Otomobile Taşınıyor</strong></h6>
<h6>Bağlantılı hizmetler, yalnızca güvenliği değil, kullanıcıların dijital yaşam tarzını da otomobile taşıyor. Drive Recorder, Alarm ile entegre Hırsızlık Önleyici Kayıt Sistemi, 360° Kamera, AirConsole oyun platformu ve üçüncü taraf uygulama mağazası ile Spotify ve YouTube gibi çeşitli video ve müzik akış platformları aracın modeline, işletim sistemine ve donanım desteğine bağlı olarak sürücülere sunulabiliyor. Tüm bu servisler, BMW ve MINI SIM sistemi üzerinden sağlanmakta olup Türkiye’de uygulamaya erişim ve veri kullanımı için abonelik gerektirmeden ücretsiz olarak kullanılabilmektedir.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>OMODA 7 Tasarımı ve İleri Teknolojileriyle</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/omoda-7-tasarimi-ve-ileri-teknolojileriyle</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Sep 2025 07:19:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=89797</guid>

					<description><![CDATA[Yenilikçi tasarım diline sahip modelleri ile kısa sürede dikkatleri üzerine çeken OMODA, yeni D-SUV modeli OMODA 7’de en ileri tasarımı akıllı teknolojiyle entegre ederek sakin ve zarif bir yaşam tarzını ortaya çıkarıyor. Ultra sessiz VIP kabini, ENC gürültü azaltma teknolojisi ve sınıfında öncü birçok donanımla donatılan OMODA 7, sessiz, konforlu ve yüksek tepki veren bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><b>Yenilikçi tasarım diline sahip modelleri ile kısa sürede dikkatleri üzerine çeken OMODA, yeni D-SUV modeli OMODA 7’de en ileri tasarımı akıllı teknolojiyle entegre ederek sakin ve zarif bir yaşam tarzını ortaya çıkarıyor. Ultra sessiz VIP kabini, ENC gürültü azaltma teknolojisi ve sınıfında öncü birçok donanımla donatılan OMODA 7, sessiz, konforlu ve yüksek tepki veren bir sürüş ve yolculuk deneyimi sunuyor. Kullanıcılarına teknolojisi ve zarafetiyle eşlik eden yeni OMODA 7, sadece bir araç olmakla kalmıyor, adeta yüksek yaşam kalitesinin de bir sembolünü temsil ediyor. Rafine bir yaşamın peşinde olan şehirli genç, şık ve dinamik gruplar için OMODA 7 ideal seçim olarak öne çıkıyor.</b></h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Can.ai ile mobilitenin ötesini yeniden kurguluyoruz”</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/can-ai-ile-mobilitenin-otesini-yeniden-kurguluyoruz</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Sep 2025 04:48:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=89600</guid>

					<description><![CDATA[Münih’teki IAA Mobility 2025’e ürün, tasarım ve teknolojileriyle katılan Togg, Microsoft Türkiye iş birliğiyle geliştirdiği yapay zekâ platformu Can.ai’yi uluslararası ziyaretçilerle buluşturdu. Ziyaretçiler, Togg standında kurulan “Trumore Zone” alanında Can.ai ile “Akıllı şarj rotalama”, “Sesli dijital komutlarla araç hizmetleri” ve “UI olmadan çalışan medya &#38; sağlık senaryoları” üzerinden benzersiz bir deneyime dahil oldu. Geleceğin etkileşimi: [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><strong>Münih’teki IAA Mobility 2025’e ürün, tasarım ve teknolojileriyle katılan Togg, Microsoft Türkiye iş birliğiyle geliştirdiği yapay zekâ platformu Can.ai’yi uluslararası ziyaretçilerle buluşturdu. Ziyaretçiler, Togg standında kurulan “Trumore Zone” alanında Can.ai ile “Akıllı şarj rotalama”, “Sesli dijital komutlarla araç hizmetleri” ve “UI olmadan çalışan medya &amp; sağlık senaryoları” üzerinden benzersiz bir deneyime dahil oldu.</strong></h6>
<h6><strong><br />
</strong><strong>Geleceğin etkileşimi: ZeroTouchUI ve Agentic AI</strong></h6>
<h6>Togg, yapay zekâyı yalnızca bir teknoloji bileşeni değil, kuruluşundan itibaren tüm dijital mimarisinin omurgası olarak konumlandırdı. 2020’den bu yana Türkiye’nin en büyük GPU destekli AI eğitim altyapılarından biri kurulurken, tüm sistemler mikro servis mimarisiyle hayata geçirildi. Bu vizyoner yaklaşım, bugün Togg’un geliştirdiği agentic AI mimarisinin temelini oluşturdu. Bu güçlü teknoloji altyapısı üzerine, Togg ve Microsoft Türkiye mühendislerinin ortak çalışmasıyla, Microsoft Azure Cloud üzerinde OpenAI teknolojileriyle desteklenen Can.ai platformu geliştirildi.</p>
<p><strong>Can.ai ile yeni nesil bir deneyim</strong></h6>
<h6>Can.ai, kullanıcılarla geleneksel bir arayüz üzerinden değil; niyet, zamanlama, lokasyon, araç durumu ve geçmiş davranışlar gibi çok katmanlı verileri analiz ederek bağlamsal olarak etkileşim kuran bir yapay zekâ altyapısı sunuyor. Akıllı cihazlardan mobil uygulamalara, çağrı merkezlerinden kurumsal sistemlere kadar geniş bir alanda çalışan platform, yalnızca yanıt veren değil; empati kurabilen, öğrenen, önceden öngören ve kullanıcı adına harekete geçebilen bir yapıya sahip.</h6>
<h6><strong>&#8220;Can.ai ile mobilitenin ötesini yeniden kurguluyoruz”</strong></h6>
<h6>Togg CEO’su <strong>M. Gürcan Karakaş</strong>, vizyonlarını şöyle özetledi:</h6>
