TEST: DAKAR’DAN FIRLAMIŞ…

Test ve Yazı: Özgür Sunay
Fotoğraf: Aydın Kaygusuz

Mitsubishi markasının Suv segmentinde ki yeni modeli ve Yeni 4×4 ürün gamına eklemiş olduğu EclipseCross AWC Mitsubishi’nin benzersiz Süper Dört Tekerlekten Çekişli Kontrol Sistemine sahip (Super All-Wheel-Control-S-AWC) aracın Bodrum lansmanından sonra ilk defa Türkiye’de tüm yol şartlarında kullanarak uzun bir süre test ettim. Bu araç Mitsubishi’nin Suv segmentinde olan ve başlangıç seviyesi ASX modeli ile Yolların fatihi Outlander Suv arasında yer alan bir model. Eclipse Cross ara bir model gibi gözükse de kullanmaya başlamış olduğunuzda çok şeylerin fark ettiğini ve değiştini yaşayıp gösteren bir Suv olma özelliğini de barındırıyor. İşte bu araç bir efsane olan Dakar Ralli yarışlarından aynen fırlamış gibi seri sürüş zevkini ve alt yapısını sunarken, aynı zamanda bu hissiyatıda size yaşatmaya çalışıyor gibi. Muhteşem bir sürüş zevki ve hissiyatı var, çok sert olan süspansiyonlarını üzerinde takılı bulunan Lassa marka kış lastikleri bile çok fazla yumuşatamamış. Öyle sert bir araç ki tüm yol şartlarında kırılmaz olduğuna güvenebilmeniz için size bu konforu da yaşatıyor.

Eclipse Cross sürekli AWC dört tekerden çekişe sahip bir araç. Üzerinde bulunan sürüş modları yardımı ile otomatik, kar modu ve patinaj önleme gibi üç farklı mod ile motorun çekiş kontrol sistemi kendini buna göre ayarlıyor. Fakat ben bu aracın test sürüşünü perfomansına dayalı olarak aslında daha fazla gerçekleştirdiğim içinde Sürüşteki özelliklerin de beni çok daha fazla cezbettiğini ve bir Dakar Ralli aracı alt yapısına da bu anlamda sahip olduğunu söylememde fayda görüyorum. Zaten Mitsubishi Eclipse Cross şu anda Dakar 2019 Rallisinde yarışacak olan bir model ayrıca.

Size aracın en çok bahsetmek istemiş olduğum ve en beğenimi kazanan yanı ise şu; Blldiğiniz gibi Eclipse Cross Suv aracımızda diresiyon simidinin hemen arkasında yer almakta olan F1 vites pedalları bulunmakta. İşte bu pedallar daha önce hiç bir Suv araçta görmediğim kadar iyi ve kullanış bakımından ise oldukça uzun ve geniş bir yapısı olduğu içinde ele muhteşem şekilde oturarak, virajlarda ve sert yollarda hızlı bir şekilde vites düşürüp, vites çoğaltarak da size bir sürüş zevki yansıtıyor. Özellikle ECO modunda oldukça stabil bir şekilde seyahat ederken aniden gaz pedalına yüklendiğinizde aracın motoru patlarcasına size bir ivme kazandırmakta, ve bu ivmelenme hiç öyle basite indirgeneç şekilde değil. Muhteşem bir sürüş ve hızlanma ile araç ECO modundan dahi size performansı Doruklarda sunuyor. İşte bu vites yapısı hızlı cevap ve geçişleri aynı zamanda aracın motoru ve seriliği ile birlikte sürekli dört çeker olması, F1 vites pedallarının kullanım rahatlığı beğenimi oldukça kazanmansına neden oldu. Zaten aracın ön konsol pilot bölümüne baktığımızda yine Dakar Ralli araçlarındaki tasarım ve sürüş kokpit alanı bizi karşılıyor. Bu araç hakkında tek söyleyebileceğim negatif şey ise arka bagaj karoserden gelen bozuk yol şartlarında ki fazla tıkırtı sesleri oldu. Bu da giderilirse ve iç ortam malzeme kalitesinde daha fazla artış olursa gelecek nesli daha beğeni kazanacaktır.