<h6>“Yapay zekâyı ilk günden bu yana sadece bir özellik değil, altyapımızın stratejik omurgası olarak ele aldık. Can.ai, kullanıcıdan gelen komutlara yanıt veren bir sistem değil; bağlamı anlayan, niyeti sezebilen ve gerekli adımları arayüz olmadan gerçekleştiren bir yapay zekâ altyapısı. Bu, ZeroTouchUI ile çalışan yepyeni bir etkileşim paradigması. Kullanıcı hiçbir şeye dokunmadan, hiçbir menü gezmeden yalnızca düşünerek, söyleyerek ya da duruma göre otomatik şekilde destek alabiliyor. Microsoft ile yürüttüğümüz iş birliği sayesinde bu altyapıyı güvenli ve ölçeklenebilir bir teknoloji üzerine inşa ettik. Can.ai ile yalnızca mobiliteyi değil, tüm yaşamı sezgisel olarak yeniden kurguluyoruz.”</h6>
<h6> <strong>“Farklı ekosistemlerde kesintisiz deneyim yolculuğu sağlıyoruz”</strong></h6>
<h6>Microsoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin ise iş birliğini şöyle değerlendirdi:</h6>
<h6>“Yapay zekâ kullanıcı deneyimini dönüştüren en güçlü katalizörlerden biri. Can.ai, bu dönüşümün mobilite alanındaki en somut örneklerinden birini oluşturuyor. Togg ile geliştirdiğimiz bu platform, kullanıcıların ihtiyaçlarını öngören, farklı ekosistemlerle sorunsuzca entegre olabilen ve deneyimi üst seviyeye taşıyan bir yapıya sahip. Azure’un sunduğu küresel ölçekli, güvenli ve esnek altyapı da platformun farklı ekosistemlerde kesintisiz çalışmasına olanak tanıyor. Can.ai gelecekte teknolojinin yaşamlarımızın doğal akışıyla nasıl bütünleşeceğini göstermesi açısından da çarpıcı bir örnek.”</h6>
<h6><strong>Togg Care ekibinin dijital ikizi gibi çalışıyor</strong></h6>
<h6>Kullanıcılarla doğal dilde yazılı veya sesli iletişim kurabilen Can.ai, 1000’i aşkın yazılı doküman, SSS içeriği ve 2 milyonun üzerinde çağrı kaydı üzerinde eğitildi. Togg Care çağrı merkezi ekibinin bir “dijital ikizi” gibi çalışan platform, doğal dil işleme (NLP) ve gelişmiş arama teknolojileri sayesinde en doğru cevabı saniyeler içinde bulabiliyor. Satıştan sipariş takibine, satış sonrası destekten teknik sorulara kadar uçtan uca müşteri yolculuğunu kapsayan sorulara hızlı yanıtlar sunuyor.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ZF CEO&#8217;su Dr. Holger Klein, IAA Mobility 2025’teki değerlendirmesinde</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/zf-ceosu-dr-holger-klein-iaa-mobility-2025teki-degerlendirmesinde</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Sep 2025 08:36:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=89579</guid>

					<description><![CDATA[ZF, geleceğin elektrikli, bağlantılı, güvenli otomobil sürüş deneyimini IAA Mobility 2025&#8217;te sergiliyor. Şasi teknolojilerinde üretime hazır by-wire sistemleri ve yazılım tedarik eden ZF, geleceğin yazılım tanımlı elektrikli araçlarını şekillendiriyor. ZF, e-mobilitede de standartları belirliyor: SELECT platformu, yüksek düzeyde entegre elektrikli tahrik sistemleri, güç elektroniği ve yazılımı bir araya getiriyor. TherMaS, modern elektrikli araçların enerji gereksinimleri [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><b>ZF, geleceğin elektrikli, bağlantılı, güvenli otomobil sürüş deneyimini IAA Mobility 2025&#8217;te sergiliyor. Şasi teknolojilerinde üretime hazır by-wire sistemleri ve yazılım tedarik eden ZF, geleceğin yazılım tanımlı elektrikli araçlarını şekillendiriyor. ZF, e-mobilitede de standartları belirliyor: SELECT platformu, yüksek düzeyde entegre elektrikli tahrik sistemleri, güç elektroniği ve yazılımı bir araya getiriyor. TherMaS, modern elektrikli araçların enerji gereksinimleri için en uygun verimlilik ve duyarlılıkla ısı denetimini sağlıyor.</b></h6>
<h6>Yazılım tanımlı araçlar, otonom sürüş ve e-mobilite gibi küresel mega trendler, ZF teknolojilerini daha da önemli hale getiriyor.</h6>
<h6>ZF CEO&#8217;su Dr. Holger Klein, IAA Mobility 2025’teki değerlendirmesinde “ZF için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da başarının temelinde inovasyon yer alıyor. Ürün yelpazemizi, binek otomobillerin mobilitesinin geleceğine uyumlu hale getirdik ve böylece bugün, yazılım tanımlı araçlar ve aktarım sistemlerinin elektrifikasyonu gibi istikrarlı trendler için ideal konumda bulunduğumuzu görüyoruz” dedi.</h6>
<h6><b>Başarısı pazarda kanıtlanmış şasi yenilikleri</b></h6>
<h6>ZF ürün yelpazesinin önemi, özellikle binek otomobil şasilerinde kendisini gösteriyor. ZF, akıllı aktüatörler, sistem ve yazılım uzmanlığı ile yeni ürünler ve sürüş fonksiyonlarına yönelik küresel talebi karşılarken, yenilikleriyle dünya çapında yeni müşteri siparişleri kazanıyor. ZF, Çinli, Avrupalı ve Kuzey Amerikalı otomobil üreticilerinden seri siparişler alan, elektrikli direksiyon sistemleri (steer-by-wire) ve elektrikli fren kontrolü (brake-by-wire) çözümlerinin lider tedarikçisi konumunda. Holger Klein, “Müşterilerimiz arasında köklü, küresel çapta faaliyet gösteren otomotiv üreticilerinin yanı sıra Uzak Doğu&#8217;dan nispeten genç ve dinamik şirketler ve start-up&#8217;lar da bulunuyor. Bunların tümü, seri üretime uygun çözümlerin geliştirme ortağı ve tedarikçisi olarak bizim uzmanlığımıza güveniyor” dedi.</h6>
<h6>ZF, Şasi 2.0 (Chassis 2.0) konseptiyle, yeni nesil akıllı şasi sistemleri için bütünsel bir yaklaşım benimsiyor. Bu, by-wire çözümlerinin yanı sıra, AKC arka aks yönlendirme sistemi, aktif ve yarı aktif sönümleme sistemleri ve elektronik stabilizasyon gibi diğer ağ bağlantılı aktüatörleri de içeriyor. Tüm bu bileşenler, sürüş davranışının optimizasyonu veya gelişmiş sürücü destek sistemleri (ADAS) ve otomatik sürüş fonksiyonları için araç ve sistem seviyesinde kullanılabiliyor. ZF&#8217;nin cubiX yazılımı, markadan bağımsız olarak tüm aktüatörleri akıllı bir şekilde ağa bağlayarak kritik bir rol oynuyor. Bu sayede araç üreticileri mekanik bileşenler olmadan bile ZF&#8217;nin kapsamlı sistem uzmanlğından yararlanabiliyor.</h6>
<h6><b>Modüler aktarım ve verimli ısı yönetimi bir arada</b></h6>
<h6>Elektrikli araçlar pazarında ZF, çok çeşitli konfigürasyonlara olanak tanıyan esnek bir platform yaklaşımıyla, çok güçlü bir teknik farklılaşma karşısında kendini konumlandırıyor. Bu, müşterilerin beklediği daha kısa geliştirme süreleri, daha hızlı inovasyon döngüleri, daha iyi entegrasyon ve optimize maliyetlere ulaşmanın da anahtarı niteliğinde.</h6>
<h6>Teknik temeli, IAA&#8217;da sunulan SELECT e-drive platformu oluşturuyor. Çok çeşitli varyantlarla yüksek düzeyde entegre sistem çözümleri sağlayan bu platform elektrik motorları, invertörler, konvertörler, redüksiyon dişlileri ve yazılım gibi bileşenleri içeriyor. Bunlar, yeni 8 vitesli otomatik şanzıman 8HP evo konsepti ve IAA&#8217;da ilk kez sunulan menzil yükseltici gibi hibrit çözümleri de kapsıyor.</h6>
<h6>ZF, elektrikli motorların verimliliğini yükseltmek ve böylece e-mobilitenin benimsenmesini desteklemek için inovasyonda bütünsel bir yaklaşım izliyor. ZF bu doğrultuda, tamamen elektrikli araçlar için pazara hazır hale getirdiği termal yönetim sistemi TherMaS&#8217;ı geliştirdi. Soğutucu olarak propan kullanılması, yüksek ve düşük sıcaklıklarda önemli ölçüde daha iyi termal performansın yanı sıra daha küçük ve daha hafif bir sistem tasarımı sağlıyor. Testlerde, optimize termal yönetim ve aktarım sisteminden gelen atık ısının daha verimli kullanımı, zorlu kış koşullarında elektrikli menzili yüzde 10&#8217;a kadar, ekstrem koşullarda yüzde 30&#8217;a kadar artırdı.</h6>
<h6><b>Araç durum izlemesinde fiziksel ürünlere dijital destek</b></h6>
<h6>ZF, yazılım alanında sahip olduğu uzmanlığı yeni ürünlerinde kullanıyor. Şirket, veri aracılığıyla şasi veya tahrik sistemindeki önemli sistemlerin teknik durumunu izleyip raporlayabiliyor ve bunu işlevselliğe yönelik öngörüler için temel olarak kullanabiliyor. ZF, bu yaklaşımı şimdi bir dizi durum izleme hizmetinde birleştiriyor. Bu uygulamalar, olası arızalar gibi durumlarla ilgili önceden bilgi sağlıyor ve onarım ya da verimliliği veya performansı artırma yolunda öneriler sunuyor.</h6>
<h6>ZF, kendi sistemlerinin saha verilerine dayalı bu tür dijital hizmetleri hayata geçirmek için, üreticilerle yaptığı iş birliğinden güç alıyor. İş ortakları, özellikle kiralık ve şirket araç filoları ile paylaşımlı mobilite hizmetleri gibi müşteriler için ZF ile birlikte son derece cazip, çok yönlü işlev paketleri hazırlayabiliyorlar.</h6>
<h6>ZF çözümleri, yapay zeka yardımıyla daha ileri düzeyde optimize edilebiliyor. Örneğin, ZF, elektrik motorunun çok sıcak veya çok düşük sıcaklıkta olduğu derin bölgelerdeki ısıyı hassas bir şekilde ölçüyor. Bu, herhangi bir ek donanıma gerek kalmadan, yalnızca yapay zeka aracılığı ile gerçekleştirilebiliyor. Yapay zeka tabanlı TempAI çözümü, elektrikli aktarım sistemlerinde ısı yönetimini yeni bir seviyeye taşıyor. Uyarlanabilir bir ısı modeli kullanan TempAI, tahmin doğruluğunu yüzde 15&#8217;in üzerinde artırarak ısı yönetiminin çok daha hassas bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlıyor.</h6>
<h6><b>ZF ProAI: Ölçeklenebilir merkezi bilgisayar</b></h6>
<h6>Destek sistemleri giderek daha yaygın hale geliyor. AB dahil birçok pazarda, acil frenleme ve şerit takibi uyarı sistemleri ile akıllı hız sabitleme sistemi yeni araçlar için zorunlu hale gelmiş durumda. Bu destek sistemlerini ve araç fonksiyonlarının gerekli ağ bağlantısını verimli bir şekilde uygulamak için mevcut araç mimarilerine, alansal ve bölgesel kontrolörlere veya merkezi bilgisayarlara gerek duyuluyor. Bu merkezi denetim üniteleri, merkezi olmayan, donanıma bağlı kontrol ünitelerinin yerini alırken her geçen gün daha fazla bilgi işlem gücü gerektiriyor. ZF, tüm araç platformları, yazılım uygulamaları ve uçtan uca mimarilere uygun merkezi bir bilgisayar çözümü olarak ProAI ailesini sunuyor.</h6>
<h6>ZF, bu ürün ailesinde üretim modelleri için daha uygun maliyetli bilgi işlem üniteleri de sunuyor. Ölçeklenebilirlik ve modülerlik sağlayan ProAI, tüm araç sınıfları, tipleri ve mimarileri için gereksinimlere göre özel olarak yapılandırılabiliyor. Çözüm, ön kamera sistemleri veya park destek sistemleri için uygun maliyetli giriş seviyesi modellerden, premium segmentte seviye 2+ ve 3 ADAS ve şasi çözümleri için konfor yapılandırmalarına ve tamamen otonom uygulamaları kontrol edebilen hepsi bir arada süper bilgisayarlara kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Bu da ZF&#8217;de “ProAI”nin otomotiv sektöründeki tüm bilgi işlem çözümlerini temsil ettiğini gösteriyor.</h6>
<h6>Aynı zamanda, ZF, ADAS ve park fonksiyonlarını bağımsız bir ürün olarak sunuyor. Güvenlik, konfor ve park alanlarında 30&#8217;dan fazla fonksiyon, donanımdan bağımsız olarak modüler bir şekilde entegre edilebiliyor. Araç üreticileri, yüksek esneklik, ölçeklenebilirlik ve daha kısa geliştirme sürelerinden yararlanıyor.</h6>
<h6><b>ZF LIFETEC: Pasif güvenlik çözümlerinde öncü</b></h6>
<h6>ZF LIFETEC, IAA Mobility 2025&#8217;te sıcaklık kontrollü Heat Belt 2.0 ve kişiselleştirilmiş araç iç mekanları trendini yansıtan geri çekilebilir direksiyon konseptini de tanıtacak.</h6>
<h6>Heat Belt 2.0, entegre ısıtma sistemi ve uyarlanabilir bir algoritma aracılığıyla vücuda yakın bir sıcaklık sağlıyor. Düşük enerji tüketimi, verimliliği önemli ölçüde artırırken, klima sisteminin ısıtma gücünün 1000W&#8217;a kadar azaltılmasını sağlıyor. Böylece, daha küçük klima sistemleri ve araçtaki geleneksel panel ısıtıcılarla birlikte yüzde 6&#8217;ya kadar ek menzil elde edilebiliyor.</h6>
<h6>ZF LIFETEC, yeni direksiyon konseptiyle daha fazla özgürlük ve konfor sağlamaya katkıda bulunuyor. Direksiyon, elektrikli aktarım kullanılarak birkaç saniye içinde öne doğru katlanarak ön konsola doğru çekilebiliyor. Bu esneklik iç mekan için alan yaratırken ve park halinde veya (kısmen) otomatik sürüş modunda daha fazla hareket özgürlüğü sağlıyor.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bosch ve Cariad, otonom sürüşü yapay zeka ile daha güvenli</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/bosch-ve-cariad-otonom-surusu-yapay-zeka-ile-daha-guvenli</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Aug 2025 16:16:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=89201</guid>

					<description><![CDATA[Bosch ve Cariad, Otonom Sürüş İttifakı (Automated Driving Alliance) kapsamında iş birliğini yoğunlaştırıyor: ortaklar, yapay zekayı tam kapasite kullanarak Seviye 2 ve 3 destekli ve otonom sürüş için yazılım yığınlarını geliştiriyor. Bu amaçla, Bosch ve Cariad mevcut yaklaşımlarını en yeni yapay zeka yöntemleriyle genişletiyor. Bunun sonucunda, otomobil sürücüleri kadar doğal davranan, daha güçlü ve daha [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6>Bosch ve Cariad, Otonom Sürüş İttifakı (Automated Driving Alliance) kapsamında iş birliğini yoğunlaştırıyor: ortaklar, yapay zekayı tam kapasite kullanarak Seviye 2 ve 3 destekli ve otonom sürüş için yazılım yığınlarını geliştiriyor. Bu amaçla, Bosch ve Cariad mevcut yaklaşımlarını en yeni yapay zeka yöntemleriyle genişletiyor. Bunun sonucunda, otomobil sürücüleri kadar doğal davranan, daha güçlü ve daha akıllı sürücü destek sistemleri ortaya çıkacak; sürüş deneyimi yeni bir seviyeye taşınacak ve çok daha güvenli hale gelecek. Yazılım yığını, algılama, yorumlama, karar verme ve eylem gibi tüm temel bilişsel görevleri kapsıyor.</h6>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-89203" src="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2025/08/bosch_alliance_ki_stack_pressemitteilung02.jpg" alt="" width="696" height="392" /></p>
<h6>Modern yapay zekanın kullanımı genişletilerek Otonom Sürüş İttifakı’nın büyük hedeflerine bir adım daha yaklaşılması amaçlanıyor: Bosch ve Cariad, otonom sürüşü kitle pazarından premium segmente kadar milyonlarca sürücüye sunmayı hedefliyor. Yeni sürüş fonksiyonları ile sürücülerin çeşitli sürüş durumlarında direksiyondan ellerini çekebilmeleri planlanıyor. İlk versiyonlar test filolarında uygulandı ve şimdi ise günlük olarak büyük veri ile sistematik şekilde eğitilip geliştiriliyor. 2026 ortasından itibaren üretim projelerinde kullanılacak bir yazılım yığını hazır olacak.</h6>
<h6>Volkswagen Grubu, Bosch ve Cariad’ın otonom sürüş fonksiyonlarını yazılım tanımlı araçların yeni mimarisine entegre etmeyi planlıyor. Bireysel sürüş fonksiyonlarından tam yazılım ortamına kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan Bosch, bu ölçeklenebilir çözümü dünya genelinde diğer üreticilere de sunarak otonom sürüşün yaygınlaştırılmasını aktif şekilde destekleyecek. İki şirketin proje ekibi, özverili ortaklığın, teknolojik mükemmeliyetin ve hedeflere net odaklanmanın yenilikçi Avrupa çözümlerine nasıl yol açtığını etkileyici bir şekilde gösteriyor.</h6>
<h6>Cariad CEO’su Peter Bosch, “Alman otomotiv endüstrisinin yapay zeka ve otonom sürüşün anahtar teknolojilerini başarıyla benimsediğini gösteriyoruz. Geliştiricilerimizin ve mühendislerimizin uzmanlığıyla Avrupa’nın dijital egemenliğinin önemli bir parçasını güvence altına alıyoruz. İttifaktaki amacımız, otonom sürüş sistemlerinin konforunu ve güvenliğini mümkün olduğunca çok kişiye ulaştırmak, böylece insanların araçlarında geçirdikleri zamanı daha verimli kullanabilmelerini sağlamak.” diyor.</h6>
<h6>Bosch Mobility CTO’su Mathias Pillin ekliyor, “Otonom sürüş sistemlerini güvenilir ve yaygın şekilde yollara çıkarma konusunda veri ve yapay zeka kilit önemde. Bu zorluğun üstesinden ancak eşit ortaklar olarak birlikte çalışıp yerleşik düşünce kalıplarını geride bırakarak gelebiliriz. Cariad ile Otonom Sürüş İttifakı içinde, bunun nasıl mümkün olacağını gösteriyoruz.”</h6>
<h6>Tüm teknoloji bileşenlerinde yapay zekanın kullanımı</h6>
<h6>Otonom Sürüş İttifakı, nesne tanıma gibi algılama alanında ortaklığın başından beri yapay zekayı kullanıyor. Nesne tanıma, kamera ve radar gibi çeşitli sensörlerin birleştirilmesi, karar verme ve güç aktarımı, direksiyon ile frenlerin güvenli otonom kontrolü dahil her aşamada Yapay zeka artık yazılım teknolojisi zincirinin tamamında kullanılıyor. Gelecekte, otonom sürüş fonksiyonları, tüm modüllerin yapay zeka kullanımıyla daha güçlü ve akıllı hale geleceği uçtan uca yapay zeka mimarisi üzerine kurulacak.</h6>
<h6>Bu gelişmelerin merkezinde, üretken yapay zeka uygulamalarından aşina olunan en son teknoloji kullanımı yer alıyor. Dil modellerinin karmaşık anlamsal ilişkileri anlaması gibi, Otonom Sürüş İttifakı’nın yeni yapay zeka yığını da kentsel trafik senaryolarını analiz edebiliyor ve farklı sensör modalitelerinden yol kullanıcılarının hem mevcut hem de olası davranışlarını öngörebiliyor. Bosch ve Cariad, bu teknolojik ilerlemeleri modern bir mühendislik ortamı ve kapsamlı bir donanım stratejisi çerçevesinde gerçekleştiriyor; bu da tüm araç sınıflarında ölçeklenebilir ve geleceğe uygun uygulamayı garanti ediyor.</h6>
<h6>Tüm teknoloji unsurlarının kendi kaynak kodu ve fikri mülkiyetiyle uçtan uca geliştirilmesi, bu geliştirme ortaklığının temelini oluşturuyor. Bu sayede, veri koruma, güvenlik, sürüş güvenliği ve şeffaflık için net standartlarla kaynak kod üzerinde tam teknik kontrol sağlanıyor; kaynak kod optimizasyonuyla yenilikler hızlı ve esnek şekilde üretilebiliyor ve müşterilere sunulabiliyor. Geliştiriciler, yapay zekanın karar ve eylemlerinin güvenli, izlenebilir ve açıklanabilir kalmasını sağlayacak şekilde mimariyi tasarlıyor.</h6>
<h6>Yazılım yığını ayrıca görsel ve dilsel bilgiyi birleştiren multimodal yapay zeka yaklaşımlarının entegrasyonuna zemin hazırlıyor. Görüntü-dil-eylem (VLA) yaklaşımları olarak adlandırılan bu yöntemler, insanın mantıksal düşünce ve hareketlerini taklit edebiliyor. Böyle bir adım, çok daha etkili eğitim ve karmaşık trafik durumlarının çok daha derin anlaşılmasını mümkün kılacak. Örneğin, VLA’lar sürüş sırasında gizli risklerin tespitine yardımcı olabilir ve uygun tepkinin verilmesini kolaylaştırabilir.</h6>
<h6>Geniş test filosu ile sürüş sistemlerinin günlük eğitimi</h6>
<h6>Yapay zeka yığını, Seviye 2 ve Seviye 3 aralığındaki otonom sürüşü daha da sağlam hale getirecek. Üretim başlangıcına kadar, sistemin güvenliği ve güvenilirliği en üst düzeye çıkarılmak üzere sürekli olarak büyük miktarda veri toplanarak performans istikrarlı şekilde iyileştirilecek. Bunun için kamuya açık yollarda kapsamlı bir test ve doğrulama filosu olmazsa olmazdır. Cariad ve Bosch ekipleri, Avrupa, Japonya ve ABD’de kamuya açık yollarda sürüş fonksiyonlarını test etmek üzere dünya genelinde birlikte çalışıyor. Bu da birçok küresel pazarda kullanılabilecek bir otonom sürüş yazılım yığını oluşturma konusundaki iddialı planlarını vurguluyor. Geliştirme veri odaklıdır; bu da yazılımın güncellemeler ve kaynak kod optimizasyonlarıyla gün içinde birkaç kez test araçlarına yüklenebileceği anlamına gelir.</h6>
<h6>Teknoloji, ID.Buzz ve Audi Q8 gibi test araçlarında şimdiden kullanılıyor. Bu yıl içinde yüzlerce ek test aracı, yüksek kaliteli veri toplamak amacıyla kapsamlı sensör donanımlarıyla donatılacak. Toplanan veriler, geliştiricilerin yapay zeka yığını üzerinde optimizasyon yapmasına ve köşe durumları olarak bilinen nadir ve karmaşık sürüş senaryolarını analiz etmesine yardımcı oluyor. Uçtan uca, yapay zeka destekli yazılım çözümünün geliştirilmesi sayesinde, destekli ve otonom sürüş tüketici için daha güvenli ve daha konforlu hale gelecektir.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BYD, Araç Bağlantısını Geliştirmek için Şirket İçinde Geliştirilen İlk Tableti Tanıttı</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/byd-arac-baglantisini-gelistirmek-icin-sirket-icinde-gelistirilen-ilk-tableti-tanitti</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Aug 2025 06:45:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=89121</guid>

					<description><![CDATA[BYD Salı günü yaptığı açıklamada, otomobil üreticisinin dikey entegrasyon stratejisinde bir adım daha atılmış olan ilk tamamen şirket içi tabletini geliştirdiğini söyledi. Cihaz, şehir içi sürüşü hedefleyen Tai 3&#8217;ten sonra Tai serisinin ikinci modeli olan Fang Cheng Bao Tai 7 hibrit SUV&#8217;da piyasaya sürülecek. BYD, tabletin çoklu ekran işbirliğini sağlamak için Tai 7&#8217;nin araç sistemine [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6 data-start="223" data-end="552">BYD Salı günü yaptığı açıklamada, otomobil üreticisinin dikey entegrasyon stratejisinde bir adım daha atılmış olan ilk tamamen şirket içi tabletini geliştirdiğini söyledi.</h6>
<h6 data-start="223" data-end="552">Cihaz, şehir içi sürüşü hedefleyen Tai 3&#8217;ten sonra Tai serisinin ikinci modeli olan Fang Cheng Bao Tai 7 hibrit SUV&#8217;da piyasaya sürülecek.</h6>
<h6 data-start="554" data-end="795">BYD, tabletin çoklu ekran işbirliğini sağlamak için Tai 7&#8217;nin araç sistemine bağlanacağını söyledi. SUV&#8217;nin, bu hafta üretim hattından çıkan ilk seri üretim ünitesinin ardından dördüncü çeyrekte piyasaya sürülmesi planlanıyor.</h6>
<h6 data-start="797" data-end="1099">BYD&#8217;nin hamlesi, Çinli tüketicilerin araç içi bilgi sistemlerinde bağlantıya giderek daha fazla değer vermesiyle geldi. Xiaomi ve Huawei gibi rakipler, araç içi deneyimleri geliştirmek için tüketici elektroniği uzmanlıklarından yararlanırken, rakip Nio, Nio Phone projesi aracılığıyla benzer faydalar aradı.</h6>
<h6 data-start="1101" data-end="1344">Gelişme aynı zamanda BYD&#8217;nin yeni enerji araçları ve pillerin ötesindeki yeteneklerini de vurguluyor. Şirket, Huawei, Xiaomi, Oppo, Vivo ve Honor gibi markalara tedarik sağlayan Çin&#8217;in en büyük tüketici elektroniği sözleşmeli üreticilerinden biridir.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Land Rover Özel Asistan Hizmeti Defender ve Discovery Müşterilerine</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/land-rover-ozel-asistan-hizmeti-defender-ve-discovery-musterilerine</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Aug 2025 07:52:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=89042</guid>

					<description><![CDATA[Borusan Otomotiv’in Türkiye distribütörlüğünü üstlendiği Range Rover, Defender ve Discovery markaları için geliştirilen Land Rover Türkiye mobil uygulaması, ayrıcalıklı ve kişiselleştirilmiş müşteri deneyimi yolculuğunda önemli bir adımı temsil ediyor. Bu mobil platform, araçla ilgili süreçlerin yönetim ve takibini kolaylaştırırken, müşteri deneyimini gastronomiden seyahate, sanattan spora farklı alanlarda sunduğu ayrıcalıklar ile daha özel kılmayı başarıyor.  Land [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><strong>Borusan Otomotiv’in Türkiye distribütörlüğünü üstlendiği Range Rover, Defender ve Discovery markaları için geliştirilen Land Rover Türkiye mobil uygulaması, ayrıcalıklı ve kişiselleştirilmiş müşteri deneyimi yolculuğunda önemli bir adımı temsil ediyor. Bu mobil platform, araçla ilgili süreçlerin yönetim ve takibini kolaylaştırırken, müşteri deneyimini gastronomiden seyahate, sanattan spora farklı alanlarda sunduğu ayrıcalıklar ile daha özel kılmayı başarıyor.</strong></h6>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-89044" src="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2025/08/Land-Rover-Turkiye-mobil-uygulamasi2.jpg" alt="" width="696" height="464" srcset="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2025/08/Land-Rover-Turkiye-mobil-uygulamasi2.jpg 696w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2025/08/Land-Rover-Turkiye-mobil-uygulamasi2-630x420.jpg 630w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></p>
<h6><strong> </strong>Land Rover Türkiye mobil uygulamasının en dikkat çeken ve kullanıcı deneyimini farklılaştıran bölümlerinden biri olan <strong>Ayrıcalık Programı</strong>, markanın rafine yaşam tarzını dijital dünyaya taşıyor. Her ay güncellenen ayrıcalıklar, özel etkinlik davetleri ve farklı yaşam tarzlarına hitap eden özgün içeriklerle şekillenen bu alan, kullanıcıların uygulamayla kurduğu etkileşimi canlı tutmayı başarıyor. Borusan Otomotiv müşterilerine özel tasarlanan Ayrıcalık Programı ile kullanıcıların yaşam tarzına uyum sağlanırken; seyahat, gastronomi, sanat, sağlıklı yaşam, spor gibi alanlarda ilham verici deneyimlere özel erişim sağlanıyor. Uygulama indirildikten ve kullanıcı girişi işlemleri tamamlandıktan sonra tüm özellikleriyle aktif hale gelen bu alan, markaların dünyasıyla kesintisiz bir bağ kurulmasını sağlıyor.</h6>
<h6>Uygulama üzerinden kullanıcılar, Borusan Otomotiv Yetkili Satıcılarından satın aldıkları araçlarına dair teknik bilgilere ve müşteri servis geçmişine erişebilirken, servis randevusu oluşturabiliyor ve model yılına göre şekillenen <strong>Servis Sadakat Programı</strong>’na ilişkin detayları inceleyebiliyor. Servis Sadakat Programı kapsamında, 2 yaş ve üzeri araçlar için işçilik ve yedek parça hizmetlerinde aracın yaşına ve kilometresine göre farklı ayrıcalık oranları sunuluyor. Böylece kullanıcılar, düzenli servis devamlılığı ile satış sonrası hizmetlerden daha ayrıcalıklı koşullarla yararlanabiliyor.</h6>
<h6>Uygulama kapsamında sunulan <strong>Özel Asistan Hizmeti</strong> sayesinde kullanıcılar, kendilerine atanan Land Rover Ayrıcalık Yönetimi Danışmanı ile doğrudan iletişime geçebiliyor; bir concierge hizmeti gibi, ihtiyaç duydukları her an kişiselleştirilmiş destek alabiliyor. OneLife Blog ise Range Rover, Defender ve Discovery markalarının dünyasına ait ilham veren hikayelerin, yenilikçi teknolojilerin ve tasarım vizyonunun keşfedilebildiği özel bir içerik alanı sunuyor. Kullanıcılar bu içeriklerle markanın dünyasını daha yakından tanıma fırsatı buluyor.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Phinia, SEM’in Stratejik Satın Alımını Tamamladı</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/phinia-semin-stratejik-satin-alimini-tamamladi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Aug 2025 10:43:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=88978</guid>

					<description><![CDATA[20 ülkedeki 44 noktada yaklaşık 13 bin çalışanıyla birinci sınıf yakıt ve elektrik sistemleri, satış sonrası ürünler ve çözümlerde küresel bir lider olan PHINIA, portföyünü genişletmeye devam ediyor. Bu kapsamda PHINIA, ticari araçlar ve endüstriyel motorlar için doğal gaz, hidrojen ve diğer alternatif yakıtlarla çalışan gelişmiş ateşleme sistemleri, enjektör statorları ve lineer pozisyon sensörleri ile [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><strong>20 ülkedeki 44 noktada yaklaşık 13 bin çalışanıyla birinci sınıf yakıt ve elektrik sistemleri, satış sonrası ürünler ve çözümlerde </strong><strong>küresel bir lider olan PHINIA, portföyünü genişletmeye devam ediyor. Bu kapsamda PHINIA, ticari araçlar ve endüstriyel motorlar için doğal gaz, hidrojen ve diğer alternatif yakıtlarla çalışan gelişmiş ateşleme sistemleri, enjektör statorları ve lineer pozisyon sensörleri ile profesyonel el aletleri pazarı için ateşleme ve yakıt enjeksiyon çözümleri sunan, 100 yılı aşkın endüstriyel mirasa sahip, İsveç merkezli Swedish Electromagnet Invest AB – SEM şirketinin stratejik satın alımını tamamladı.  </strong></h6>
<h6><strong> </strong>Bağımsız yakıt sistemleri, satış sonrası çözümler ve bileşenler sağlayıcısı olarak sektörde 100 yılı aşkın tecrübesiyle öne çıkan PHINIA, sektöründe önemli bir satın almayı daha tamamladı. Bünyesinde Delphi, Delco Remy ve Hartridge olmak üzere üç köklü markayı barındıran PHINIA, hem karayolu hem de karayolu dışı ticari ve endüstriyel motorlar için ileri seviye ateşleme teknolojileri konusunda derin bir uzmanlığa sahip olan Swedish Electromagnet Invest AB (SEM) şirketini satın aldı. Swedish Electromagnet Invest AB – SEM, ticari araçlar ve endüstriyel motorlar için doğal gaz, hidrojen ve diğer alternatif yakıtlarla çalışan gelişmiş ateşleme sistemleri, enjektör statorları ve lineer pozisyon sensörleri ile profesyonel el aletleri pazarı için ateşleme ve yakıt enjeksiyon çözümleri sunuyor. Bu satın alma ile PHINIA, sürdürülebilirliği artıran ve kilit pazarlarda yeni fırsatlar yaratan alternatif yakıt teknolojilerine yatırım yapma stratejisini destekliyor.</h6>
<h6><strong> </strong><strong>PHINIA’nın Başkan ve CEO’su Brady Ericson</strong> konuyla ilgili şu açıklamada bulundu:<br />
“Geleceğe dair heyecanlıyız. Bu satın almayla birlikte portföyümüzü stratejik olarak genişletiyor ve yeni fırsatların kapılarını aralıyoruz. PHINIA’nın motor yönetim sistemlerindeki uzmanlığı ile SEM’in ileri ateşleme teknolojilerindeki derin bilgisini bir araya getirerek, inovasyon ve verimlilik anlamında güçlü bir platform oluşturmayı hedefliyoruz. Ticari araç ve endüstriyel pazarlarda birlikte büyük fırsatlar yakalayacağımıza inanıyoruz. Küresel müşteri tabanımıza sunduğumuz çözümleri ölçeklendirme, elektronik ve sistem kabiliyetlerimizi entegre etme ve müşterilerimiz ile hissedarlarımıza daha fazla değer sunma konusunda büyük bir potansiyel görüyoruz.”</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Suzuki Üstün 4&#215;4 Teknolojisi ile 55 Yıl</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/suzuki-ustun-4x4-teknolojisi-ile-55-yil</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Aug 2025 15:39:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=88665</guid>

					<description><![CDATA[Üstün arazi yeteneklerine sahip sağlam modelleriyle öne çıkan Suzuki, 4&#215;4 teknolojisindeki 55 yıllık köklü mirasını devam ettiriyor. İlk kez 1970 yılında pazara sunulan Jimny LJ10 modeli ile 4&#215;4 dünyasına iddialı bir şekilde adım atan Japon marka, 1981 yılında iç pazarda giderek artan bir başarı elde etti. İlk dış pazarlara açılması SJ410&#8217;un ihracatıyla gerçekleşti. Ardından Suzuki [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6>Üstün arazi yeteneklerine sahip sağlam modelleriyle öne çıkan Suzuki, 4&#215;4 teknolojisindeki 55 yıllık köklü mirasını devam ettiriyor. İlk kez 1970 yılında pazara sunulan Jimny LJ10 modeli ile 4&#215;4 dünyasına iddialı bir şekilde adım atan Japon marka, 1981 yılında iç pazarda giderek artan bir başarı elde etti. İlk dış pazarlara açılması SJ410&#8217;un ihracatıyla gerçekleşti. Ardından Suzuki 4&#215;4 ailesi 1988 yılında, yeni Vitara&#8217;nın lansmanıyla genişledi. Daha sonra yeni nesil Grand Vitara, Vitara serisinin özgünlüğünü devraldı ve Suzuki araçlarının tanınırlığını büyük ölçüde artıran bir evrimi temsil etti. Suzuki, 2013 yılında SX4/SX4 S-Cross’un pazara sunulmasıyla birlikte, köklü 4&#215;4 geçmişi ve deneyimine dayanarak ideal bir 4&#215;4 olan AllGrip’i geliştirdi. Marka günümüzde AllGrip ismiyle en gelişmiş 4&#215;4 teknolojisini ortaya koyuyor. Suzuki, 55 yıllık deneyimiyle, Allgrip adı altında 4&#215;4 teknolojisini yeniden tanımlayarak tüm müşterilerine daha fazla güven, memnuniyet ve daha geniş bir ufuk sunuyor.</h6>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-88667" src="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2025/08/Suzuki-Teknoloji-4x4-gorseli.jpg" alt="" width="696" height="469" srcset="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2025/08/Suzuki-Teknoloji-4x4-gorseli.jpg 696w, https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2025/08/Suzuki-Teknoloji-4x4-gorseli-623x420.jpg 623w" sizes="auto, (max-width: 696px) 100vw, 696px" /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Stellantis, 4screen ile Gerçek Zamanlı Konum Bazlı Mobilite</title>
		<link>https://automobilemagazine.com.tr/stellantis-4screen-ile-gercek-zamanli-konum-bazli-mobilite</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Automobile Magazine]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Jul 2025 13:24:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ-TEKNİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://automobilemagazine.com.tr/?p=86316</guid>

					<description><![CDATA[Stellantis ve 4screen’den Araç İçi Konfor Seviyesini Artıracak İş Birliği&#8230;  Stellantis, 4screen ile Gerçek Zamanlı Konum Bazlı Mobilite Hizmetlerini Hayata Geçiriyor!  Dünyanın en büyük mobilite şirketlerinden Stellantis, yeni iş birliği 4screen platformu ile araçlarına Kuzey Amerika ve Avrupa genelinde, gerçek zamanlı ve konum bazlı içerikleri getiriyor. Kullanıcılar, bilgi-eğlence ekranı üzerinden restoranlar, marketler, otoparklar, akaryakıt ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6><strong>Stellantis ve 4screen’den Araç İçi Konfor Seviyesini Artıracak İş Birliği&#8230;</strong></h6>
<h6><strong> </strong><strong>Stellantis, 4screen ile Gerçek Zamanlı Konum Bazlı Mobilite Hizmetlerini Hayata Geçiriyor! </strong></h6>
<h6>Dünyanın en büyük mobilite şirketlerinden Stellantis, yeni iş birliği 4screen platformu ile araçlarına Kuzey Amerika ve Avrupa genelinde, gerçek zamanlı ve konum bazlı içerikleri getiriyor. Kullanıcılar, bilgi-eğlence ekranı üzerinden restoranlar, marketler, otoparklar, akaryakıt ve şarj istasyonları ile Stellantis bayileri gibi yakın konumları keşfedebiliyor. Sonuçlar kişiselleştirilmiş ve bağlamsal olarak sunuluyor; her yolculuğa özel en alakalı ilgi noktaları (POI) filtrelenip gösterilebiliyor. Bu yeni deneyim, 4screen’in büyüyen iş ortakları ağına daha fazla işletmenin katılmasıyla gelişmeye devam edecek.</h6>
<h6>Mobilitenin her alanına yatırım yapan dünyanın en büyük mobilite şirketlerinden Stellantis, yenilikçi modellerini daha da iddialı hale getirmek için yeni iş birliklerine imza atmaya devam ediyor. Bu kapsamda şirket, sürücü etkileşiminde öncü platform 4screen ile Stellantis’in ikonik araç markalarına gerçek zamanlı, konum bazlı dijital hizmetler sunmak üzere iş birliği yaptığını duyurdu. Bu ortaklık, Avrupa ve Kuzey Amerika’daki kilit pazarlarda Stellantis müşterilerine daha konforlu ve bağlamsal bir araç içi deneyim sunmayı hedefliyor.</h6>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-86318" src="https://automobilemagazine.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/Stellantis-4screen-Gorsel-1.jpg" alt="" width="696" height="392" /></p>
<h6><strong>Mobil müşteri deneyimine değer katan akıllı çözümler!</strong></h6>
<h6>4screen platformu, Uconnect 4 veya Uconnect 5 sistemleriyle donatılmış seçili FIAT, Jeep ve Ram modellerinde kullanılabilir olacak. Sürücüler, bilgi-eğlence sistemi üzerinden yakınlardaki hizmetlere, tekliflere ve ilgi noktalarına erişebilecek. Dağıtım genişledikçe diğer Stellantis markaları da bu hizmete dahil edilecek. Bu iş birliği, sürücülerin yolculuk sırasında daha iyi kararlar almasını sağlayan kesintisiz bir bilgi akışı sunuyor. İster bir restoranda kısa bir mola, ister yakındaki bir market, akaryakıt veya şarj istasyonu, otopark, oto yıkama ya da Stellantis bayisine uğramak isteyenler, platform sürücülere kolaylık sağlamak üzere tasarlandı. İlgili noktalar konuma ve bağlama göre filtreleniyor; sürücüler her yolculuk için hangi tür</h6>
<h6>yerlerin kendileri için önemli olduğunu tanımlayabiliyor. 4screen platformu, sürücülerin araç navigasyonu üzerinden çevredeki işletmeleri ve hizmetleri keşfetmelerine yardımcı oluyor. Sonuçlar, sürücünün konumuna ve ihtiyaçlarına göre özelleştirilmiş bilgiler içeriyor: çalışma saatleri, iletişim bilgileri, seçenekler ve araç içinden anında erişilebilen özel teklifler gibi.</h6>
<h6><strong> </strong><strong>Sürüş güvenliğini önceliklendiren akıllı entegrasyon!</strong></h6>
<h6>Diğer uygulamalardan farklı olarak, 4screen hizmeti araç bilgi-eğlence arayüzüne sorunsuz şekilde entegre edilmiştir. İlgili içerikler bağlamsal ve sorumlu bir şekilde sunulur; sürücünün dikkatini dağıtmaz veya bilgiyle boğmaz. Konu hakkında değerlendirme yapan <strong>Stellantis Yazılım İş Birimi Kıdemli Başkan Yardımcısı Cristiani Campos</strong>,“Amacımız, müşterilerimize anlamlı değer sunan bağlantılı teknolojiler geliştirmek. 4screen ile iş birliğimiz, sürücülere ihtiyaç duydukları anda ve yerde, kendi tercihleri doğrultusunda faydalı içerikler sunmamıza yardımcı oluyor” dedi. Platformun, araç içi ekranı akıllı bir mobilite yardımcısına dönüştürdüğünü söyleyen <strong>4screen CEO’su ve Kurucu Ortağı Fabian Beste</strong> ise, “Stellantis ile birlikte bu gelişmiş deneyimi birçok marka ve bölgede sunmaktan gurur duyuyoruz” diye konuştu. Stellantis müşterileri, bu hizmetin araçlarına kablosuz güncellemeler yoluyla kademeli olarak sunulması sayesinde iyileştirmeleri şimdiden deneyimlemeye başlayabilir.</h6>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
